Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
fenerliyim. hakemmiş, faulmüş, uzatmaymış tamam da gol sahayı baştan sona geçen diagne'yi düşür(e)meyen rizeli futbolculara yazar. çek formasından ye sarıyı bu kadar mı zordu yani. hakem belki faulü bile kullandırmadan bitirecekti... şimdi ağlayın bol bol.
takım lider durumdayken tribundekiler maçta oyuncuları ıslıklar, diğeri 8. hafta maçını sezonun en kritik maçı ilan eder, sonra da yıllardır niye şampiyon olamıyor bu takım diye oturup ağlarlar.

sizin gibi salak taraftarı olduğu için şampiyon olamıyor fenerbahçe.
kamusal alandaki park yerlerine duba koyarak, hırsızlık yapan orospu çocukları bunlar...

çoğunun park yeri yok, mafya ayakları ile gaspettikleri yol kenarları var.

bizler önce adam olacağız, kendi park yeri olmayan mekana araç bırakmayarak. park mafyasını vale olarak tutan restoranlara gitmeyerek.
bir besiktasli olarak hayretler icinde kaldim. %100 faul var galatasaray lehine rizenin golunden once. bu kadar ahlaksizlik olamaz.

tanim: federasyondan aldigi emirleri yerine getiren musvette.

edit: adana demirspor macinda balotellinin son dakika attigi gole faul vermeyen de bu karaktersizdi. bu adamin niyeti cok belli.

edit 2: rize'ye gol attiracagim diye gs'ye attirmis olan gerizekali. neye niyet neye kismet allah'in sopasi yok iste. gs'nin hak ederek kazandigi mac.
ulan araba zaten istenmez. hadi bi hadsizlik yapmış istemişsin. adam da ayıp olmasın bunca hukukumuz var demiş vermiş. sonra bi de o arabayı geç verip üstüne ucuzlaştı falan diyosun. kardeşim ben olsam selamı sabahı keserdim net söyleyeyim.

bu bir görgü kuralıdır araba istenmez. at avrat silah!
sony ericsson w810i. kafamın hafif güzel olduğu bir gece evin balkonundan düştü. 3.kattan düştü bakın. bana mısın demedi gidip aşağıdan aldım. canım telefonum benim
görsel
yazarlardan gelen mesajlar doğrultusunda şunu da eklemek isterim ki; kendisi o döneme göre oldukça iyi bir hoparlöre ve ses kalitesine sahipti. özleyeni çokmuş (:
35 yaşında doktoraya başlamış biri olarak desteklediğim durumdur.
eğitim sisteminin basamaklarını mekanik şekilde çıkmış yeni mezun liselilere kıyasla misler gibi okur, hocalar tarafından çok daha ciddiye alınır, tabii eğer beklenen olgunluğu sergilerse. dersleri not odaklı dinlemez, algısı daha geniştir.

edit: anlatım bozukluğu
döve döve gol attırdı. her rizeli düsüsünde manasızca güldüm ya. çekilin ulan ayak altından der gibi kostu gitti.
--- spoiler ---

son bölümü gerçekten tam anlamıyla yarrak gibi olan bir dizi. herif seni 3 kere bıçaklıyor, elinde bıçak saplanık kalıyor ama sen adamı bileğinden ısırıp bir tokat atınca herif pert oluyor. hele hele bıçağı kulağının yanından yere saplamak, artist artist son adımı atacakken durup, geri dönüp, gel köyümüze dönelim demeler resmen hassiktir çektirdi.

ayrıca sen git bir sene boynca ne kızın kardeşine yardım et, ne pakinin ailesine yardım et, ne de her ne kadar orada baş düşmanın olsa da herifin annesine yardım et… anca ıssız adam triplerinde saçı sakalı uzat.

resmen ilk 6 bölümü süper olup sonlarda sıçıp batıran dizidir.

--- spoiler ---
cunku ictiginiz sigara, sigara degil saman. 2 yildir ulkeye gelememistim, bu kadar ucuz olamaz diyordum ki bi tane uzun marlboro yaktim. eskinin uzun maltepesinden bi farki yok.
edit başa: dogum gunum lan bugun benim. sabah uyandım bin tane mesaj; yok fakir, yok cahil; yok cahil köpek; yok aç köpek... az insan olun ya. klavyeden yazıyorsunuz diye karşıdaki incinmez mi sanıyorsunuz?

