Sık geçen başlıklar

tıp okuyan 10 kişiden 9'unun köylü olması 5

ekşi'de gör
yaklaşık 3 ay önce, ağırlıklı olarak doktorların oturduğu bir siteye taşındım. site müstakil evlerden oluşuyor ve bu doktorların çoğu ev sahibi. bunu şunun için söylüyorum bunlar aile hekimi falan değil, doktor tayfanın en üst gelir grubundalar. bunlara köylü demek, köylüye hakarettir hocam. çünkü köylü en kötü selam alıp vermeyi bilir. bunlarda o da yok. birine merhaba diyorum yüzüme bakıyor ses yok. başkasına günaydın diyorum kafasını çeviriyor. eşim ve ben bunu defalarca yaşadık. bu iş artık benim için challenge oldu. selam havada kaldıkça inadına gözünün içine bakıp ısrarla tekrar ediyorum:d
doğru tespit. alt sınıf bir aileden gelen çocuk felsefe ya da güzel sanatlar gibi kişinin kendini entelektüel anlamda geliştirebileceği bir bölüm okuyacak değil ya... bu tarz alanların zaten prestij olarak karşılığı yok, bu sınıf için. doktor, avukat, öğretmen ve hemşire olmasını ister bu aile çocuğunun. bu onun için bir prestij göstergesidir. bununla birlikte hayatı sürdürmek öncelikli olduğundan garanti bir iş ve iyi bir maaş da söz konusu mesleklerin seçiminde temel etkenlerden bir diğeridir.

diğer yandan zengin bir ailenin çocuğu maaşlı bir işte para kazanmak zorunda değildir. bir statüye de ihtyacı yoktur. kendini entelektüel anlamda geliştirebileceği bir alanı tercih eder.

bana gelince, alt sınıftan bir aileden gelmeme rağmen ben tam tersini yaptım. gidip sanat tarihi okudum ve üzerine yüksek lisans yaptım. severek yaptım, bir çok şey öğrendim, insanlık tarihine dair. bu süreçte hiçbir zaman çok param olmadı. aslına bakacak olursak statü ve çok para kazanma gibi bir arzum da olmadı. tuhaf tuhaf soruları merak edip, onların peşine düştüm hep. peki bana bu maddi anlamda bir karşılık getirdi mi? hayır. ailem çoğu zaman ne yaptığımı, ne okuduğumu bile anlamadı. hep karşılaştığım soru: peki şimdi sen bunları yaptın e ne oldun? ? yazık ki çevrelerine benimle ilgili hiç övünemediler.

benim okuduğum bölümü zengin aileden gelen biri okumuş olsa, bu alanda benim yaptığımın daha iyisini yapar mıydı? evet yapardı. daha çok gezme ve görme şansı olurdu. araştırma yaparken acaba kiramı ödeyebilecek miyim gibi kaygıları olmazdı. zengin bir aileden geleceği için genç yaşta bir kaç yabancı dil öğrenmiş olurdu. bilimsel araştırmasını daha kolay yapardı. bilmiyorsa da dilini öğrenmek istediği ülkeye gidip, bir süre yaşayarak öğrenme fırsatı olurdu.... ve bugun ki benden daha iyi yapardı bu işi.

neyse sonuç olarak unutmayalım ki, tercihlerimiz, zevklerimiz ve hatta duygularımız bile sınıfsaldır. arada böyle kaymalar olsa da...

edit: imla
son derece doğru önerme. fakir ve köylü ailelerin çocukları daha iyi bir hayat ve statü atlama hevesiyle tıp fakültelerini dolduruyorlar. zengin ve elit bir ailenin çocuğunun tıp okuduğunu neredeyse hiç göremezsiniz.

kendi içlerindeki bu aşağılık komplekslerini bu şekilde yenmeye çalışırlar. hastalarla senli benli konuşmalar, "en çok biz kazanmalıyız ühüü" diye ağlamalar, sosyal medya hesaplarını dr.hedehödö diye almaları da hep bu yüzdendir. insan psikolojik olarak kendinde eksik olanı tamamlamaya çalışır, tüm bu hareketlerin sebebi de doktorların çoğunun anadolu'nun muhtelif yerlerinden gelen köylü çocukları olmasıdır.

sözlükte bile doktorlu nick alan, steteskop veya boneli foto çektirip profil fotosu yapan, yazdığı entry'lere "bir doktor olarak" diye başlayan bir sürü yazar var. yazık, üzülüyorum da bir yandan bu ilgi açlığına.

bonus: günlük hayatta bir kişinin doktor olduğunu nasıl anlarsın?

-sen anlamadan o söyleyecektir.*
tıp okuyanların çoğu anadoludan oluyor evet ama bunun onları köylü yaptığını düşünmüyorum.

onları köylü ve çomar yapan şey; herkesi kendinden küçük görme, merhaba dediğinizde suratınıza dik dik bakmaları, sabah akşam başka mesleklerin aldığı maaşa laf etme, sahibindendeki doktordan satılık ilanları, eleştiri yapanlara özelden hakaret ve tehdit savurmaları, doktorluğu sevdikleri için değil statü olsun diye yazmış olmaları vb. şeyler.
dogru tespit. durumu iyi olan veya kulturel birikimi yuksek olan bir ailenin çocuğu tip okumaz. doktor olduğunu söylemezse ölecek hastalığı var ya bu sebepten aslinda. surekli kazandigi parayi bir sekilde belli etme hastaligi da var bunlarda. cunku doktor olarak sinif atlamis adam ve surekli kendini kanitlama cabasi icinde. herkesi doktor olmak isteyip olamamis sanrisi da bu yuzden. bak ben basardim sen basaramadin demeye getiriyorlar kendi zihin dunyalarinda herkese.

köylü derken köyde yasamayi kastetmiyoruz tabi. köylü genlerinden bahsediyorum. köylü adam oyle cok meslek bilmez. hakim, doktor, kaymakam olmak erisilmezi imkansiz buyuk basaridir ve bu insanlar gozunde tanrilasmistir. filanin oglu doktor cikmis denince konu-komsu akrabaya karsi alinmis en buyuk zaferdir de bu. simdi sen arkeolog olursun, köylü derki dagda bayirda mezar kaziyor. sanat tarihi profesoru olursun koylu ne oldugunu anlamaz zaten bos işlerle ugrasiyor der. muhendis olursun devlette mi diye sorar köylü.

hani fransizlara atfedilen klasik bir geyik vardir. ailede en az üç nesil üniversite mezunu degilse entelektüel sayilmazsin diye. oyledir. doktorluk bir meslektir. sayginligi cok parasi boldur. kisa yoldan sinif atlamak icin bulunmaz firsattir. o yuzden kirsal kesimden gelen insanlar tarafindan tercih ediliyor son zamanlarda. rahat bir hayat yasayan adam zaten niye doktorlukla ugrassin. zengin bir aileden gelen birinin ugrasmasina degecek bir meslek degildir.

bu bir tespit. kufur edilmis gibi bu kadar tepki gosterilmesi de anlamsiz. bunu sohlemek doktor dusmanligi degil. köylü adamin doktor olmasi ayiplanacak veya kötü birsey de degil. cumhuriyet devrimleri sayesinde herkesin firsati oldugunu gosterir.

not: möhendisspor.