intihar eden kimsenin ardından biri de çıkıp "uzun süredir depresyondaydı, mutsuzdu, hiç yüzü gülmezdi" demiyor bunun farkındayız değil mi?
gülüyoruz, şakalaşıyoruz, sosyal medya hesaplarımız hep fiyakalı. yardım seviyoruz, herkesin derdine koşuyoruz, sevdiklerimizi mutlu edeceğiz diye çırpınıyoruz, hizmet ediyoruz. bi kişi çıkıp soruyo mu? "nasılsın?" "onu bunu bırak sahiden nasılsın?"
sormaz- niye sorsun ki- gayret etmez ki kimse seni mutlu etmeye, çabalamaz kimse seni teselliye. bırak ödüllendirmeyi skimsonik bi takdiri bile çok görür insanlar sana - mutlusundur sen yüzün hep güler nasılsa
mutlu olmanın yolunun, mutlu gözükmek olduğuna inanırsın, neşeli davranırsın belli bi süre işe de yarar hiç yalnız kalmazsın mesela. varoluşsal kaygılara yalnızlık iyi gelmez ki-somurt bi gün, bak neler oluyo, bak bakalım yanında biri kalıyo mu. o kadar hızlı yalnızlaşıyorsun ki sıkıyosa gülme! bu yüzden mutlu numarası iyidir. çünkü kimse - anne- baba-arkadaş- dost- sevgili-evlat her kimse "gerçekten derdinin ne olduğunu" bilmek istemez, derdin olduğunu tahmin bile edemez hatta. o yüzden pes ettiğin gün- kaybolduğun gün en çok onlar şaşırır. keşke asıl sıkıntını paylaşabileceğin intibaasını verebilecek derin bir bağ kurmak için çabalasalardı seninle...
sözün özü cem i kişisel olarak tanımıyordum, çalıştığım yerde sıkça rastladığım biriydi. cem, her gördüğümde gülerdi ve birileriyle şakalaşırdı.
tanım: güler yüzlü ve hayat dolu bir insan.
joker the one1 profili
-
cem korkmaz