kozyatak1
profili

  • bakü'de türk askeri geçidi görüntüleri

    bu yazıda; bu görüntüleri izlerken, izledikten sonra ve bu yazıyı yazarken ki düşüncelerim yer alacaktır.

    şubat 2015'ten beri tamamiyle herhangi bir dini inancı olmayan bir insandım. kainatta yaratıcı bir güce inanıyordum fakat bu kadardı, bir nevi deistlik olarak adlandırılabilirdi. kendi inancımı merak edenlere ise bazen benim kendi dinim var şeklinde esprili cevaplar veriyordum ama hiçte saklamıyordum. bu inançta ilerlemenin olumlu yönleri olsa da, bendeki önemli bazı değerleri yok ettiğini fark ettim(hemen burada araya girmek istiyorum ki, her deist ya da farklı inancı sahiplenen birinin kötü şeylerle karşılaşacağı bağlamda bir tip yargıya ya da mesaja varma niyetinde değilim. zaten böyle bir düşünceyi kabul etmem. herhangi bir kararın her zaman artıları da vardır, eksileri de vardır).

    anılan, başladığını belirttiğim dönemde; lise yıllarında başlayan, içimdeki solcu adam kaybolmaya başladı. hayatımda ilerledikçe aslında herkesin birer maşa olabileceğini, maşa olmayanların ise güç tarafından ezilebileceğini, esas olanın toplumda yüksek olan belli oranlarda "modern diye adlandırılabilecek" insan sayısının fazla olması ve bu insanların doğruyu hakim kılması şeklinde düşünceye vardım. böyle bir toplumsal, akil, yapı oluştuktan sonra ülkeyi herhangi bir kötü partinin yönetmesi o ülkede kalıcı bir hasar bırakamıyor. hemen bu noktada, gelebilecek olası, popüler olan, bir itiraza cevap vermek istiyorum. cevap olarak ise, istisnaların kaideyi bozmadığını, atamız mustafa kemal atatürk'ün tabi ki maşa olmadığını ve ne yazık ki bir istisna olduğunu belirtmem gerek.

    yaşadıkça, artık siyasi partiler üstü düşüncelere sahip olduğumu, genel olarak yapmayı çok sevdiğim, arkadaşlar arası siyasi muhabbetlerde de, anlık siyasi olayları konuşmaktan sıkılmaya başladığımı, sadece periyotlara ve gidişata bakmaktan hoşlandığımı hem fark ettim hem kendimi böyle yönlendirdim. ülkemiz için zor ve mücadeleli geçen 2016-2017 yılları bu noktalarda fazlasıyla etkili oldu.

    bu ne zaman oldu net bir tarih veremiyorum ama yaklaşık 2 senedir ben türk'üm diyorum içinden. bu bayrakla bu devleti, içindeki her iğrençliği rağmen bu değerleri düşündükçe gözümden yaş gelecek kadar seviyorum ve buradan yazması kolayda olsa, bir vakit gelirse devlet için canımı verebileceğimi hissedecek kadar sevdiğimi de biliyorum. hayatımda bu değerleri en tepeye koyup düşündükten ve önemlisi tüm kalbimle inandıktan kendim için mutlak bir inancı bulduğumu fark ettim.

    ...(yazıda belirtilen çoğu düşüncenin ve durumun kelimelere tam olarak dökülmesi ya zordur ya da bütünlüğü bozar)...

    bu inanç türkçülük olarak adlandırılabilir mi? evet olabilir, fakat mecliste bulunan bir siyasi partiyle bağıntılı olmamakta ve 1930'larda düşünür olarak adlandırılan ama düşünür olmayan bir adamın ortaya koyduğu kavram değildir. ben sadece türk olmak diyorum. liderini mustafa kemal atatürk kabul eden, bu devleti sevip iyi şeyler yapmaya çalışan türktür diye kapsayıcı düşünceye sahibim. aslında atatürk milliyetçiliği de denebilir. iki cümle önceki "iyi şeyler" kavramı kendi kafamda belirlediğim bir olgu oldu. bu anılan olguda, zorladığımda en doğru ve dürüst şekilde hareket etmeyi ve bunu aramayı bir hayat gayesi edindim. zor mu zor geliyor. hatta bazen toplumda en "iyi şeyleri" yapmaya çalışmak sizi yalnız kılabiliyor. sonra başlığın altındaki videoyu görüyorsun...

    videoya izledikten sonra bu icra etmeye çalıştığım inanca ve olgulara daha fazla bağlanıyorum. kimse bu vatanı ne kadar sevdiğimi her hareketimi onun iyiliğini de gözeterek yapmaya çalıştığımı bilmese ne olur?