sevgili fenerbahçeliler, inanın sizlere sataşmak gibi bir gayem yok ama bu adamın tıpkı
hamza hamzaoğlu gibi,
ertuğrul sağlam gibi yabancı sınırı döneminin ekmeğini yiyerek şampiyonluk yaşamış vasat hocalardan biri olduğunu görememeniz çok üzücü. ersun yanal efsanesini doğuran, 2013-2014 sezonunda oynattığı o inanılmaz oyunun "çok adamla cezasahasına girin, gökhan'la caner topu içeri şişirsin biriniz kafayı çakar zaten" mantığına dayalı, rakibi fiziksel olarak ezemeyince tıkanan, son derece ilkel bir oyun olduğunu ve ortada taktiksel açıdan hiçbir halt olmadığını artık görmeniz gerekiyor. "tarlamın üstünde uçan ufo gördüm" diyen köylüler gibi görmek istediğinizi görerek kendinizi kandırıyorsunuz.
2013-14 sezonunda bu ilkel oyun işe yaradı çünkü o sezon türk takımları maç kadrosuna en fazla 6 yabancı alabiliyordu, en iyi yerliler de zaten galatasaray ve fenerbahçe'deydi. sezon başında çok iyi bir fizik yüklemesi yapılmış olan dirk kuyt, moussa sow, pierre webo gibi üst düzey oyuncuları durdurmak için mustafa yumlu'dan, ibrahim kaş'tan, giray kaçar'dan medet uman anadolu takımları elbette fenerbahçe'ye karşı direnemiyordu. galatasaray bir yandan şampiyonlar ligi'nde oynadığı için anadolu takımlarına karşı puan kaybederken fenerbahçe tek kulvarda oynamanın avantajını iyi kullandı, anadolu takımlarını süpürerek şampiyon oldu.
ama madalyonun öbür yüzünde, fenerbahçe arsenal'e karşı oynadığı 180 dakika boyunca 5 gol yiyip bir gol bile atamıyordu, ki bir sene sonra slaven bilic'in beşiktaş'ı aynı arsenal'i neredeyse eleyecekti. fenerbahçe o sezon oynanan derbilerde toplam 9 puan toplarken galatasaray 15 puan topladı. ki bundan bir önceki sezonda aykut kocaman'ın derbi karnesi 10 puan, bir sonraki sezonda ismail kartal'ın derbi karnesi ise 11 puandı, 2013-14'teki fenerbahçe ikisinin de altında kalmıştı. kısacası ersun yanal anca türkiye ligi'ndeki anadolu takımlarına karşı işe yarayan bir oyun oynayarak şampiyon oldu. yine de şunu söylemek lazım, eğer ersun hoca aziz tarafından kovulmasa, çok büyük ihtimalle 2015 şampiyonu da fenerbahçe olurdu ve dördüncü yıldızı galatasaray'dan önce takardı.
ama 2015'te yabancı sınırının kalkmasıyla beraber ersun hocanın fizik üstünlüğü kozu ortadan kayboldu. çünkü artık her takımda fiziksel olarak güçlü yabancı oyuncular, beygir gibi koşup kontratağa çıkabilen kanatlar vardı. ersun hoca 2016-17 sezonunda trabzonspor'un başındayken bir sürü transfer yaptırdı, kucka ve joao pereira hariç hiçbiri tutmadı. fiziksel olarak güçlü ama yeteneksiz hücum oyuncuları, kağnı gibi ağır stoperler aldırdı. fenerbahçe'deki gibi defans oyuncularını ortasahaya kadar çıkarıp yugoslav faulüyle kontratak keserek başarılı olmaya çalıştı, fakat artık devir değişmişti. artık anadolu takımlarındaki stoperler hava toplarında bok çuvalı gibi yere yığılmıyor, kanat oyuncuları bir omuzda dağılmıyordu. bir türlü istenilen sonuçları alamayan ersun hoca sonunda iç sahada alanyaspor'dan 6 gol yedi ve o maçla beraber trabzonspor kariyeri sona erdi.
aslında o gün ersun yanal'ın seviyesi açık bir şekilde ortaya çıkmıştı ama fenerbahçe taraftarı duygusal davrandı, mantıksız bir şekilde ersun yanal'ın fenerbahçe'ye dönmesi için ısrar etti. sonuç olarak tıpkı trabzonspor'daki gibi ekseni etrafında dönünceye kadar üç defa çalım yiyen stoperler aldırıp onları ortasahaya kadar çıkararak hücum etmeye çalışan, galatasaray'ın kapıdan kovduğu tolga ciğerci'yi sırf fiziksel olarak güçlü diye 4-2-3-1 kanadı olarak ilk 11 oynatan, geldiği günden bu yana 23 milyon euro bonservis ödeyerek 16 yeni transfer yapan
**************** ama doğru dürüst bir stoperi ve sol beki olmayan bir takım yarattı. bu sene fenerbahçe aleyhine çok düdük çalındığı doğrudur, ama ersun yanal da yapabileceklerinin çok çok azını yaptığı için açık bir biçimde başarısız olmuştur.
ortada arthur zico gibi inanılmaz işler başarmış bir hoca dururken, ersun yanal'ın efsane olarak anılmasını ve fenerbahçe taraftarı tarafından yıllar boyunca hasretle beklenmesini hayatım boyunca çözemeyeceğim sanırım.