***

bence bir rezalettir.

bu konuda nasıl bir teknoloji henüz gelişmez anlamıyorum.

gidiyorsun, kimi usta 10bin daha götürür derken kimi diske dayanmış diyor.

plaka lambası arızalanınca iki dakikada bir kıçını yırtan arabam ise bu konuda sessiz.

edit: ben de biliyorum ses çıkınca değismesi gerektigini. ancak bazen ufak bir çakıl; kum tanesi, ıslanma bu seslere sebep olabiliyor. hatta bazı markalar konusunda oldukça cok sikayet var ses konusunda...

edit 2: tamam; anladık şu arabada var bu arada var ve ben fakirim; o yuzden benim arabada yok.

aracım astra j. sport+still paket. bu uyarı sistemi yok. klima full açıkken telefonum çaldığında klimayi kendi kisan; kapatinca eski haline getiren bu araçta balata uyarı sistemi yok. ne yapayım? ben alinca fakirim diye herhalde cikarttilar.
hani biz kötüydük ulan? hani biz baskıcıydık?

ellerine biraz güç geçince bu ülkenin kurucusu atatürk'e ve ona değer veren halka küfürler hakaretler eden, vergilerimizle maaş alan imamlar bunlar.

atatürkçüler ve biz islamcılar kutuplaşmasına giren, insanlara bu vaazleri veren yine bunlar.

neyse az bir ömrünüz kaldı, konuşun bakalım. siyasal islamcıların son çırpınışları, kendi kendilerini bitirdiler, kimse birşey yapmadı.
(bkz: vizontele fikri)

zamanında beyoğlu'nda yürürken ayhan ışık'ın arkasından "turist ömer turist ömer" diye bağırmış; ama ayhan ışık dönüp bakmamıştır bile. daha sonra kendince yaptığı değerlendirmede sadri alışık'ın arkasından da "ayhan ışık ayhan ışık" diye bağırsa sadri alışık'ın dönüp bakmayacağı sonucuna varmış ve şaşkınlığını "bunlar garip şeyler, işte sinema." diyerek ifade etmiştir.
arkadaşlar size kötü haberlerim var. aslında bunu ne zamandır yazmak istiyordum. bizim tabi olduğumuz yeni sistemde çalıştıkça ve prim ödedikçe çalışanların emekli aylığı düşüyor! neden diye sormayın ama böyle. isterseniz gidin bunu araştırın. ben bu gerçekle ilk yüzleştiğimde inanmak istemedim. çünkü kulağa çok saçma geliyordu. tam tersine çok çalışan ve prim ödeyen birinin daha çok maaş almasını bekliyordum. ancak bu sistemde öyle olmadığını gördüm. mesela ben bir gıda fabrikasında 15 yıldır işçiyim. sigortaya girişim 2007 yılından. e-devlet'e göre şu an emekli olsam 1400 lira emekli aylığım olacak. işin garibi ben çalıştıkça ve prim ödedikçe bu 1400 lira yukarı çıkacağına aşağı iniyor. 40 yıl çalışıyorum diyelim, finalde 400-500 lira aylıkla sap gibi ortada kalıyorum. 2008 yılında çıkan bu yeni sistemde sigorta başlangıç tarihinizin hiçbir önemi yok. isterseniz 1990 tarihi girişli olun. ocak 2008 tarihinden itibaren ödediğiniz ve ödeyeceğiniz primler gelecekteki emekli aylığınızı çöpe dönüştürmektedir.

aslında şimdi bile 900 lira emekli aylığı olan insanlar var. ama şimdi siz içinizden "hayır onların durumu başka. benim aylığım öyle olmayacak" diyorsunuz biliyorum. bende öyle diyordum çünkü. işte seneler geçtikçe bununla yüzleşeceğiz. lakin ömrümüzün en güzel verimli yılları geçmiş olacak. aslında tamamen boşuna çalışıyor ve prim ödüyoruz. sizler babalarınız yahut dedeleriniz gibi ortalama bir emekli aylığı ile yaşar gideriz sanıyorsunuz biliyorum. bende öyle zannediyordum çünkü. ama öyle değil işte. öyle olmayacak. işte bu, bizi yönetenlerin hepimize attığı en büyük kazıktır. şu meşhur kurbağanın pişme hikayesi var ya hani. işte o hikaye bu. milyonlarca insan sefalete koşar adım gittiğinin farkında değil. maalesef gerçeği ömürleri çöpe gittikten sonra öğrenecekler. bundan daha acı bir tablo düşünemiyorum.

konuyla ilgili bir uzmanın yorumu.
başıma bir şey gelmeyecekse beğendiğim dizi. hatta 2. sezonunu 1. sezondan daha fazla beğendim. karakterlerin ergen-olgun arası geçişleri bana farklı bir tat veriyor.

--- spoiler ---

kerem: sen öss de nasıl ilk 100'e girdin birader. edanın dediği gibi götü en sağlam adam sensin tabi millete sikerler sınavı demek kolay. böyle goygoycuları işledikleri güzel olmuş.

eda: ben kendisine "piç eda" diyorum. uzak durulması gereken kız tipi. "kafam karışık" kızı. veya "sen aslında iyisin ama..." kızı. normal adamı prozac bağımlısı yapar. bunu da işledikleri iyi olmuş gençler uzak dursun bu tiplerden.

osman: tamam kardeş gay değilsin anladık.

elif: gay turnusolu.

sinan: sana çok üzülüyorum ulan. senin hikayen fox tv de anlatılsa reyting rekoları kırarsın.

