bu siteyi emlak ve taşıt fiyatlarındaki patlamanın sebebi olarak görenlerle, gıda enflasyonunun sebebinin üç harfliler sananlar aynı kişiler.
akp bu ülkede asla ama asla hiçbir sorunun yaratıcısı olamaz zaten.
"mesajlara cevap vermemek olmaz, ama tek tek yazmaya da enerjim yok" editi:
bu ülke keşke komünizme geçseymiş zamanında diyor insan; belli ki serbest piyasa denen kavram oturmayacak bizim zihnimizde.
"...haberiniz yok sanırım."
yaşımı ve mesleğimi bilmediğiniz için böyle demeniz normal ama şu kadarını söyleyeyim, kurulduğu 2000 yılından bugüne kullanıyorum.
o iddia ettiğiniz kasıtlı fiyat tırmandırma olayları sadece koşullar yeterince olgunlaştığında olur. sen %150 enflasyonlu ülkede mevduat faizini %8.5 yaparsan ister sahibinden'e "önlem al", istersen marketlere baskın yap, suyun akışını tersine çeviremezsin.
2000 yılında kurulmuş sitede araç fiyatlarını tırmandıran "zalimler" neden sadece 2020-2023 arasında zalimleştiler? neden mesela, aynı kötü kalpli satıcılar faizlerin artmaya başladığı son 5-6 ayda artık o kadar kalpsizleşemiyorlar?
hala ciddi ciddi bim-şok-a101-migros birleşip keyfi fiyat arttırıyorlar diye inanan var ve ne yazık ki aralarında sözüm ona akıllılar da var.
aynı şekilde, 2010-2020 arasında on yıl boyunca kartelleşemeyen bu marketler nasıl olduysa tam da gerizekalı faiz politikalarımız döneminde peynirin kilosunu 20 liradan 400 liraya çıkardılar, öyle mi? ve bunu da alternatif binlerce satış noktası varken yapmayı başardı?
zaten akaryakıtı da bp-shell-po-opet aralarında anlaşıp iki yılda 7 liradan 37 liraya yükseltti. işte bunlar hep monopol.
valla rte çok konuda kusurlu, çok açıdan kabahatli ama 30 yıldır çok iyi yaptığı bir şey var, milyonları ya bu kadarına da artık inandıramaz dediğimiz her şeye bizleri inandırıyor.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
emekli olabilecek öğretmenler çalışabildiği kadar çalışmaya devam eder. atanmayı bekleyenler gençler de daha bekler durur.
"biz devleti ele geçirdik; asker polis ve mahkemeler bizim emrimizde, anayasa da tanımayız atatürk de tanımayız milli irade de tanımayız" anlamına gelen ciddi bir kalkışma hareketinin yargıtay ayağı hareketidir.
memurun gelirinin üçte biri daha cebine girmeden kesiliyor hacı dayı. sen ne kadar vergi veriyorsun merak ettim. memur olmasa esnaf açlıktan veresiye defterini kemirir. esnafın vergiden dem vurması da ne bileyim yani... fiş almazsak kaça oluyor?
finlandiya'da yasayan bir beyaz yakali olarak katilmadigim önerme.
brut 3800 kusur euro net 2900 euro maas aliyorum. yalniz yasiyorum ve 700 euro kira öduyorum. faturalar ve mutfak masrafina aylik 700 euro ayirdiktan sonra 1500 euro kenara koyabiliyorum (normal her ay olan hesap).
duz memur olsam sikintidan patlardim, zaman mi gecer öyle ayol.
edit: yogun istek uzerine, universitede arastirmaciyim ve 2. yilim (lab teknikerleri benden brut 500 euro daha az maas aliyor). ev 40 m2, helsinki sehir merkezine tramvayla 20 dk uzaklikta. belirtmeden de gecemeyecegim, su an disarisi -17 derece.
brut 3800 kusur euro net 2900 euro maas aliyorum. yalniz yasiyorum ve 700 euro kira öduyorum. faturalar ve mutfak masrafina aylik 700 euro ayirdiktan sonra 1500 euro kenara koyabiliyorum (normal her ay olan hesap).
duz memur olsam sikintidan patlardim, zaman mi gecer öyle ayol.
edit: yogun istek uzerine, universitede arastirmaciyim ve 2. yilim (lab teknikerleri benden brut 500 euro daha az maas aliyor). ev 40 m2, helsinki sehir merkezine tramvayla 20 dk uzaklikta. belirtmeden de gecemeyecegim, su an disarisi -17 derece.
(bkz: sahibinden111.com)
zor günlerdeki en büyük tuzak;
özgüvenin düşmesi ile birlikte, içinde bulunan durumunun, sonsuza kadar süreceği hissiyatı.insan bu durumu bilse de bu tuzağa düşüyor.
