Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
Bu listedeki 17 entry, kaynaktan kaldırıldığı için gösterilmiyor. Detay: yasal not.
10 lira verince pislige razi olmamiz gerektigini savunan insanlar yuzunden politikasinda herhangi bir degisiklige gitmeyecek, turkiye'ye yakisir sekilde yonetilen bir burgercinin vurdumduymazligidir.

debe editi:
biliyorum bundan hoslanmayanlariniz var; hatta laf aramizda ben de kanzuk'un yaptigi ankette debe editi yapanlar listeden ciksin mi? sorusuna "ciksin"i demistim.
(bkz: #51859779)
ama su an anladim ki bazen daha cok insana sesinizi duyurabilmek icin bu edit gerekiyormus.

kendim için bir şey istiyorsam namerdim; lutfen ulkemizde akepe ve tayfasinin yaptigi adaletsizlige,

sevim tanürek'in katiline,
50 kg esrarla yakalanan kişinin içiciyim demesine,
mobese ihalelerini unakıtan'ın kızlarının almasına,
mehmet cengiz'in vergi borcunun silinmesine,
sivas katliamı davasının zamanaşımına uğramasına,
kabataş yalanına,
sigortalı olmayanların 213 tl ödeme zorunluluğuna,

ve bunun gibi daha bircok serefsizlige gereken ilgi ve tepkiyi gosteren siz guzel insanlarin*, mumkunse su konuyla da ilgilenmesini rica edecegim.

(bkz: cem garipoğlu'nun suç ortakları)

simdiden tesekkur ederim.

-------------------------------

not:
izninizle is yerinde cani sikilanlar icin zihin acici bir yazi da ilistirivereyim:
(bkz: tam kontrol reçetesi)
istanbul'da kalan tek güzel şeyin de içine etmeyi başarmış vapurlardır. bunu da ancak istanbul'lu olmayan yöneticiler yapardı zaten. bakın nereli olduklarına? hepsi istanbul dışından. kadıköylü, beşiktaşlı, arnavutköylü, beykozlu, sarıyer'li, emirgan'lı var mı? yok!
nerede o açık hava güvertesi ? hayvanlar
mıyız biz?
tır mıyız?
araba mıyız?
hava almak için karşıya geçmek diye bir şey duymadınız mı? hep audi a8l 'de gezmekten bilemezsiniz siz tabii.
allah belanızı versin bu kadar açık söylüyorum.
zevksizliğiniz, düşüncesiz öküzlüğünüz, estetiksizliğiniz, bütün gelişmemiş ülke insanı kafanız boğazın sularına batsın.
şunu iyi anlayın zor anlarsınız ama olsun:
biz hızlı filan geçmek istemiyoruz karşıya, yavaş yavaş hava alarak geçmek istiyoruz.
biz konferans salonu koltuklarında oturmak istemiyoruz, tahta sıralarda oturmak istiyoruz.
klima istemiyoruz lan, boğazın kendisi klima aptallar!
televizyon istemiyoruz, televizyon ne ki? biz boğazı seyretmek için biniyoruz o vapurlara
filtrelenmiş hava değil, boğaz havası almak istiyoruz.
bunları yaparken de gazetemizi okuyup, çayımızı içmek, fotoğraf çekmek istiyoruz.
bu kadar yaşadığın şehirden habersiz insanlar bizi nasıl yönetir, buna nasıl izin verdiniz?
şimdi bunları savunanlar da çıkar, işte onlar helak olmaya doğru bizi götürenlerdir.

edit: yazım hataları
oturdum, çayımdan bir yudum aldım ve arkama yaslandım... gözlerimi kapadım ve "iyi ki galatasaraylıyım" dedim...

ardından gözlerimi açtım, kupam yok... onu da almış...

debe edit'i: (bkz: minik gülce için yardım kampanyası)
ısmail kucukkaya nin sordugu bir soruya;
"kurtler bana sadece kurt oldugum icin oy veriyorsa, vermesin. ayni sekilde bir turk de, kurt oldugumdan oturu vermemezlik etmemmeli. cunku siyaset etnik kimlikler uzerinden yurutuldugunde irkciliga kadar varir. bu da demokratik bir tutum olmaz"

minvalinde anlamli bir cumle kurarak secmeninde nicelikten ziyade, nitelik de aradigini belirtmis oldu.

