ortada hiçbir sorun yokmuş gibi sahadan canlı yayın yapan kanalın yayını. kupa heyecanı diye alt yazı atmışlar. (kastım atv'den sonra yayına canlı devam eden aspor bu arada)
açıklama bekleniyor diyorlar ama konu ne, neyin açıklaması bekleniyor onu hâlâ söylemediler. söyleyemediler.
tebrikler. don't look up filminin senaristine rahmet okuttunuz. resmen atatürk'e lord voldemort muamelesi yapıyorlar. aman adını zikretmeyin, ağzınız yamulur.
edit: -gündeme düşen son gelişmeye göre konuşuyorum, bu durum değişebilir- maçın iptal olduğu haberini nasıl, hangi yüzle vereceksiniz, neyi gerekçe göstereceksiniz bakalım...
edit2: arap basını maçın iptal edildiği haberlerini geçiyor sanırım. arapça bilmiyorum, alayan biri tercüme etsin.
link
edit3: "takımlar henüz stadyuma gelmedi" şeklinde alt bant atacak kadar cesareti toplamışlar. ya da çaresizlik mi demeli?
edit4: hâlâ maç gecikmeli başlayacak ya da açıklama gelecek diyorlar.
edit5: galatasaray'ın dönüş hazırlıkları yapmaya başladığı haberi geldi.
seyirci de sahayı terk etmeye başladı.
edit6: resmi açıklama bekliyoruz, spekülatif haberleri yayınlamıyoruz diyor vatandaş. kral ne diycem, o açıklama sizden çıkmayacak bu gece. teknik aksaklık diyin voltalanın. uçak kaçmasın.
edit7: bana çaresizliğin fotoğrafını çekebilir misin abidin?
görsel
edit8: arkada ıslıklama olurken, "mustafa kemal'in askerleriyiz!" diye slogan atılırken hâlâ futbol konuşmaya zorluyorlar. allah düşürmesin...
edit9: anladınız mı şimdi ey romalılar, internet sansürü neden kötü! (lafım kinaye, biliyorum bu entry'yi okuyanların zaten konuya hakim olduğunu)
edit10: arap yayın ekibi teçhizatı bırakıp gitmiş, buna sesli güldüm.
benden buraya kadar. allah'a emanet olun.
sayiklamalar4 profili
-
29 aralık 2023 atv yayını
-
728 bin öğrencinin üniversiteyi bırakması
üniversite okuma evresi tekrar 50'li yıllarda olduğu gibi üst ortasınıfa özgü bir davranış haline geldi.
yıllarca süren masraf sonunda iyi ihtimal kpss kuyruğuna girmek, olağan ihtimal niteliksiz bir iş bulmak, kötü ihtimal baba evine dönüp boş gezmekle sonuçlanıyor.
istihdam yok.
eli ciddi para tutan herkes simsar. al-satçılık ekonominin ana omurgası haline geldi. imalat yok, tarım yok, özgün üretim yok. hangi uzmanı hangi iş kolunda istihdam edeceksiniz?
eğitim kalitesi yurt içi ve yurt dışında düzgün bir meslek edinecek alt yapıyı sunmaktan aciz.
üstelik 2002-2010 arasında finansal genişlemeci tüketim ekonomisinin yarattığı hayaller ve alışkanlıklar, sebebi oldukları günümüzün ekonomik dar boğazının gerçekliği ile de uyuşmuyor. artık ücretli emeğin temel ihtiyaçlarına rahat ulaşabildiği bir türkiye yok. hâliyle bir iş peşinde koşmanın getirisi de oldukça tartışmalı.
insan kalitesi her anlamda yerin dibine inmişken, gençlerin yurtlarda, iş hayatında, sokakta, sivil alanda göreceği muamele de belli.
tüm bunlara ek olarak, uğraşıp didinen gençlerin emekleri, artık dünyadan beklentisi kalmamış yaşlıların oy tercihleri ve siyasi alışkanlıkları tarafından da sürekli sıfırlanıyor.