özgüvenin düşmesi ile birlikte, içinde bulunan durumunun, sonsuza kadar süreceği hissiyatı.insan bu durumu bilse de bu tuzağa düşüyor.
devlet ücretsiz eğitim vermek zorunda olduğu gibi eğitimde fırsat eşitliğini de sağlamalıdır.
toplumun her ferdi, eşit şartlarda eğitim hayatına başlamalı, geleceğin işveren ile çalışanı falan filan.
adalet parayla, sağlık parayla, eğitim parayla, güvenlik de parayla...
o zaman bu devlet niye var? ve niye benden vergi alıyor?
eğitime önce bu cevaplardan başlamak lazım
toplumun her ferdi, eşit şartlarda eğitim hayatına başlamalı, geleceğin işveren ile çalışanı falan filan.
adalet parayla, sağlık parayla, eğitim parayla, güvenlik de parayla...
o zaman bu devlet niye var? ve niye benden vergi alıyor?
eğitime önce bu cevaplardan başlamak lazım
çok tipik bir türk esnafıdır.
türkiye'de esnaflık çakallık demektir.
türkiye'de esnaflık hilekarlık demektir.
türkiye'de esnaflık yavşaklık demektir.
türkiye'de esnaflık sahtekarlık demektir.
türkiye'de esnaflık piçlik demektir.
türkiye'de esnaflık görgüsüzlük demektir.
türkiye'de esnaflık puştluk demektir.
türkiye'de esnaflık ahlaksızlık demektir.
türkiye'de esnaflık çakallık demektir.
türkiye'de esnaflık hilekarlık demektir.
türkiye'de esnaflık yavşaklık demektir.
türkiye'de esnaflık sahtekarlık demektir.
türkiye'de esnaflık piçlik demektir.
türkiye'de esnaflık görgüsüzlük demektir.
türkiye'de esnaflık puştluk demektir.
türkiye'de esnaflık ahlaksızlık demektir.
tebrikler!:)
zaten bitmişti, gömüyorduk. şimdi üstüne son toprağı da atmış olduk.
yargıtay, nasıl olabilir de ülkedeki en üst ve kararları nihai olan bir yargı kurumunun verdiği karara hukuki değeri olmaz diyebilir, insan gerçekten hayret ediyor. bu devran dönecek ve hepiniz yargılanacaksınız. bunu asla unutmayın. bu ülke insanı rövanşisttir. bu ülkede her şey bir anda değişir. şu kısa 100 yıllık cumhuriyet tarihine bakmanız yeterli. yarınlar yokmuşçasına böyle kararlar almak sadece size zarar veriyor. can atalay elbet o hapisten çıkacak.
yargıtay, nasıl olabilir de ülkedeki en üst ve kararları nihai olan bir yargı kurumunun verdiği karara hukuki değeri olmaz diyebilir, insan gerçekten hayret ediyor. bu devran dönecek ve hepiniz yargılanacaksınız. bunu asla unutmayın. bu ülke insanı rövanşisttir. bu ülkede her şey bir anda değişir. şu kısa 100 yıllık cumhuriyet tarihine bakmanız yeterli. yarınlar yokmuşçasına böyle kararlar almak sadece size zarar veriyor. can atalay elbet o hapisten çıkacak.
siyasal islamcılar çok şımardı artık. bu işin sonu iyi yerlere doğru gitmiyor gerçekten.
tabii ki bambaşka biri.
halkı kin ve düşmanlığa tahrik teşvik suçu da mondros'un 7. maddesi gibi oldu. işlerine geldiği gibi kullanıyorlar. yalnızca belli bir kesimin tahrik olması bunu suç yapıyor.
bir klasiktir, sözlük alemlerinin olmazsa olmazıdır...
(bkz: işten çıkarken adama ingilizce am günü yağ)
(bkz: işten çıkarken adama ingilizce am günü yağ)
yazarla mesajlaşmamız oldu
geçmişte benzer sorunlar yaşayan birisi olarak bazı tavsiyelerim olacak
birincisi elma ile armutu ayırmak gerek. bu vakaya çevirirsek, peugeot pişmanlık değildir. peugeot türkiye pişmanlıktır. araba denilen şey çok farklı bir ürün, herhangi bir ürün değil. buzdolabına benzemez, cep telefonuna benzemez, eve aldığınız en pahalı eşyaya bile benzemez. çünkü araba can taşır bir hata meydana gelirse canınız riske girebilir.
ikincisi aracınızla yaşadığınız problemi ciddi olarak görüyorsanız, hemen anında servise götürün. şikayetinizde ısrarcı olun, sorun çözülene kadar araç serviste kalsın, ikame araç isteyin.
sorun çözülmüyorsa, zaten değişim olacaktır. hala olmuyorsa, ne yapın edin aracın üretildiği ülkedeki şirkete mail atın, telefonla arayın, resmi tüm sosyal medya hesaplarına yazın.