seviyoruz baskan.
buyuk insanlik kazansin.
isviçre'li bilim adamları sabah öten kuşların cıvıltılarını yavaşlatıp dinlemişler ve kuşlar seri bi şekilde "allah-u ekber" diyorlarmış desem bütün akp'liler inanır..ama yüzlerce ses kaydı bulunan hırsızların delillerle,kanıtlarla ülkeyi soyduklarına inandıramazsın..
niye tepki yağıyor onu anlamadım ben.
cumhurbaşkanından,hükümetine,muhalefetine kadar toplumun büyük kesimi bu halkın yasal,demokratik temsilcisi olan parti meclise giremesin diye propaganda yapıyor.

adamlar gerilla mücadelesi verir ''gelsinler mecliste haklarını savunsunlar silah çözüm değil bunların amacı bölücülük!!!111!!1'' dersin.

silahlı mücadelede geçici ateşkes sağlanır,legal temsilciler siyaset sahnesinde hak aramak ister ''bunlar terörist,akpyle anlaşıyorlar,hdp diye bişey yok aslında hepsi pkk,bunların amacı bölücülük!!!111!!!1!!'' dersin.

türkiyenin bir karar vermesi gerekiyor.başta kürt halkı olmak üzere bütün ezilen ulus ve sınıflar;legal zeminde mi siyaset yapsın,yoksa silahlı mücadeleye devam mı etsin?

eğer kana susayan bir vampir değilseniz,ilk maddeyi desteklemeniz ve bu yolda uğraş vermeniz gerekir.yok eğer kan çığırtkanıysanız,zaten konuşmanın,sözün,kelamın değeri yok,cehaletinizde boğulun.bir de tepki yağdıranlardan olun.

debe editi:siyasi görüşünüz ne olursa olsun sandığa gidin ve sandığı koruyun arkadaşlar.8 haziran'da daha güzel bir türkiye'ye uyanmak dileğiyle.
ikisi de kadın, ikisi de ekonomist, ikisi de siyasetçi diye tansu çiller'le benzeşim kuruyorlar ya,
ikisi de erkek, ikisi de hukukçu, ikisi de siyasetçi diyip, doğu perinçek'le obama'yı aynı kefeye koyim,
hatta ikisi de erkek, ikisi de adanalı diyip, yaşar kemalle, fatih terim'i kıyas ediyim
hatta ikisi de sarı, ikisi de mersin'de var, ikisi de güneşi sever diyip, muz ve limondan bahsediyim.
ama en son tabiat ana öküzü yaratmış, sana ne gerek vardı diye sorabilir miyim
ben değilim. ama bakkal ile başka bir anım var onu anlatacağım, 1.5 yaşında annem beni bakkala yollar yumurta al gel der, ben de gidip 1 adet yumurta isterim. bakkal da tanıdık bir tane vermeyeyim daha çok vereyim der ben ille de bir tane olacak diye inatlaşırım. olurdu olmazdı en sonunda ağlamaya başlarım. millet başıma toplanıp beni teselli etmeye çalışır, en sonunda elimde bir adet yumurtayı yaşlı gözlerle eve götürürüm.

öyle de annemin sözünden çıkmayan bir insanım, bir tane dediyse bir tane.

edit: panik yok bakkal yakın ve tanıdıktı, anam da alışayım diye yollarmış. yürümeye başladığım andan beri bakkala yollanıyorum lan ben.
malum bu sezon uefa bonuslara zam yaptı, şampiyonlar ligi artık servet değerinde. futbolda transfer sezonuyla, game of thrones'un bu sezonki en sağlam bölümü denk düşünce, insan takımına bir 11 seçerken ister istemez, westeros'tan olsun, duvarın ötesinden olsun takviye yapmak istiyor. vira bismillah, benim 11'im bu:

kaleci: giant

sağ bek: ramsey snow
sağ stoper: the hound
sol stoper: the mountain
sol bek: bronn

orta saha: jorah mormont
orta saha: brienne of tarth

sağ açık: jon snow
10 numara: white walker (c)*
sol açık: jaime lannister

santrfor: khal drogo

diziliş: 4-2-3-1

----

teknik direktör: stannis baratheon
yardımcı hoca: davos seaworth

----

başkan: ned stark
futbol şubesi: tywin lannister
idari menajer: tyrion lannister
basın sözcüsü: daenerys targaryen
transfer komitesi: petyr baelish
scout: lord varys

