kemal beyin seçimi kazanması halinde ottawa sözleşmesinden çıkılmasını önereceklerini söylüyor. bu sözleşme neyi ifade eder, yazmıştık, bilmeyenler için yineleyelim.
eskiden, yani akp'den önce, türkiye-suriye arasında tüm sınır hattı boyunca mayın döşeliydi. mayınlar arası geçiş bölgelerinde de sınır devriyesi olurdu. 1999 senesine gelindi. ortada hâlâ akp yok. 1999'da mayınların temizlenmesine yönelik ottawa sözleşmesi imzalandı. sözleşmeye göre taraf devletler sınırları içindeki kara mayınlarını belli bir süre içinde temizleyecekti.
tsk dönemin hükümetine brifing verdi. ortadoğu'nun dibindeyiz, sınırları arasında çiçekler olan ülkelere öykünüp de mayın temizlemeyin dedi. dolayısıyla türkiye sözleşmeye senelerce imza koymadı. sonra 2002'ye gelindi. artık ortada akp vardı.
kasım 2002'de akp iktidara geldi. iktidara geldikten sonra 2003'te ilk olarak iki şey yaptı.
-12 mart'ta ottawa sözleşmesini imzaladı.
-21 mart'ta ırak tezkeresini meclisten geçirdi.
görsel(ikisi birbirini tamamlayan düzenlemelerdir)
ampulizm ottawa sözleşmesini imzaladı ama mayınları hangi şirket temizleyecek? şu allah'ın hikmetine bakın ki mayın temizleme teknolojisinde tekel durumda olan bir ülke var. israil.
yasa hazırladı akp. yasada dedi ki mayınları temizleyecek şirket 44 yıllığına o bölgede tarım yapacak. muhalefet yasanın iptali için anayasa mahkemesine gitti. mahkeme dedi ki tamam, sözleşmeyi imzaladın, ihaleyi de verdin, mayınları temizleyeceksin ama 44 seneliğine araziyi israil'e verme. yasanın o kısmını iptal etti.
görsel neticede mayın temizlenmesi için hukuki hiçbir engel kalmadı.
sonrası herkesin malumu. 8 milyon suriyeliyi ülkemizde bulduk.
suriye'de savaş çıkacağı ta o yıllardan belliydi. suriyelilere etnik temizlik yapıldığında türkiye'ye göç edebilsinler diye bu mayın temizleme sözleşmesi imzalandı. peki suriye'nin kuzeyi suriyelilerden temizlendi de ne oldu? pkk'ya devlet kurabilmesi için alan açılmış oldu. temizlik bunun için yapıldı. bugün ypg'nin kontrol ettiği bölge bunu ifade eder. akp bu büyük ortadoğu projesinin türkiye ayağında çalışmak için iktidara getirildi. her iki düzenleme de bu olabilsin diyedir.
pkk dedik, ancak artık pkk'nın yerini ypg/pyd almış durumda. örgüte katılmak isteyenlere ypg'nin işaret edildiğini ve teröristlerin ypg'ye yönlendirildiğini biliyoruz.
her ne kadar kürt devleti arzu edilse de arapların da içinde olacağı bir kaotik yapı inşa edilmeye çalışılıyor. çünkü bölge ne tam kürt ne de tam arap. ingiliz diplomat arap ayaklanması zamanında yazdığı mektupta bunu belirtiyor.
görsel ve sınırımızda olduğu için bizi de tehdit ediyor.
1915'te, kahire'de, ingiliz generallerin, birinci dünya savaşı sonrasında büyük arap imparatorluğu için yaptığı planlarda ve çizdikleri haritada, sözde imparatorluğun kuzey sınırını mersin-adana-maraş hattı olarak belirlemelerinin sebebi bu. bugün tam da bu illerimizde demografinin değişmesinin sebebi de bu. o döneme dair asker ve diplomat lawrence'ın çizdiği arap ayaklanmasının haritası.
görsel sınırımızda ve ülkemizde yaşanan felaketlerin en az 100 senelik bir geçmişi var.
meşhur sykes-picot anlaşmasının ingiliz tarafını temsil eden asker ve diplomat mark sykes, darü'l islam adlı kitabında şöyle yazar: "ülkesi için canını feda etmeyecek çok az türk vardır. ülkesini içinde bulunduğu dahili çürümeden kurtaracak da çok az türk bulunur."
t: özdağ, gerek bu tarihi önümüze koymasıyla, gerek her uyarısının doğru çıkmasıyla, gerekse de suriye tehdidini herkesten önce fark edip yazmasıyla, türk milleti için ülkesini dahili çürümeden kurtaracak akla sahip az sayıdaki kişiden biridir.