can taşıyorsunuz, iyi niyetle, nezaketle çözülecek şeyler değil bunlar. canım ülkemde iyi niyet=saflık olarak algılanıyor çünkü.
geçmişte benzer sorunlar yaşayan birisi olarak bazı tavsiyelerim olacak
birincisi elma ile armutu ayırmak gerek. bu vakaya çevirirsek, peugeot pişmanlık değildir. peugeot türkiye pişmanlıktır. araba denilen şey çok farklı bir ürün, herhangi bir ürün değil. buzdolabına benzemez, cep telefonuna benzemez, eve aldığınız en pahalı eşyaya bile benzemez. çünkü araba can taşır bir hata meydana gelirse canınız riske girebilir.
ikincisi aracınızla yaşadığınız problemi ciddi olarak görüyorsanız, hemen anında servise götürün. şikayetinizde ısrarcı olun, sorun çözülene kadar araç serviste kalsın, ikame araç isteyin.
sorun çözülmüyorsa, zaten değişim olacaktır. hala olmuyorsa, ne yapın edin aracın üretildiği ülkedeki şirkete mail atın, telefonla arayın, resmi tüm sosyal medya hesaplarına yazın.
can taşıyorsunuz, iyi niyetle, nezaketle çözülecek şeyler değil bunlar. canım ülkemde iyi niyet=saflık olarak algılanıyor çünkü.
50 yıllık milliyetçi ve ssk emeklisi babamı, biraz daha çabalarlarsa hdpli yapacaklar amk.
edit= babam mhpli demedim biraderim. milliyetçi olmakla mhp'li olmak ayrı şeyler.
milliyetçi bir insansan mhp'ye zaten oy atmazsın.
edit= babam mhpli demedim biraderim. milliyetçi olmakla mhp'li olmak ayrı şeyler.
milliyetçi bir insansan mhp'ye zaten oy atmazsın.
japonya'da 5 yaşında cocuklar kendi başına okula gidiyor. çocukların her hatasını ama çocuk diye görmezden gelmek doğru değil. çocuk çok küçük değil, sizin de çocuğunuz 5 yaşında falansa bir köpeğin bile yapabildiği sağa sola bakarak geçme hareketini yapabilmeli.
düşünsenize, sözde ordunuz bir savaşta. ve siz başka bir ülkede gizleniyorsunuz. insanları ateşe atıyorsunuz. çocukları ön plana atıp, kendinize güvenli yer arıyorsunuz. ondan sonra olan masumlara oluyor. insanlar da bunlara destek olmak için eylemler yapıyor.
ışık ana renkleri kırmızı, mavi ve yeşil den oluşur. bu 3 rengin karışımı ile diğer renkler oluşur. her 3 renk varken oluşan renk ise beyazdır. diğer renkler bu ana renklerin belli oranda karışımı ile oluşur.
kitaplardaki ana boya renkleri sarı, magenta ( pembe), ve cyan (turkuaz-soluk mavi) den oluşur. 3 renk karışınca siyah elde edilir. diğer renkler bu ana renklerin belli oranda karışımı ile oluşur.
konu ışık olduğu için 3 ana rengin karışımı ile beyaz ışık oluşur. kırmızı yeşil ve mavi.
5000k ve üzeri beyaz ışık
soğuk beyaz ışık, gün ışığına yakın ışıktır. aşırı beyazdır 5000k ve üzeridir. bu ışık ayrıntı, detay getiren yerlerde kullanılır. çalışma ofisleri, mağazalar, gibi yerlerde kullanılır. dikkati arttırır. ancak bu aşırı beyaz renk içinde çok fazla mavi renk içerdiği için bir süre sonra gözleri yorar, baş ağrısı yapar, uykusuzluk ve uyuyamama sorununa neden olur.
4000k gün ışığı
ofisler, evde çalışma odası, mutfak, banyoda tercih edilmesi gereken ışıktır. hem detaylı, ince işlere uygundur, hem de gözleri yormaz. içindeki mavi yoğunluk daha azdır.
2500-3000k sıcak ışık.
evde oturma ya da yatak odasında tercih edilmesi gereken ışıktır. hem etrafınızı rahat gördüğünüz gibi mavi ışık az olduğu için gözleriniz uzun süre ağrımadan kitap okuyabilir, ya da yorgunluk hissetmezsiniz.
cep telefonlarında ya da bilgisayarlardaki mavi ekran filtresi, ya da gece ışığı seçeneği de kırmızı yeşil mavi ana renklerinden mavinin şiddetini azaltarak bir çeşit renk sıcaklığını düşürerek ekranı biraz sarıya yakın sıcak renge dönüştürür.
uzun süreli cep telefonu ya da pc kullanıyorsanız mavi ekran filtresini aktif ettiğinizde hem gözleriniz ağrımaz, hem de çok daha uzun süreli cep telefonu ya da pc kullanabilirsiniz. mavi ışıktan kaynaklanan uyuyamama sorununuz da ortadan kalkar.
kitaplardaki ana boya renkleri sarı, magenta ( pembe), ve cyan (turkuaz-soluk mavi) den oluşur. 3 renk karışınca siyah elde edilir. diğer renkler bu ana renklerin belli oranda karışımı ile oluşur.
konu ışık olduğu için 3 ana rengin karışımı ile beyaz ışık oluşur. kırmızı yeşil ve mavi.