----

arkadaşlar savunmamız ağır, ama çok sağlam. kalecinin uzun bacakları nedeniyle yerden sıkıntı olursa, hodor'u 11'e alabiliriz. bronn'ın sol bekte ne işi var diye soran olursa, sol öndeki jaime kankasıyla o koridoru çok iyi kullanabilirler. sağ bek ve sağ öndeki 'piç' snow'lar oyunu iki yönüyle de oynayarak rakiplerin sol tarafını darmadağın edebilirler.

orta sahanın göbeğinde yine iki sağlam isim var. brienne fifa'dan izin alabilirse takıma girebilir. ama arada kaynatsak da kimse çakmaz zaten. isveçli dersiniz ortamlarda. sir jorah da tecrübesiyle takıma seviye atlatacak cinsten.

10 numaramız akgezer reis için söylenecek söz yok. bize iş bitirecek, 90 dakika sahada görünmese bile, tek bir vuruşuyla oyunun gidişatını değiştirecek bir adam lazımdı. sanırım akgezer reis bu görevi layıkıyla yerine getirecektir.

golcü konusunda drogo'yu tartışmasız tek geçiyorum. evet bencil, evet vurdumduymaz, ama özünde tatlı bir kalbi olduğunu biliyoruz. arkasındaki bu tecrübeli isimlerin itici gücüyle ağları bol bol havalandıracaktır.

hocamız da iyi. bizim tiki takalarla işimiz yok. stannis reis de, tıpkı bir fatih terim gibi 90 dakika hücum, hadi evlatlarım taktiğiyle bizi başarıya götürecektir. fren gereken yerlerde sir davos'un yerinde müdahaleleri avantajımız olacak.

ned stark başkanımız, biraz duygun yarsuvatvari olarak, iyiliği temsil edecek. takımı sempatik hale getirecek. asıl işi bitiren adam ise baba tywin olacak. bu işlerin piridir kendisi malum. tyrion sempatik tavırlarıyla takım ve yönetim arasında köprü kuracak. targaryen kızımız hem medyayı hem de taraftarları güzelliği ve temiz kalbiyle etkileyecek, pr çalışmaları yaparak olumlu bir takım tablosu çizecek. federasyon, tahkim, pfdk ve mhk gibi oyunun kaderini belirleyen kurumlara sızacak adamımız tabii ki lord baelish. onun varlığı çok kritik. oyuncu arama tarama ekibinin başında da elbette eski kulağı kesiklerden varys olacaktı.

ve stannis hocamızdan, futbolcularımıza gelsin:
"kazanacaksınız. kazanmak için uğraşacaksınız, ama netice ne olursa olsun siz benim gönlümde hep kazandınız hep şampiyonsunuz, ve öyle kalacaksınız. allah yardımcınız olsun!"
--- spoiler ---

you know nothing jon snow demesin artık kimse , jon yabanilerin 20 kabilesini de bir arada gördü, devler, mamutlar,warglar gördü; karakale savunmasında thenn lideri öldürdü; çetinocakta white walker öldürdü; ormanın çocukları dışında surun kuzeyinde kalan herşeyle görüştü ve dövüştü; önce milli oldu sonra sevdiğini surun kuzeyine gömdü(yaktı) . herif s05e08'de tezini verip lisansı bitirdi. sırada yüksek lisans var; night king açık açık kaydını aldı zaten.
--- spoiler ---
1) gezi'de sokaktaydım ve eylem için sokağa dökülen insanların profilini bizzat gördüm. bunlar arasından (pek çoğu kışkırtıcı ajan) binde biri geçmeyecek bir kısmın yaptığını, tüm gezi'ye maletmeye çalışmadılar mı? tamamımız "vandallar" olduk. güney doğu'da haklı bir dava için sokağa dökülen insanların da tamamını terörist ilan ederken bunu bir düşünün.

izmir'de başbakan'a işaret yaptı diye evinden alınan ev kadınını hatırlayın. onun gibi yüzlercesi güney doğu'da evlerinden alındılar. ama izmirli kadın evinde döndü. oysa güney doğu'da kaç tane asit kuyusu var hiç kimse bilmiyor.

2) trt'den başka kanal olmadığı günlerde, devletin tüm resmi organları tarafından yaratılmış bir algı söz konusu güney doğu konusunda. oysa orada dökülen kanda, hiç bir eğitimi olmadan gencecik insanları dağa süren, kafatasçı zihniyetle kürt köylerine saldıran hatta bilfiil provokasyon için pkk kılığında eylem düzenleyen derin devletin de bir o kadar belki daha fazla sorumlu olduğuna ancak yeni uyanıyoruz.

