"ben avukat tutmadım kazandım, kaynım da kazandı gayet. alt tarafı bir dilekçe zaten. bir şey yaptıkları yok. bir soru soruyoruz ona bile para istiyorlar" diyen arkadaşların yaptığı tam olarak avukatlık mesleğini küçümsemektir. bu her meslek için geçerlidir. bayılıyorum böyle insanların özgüvenine. aynısı diğer tüm meslekler için de geçerlidir.
geçen gün bir tanıdığıma zayıflamaya çalıştığımı ve bir online diyet programına başvuracağını söyledim. bana cevaben "aman boşuna diyetisyene para verme gel ben seni zayıflatırım"dedi. bu da diyetisyenliği küçümsemektir. bunu söyleyen kişi de yıllardır kilo almaya çalışan birisi mesela.
bu tam olarak sizin aldığınız eğitimi, tecrübenizi küçük görmektir. sebebi şark kurnazlığıdır.
avukatların egosu, ukalalıği diye linç yicem büyük ihtimalle ama avukatlık kalifiye bir meslektir, aldığınız hizmet de kalifiye bir hizmettir. dolayısıyla bunun bedeli de yüksek olacaktır. tabi ki davalarınızı avukat tutmadan da takip edebilirsiniz, bunda hiçbir engel yoktur. avukat ile temsil zorunlu değildir. ama bunu yapmak için dahi arkadaşınızın, eniştenizin, baldızınızın bir avukat tanıdığına soracaksınız. çünkü usul bilmiyorsunuz, adliyenin içinde dava açacağınız önbüroyu, vezneyi dahi bulamıyorsunuz. çünkü tanık olduğunuz duruşmada dahi hakim karşısında kekeliyorsunuz. çünkü siz sorununuzu hukuki olarak tanımlayamıyorsunuz bile. sonra da kıytırık bir davada dahi ben haklıydım kaybettim bu ülkede adalet yok diye ağlıyorsunuz. avukatsız kazandım dediğiniz davalarda belki de hak ettiğimizden daha azını kazandınız, haberiniz bile yok. avukatlar; sizin haklı olduğunuzda sizin bile bilmediğiz tüm haklarınızı kazanmanızı, haksız olduğunuzda kaybedeceğinizin en azını kaybetmenizi sağlamaya çalışırlar.
cep hukuk kitaplarıyla, google araştırmalarıyla, arzuhalci dilekçeleriyle, mübaşir yönlendirmeleriyle dava takip edebileceğini düşünenler var. gerçekten başarılar diliyorum kendilerine.