5000k ve üzeri beyaz ışık
soğuk beyaz ışık, gün ışığına yakın ışıktır. aşırı beyazdır 5000k ve üzeridir. bu ışık ayrıntı, detay getiren yerlerde kullanılır. çalışma ofisleri, mağazalar, gibi yerlerde kullanılır. dikkati arttırır. ancak bu aşırı beyaz renk içinde çok fazla mavi renk içerdiği için bir süre sonra gözleri yorar, baş ağrısı yapar, uykusuzluk ve uyuyamama sorununa neden olur.
4000k gün ışığı
ofisler, evde çalışma odası, mutfak, banyoda tercih edilmesi gereken ışıktır. hem detaylı, ince işlere uygundur, hem de gözleri yormaz. içindeki mavi yoğunluk daha azdır.
2500-3000k sıcak ışık.
evde oturma ya da yatak odasında tercih edilmesi gereken ışıktır. hem etrafınızı rahat gördüğünüz gibi mavi ışık az olduğu için gözleriniz uzun süre ağrımadan kitap okuyabilir, ya da yorgunluk hissetmezsiniz.
cep telefonlarında ya da bilgisayarlardaki mavi ekran filtresi, ya da gece ışığı seçeneği de kırmızı yeşil mavi ana renklerinden mavinin şiddetini azaltarak bir çeşit renk sıcaklığını düşürerek ekranı biraz sarıya yakın sıcak renge dönüştürür.
uzun süreli cep telefonu ya da pc kullanıyorsanız mavi ekran filtresini aktif ettiğinizde hem gözleriniz ağrımaz, hem de çok daha uzun süreli cep telefonu ya da pc kullanabilirsiniz. mavi ışıktan kaynaklanan uyuyamama sorununuz da ortadan kalkar.
tanımları, maddeleri bkz olarak vermek güzel ama basit şekilde açıklama yaparak bunu izah etmedikçe, kimseye faydası da olmuyor.
düşmek, bizim için bir çekim kaynağına doğru bizim isteğimiz dışında hareket etmek anlamına gelir. yani, dünyamızın merkezine doğru, merkezin tersi istikametten yapılan her hareket düşmek ya da kütleçekim merkezine çekilmek olarak tanımlanabilir. bu sebeple, aşağı olarak kabul ettiğimiz yön, aslında çekimin merkezini tanımlar. böylece, bizim için aşağısı olan taraf, avustralya'da bulunan bir kanguru için de aşağısı olur. bu kanguru ile bizim aramızda da büyük bir tünel inşa edilmiş olsaydı, biz bu tünele atladığımız an, kanguruya doğru gider, sonra ilk atlama yönüne doğru döner, bir müddet sonra merkezde dururduk. aşağısının olmadığı yerde beklerdik.
dünyanın mevcut haline göre bu aşağısı, güneşe doğru kabul edilir. yani, güneş solunda ya da sağında değil, her daim alt tarafında yer alan bir gök cismidir ve bizi kendine çeker ya da başka bir ifade ile biz ona doğru, yani aşağıya düşeriz. bu küçük ölçekli sistemde var olan aşağı yön, güneşin de düştüğü başka bir sisteme, en sonunda samanyolunun merkezindeki kara deliğe kadar giderek devasa bir sistem yaratır.
bu düşmeyi engelleyen ise bütün cisimlerin bir de bu düşme hareketine dik kabul edilebilecek şekilde hareket ediyor olmasıdır. veledromda dönen bisikletliler gibi hızımız, güneşe doğru düşmeye engel olacak şekilde bizi çevirmeye yetiyor. hızımız azaldığı anda aşağı düşme ihtimali daha da artıyor. buna bir de bizim çekme kuvvetimiz eklenince düşme olayı mevcut halde ortadan kalkıyor. aslında kalkmıyor, süresi çok uzun zamana yayılıyor.
