time traveler bird4
profili

  • geceye asla çözülmeyecek bir türkiye sorunu bırak

    çürüme yazıldı mı? insanların her gün biraz daha bencilleştiği, bencilleşmenin ve kabalaşmanın çok normal sayıldığı, birbirini düdüklemenin yollarını aradığı, işine gelmeyenin kişiliğinin, işinin, emeğinin üstünde çılgınca tepindiği, hepimizin midesinin bulandığı günlerin sayısı arttı. insanlar çürüyor, bu yalnızca buralara mı özgü bilmiyorum ama ben daha önce bu kadar çok saygısızlık görmüyordum. herkesin herkese bir hiçmiş gibi davranabildiğini, herkesin mutsuz olduğunu görüyoruz sürekli.

  • 5 yıl önce sıradan olup şimdi lüks olan şeyler

    yemek yemek ya, yemek yemek şu an lüks. barınmak lüks. geçen sokak röportajında yaşlı bir amca peynir almadığını, alamadığını söylüyordu. oturdum ağladım, amcayı bulabilir miyim diye düşündüm. ulan peynir ya, peynir lüks.

  • seninle ilgisi yok kimseyle görüşmek istemiyorum

    istiyorsunuz ki herkes otursun tüm derdini tasasını üstünüze boca etsin, dizginlenemez o merakınız giderilsin, kimsenin mutsuz hissetmeye ve mutsuz hissederken yalnız kalmaya hakkı olmasın. sırf siz görüşmek istiyorsunuz diye herkes her an görüşmeye hazır olsun, hatta hazır kıta beklesin insanlar sizin ihtiyacınız olur diye.

    şu cümle benim çok az insanın anlayabildiği en gerçek cümlelerimden biri. kendini önemli hissetmek için aklını yitiren anlamaz bunu, başlıkta da çok. insanların yalnız kalma ihtiyaçlarına saygı duymak zor geliyorsa görüşmeyin ya onlarla, bu kadar yılışık olmayın gerçekten katlanılmaz bir şey bu kendinizi önemseyen halleriniz. görüşmek istememek vardır, kendi gölgesine tahammül edemediği zamanları vardır insanların.

  • tinder'ı meraktan indirdim diyen kız

    şey di mi bu, tinder indiren kadını yerelim çünkü ona güvenilmez, niyetini gizleyen kadını yerelim çünkü kezban, sevgili arayanı yerelim çünkü yeri değil, eskortları yerelim çünkü tinder bedavaya getirmek içindi, fuckbuddy arayanı yerelim çünkü namussuz... "verecekse" gelsin, yoksa sussun. sussun ve neydi, yalamaya devam etsin? çünkü bir rus hatunlar var, istemeden "veriyorlar" ve amsterdam'da indirdiğinizde uygulamayı saniyede doksan sekiz eşleşme sizi bile şaşırttı ve çok yakışıklı ve zengin bir tip de değilsiniz ama yabancı hatunlar bizim şu kezbanlar gibi bunlara aldırmıyorlar neyse ki. (a hayır, kesinlikle böyle saçma bir uygulamaya para ödemediniz, amsterdam'a iş seyahati için gitmiştiniz de işte o sırada "meraktan"...) ya bu kezbanlar her yerde halt varmış gibi hesap ödeyemiyorsanız, eviniz arabanız yoksa, boylu poslu değilseniz size selam bile vermez ki. zaten kezban da "verirse" sizi kapatmak içindir o, öcü yahu şu türkiyeli kadınlar. solcusu bakımsız, sağcısı çocuksu ve şımarık. hiçbirinin kafası çalışmıyor, felsefeden ve sinemadan konuşamıyorsunuz. oysa siz bunun için mahalledeki felsefe kulübünün iki haftada bir yaptığı toplantılara katılıyordunuz, boşa gidecek o kadar emek. tekeşli bir doğamız olmadığına inandığınızı anlatabileceğiniz bir kadın yok şu ülkede, kafaları basmaz ki, hepsi kezban. sizin çok sevdiğiniz bir laf var hani; ne emmeye ne gömmeye gelmek. hah, bak şimdi yerli yerince oldu o laf.

    kuruyun ya. ekran karşısında böyle kuruyun kalın da ne sevgi bilin, ne sevişmek. hayatımda bu tip hiçbir dangalak yer almadığı için şükürler olsun, gerçekten sizden çok sıkılıyorum.