ışık: bence dizinin en sıcak karakteri. tam bir sevgi pıtırcığı.

okul müdürü necdet: dizi de en güldüğüm karakter.

kemal: sen tam bir ke-malsın

burcu: kişilik karmaşı içinde olduğu bir çay suyu koyup bir şarap içesinden anlaşılıyor. kripto kezban.

--- spoiler ---
türk ulusçuluğu için. türk ulusu'nun gelişmesi için. torunlarımızı arap kultur emperyalizmi'nden kurtarmak için. bağımsızlık için. 1. dünya savaşı'nda çoğu şehit olan dedelerim için.

ve en çok da atamın mirasına sahip çıkmak için.

türk için, türkçülük için ben seve seve canımı veririm. bana bunun için öbür dünya diye olmayan bir yeri vaat etmenize gerek yok. bu değerler için çalışmak, bu değerlere bir katkıda bulunmak ve bunu bilmek benim için en büyük ödül olarak yeter de artar bile.

ayrıca siz burada nutella için filan yazarak eglenmissiniz ama ulu önder mustafa kemal atatürk de ateist olup olmadığı kesin olmasa bile en azından kesinlikle non-teist (dinsiz)di. din ile ilgili sözleri bunu açıkça gostermektedir. ve kendisi bu toprakların gördüğü en kutlu savaşçıdır.
bu ülkede kadın olarak hiç alakan olmasa da iki erkek kavga edince tecavüzle tehdit edilen hep sen olursun. bir kere olsun bu şerefsizler karşıdaki erkeğe bir şey demezler. ya adamın karısına ya kardeşine ya eşine küfrederler.
türk hukuk sisteminde avukatlar evrak takipçiliği yapmaktadır. filmlerde izlediğiniz amerikan adalet sistemi gibi hakimi hukuka teşvik edici savunma sistemi yoktur. avukat dilekçe yazar, harç yatırır, davaya girer hakim ne derse yapar ve çıkar, sonucu lehinize değilse bir üst mahkemeye dilekçe yazar veya yargıtay'a gönderir ve uyap'tan takip eder…. türkiye'de avukatların uzmanlık alanı icra ve boşanma dosyalarıdır. eskiden adliye kapılarında bekleyen arzuhalciler daha etkiliydiler… şu an birçok hukuk bürosunda da avukat olmayan elemanlar bu işi çok da iyi yapmaktadır. avukat sizde para olduğunu anlarsa bide ona karşı kendinizi “savunma”k zorunda kalırsınız.
bu adamlar müslüman olmadığı için cehennemde yanacak, bizim müslüman ve diniyle bütünleşik ama iş etiğinden yoksun, kara parayı anasının helal sütü gibi kendine hak gören patronlarımız cennete gidecek öyle mi? güzel taktik ama tutmaz bu.
eşiyle arasındaki yaş farkını görünce birçok kişinin kıskançlıktan göt olduğunu zanneden yazarları görmemizi sağlayan durum.
ahahaha yemin ediyorum bu tertemiz kafayla yaşamak çok güzel lan. dünya dümdüz. herkes bizi kıskanıyor. tüm yangınlar mumdan çıkmış.
(bkz: mumdan çıkmış yangın)

edit: oha başlık sahibinin kafası daha güzelmiş.
10 metrekare evlerde tek başına yaşıyor insanlar. bu talep ediliyor ki bunu üretiyorlar. neyine şaşırdınız bu kadar?

türk kafasıyla japonya değerlendirmek de bi garip. amerika'da sikko b segment araba yok, olanların en düşüğü 2000 motor. türkiye'de niye böyle değil? ona da şaşırıyordur bu kasalar kesin.

edit: imla
youtube izlenilen saati ülke nüfusuna bölerek en çok vakit geçiren ülkeyi bulmuştu. ülke türkiye çıktı haliyle.

konudan sapmak gibi olmasın ama sebebi tamamen ekonomik.

elin gavuru okuldan/işten sonra gezecek/görecek paraya sahip olduğu için, yatmadan takılıyor bu uygulamalarda.

bizde malesef insanlar eve tıkılmış durumda. bu yüzden de tek eğlenceleri sosyal medya oluyor haliyle.
baba oğula, kardeş kardeşe araba vermiyor ancak vale diye ne olduğu belirsiz tipler bizden anahtar bekliyor, çok enteresan.

adam yolda birini ezse, inkar eder ve yıllar boyu uğraşıp durursunuz. arabanızdan bir şey çalsa kanıtlayamazsınız. arabanıza uyuşturucu paketi atsa kendinizi aklayamazsınız.

vale, değnekçiliğin cilalanmış halidir.

vale “hizmeti” yasaklanmalıdır.
sen ne kadar alfa ne kadar maskülen sen ne kadar güzel bakan sen ne kadar akıllı sen ne kadar seksi savcı sen ne kadar tok sesli sen ne kadar aşk sen ne kadar kapı omuzlu kolon kollu sen ne kadar alev sen... (bkz: kaan urgancıoğlu)