özetle; aşağının hangi taraf olduğu konusunun detayına girdikçe iş çetrefilli hal alıyor. kütle denilen şey, aslında uzayzaman bükülmesinin bir etkisi oluyor. uzayzaman bükülmesi de kütleye nasıl hareket edeceğini gösteriyor. geçinip gidiyorlar.
düşmek, bizim için bir çekim kaynağına doğru bizim isteğimiz dışında hareket etmek anlamına gelir. yani, dünyamızın merkezine doğru, merkezin tersi istikametten yapılan her hareket düşmek ya da kütleçekim merkezine çekilmek olarak tanımlanabilir. bu sebeple, aşağı olarak kabul ettiğimiz yön, aslında çekimin merkezini tanımlar. böylece, bizim için aşağısı olan taraf, avustralya'da bulunan bir kanguru için de aşağısı olur. bu kanguru ile bizim aramızda da büyük bir tünel inşa edilmiş olsaydı, biz bu tünele atladığımız an, kanguruya doğru gider, sonra ilk atlama yönüne doğru döner, bir müddet sonra merkezde dururduk. aşağısının olmadığı yerde beklerdik.
dünyanın mevcut haline göre bu aşağısı, güneşe doğru kabul edilir. yani, güneş solunda ya da sağında değil, her daim alt tarafında yer alan bir gök cismidir ve bizi kendine çeker ya da başka bir ifade ile biz ona doğru, yani aşağıya düşeriz. bu küçük ölçekli sistemde var olan aşağı yön, güneşin de düştüğü başka bir sisteme, en sonunda samanyolunun merkezindeki kara deliğe kadar giderek devasa bir sistem yaratır.
bu düşmeyi engelleyen ise bütün cisimlerin bir de bu düşme hareketine dik kabul edilebilecek şekilde hareket ediyor olmasıdır. veledromda dönen bisikletliler gibi hızımız, güneşe doğru düşmeye engel olacak şekilde bizi çevirmeye yetiyor. hızımız azaldığı anda aşağı düşme ihtimali daha da artıyor. buna bir de bizim çekme kuvvetimiz eklenince düşme olayı mevcut halde ortadan kalkıyor. aslında kalkmıyor, süresi çok uzun zamana yayılıyor.
özetle; aşağının hangi taraf olduğu konusunun detayına girdikçe iş çetrefilli hal alıyor. kütle denilen şey, aslında uzayzaman bükülmesinin bir etkisi oluyor. uzayzaman bükülmesi de kütleye nasıl hareket edeceğini gösteriyor. geçinip gidiyorlar.
adalet bakan yardımcısı ramazan can olur kendileri. kafam kadar yazı puntosuyla, arkasında kameralar varken torpil talep edenlere cevap yazarken yakalanmıştır. liyakatin neden önemli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. torpil talep edenler arasında saygı değer vekilimiz (bkz: mehmet ali çelebi) de var.
link
edit: vekilimiz habere cevap vermiş onu da ekleyelim de ayıp olmasın. peki kendilerine ulaşamayan başka bir şehit yakını da varsa ne olacak merak ettim.
link
edit: vekilimiz habere cevap vermiş onu da ekleyelim de ayıp olmasın. peki kendilerine ulaşamayan başka bir şehit yakını da varsa ne olacak merak ettim.
ayağına taş değmesin dedik top değmedi.
iki de küpe istesin. ben oğlanın anne veya babasının yerinde olsam, alırdım kızı karşıma "bak evladım. ıhtiyacin olsa ben zaten veririm. lakin yuva kurmak için para isteyen, aile kurumunu bilezik ile ölçen birisi, yarın günlük hayatta başka sorunlarla karşılaşınca ne yapar, sen düşün" derdim. bir de yemek ısmarlarım karnı doysun, aç karna nasihat dinlemesin diye. sonra gönderirim.
benim için en güzel tanımı friedrich nietzsche tarafından yapılmıştır.
‘yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde,yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız.’
‘yorulduğumuzda ve cesaretimizi kaybettiğimizde,yıllar önce yendiğimiz düşüncelerin hücumuna uğrarız.’
yaklaşık 3 ay önce, ağırlıklı olarak doktorların oturduğu bir siteye taşındım. site müstakil evlerden oluşuyor ve bu doktorların çoğu ev sahibi. bunu şunun için söylüyorum bunlar aile hekimi falan değil, doktor tayfanın en üst gelir grubundalar. bunlara köylü demek, köylüye hakarettir hocam. çünkü köylü en kötü selam alıp vermeyi bilir. bunlarda o da yok. birine merhaba diyorum yüzüme bakıyor ses yok. başkasına günaydın diyorum kafasını çeviriyor. eşim ve ben bunu defalarca yaşadık. bu iş artık benim için challenge oldu. selam havada kaldıkça inadına gözünün içine bakıp ısrarla tekrar ediyorum:d
ümit özdağ denilince aklıma tek bir fotoğraf karesi gelir.
