speclash2
profili

  • better call saul

    6x13. bölümü henüz yeni sindirmeyi başardım. aklımdaki şeyleri şimdilik dökmek istiyorum.

    --- spoiler ---

    bölümün adı "saul gone" olmasaymış, "time machine" olabilirmiş gerçekten. veya walt'un dediği gibi, "regrets". :)

    5. sezonun en güzel bölümlerinden biri olan, bagman'e dönüş yaptık. mike'ın o nadir heart-to-heart denilebilecek sohbetlerinden birine tanık olduk. her ne kadar jimmy'nin saul'a dönüşünün hikayesini izlesek de, yıllar boyunca mike'ın da hikayesini izledik bir yandan. öğrendik ki mike'ın da pişmanlıkları varmış: ilk defa rüşvet aldığı gün. aslında her şeyin başladığı yer mike için. hatırlıyor musunuz, five-o bölümünde itiraf ediyordu; oğluna kendisi de rüşvet aldığını söylediğinde "it broke my boy." demişti. oğlu, babasının da onlardan biri olduğunu kabullenememişti. ve belki de bu yüzden oğlunun ölümüne sebep olmuştu dolaylı yoldan. mike'ın da geriye dönüp değiştireceği ilk şey buymuş...

    saul ise saul. para para para. gene'in yakalandığını gördük, berbat bir halde ve trajikomik bir şekilde. "hayatında dava kaybetmemiş" bir avukata karşı bile ne kadar tehlikeli ve uğraşması zor biri olduğunu gösterdi tekrardan saul. en ufak açığı bulup, onu sonuna kadar suistimal ederek, "bir jüriyi bile ikna edersem yeter" diyerekten, ömür boyu hapis cezasını 7.5 yıla kadar indirdi anlaşmasıyla. bütün günahlarının cezası yalnızca 7.5 yıldı. bununla yetinmeyip "her cuma günü naneli çikolatalı dondurma istiyorum" gibi şımarık bir istekte bulunurken de, kim'in ifade verdiğini öğrendi. şu naneli çikolatalı dondurmasını da bir yiyemedi zavallı saul. (bkz: 5x02 & 5x03)

    ve sonra saul ile walt'un "yeni vakum temizliyicilerini" beklerken ki zamanına geri döndük. :)

    yine time machine. tabii walt da her zamanki walt. ukala ukala konuşup, saul'a "zaman makinesi geyiğini kapat, pişmanlık de şuna" dedi. walt'un pişmanlığı aynı. gray matter'dan arkadaş sandıklarının manipülasyonuna düşüp, çekilmesinden bahsetti yine. hayatının en önemli çalışmasını başkalarına kaptırışı. "seninle şu an burda olmazdım" dedi sonra da saul'a. mike gibi, walt da soruyu bu sefer saul'a yöneltti. ama saul hala saul. jimmy hala ortada yok. yaptığı hiçbir şey için sorumluluk almayan, "kazanmak" adına her şeyi yapan ve suistimal eden bir karakter. tabii walt, mike gibi değil, "her zaman mı böyleydin yani?" diyerek saul'a lafı çakıp kalkıp gitti.

    kim'in ifade verdiğini öğrenen saul, kendi verdiği ifadenin kim'i nasıl sıkıntıya soktuğunu öğrendi sonra. kim'in söylediklerini doğrulayabilecek tek kişi o iken, bilmeden bunu yaptığını öğrendi. "elimde söyleyecek başka şeyler var" dedi. mahkemede hakim bile 7.5 yıllık ceza önerisini görünce şaşırmışken, saul çıkıp her şeyi itiraf etti. her şeyi olduğu gibi anlattı. arkada oturan kim'e bakışlar atarak. o dakikadan itibaren saul gitti, jimmy geri geldi. jimmy'i geri getiren, her zamanki gibi kim'in varlığı oldu. chuck'ın dediği gibi, çevresindeki herkese zarar veren jimmy'nin, bir tek kim'e zarar vermeye gönlü el vermemişti.
    **düzeltme: kim'e zarar vermemeye yönelik bir adımdan ziyade, kim'in mahkemede olmasını isteyip, onun gözleri önünde her şeyi itiraf ediyor jimmy. kim'in güvenini ve saygısını tekrar kazanmak adına bir fedakarlık yapıyor. yaptıklarının 7.5 yıl ile yanına kalmasından ziyade, her şeyin cezasını çekmeyi kabullenerek, geçmişe dair pişmanlık duyan kim'in önünde bütün sorumluluğu üstleniyor. holy witcher of rivia'ya çok teşekkürler.