3) üstelik her kin günü geldiğinde unutuluyor. bunu ingiliz yapıp sivilleri katleden ıra'yla el sıkışırken, bunu irlanda'nın değil kendi çocuklarının esenliği için yaptı. bırakın artık martaval okumayı: http://www.bbc.co.uk/…/130115_peace_process_8.shtml

bana lütfen artık "çocuk katilleri" argümanıyla gelmeyin:
404 file not found.

aşırı yakışıklı olsanız her konuda gereksiz fikirlerinizi belirteceğiniz ve kimi zaman da karşı cinse ayar veren uzun girilerde bulunup sonra mesaj kutusundan ümitsizce am dileneceğiniz bir platformda ömür çürütür müydünüz? lol.
sene olmuş 2015, hala lut diyor, helak diyor.

al bak helak olan toplumlara:
hollanda, belçika, ispanya, danimarka, norveç, isveç, portekiz, izlanda, fransa, birleşik krallık, lüksemburg irlanda, kanada, abd, arjantin, uruguay, brezilya, güney afrika, yeni zelanda,

bu ülkelerde tamamen veya bölgesel olarak eşcinsel evliliği yasal.

yine şu ülkelerde de, tamamen veya bölgesel olarak, kayıtlı birliktelik yasal:
andorra, avustralya, kolombiya, hırvatistan, çek cumhuriyeti, danimarka, finlandiya, fransa, almanya, macaristan, izlanda, israil, lüksemburg, yeni zelanda, norveç, portekiz, slovenya, isveç, isviçre , ingiltere. arjantin, brezilya, meksika

sonra da al şuna bak. bir tane altımızda olan ülke var mı bir bak bakalım? dünyadan herhangi bir insanı al ve listedeki ülkelerde mi yoksa türkiye'de mi yaşamak istersin diye sor bakalım; kaç tane türkiye yanıtı alacaksın?

sizin ben zihniyetinizi sikeyim. size inananın da aklını, mantığını sikeyim.

ek: o gazla hızlıca buldum yazdım falan da, şaka maka içinde insani gelişmişlik endeksi geçen entry girdim lan ben! hey gidi... babama falan haber vercem şimdi, gurur duysun oğluyla.
ortalama bir dindar birey olarak söyleyebilirim ki son zamanlarda ciddi manada artış gösteren durum. öncelikle belirteyim, tabi ki bütün dindarlar için söylemiyorum. ama karşılaştığım tipler malesef beni bu düşünceye itti. yalan, hırsızlık, israf, iftira büyük günahlar bunlar ama malesef ülkemizde sıradanlaştılar itibar adına. en son dikkatimi çeken ise biraz daha farklı. (bkz: akit'ten can dündar'a karını sattın iması). arkadaş bu nasıl bir çirkinliktir. adamla istediğin kadar uğraş tamam, siyaset yapıyorlar derim, çok da anlamadığım bir mesele olduğundan fazla üzerinde durmam. ama sen karısına nasıl dil uzatırsın ya. ki o kadın inandığın islam dinine göre değerli bir varlık. namazını kılar orucunu tutarsın, dinin diğer vecibelerini yerine getirirsin ama nasıl olur da bu tip bir üsluptan kaçınmazsın aklım almıyor. ondan sonra biriz beraberiz. ben inanmıyorum. bu memleketin insanı birbirini sevemeyecek, bu zihniyette insanlar kendilerine çeki düzen vermeden. allah aşkına kendinize gelin, değer mi tüm bu çirkinliğe? son olarak (bkz: gerçek islam gerçekten bu değil)
araplar cezayir gibi bir sömürgeye karşı mücadele verseler suriye'ye silah gönderilmesi ile bir tutabilecegim hadisedir efenim.
ama araplar yıllardır bagımsız olan devletlerini sömürgeleştirmek ve kendi halklarını din ve mezhep ugruna katletmek ugruna silah alıyorlar. ve biz de buna bu başlıgın ilk entrysinde söylendigi gibi ortak oluyoruz.
bunu suriye meselesi ile bir tutmak biraz da silah gönderilmesini kabul etmek olmuş oluyor.
silahların kime gittigi ve kimleri katlettiği de belli zaten. türkmenlerin silahı olsaydı durumları böyle mi olurdu acep?
emekçi düşmanı,
alevi düşmanı,
kadın düşmanı,
kürt düşmanı,
lgbt düşmanı,
ermeni düşmanı,
ateist düşmanı....