1 kasım seçimlerinden önce seçim beyannamesine "başkanlık sistemine karşıyız." yazan iktidarın stepnesi; seçimden sonra koltuğunu kaybedeceğini anlayıp türk milliyetçilerinin oyuyla başkanlık sistemini referanduma götürdü. onca itiraza, maile, telefona rağmen satılmış vekillerin çoğu kendilerine oy veren milliyetçileri yok sayarak evet oyu verdi ve bugünlerin önünü açtı.
adı arzu olan bir kaşarın meclis oylamasında milletvekillerinin evet oyu verdiklerinden emin olmak için ellerinden hayır oyu pusulalarını topladığı bir gündü o gün... ümit özdağ'la birlikte hayır oyu veren diğer vekiller atilla kaya, yusuf halaçoglu ve nuri okutan'ın mhp grubunun arka sıralarında verdikleri mücadeleyi en iyi anlatan fotoğraftır bu.
ümit özdağ'ı iki sene önce tanıyıp kendisini iktidarın lehine çalışmakla suçlayan şeyh said sevdalısı asalaklar da bu milletin her türlü kurucu değerine düşman olan hilafet yanlısı arapperest köpekler de şunu iyi bilsin:
ümit hoca türk milleti uğruna sizin gibilerle mücadele etmeyi hiç bırakmadı, bundan sonra da bırakmayacak. er ya da geç bu millet bir gün onun fikirlerinin arkasında kenetlendiğinde hepiniz fare gibi kaçacak delik arayacaksınız.
1 kasım seçimlerinden önce seçim beyannamesine "başkanlık sistemine karşıyız." yazan iktidarın stepnesi; seçimden sonra koltuğunu kaybedeceğini anlayıp türk milliyetçilerinin oyuyla başkanlık sistemini referanduma götürdü. onca itiraza, maile, telefona rağmen satılmış vekillerin çoğu kendilerine oy veren milliyetçileri yok sayarak evet oyu verdi ve bugünlerin önünü açtı.
adı arzu olan bir kaşarın meclis oylamasında milletvekillerinin evet oyu verdiklerinden emin olmak için ellerinden hayır oyu pusulalarını topladığı bir gündü o gün... ümit özdağ'la birlikte hayır oyu veren diğer vekiller atilla kaya, yusuf halaçoglu ve nuri okutan'ın mhp grubunun arka sıralarında verdikleri mücadeleyi en iyi anlatan fotoğraftır bu.
ümit özdağ'ı iki sene önce tanıyıp kendisini iktidarın lehine çalışmakla suçlayan şeyh said sevdalısı asalaklar da bu milletin her türlü kurucu değerine düşman olan hilafet yanlısı arapperest köpekler de şunu iyi bilsin:
ümit hoca türk milleti uğruna sizin gibilerle mücadele etmeyi hiç bırakmadı, bundan sonra da bırakmayacak. er ya da geç bu millet bir gün onun fikirlerinin arkasında kenetlendiğinde hepiniz fare gibi kaçacak delik arayacaksınız.
tabi canım hafızlık kuran kursuna verip 15 yaşındayken 30+ bir adama 2.3. hanım olarak verseydi en vatansever en dindar en adam olurdu.
"babanızı seçemezsiniz ama kayınpederinizi seçebilirsiniz."
reis bunun için de "damat kadar taş düşsün başınıza" der şimdi.
reis bunun için de "damat kadar taş düşsün başınıza" der şimdi.
siz hangi filmde zombilerin pirzola yediğini gördünüz ?
makarna neyinize yetmiyor
makarna neyinize yetmiyor
1 ev 1 araba asgari ücretin en az 3 (tercihen 5 katı maaş) seni her aşama her koşulda destekleyen eş eğer bunlara sahipseniz ve aç gözlü değilseniz türkiye'nin %90 belki dünyanın %90'nından bile daha şanslısınız o yüzden o yüzden parayı mutluluğunuz için hedef değil, mutluluğunuza giden yolda araç olarak görmek daha iyi.
eft ne lan amına koyduğumun köylüleri etf o etf :d
elimde +0 kılıcım ile örümcek zindanı kesmeye çalışıyorum
kırmızı pazartesi romanındaki santiago nasar'ın durumuna benziyor memurların maaş zammı. en başından beri memur maaş zammının ne kadar olacağını herkes biliyor aslında ve tüik de "kurguya" sadık kalıyor.
temmuz ayında çalışma bakanı, %50 olacağını söylemişti. tüik, bu hedefi tutturmak için sayılara işkence yapıyor. sayılar, pardon filmindeki aydın karakterine dönüyor zamanla.
ekleme: sayı doğrusunun sağ tarafında kalan 2,93 işkenceye dayanamayıp itirafçı olmaya karar vermiş oysaki pi sayısı (3,14) ortalık malı olduğu için onun daha erken çözülmesi gerekiyordu. tanım: tüik, yine sayıların ırzına geçmiş.
temmuz ayında çalışma bakanı, %50 olacağını söylemişti. tüik, bu hedefi tutturmak için sayılara işkence yapıyor. sayılar, pardon filmindeki aydın karakterine dönüyor zamanla.
ekleme: sayı doğrusunun sağ tarafında kalan 2,93 işkenceye dayanamayıp itirafçı olmaya karar vermiş oysaki pi sayısı (3,14) ortalık malı olduğu için onun daha erken çözülmesi gerekiyordu. tanım: tüik, yine sayıların ırzına geçmiş.
adamın ölüsü dirisinden çok daha fazla adam öldürdü.
bu kadar para verdikten sonra tuğgeneral olarak yapılması gerekmektedir.
bir anda güzelleşmemiştir aslında, güzelliğini kapatan her neyse ondan kurtulmuştur ya da kurtulmaya karar vermiştir. bu kötü davranan bir eş-sevgili de olabilir, sevgisizlik de olabilir, kariyerindeki sıkıntılar da olabilir, içsel problemleri de olabilir.