    ve yine time machine. bu sefer jimmy ve chuck'ın normal bir akşamına geri gittik. jimmy yine abisi için erzak, malzemeler almış teslim ediyor. chuck "avukatlıkla uğraşırken bir de benim ihtiyaçlarımla uğraşmana gerek yok, birisini tutabilirim bu iş için" diyor. jimmy ise yıllar boyu gördüğümüz fedakarlıkla, "sen benim abimsin, neden ben uğraşmayayım?" diyor. sezon 1 zamanındaki sıcak abi-kardeş muhabbetine bir dönüş yapıyoruz. chuck "müvekkillerin hakkında konuşalım, neler yapıyorsun" diye soruyor gayet ilgili bir şekilde. her şey yokuş aşağı gitmeden önce olduğu gibi, kardeşinin dürüst bir şekilde çalışıyor olmasından gurur duyan bir abi imajı çiziyor. ona yol göstermek istiyor. jimmy ise kendi işinden memnuniyetsiz bir şekilde,"bu muhabbeti yapmak istemiyorum" diyip kaçıyor bu konuşmadan. chuck da diyor ki, "geriye dönüp yolunu değiştirmekte utanılacak hiçbir şey yok." :) sahnenin sonunda da h. g. wells'in "the time machine" adlı kitabını okuduğunu görüyoruz chuck'ın. :)

    saul'un, jimmy'nin bir zaman makinesi olsaydı bu ana geri dönüp, abisiyle "heart-to-heart" konuşurdu. tavsiyelerini dinlerdi. onun yolundan gitmek için, mahkemede dediği gibi, "daha fazla" denerdi. jimmy'nin en büyük pişmanlığı buydu: "daha fazla denememek".

    daha fazla denemeyip, kısa yolları tercih etmesinin götürdüğü yol ise 86 yıllık hapis cezası oldu saul için. ve yine sezon 1'e selam çaktığımız sigara sahnesi ile de bitirdik. biricik kim'i ile barışarak, ona tekrar jimmy olduğunu kanıtlayarak, cezasını huzurla kabullenmiş bir jimmy.

    --- spoiler ---

    böylelikle bu harika macera da son buldu. yazılmış ve yapılmış en iyi iki dizinin hikayesi sona erdi. mike'ın dediği gibi, "no loose ends". bütün uçlar bağlandı. "o olmasaydı, bunların hiçbiri yaşanmazdı."

    yaşadığım duyguları ifade etmem imkansız. çok özleyeceğim.

    that's saul, folks.

  • better call saul

    vince, you magnificent son of a bitch.

    --- spoiler ---

    6x12
    bölümün genel olarak ucu açık kalan yerleri bağlayışını bir kenara bırakıyorum, zira beklenen birçok hikayenin sonunu getirdik. howard'ın eşinin cenazedeki öfkesinin havada kalmaması, kim'in suçluluk hissinin itirafa dönüşmesi, marion'un tanıtılışından beri bir boklara sebep olacağı gerçeği. hepsi bitti. saul, jeff'i kullanarak parasını da biriktirdi, son bir hamle yapmak için elinde yeterli imkanlar var. sadece zamanı yok.

    geçen bölüm bir önceki entryimde de bahsettiğim gibi, saul kim ile konuştu, kim'in tarafından konuşmayı dinledik. çokta iyi geçmeyen bu telefon konuşması haricinde, saul ile kim arasındaki her şeyin ne kadar acımasızca bittiğini breaking bad zamanına yaptığımız dönüşlerde de gördük. 6 yıl olmuş. altı. saul'un ne kadar "too far gone" olduğunu biliyor kim. ve artık onu tanımadığını taa breaking bad vaktinde bize tekrar söylüyor. onların hikayesi nasıl bağlanacak, pek tahmin edemiyorum. fakat çok tatlı bir şey olmayacağı artık kesin sanki.

    bölümde dikkatimi çeken tatlı detaylardan biri de, saul kanserli adamın evindeki evraklara göz atarken, orada bir investment report gördü. bu raporun üstündeki rakam tamı tamına $737,612.62 idi. "seven thirty seven. seven hundred and thirty seven thousand"walter white'ın meth işine girdiğinde, ailesine bırakmak için hesapladığı ve hedeflediği rakam. :)

    --- spoiler ---

    "waterworks", vince gilligan'ın yönettiği son bölüm oldu. final bölümünün yönetmeni, bu işi yıllardır beraber yapan ikilinin diğer parçası; peter gould. serinin final bölümünün adı ise, "saul gone".

    it's all gone. kalbim buna hazır değil.

    one more to go.