amprikuku5
profili

  • ben türbanlı türk komandosuyum

    emekli kara subayı hasan akbaş (kimdir bilmem) tarafından yazıldığı belirtilen, konu hakkındaki şu mektubu bırakıyorum.

    --- spoiler ---

    “a benim güzel kızım!

    geleceğe yönelik hayallerini gerçekleştirmek niyetiyle mi yoksa belli bir projenin parçası olarak bir vitrin ürünü olmak pahasına mı bu üniformayı giymek istedin bilmiyorum ama şu anda okumaya başladığın okulda okumuş ve bu mesleği kısa bir süre (30 yıl kadar) yapmış biri olarak sana bazı şeyler söylemek istiyorum...

    her şeyden önce sadece bir meslek değil temelinde fedakarlık ve mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmak olan ve maddi getirisi sıfıra yakın bir yaşam tarzı seçtin ve bu mesleği yaparken çok zorlanacağını ve inançlarının gereği olduğunu kabul ettiğin giyim tarzından taviz vermeden bu işi yapamayacağını üzülerek belirtmek isterim.

    bu giyim tarzına hiçbir itirazım yok istediğin gibi giyinebilir istediğin gibi yaşayabilirsin ama bu mesleği yapamazsın ya da hakkını vererek yapamazsın demek daha doğru olabilir.

    çünkü;

    üniforma, silahlı kuvvetlerin hiyerarşik düzeninin insicamını ve emir komuta zincirinin sağlıkla işlemesini sağlamak maksadıyla rütbe ve belli başlı bazı arma ve başarı brövelerin dışında hiçbir ayırım olmadan her ordu personelinin giymesi zorunlu olan bir kıyafettir.

    ve üzerinde cins, ırk, aşiret, renk, inanç gibi ayrıcı, bölücü, farklılaştırıcı, ötekileştirici hiç bir belirtici işaret olamaz, olursa düzen bozulur ordunun savaşma imkan ve kabiliyeti yok olur sen bu kıyafetinle bu insicamı bozdun.

    (mustafa kemal’in kurtuluş savaşını neden kuvayi milliye çeteleri ile değil de düzenli orduyla kazandığını düzensiz çetelerden neler çektiğini sana o okulda ayrıntısı ile anlatacaklar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın.)

    o okulda sadece okul sıralarında okumayacaksın yüzlerce erkekle beraber psikolojik dayanıklılık testleri alacak aşağılanacak ağır sporlar yapacak, eğitimlere çıkacak engelli parkur geçecek, çamurun tozun içinde sürünecek, menteş kampında dayanıklılık eğitimleri alacaksın.

    tüm bunları yaparken başındaki türban düşecek, yırtılacak; bacağın, kıçın görünecek.

    menteş de mayo (yada haşema) giyip yüzme ve dalış eğitimleri yapacaksın. inancın gereği bunlar sana ağır gelecek ve çok zorlanacaksın. komutanlarının gözünün içine bakarak ve pozitif ayrımcılık talep eden bakışlar atacaksın.

    eğer sana iltimas geçilirse mesleğinin gereği olan eğitimlerin eksik alacak ve eksik bir subay olarak mezun olacak ve hak etmediğin maaşı almak zorunda kalacaksın.

    iltimas geçilmez ise mesleğinin gerekleri ile inancın çarpışacak ve bir tercih yapmak zorunda kalacaksın.

    bu tercih de okulu bırakmak yönünde olacak hem psikolojik olarak hem de maddi olarak yıkılacak, ailene de bu sıkıntıyı yaşatmak zorunda kalacaksın.

    sana şirin görünüp yüksek sicil almak için eşlerini kapatan, sen tayin olunca açan, kışlanın mescidine gösteriş için giden astlar göreceksin.

    ordudaki liyakat sistemini farkında olmadan (veya olarak ) bozacak ve orduyu savaşamaz duruma getireceksin (tek başıma ben mi? deme, sistem olarak düşün!)