üzerine rendelenmiş peynir
milliyetçi yada militarist birisi değilimdir fakat tarihe bakın, toplumların oluşumuna bakın, göreceksiniz ki toprak dediğin, vatan dediğin çarpışarak, savaşarak, stratejik olarak doğru hamleleri yaparak, sonunda da doğru politik hamleleri yaparak çok büyük zorluklar ile kazanılır. tabi ki genelleme yapmak, her azgınlığı tek potada eritmek, aynı düzleme indirgemek mümkün değil, zira çok ama çok karmaşık jeopolitik, tarihi meseleler bunlar.
diğer yandan, dünya'da kürtler gibi tarihsel olarak istiklal için, vatan ve bağımsızlık için savaşmaktan kaçınmış, pragmatist davranmış, derebeylik gibi takılmış, bir istiklal mücadelesinin riskini almaktan kaçınmış bir sürü azınlık var. belki de savaşıp, kaybedip, tamamen silinip gitmekten korktukları için yaptılar bu tarihi seçimleri, ataları alamadılar bu riskleri, bilemiyoruz.
fakat bölgede kartlar dağıtıldıktan sonra ne türkiye, ne suriye, ne ırak, ne de iran izin verir bağımsız bir kürt devletine. üzerine bir de sen bu talepleri çevre bölgelerde doğal kaynak keşifleri yapıldıktan, stratejik hatlar, koridorlar kabak gibi ortaya çıktıktan sonra yapacaksın. bu saydığım ülkeler arasındaki hali hazırda yapılmış anlaşmaları saysam buradan bizim doğudaki o köye yol olur. girer mi bu dört devlet o topa, izin verir mi çıban başı gibi yeni bir devlete o coğrafyada. gülerler adama.
özetlemek gerekirse, büyük büyük deden zamanında sizin yer belledidiğiniz o tarlayı gözden de, elden de çıkarmış, sahiplenmemiş. sen de şimdi torunun da torunu olarak, o artık senin bile olmayan tarlaya imar gelince ciyak ciyak bağırıyorsun. acı belki senin için ama bence olan bu gibi görünüyor.
diğer yandan, dünya'da kürtler gibi tarihsel olarak istiklal için, vatan ve bağımsızlık için savaşmaktan kaçınmış, pragmatist davranmış, derebeylik gibi takılmış, bir istiklal mücadelesinin riskini almaktan kaçınmış bir sürü azınlık var. belki de savaşıp, kaybedip, tamamen silinip gitmekten korktukları için yaptılar bu tarihi seçimleri, ataları alamadılar bu riskleri, bilemiyoruz.
fakat bölgede kartlar dağıtıldıktan sonra ne türkiye, ne suriye, ne ırak, ne de iran izin verir bağımsız bir kürt devletine. üzerine bir de sen bu talepleri çevre bölgelerde doğal kaynak keşifleri yapıldıktan, stratejik hatlar, koridorlar kabak gibi ortaya çıktıktan sonra yapacaksın. bu saydığım ülkeler arasındaki hali hazırda yapılmış anlaşmaları saysam buradan bizim doğudaki o köye yol olur. girer mi bu dört devlet o topa, izin verir mi çıban başı gibi yeni bir devlete o coğrafyada. gülerler adama.
özetlemek gerekirse, büyük büyük deden zamanında sizin yer belledidiğiniz o tarlayı gözden de, elden de çıkarmış, sahiplenmemiş. sen de şimdi torunun da torunu olarak, o artık senin bile olmayan tarlaya imar gelince ciyak ciyak bağırıyorsun. acı belki senin için ama bence olan bu gibi görünüyor.
off gene ada hayatı yok amk ya. abi bıkmadın şu olimpik parkurlardan ya. kimsenin sikinde değil şu parkurlar. bu parkurları istanbul’da falan da yaparsın ne diye dominik’e gidiyorsunuz. biraz ada hayatı yapın ya. sonra 2 günde bir at gibi sakatlanıyor adamlar. 8 ay adamları koşturtuyorsun. ya bu adamlar nasıl baraka kuruyor, nasıl günlerini geçiriyor, (ödül dışında) ne yiyip ne içiyorlar (-ki her gün adamlar bir şekilde ödül üzerinden, bizden iyi besleniyor), kokonat nerede?!, nasıl yatıyorlar (senede bir gece görüşünden fare görüntüsü demiyorum bak) ya ben bunları istiyorum amk ya. ne sikime takıyım ben halkadan topu geçirmelerini?!
