bubirhayalet1
profili

  • marmaray'daki herkesin çok mutsuz olması

    bu sabah okula gitmek üzere 7.05 kalkışlı marmaray-gebze trenine bindim. çok fantastik bir tespit olmayacak belki ama; ilk duraktan itibaren tren doldukça bütün insanların derin bir mutsuzluk içinde olduğunu fark ettim. öyle sabah mahmurluğu, afyonu patlamamışlık, ne bileyim cuma sendromu falan gibi sabahın erken saatlerine özgü bir mutsuzluk tavrı değildi bu. insanlar resmen etrafına ruhu yokmuş gibi, bomboş ve tepkisizce bakıyordu. göz göze gelenler yanlış bir şey yapmış gibi hemen bakışlarını yeniden boşluğa çeviriyor, içindeki genel tiksinti ve bıkkınlık halinin acısını boşluktan çıkarıyorlardı.
    bir süre etrafı gözlemledikten sonra kulaklıklarımı çıkarıp ortam sesini dinlemeye karar verdim. daha önceleri sürekli kulaklıklarım takılı olduğu için marmaray'ın bu saatlerde trenin kendi sesi haricinde ölüm sessizliğine gömüldüğünün farkına varmamışım (bu arada, durum muhtemelen halkalı yönünden yolculuk edenler için son derece farklıdır. marmaray'ın avrupa yönü anadolu yönünden tamamen alakasız. söğütlüçeşme'den itibaren trende yabancı uyruklu hakimiyeti başlıyor ve devamı tamamen kaos oluyor).
    sırt çantasıyla yolculuk eden, okula gidiyormuş gibi görünen genç kesimin yüzleri genelde aşağı doğru bakıyordu. uyukluyormuş gibi görünseler de bildiğin liseli-üniversiteli gençlerin yarısı yerlere, insanların ayakkabılarına bakınarak kara kara bir şeyler düşünüyorlardı. götünden ne çok şey uydurmuşsun demeden önce allah aşkına siz de marmaray'ı biraz gözlemleyin, bana hak vereceksiniz. içim parçalandı aq. bence marmaray'ın kendine has bir depresifliği var.
    hele 30'lu yaşların başından itibaren, 50'li yaşların sonuna kadar olan, günümüz ekonomisinde orta sınıftan proleterliğe zorunlu downgrade etmiş çalışan kesimin umutsuzluğu... kulaklarında muhtemelen aldıkları son birkaç iyi şeyden biri olan airpods prolarıyla sessiz sessiz boşluğu izleyişleri... abi yemin ederim yazarken bile gözümün önüne sabah dikkat kesildiğim görüntüler geliyor, kafayı yiyeceğim. bir z kuşağı mensubu olarak söylüyorum, y kuşağı şu an psikolojik olarak en feci dönemini yaşıyor bence. ülke ne hale geldi, her geçen gün nasıl içten içe kanadık da ruhumuz bu kadar çürüdü? bitik durumdayız resmen. inanılmaz mutsuzuz.
    bu satırları 6 ay önce migros indiriminden 23 liraya aldığım ve yıllardır kullandığım deodorantımın 133 tl olduğunu görüp marka değiştirmeye karar verişimin 20 dk sonrasında, kampüsün karşısındaki gratis'in önünde beton duvara oturmuş dersimi beklerken yazıyorum.
    öğrencilik hayatım gerçekten çok zorlu geçiyor. hiçbir şeye para yetiremiyorum, maddi imkansızlık dolayısıyla ailemin yanından ayrılamıyor ve her gün git-gel totalde 5 saat yol teperek okuyorum. kyk yurdu bana çıkmıyor, çıksa da kalmak ister miyim emin değilim. 8 kişilik koğuşta adım atılmayacak yerde yaşamaktansa günde 5 saat yol gitmeyi göze alırım sanırım.
    neyse, günümüzde öğrenci hayatının zorluklarına dair konuşmaya bir başlasam değineceğim çok husus var.
    son olarak, insanların bu hale gelmesinde emeği geçen herkesin allah gani gani belasını versin.

    ekleme: ilk başlığımda böyle masum linçler yiyeceğimi düşünmemiştim… bahsettiğiniz metro hatlarını bilmiyor değilim, haklısınız hepsi birbirinden beter. ama şu anda marmaray gün bitiminden bildiriyorum… feneryolundan sardalya istifi gibi zar zor kendimi trene sıkıştırdım, cevizli'ye geldik hala bir gelişme yok. 10 kişi iniyorsa 20 kişi biniyor. çocuğun biri şu an yanımda hasta hasta oturuyor, havasızlıktan fena olmuş midesi bulanmış. toplu taşıma istanbul'un karadeliğidir abi.