seadick1
profili

  • ekşi itiraf

    kamp rotamın son durağı olan manavgat sahiline kuruldum. sahildeki tesiste dinleniyorum falan çadıra döndüm. yoldan geçen motorsikletli bir eleman selam verdi. çadırın renginden fenerli misin falan diye sordu. elemanı daha önce görmedim. sohbet ediyoruz ayak üstü. abi dedi bu sahil akşam tenha olur sidede hayat var istersen seni oraya götüreyim, orada çadır kurmaya yer de gösteririm dedi. bana da mantıklı geldi tamam dedim toparlandım. atladık motorsiklete gidiyoruz.

    yolda iki kişiyi gösterdi ve abi bunları dövmek lazım bunlar varya ibne falan diyor. eleman benden 1 yaş küçüktü galiba. homofobik bir insan değilim köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme misali he kardeşim he diyorum falan. geldik sideye. jandarma karakolunun sağ tarafında bir yeşillik alan var. sahile 0 bir yer. buraya kurabilirsin dedi. kurdum gitmesini bekliyorum. gece takılalım buraları biliyorum önce yemek yeriz sonra klübe gideriz falan diyor. iyi dedim o zaman yaparız falan. birşey diyecem dedi önce çadırın içinde birlikte otuzbir çekelim sonra eğlenmeye gideceğiz herşey benden falan diyor.

    dostum kafan mı iyi ne diyosun sen dedim. ya benim de böyle bir fantezim var karşılıklı otuzbir çekelim lütfen kırma beni diyor. yok kardeşim sen yapıcaksan git umumi tuvalete yap dedim. tamam o zaman bende bir krem var çadırın içinde birbirimize onu sürelim demeye başladı. masaj kremi bu rahatlatır falan diyor. ulan düşünüyorum yolda şunlar ibne dövmek lazım diyen adam şimdi gelmiş bana enteresan şeyler teklif ediyor. en son sinirlendim siktir git burdan elimde kalacaksın yoksa dedim. ilerde keş birinin yanına gitti selamlaştılar. belli ki önceden tanışıyorlar. elemanda tam eşgal biri yani yanına gittiği.

    ulan diyorum nerden geldim siktiğimin yerine çadırı kurcak başka alanda yok akşam gelip basarlar çadırı 3-5 kişi hiç yoktan iş aldım başıma diye düşünüyorum. neyse gezdim takıldım gece 1.5 gibi geri döndüm çadıra yattım uyudum.

    gece 4 gibi bir sesle uyandım. çadırın etrafında bir gölge var ve sanki çadıra bıçağı sürterek etrafında dönüyor. çadır tamamen kapalı gölgeyi görüyorum ve sesi duyuyorum. dedim seadick hazırlan ve ilk hamleyi sen yap yoksa hem ayranımı döküp hem başıma tatsız olaylar getirecekler. termosu aldım elime açtım çadırı fırladım dışarı alayınızın amına korum siktirin gidin diye. ulan sırılsıklam oldum. mal gibi etrafa bakıyorum. sahilden beni korkmuş gözlerle izleyen insanlara bakıyorum. meğerse çim sulama fıskiylerini açmış amına koduğumun bahçivanı fiskiye de döndükçe çadırın etrafında öyle bir ses ve görüntü oluşturuyormuş. gecenin o vakti sırılsıklam kaldığıma mı yanayım yoksa kim elledi lan götümü diyen dayı gibi paranoyaklaşıp millete rezil olduğuma mı yanayım bilemedim. amına koduğumun belediyesi ulaşımı doğru düzgün sağlayamazken, asli göreviymiş gibi o çimlerin gelişimine bu kadar önem vermesini alkışlayarak çadırıma ıslak bir biçimde geri döndüm ve kendi kendime kahkaha atarak insanların deli olduğumdan emin olmalarını sağladım. böyle bir anımdır :) burada ilk defa paylaşıyorum ahah