abdestibozanadam2
profili

  • 22 milyon kişinin oy kullanmaması

    istatistikleri az önce inceledim.
    büyük çoğunluğunu akp seçmeni oluşturuyor.

    bu toplum sosyoloji ilminin içinden geçecek.

  • sevgilinin geçmişi

    başlığı okuyunca aklıma üniversite öğrencilik yıllarımdan bir anı geldi. anlatayım belki lazım olur*

    3 erkek öğrenci aynı evde 2 yıldır ikamet ediyorduk. ev sahibi ile yaşanan onca sorun üzerine kirayı arttırmasıyla, sözleşmeyi fesh edip yeni ev arayışına başladık.

    o mahalle senin bu mahalle benim diyerek geziyoruz. akşamları internetten eş, dost ne varsa haber ediyoruz işte, uygun fiyatlı, merkeze yakın, otobüs durağına 5 dk yürüme mesafesinde olsun diyerek.

    bir arkadaş tesadüfen şehrin gayet iyi bir yerinde diyebileceğim kiralık eve rastlamış. numarasını da verdi ev sahibi ile konuşmam için. ev sahibi ile konuştuk, randevulaştık. ertesi günde 3 erkek toplanıp kiralık evin yolunu tuttuk. ev iyi konumda, 3 oda 1 salon, üstüne geniş bir balkonu var. öğrenci için lüküs bir ev. kirayı sorduk, 600 lira dedi. biz pazarlık yapmaya hazırken bu fiyatı söylemesi dumur etti. abi nasıl olur felan demedik, heyecandan direkt tutuyoruz, sözleşmeyi imzalayalım, yarın da taşınırız deyiverdik. sözleşmeyi imzaladık. akşam eve geçtik aramızda muhabbetler, kahkahalar. nasıl seviniyoruz anlatamam.

    hepimiz bir yandan eşyalarını topluyor bir yandan da nasıl ucuza kapattık muhabbeti yapıyoruz.

    bir tane nakliyeci çağırdık, eşyaları yükleyip eve taşınma sürecini başlattık. eşyaları eve taşırken karşı iki komşu sohbet ediyorlar diğer taraftan da garip garip bakışlar ile süzüyorlardı. galiba öğrenciyiz diyerek ses felan çıkaracağımızı sanıyorlardı fakat genel olarak gürültü yapmıyorduk. katları çıkarken başka bir apartman sakini tip tip bakıyor, apartman altında bulunan tavuk dönerci de kesiyor bizi. duruma pek anlam veremedik. bir temizlik furyasına giriştik. temizlik yaparken, abartısız beş kez zil çaldı, hiçbirine açmadık müsait değildik. neyse son bir kez zil çaldı. kapıyı ben açtım.

    -emine burada mı? (beni görünce suratı değişti)
    -yeni taşındık biz buraya. önceki ev sahipleri olabilir dedim. çocuk garip bir gülüşün içerisinde iyi akşamlar dedi.

    kıllandım ben. eşyayı felan bıraktım kenara. o beş defa zili çalan çocuk o muydu? yoksa başkası mıydı, hafif tedirginlik var bende.

    neyse çocuklar geldi kimmiş ne oldu diyerek.
    bende, lan oğlum biz bu kiraya buraya oturduk iyi hoş. bugün tavuk dönercisine kadar bize bakıyorlardı garip garip. keza bizi gören komşular da öyle dedim.
    bizimkiler aldırış etmedi. neyse dedim ferahlattım içimi.

    sabah oldu, okula gideceğim. evde de hazır bişiler yok, bari dedim tavuk dönerci açtıysa bir karışık tost yerim dedim. indim dönerciye. garson içeriyi temizliyor, girdim bir karışık tost sipariş ettim. tostu getirdi, yedim içtim hesabı ödedim. garson da tip tip bakıyor.
    oğlum bu iş, iş değil dedim içimden. ilk komşunun zilini çaldım. yöneticinin hangi dairede oturduğunu sorup hızla yöneticinin yanında soluğu aldım.
    -merhaba, biz yeni taşındık. 7 numaralı daireye. birkaç sorum olacak müsait iseniz.
    -tabii. sorabilirsin. öğrencisiniz herhalde.
    -evet. taşındığımız dairenin bir önceki sahibi kimdir tanır mısınız?
    -(adam uzaklaşarak, el hareketiyle bekle dedi)
    -sizden önceki ev sahipleri, eskortluk yapan 4 kızın eviydi dedi. bir nevi kerhane. utandık şikayet ettik anca atabildiler. savcılığa suç duyurusunda dahi bulunduk.
    -ne diyorsunuz?
    -bak evladım bunlar da tutanakların kopyaları ve şikayet dilekçeleri ve apartman kararları. kaç kez şikayet ettik ah bir bilsen. polisler birşey yapmıyor. biz de çareyi kaymakamlığa bildirmek durumunda kaldık. öyle olunca sivil emniyet görevlileri uzun tahkikat sonucunda kadınları gözaltına aldılar.
    -(ben vay anam vay neler dönmüş serhat ya modundayım)
    -teşekkür ederim akşam müsait olursanız, konuyu konuşmak için eve bekleriz dedim. yüzüm bembeyaz. hele banyoyu ben temizlediydim. anlayın durumu.
    direkt bizim eve koştum. merdivenleri üçer beşer çıkıyordum. çocukları uyandırdım. tek tek anlattım. lan oğlum burası kerhaneymiş haberimiz yok diye.
    hepsi öküz gibi bana bakıyordu. o anın fotoğrafı olsa da açıp gülsem. k. arkadaşım 30 sn beyninden süzdükten sonra olayı çakmış olacak ki kenarda duran eldiveni kapıp odaya koştu, diğeri de bezleri ucundan tutarak çöpe atmaya başladı.

    çocuklarla toplandık, art arda sigaralar, bu evden acil çıkmamız gerektiğine karar verdik. ev sahibini aradım iyice patakladım telefonu da kapattım.
    her birimiz başka arkadaşların evinde 1 hafta ikamet ettikten sonra cami karşında temiz aile evi bulmuştuk sonunda. kalan 2 yılımızı temiz bir şekilde gerçekleştirip mezun olmuştuk.

    evin geçmişi bile insan psikolojisini etkiliyorken(araba da keza böyle), ömür boyu birliktelik düşünen iki insanın geçmişi nasıl ilgilendirmez olsun. aynı yastığa ömrün boyunca baş koyacağın bir insanın geçmişi seni etkilemiyorsa/ilgilendirmiyorsa sen de bir sorun vardır.
    bu iki insanın geçmişi çevreyi ilgilendirmez evet. fakat o iki insan öznesinde her iki sevgilinin de geçmişi önemlidir. bir insan geçmişinde neyse geleceği de odur da demiyorum fakat geçmiş insanı şekillendirir, karakterine etki eder.
    her iki sevgili geçmişe bakmayıp bir yola koyuluyorsa, evlendikten kısa süre sonra aile mahkemelerinde soluğu alıyorlar. bu hepimizin bildiği bir gerçek.

    ağaç yaşken eğilir