gençlikten kesinlikle memnun değilim, umudum da yok zira sınıf bilinci yok, tek dertleri bireysel konforları. okuma, araştırma, kendini geliştirme ihtiyacı hissetmiyorlar. "kafa açma, boş yapma" diye birikimli insanları susturup kendileri boş yapmaya devam ediyorlar. nihilistler ama bu tavır felsefî bir birikim ya da sorgulamadan kaynaklanmıyor. bunlara rağmen gençlere adil davranıldığını iddia eden kişide de art niyet ararım. çünkü kendilerine yapacakları maddi manevi hiç bir yatırımı değerlendirebilecekleri bir yarını bu ülke onlara sunmuyor. ne onlar bu ülkeye layık ne de bu ülke onlara layık. her taraftan bok kokusu geliyor.
kaldı ki azgın kapitalist düzende artık okul da anlamsızlaştı. chatgpt gibi servisler akademinin ezberci yapısını ve bilgi hamalı personel isteyen iş kollarını tehdit ediyor. masa başı ve karizmatik iş kollarında ise istenen kabiliyet kümesi, dört yıllık hantal eğitim dönemini bekleyecek kadar sabra sahip değil. taa kalubeladan başlayarak konuyu ele alan akademik eğitimin yerini nokta atışı eğitim veren sertifika programları ve workshop'lar almış durumda.
hal böyleyken gençler okul okuyup ne yapsın? -
oyun tarihinde devrim yaratan oyunlar
iyi oyunla devrim yaratan oyunu birbirine karıştıranları göstermiş oyun kümesidir.
mesela minecraft devrimseldir. tüm nesnelerin etkileşilebilir olması, fiziği vs. yeni bir oyun türüne hayat vermiştir.
westwood'un dune 2000'i böyledir. real time kavramını getirmişlerdir stratejiye.
doom böyledir mesela. fps denen şeyin babasıdır.
ama witcher 3 böyle değildir. çok iyi oyundur ama oyun sektöründeki beklentileri, teknik altyapıyı, oyun kavramına yaklaşımı, temel tasarım kaidelerini değiştiren ve yonlendiren bir özelliği yoktur.
devrim kelimesi öyle rastgele kullanılabilecek birşey değil. sanayi devrimi dendiğinde eski tarım teknikleri ama daha pahalı malzemelerle, daha güzel görünüşlü demek değildir bu.
edit: planescape torment'i hatırlatmak isterim. witcher 3 öncesi yan görevler oldukça sığ idi deniyor. mass effect'i örnek verecektim de, her şeyin bir evveli var tabi.
belirteyim: cyberpunk 2077 kötü bir pazar politikasının kurbanı oldu diye cdpr'in yaptığı her işe sövecek değilim. witcher'ın ise çok sıkı bir fanıyım. ama ben biraz bu sektörü biliyorsam, witcher 3'te devrim yaratacak birşey yoktur.
kapsamı daraltırsanız, devrim, devrimcik olmaz, yenilik olur.
bir devrimden bahsedilebilmesi için birden fazla türü bir kaç kulvarda etkilemesi lazım.
edit2: bloody nickli yazar başta olmak üzere pek çok yazarın uyarısı ile düzelteyim: dune 2000 değil, dune 2 ve doom değil, wolfenstein 3d.
son edit: hayatında gdd (game design document) görmemiş, hatta duymamış, nedir bilmeyen insanlara devrim nedir onu anlatıyoruz.
devrim sizin laftan anlayabilmenizdir kardeşim. oyun geliştiricilerin bir süre sonra hypercasual'a girmesine artık şaşırmıyorum. -
ankara'nın en çok sevilen yanı
istanbul'a, izmir'e dönenleri izlemek.
tatava yapacaksanız gelmeyin zaten.