ben yazmaktan yoruldum. sırtımı döndüğüm bu adam, kin beslemekten ve yalan söylemekten yorulmadı. yaşamı zor. gerçekten çok zor. düştüğü çamurda "fitne" aramak gerçekten acınası durum. benim hiçbir kitabımda bu denli nefret yazmıyor.. "bana uzak allah'a yakın ol" bile diyemiyorum, gelmiş geçmiş tüm tanrılar senden utanırdı.
veletler kullanınca neyse, dürbünlü tüfeğimi alıp fazla sinirlenmeden profesyonelce işimi görüyorum, ama gayet ciddi durumlarda koca koca insanlar tarafından kullanılınca iş kişiselleşiyor, baba yadigarı rambo bıçağının olduğu çekmeceye yöneliyorum.

(not: evet, babam rambo)
size bir hikaye anlatacağım, bunu fuat avniyle mi bağdaştırırsınız, bazı maaşlı satılık orospu çocuklarıyla mı o sizin bileceğiniz iş.

bir ülkenin sıradan bir semtinin sıradan bir sokağında, bir apartmanda sıradan bir aile yaşarmış. bu ailenin evine hırsız dadanmış. aile hırsızı polise şikayet etmiş, ama polis de hırsızlardan yana olmuş. mahalledeki bir takım orospu çocukları ise sen neden kendi evine sahip çıkamıyorsun kardeşim, demir kapın var hem, hırsızlık imkansız demiş. evet hikaye bitti arkadaşlar.

şimdi madem sandıkta müşahit olmuşmuş da hırsızlık çok zorzormuşmuş da... adama sorarlar ankara'da, bu ülkenin başkentinde mansur yavaş gökçek'i yakaladığında ve geriye çankaya ile yeni mahalle oyları kaldığında ne oldu da 3 saat veri akışı kesildi?

bak çok basit bir soru soruyorum ruhunu siktiğim. çok basit. cevabı çok basit. türkiye'nin göbeğinde ne oldu da 3 saat veri akışı kesildi. sonra açıldığında melih amcamız 100 de 2 öne geçmiş oldu. bir bana bunu anlat. hırsızlık imkansız masalını sonra anlatırsın.

bu orospu çocuklarının bunlara cevap veremeyeceğini biliyorum da bilmeyenler için yazalım son seçimde 10 farklı sandıkta hırsızlık yapıldığı belgelendi. belgeli yani. bağcılarda, ankara'da... mahkeme ile sabit. işte hırsızlık bu kadar zor. tabi ki hırsızlığı yapan tek parti. hangi parti olduğunu da hepimiz biliyoruz. işin en güzel kısmı da o zaten.
evi arayıp, evdeki yaşlı insana, "polis olduğunu, ilçede kuyumcu soyulduğunu, kuyumcuyu soyan çarşaflı kadının kimlik düşürdüğünü, kimliğin aradığı kişiye ait olduğunu, eve polis geleceğini ve evdeki altınları arayıp, el koyacağını" söylemiş olan dolandırıcının telefonu.

bu iti, emniyet binasına gidip polise şikayet ettim, ancak sizin de başınıza gelebilir diye buraya yazıyorum. bu dolandırıcı itin telefon numarası internet'te kayıtlı olsun. geri arandığında ulaşılamıyor diyor. emniyetteki polis de zaten, "bu tiplere siz değil, onlar size ulaşabilir" dedi.

bu it, polisim diyerek yaşlı insanları dolandırmaya çalışıyor. nasılsa artık, aradığı kişinin kimlik ve adres bilgilerine de sahip. senin, benim gibi adamlar yemez, ancak siz evde yokken annenizi, anneannenizi, halanızı, teyzenizi, dedenizi, vb. dolandırabilirler.

ilçe emniyeti bir şey yapamam diyor. buradan türkiye cumhuriyeti savcılarına ve bu telefona servis hizmeti veren şirkete sesleniyorum; bu telefonun sahibinin peşine düşün, insanları dolandırmadan yakalayın. telefonun sinyal verdiği yeri tespit etmek, şahsa ulaşmak zor olmamalı.