    ülkenin müslüman bir ülkeyle savaşa girdiğini düşün (olmaz deme bal gibi olur!) ümmet olmayı millet olmaya tercih eden bir inancın yetiştirdiği göğsü iman dolu bir subay olarak müslüman düşman askerine kurşun sıkmakta imtina edebilir eğer pilotsan bombaları boş araziye atabilir, müslüman müslümana kurşun atmaz diyerek silahını bırakabilir, laik bir sistemin (meclisin) verdiği müslüman ülkeye savaş kararını eleştirebilir ve vatan haini olarak yargılanabilirsin.

    el netice güzel kızım;

    çok iyi bir bilgisayar mühendisi, muhasebeci, öğretim görevlisi, profesör vs. olabilir vatanına bu şeklide de hizmet edebilirsin ama subay olamazsın!

    belki olursun ama hep bir yanın eksik kalır.

    o yüzden güzel kızım kendini mevcut siyasi ideolojinin vitrin malzemesi yapmasına müsaade etmemeni, kararını gözden geçirmeni tavsiye eder, gözlerinden öperim...”

    emekli kara subay hasan akbaş
    --- spoiler ---

    kaynak

  • gezi davasında herkesin beraat etmesi

    zaten beklenen sonuçtur.

    yeni ceza yöntemi bu, yargılıyorum ayağına 2 sene içeride tut, direncini kır. sonra beraat ettir. içeriden çıkan adam da başına tekrar gelebilecekleri bildiği için ya taraf değiştirsin ya da sussun hayatı boyunca. akp döneminde taraf değiştirenlere kendiniz bakınız. bugün bakan olanlar, parti yönetenler vs. hepsi "reisçi" oldular...

    kimse sormuyor bu adamların içeride yattıkları süre ne olacak diye. yatan yattığıyla, ölen öldüğüyle kalsın, unuturuz.
    senin adamın gol diyo: geciken adalet adalet değildir - rte*

    büdüt: bbc haberi'ni de ekleyelim.

  • berlin'de yolu kesen düğün konvoyu

    alaçomar'lar tarafından gerçekleştirilmiş eylem.

    alaçomar: almancı çomarı

    büdüt: allahın çomarı bayrağımızı karıştırmasa işe yunanistan'a olmadı afganistan'a itelerdik de bayrak bozuyor işi...

  • dorukhan toköz'ün ifşası ve r yapması

    saf bir futbolcunun konu olduğu olaylar silsilesi.

    - türk müsün?
    + evet
    - hiç benzemiyorsun

    hatun estetikten uzaylıya dönmüş ondan türk'e benzemiyor. siz futbolculardaki bu balon sevdasını da ben anlayamıyorum.

    bu kadar yapma hatun seviyorsanız siparişle şişme bebek yapan firmalar var, gidin sipariş verin. vizyonsuzlukta türk futbolcuları 1 numara gerçekten.

  • 5 şubat 2020 pegasus uçağının pistten çıkması

    kaza neden olmuş olmamış tartışacak yeterliliğim yok ancak ben bambaşka bir konuya değinmek istiyorum.

    pegasus uçağı bu kazayı yaşadı, bölgeye giden polisler kaza yaptı 5 polis memuru yaralandı.*

    kazada yaralananların taşınma şekline bakıyoruz. 1 saat bekletilip otobüslerle taşınıyorlar.
    bagaj taşısan böyle taşımazsın...

    van'da çığ düştü*, kurtarma çalışmaları sırasında yine çığ düştü* ve 38 kişi daha öldü.
    şu görüntülerden sonra şaşıramadık bile.

    gazeteci dereye düştü*, arama kurtarma çalışmalarına katılan 2 askerimiz şehit oldu.*

    televizyona bakıyorsun kaza yorumlarken işin uzmanıymış gibi atıp tutan sözde gazeteciler. ekşi sözlük desen zaten herkes uzman.

    her işimizde bir yanlışlık var. liyakat sorunu mudur bu yoksa eğitim eksikliğimi yoksa ikisi birden mi bilemiyorum. ülke günden güne tımarhaneye dönüyor ve bu dönüşüm sırasında canlar gidiyor. bizler de mecbur izliyoruz.