grev dersen katılmaz bizimkiler, kendilerini allah korusun işçi gibi falan zannederler. 2024 yılı özel sektör eventi falan demek lazım.
bir sporcu olarak söylemeliyim ki; spor salonuna gelen erkeklerin %98'i oraya kadınları dikizlemek ve sapıklık için gelirler. sadece antrenman yapmaya gelen erkek oranı çok azdır ve genelde doğal vücut geliştirme yapıp antrenmanında olan adamlar salonu amacına göre kullanır.
steroid basmış ve gay çiftler gibi sürekli 2-3-5 kişiyle birlikte antrenman yapan, özgüvenli olmadıkları halde bunun ne olduğunu bilmeyip öyle görünmek için kadınları taciz eden, kafayı vücut geliştirmeyle bozmuş ve bunun dışında hiçbir kültürel, bilimsel, hayata dair bilgi birikimi olmayan bomboş tiplerin fazlalığından dolayı kadınlar genel olarak kaslı erkekleri sevmezler.
steroid basmış ve gay çiftler gibi sürekli 2-3-5 kişiyle birlikte antrenman yapan, özgüvenli olmadıkları halde bunun ne olduğunu bilmeyip öyle görünmek için kadınları taciz eden, kafayı vücut geliştirmeyle bozmuş ve bunun dışında hiçbir kültürel, bilimsel, hayata dair bilgi birikimi olmayan bomboş tiplerin fazlalığından dolayı kadınlar genel olarak kaslı erkekleri sevmezler.
sanki hindistan’ın bir bölgesindeymiş gibi görünen istanbul’un tarihi eserlerini ekrem imamoğlu’nun tertemiz bir hale getirmesi olayı.
teşekkürler imamoğlu.
https://www.instagram.com/…-/?igsh=zwi2yzezymmxyg==
teşekkürler imamoğlu.
https://www.instagram.com/…-/?igsh=zwi2yzezymmxyg==
sevgiliyi kıskandırmak için sağa sola mavi boncuk dağıtmak, bunu sevgiliye hissettirmek .
istedikleri ilginin başka bir kadına yönelmesini garanti eden bir hata .
istedikleri ilginin başka bir kadına yönelmesini garanti eden bir hata .
hilafet sloganlarıyla ortalık ayağa kalktı, beyefendiden ses çıkmadı. bir türk genci, cumhuriyeti ve türk bayrağını savunduğu için mahkemelik oldu, beyefendinin sesi çıkmadı. hudut namustur diyen gazeteciler için "milliyetçi paylaşımlar yapmıştır" şeklinde iddianame hazırlandı, beyefendinin sesi çıkmadı. bu milletin günahı işçi partili olmamak mı? üstelik daha düne kadar aym'nin hdp aleyhine verdiği kararı kabul etmeyen siz değil miydiniz? görsel
derdiniz hukuk değil, işinize nasıl geldiği.
yargıtay'ın kararına karşı anayasayı savunmayı ısrarla nasıl sürdüreceksin? anayasaya göre aday olamayan erdoğan'ın 3.adaylığına itiraz etmeyen siz değil miydiniz?
t: can atalay hakkında atılmış tweet.
edit: başlığın tepesindeyken şu yazıyı da paylaşmak isterim ki daha çok kişiye ulaşabilsin. bu yazının daha çok kişiye ulaşması gerekiyor çünkü. (bkz: #160304314)
derdiniz hukuk değil, işinize nasıl geldiği.
yargıtay'ın kararına karşı anayasayı savunmayı ısrarla nasıl sürdüreceksin? anayasaya göre aday olamayan erdoğan'ın 3.adaylığına itiraz etmeyen siz değil miydiniz?
t: can atalay hakkında atılmış tweet.
edit: başlığın tepesindeyken şu yazıyı da paylaşmak isterim ki daha çok kişiye ulaşabilsin. bu yazının daha çok kişiye ulaşması gerekiyor çünkü. (bkz: #160304314)
umarım domain ücreti için 100 katı fiyat isterler.
siz de aynısını yapmıyor musunuz ipneler?
siz de aynısını yapmıyor musunuz ipneler?
kaju bitti aq ancelotti'si şimdi antep fıstığını açıyorum bu son şansın al şu çocuğu oyuna.
dating app kullanıyordur, gerçi o da çözüm değil yıllarca direnmeme rağmen sırf mesajlaşmak için açtırmıştı birisi. gerçi boşa vakit harcamışım ama artık teknik olarak bu gruba girmiyorum :(