tanımları, maddeleri bkz olarak vermek güzel ama basit şekilde açıklama yaparak bunu izah etmedikçe, kimseye faydası da olmuyor.
düşmek, bizim için bir çekim kaynağına doğru bizim isteğimiz dışında hareket etmek anlamına gelir. yani, dünyamızın merkezine doğru, merkezin tersi istikametten yapılan her hareket düşmek ya da kütleçekim merkezine çekilmek olarak tanımlanabilir. bu sebeple, aşağı olarak kabul ettiğimiz yön, aslında çekimin merkezini tanımlar. böylece, bizim için aşağısı olan taraf, avustralya'da bulunan bir kanguru için de aşağısı olur. bu kanguru ile bizim aramızda da büyük bir tünel inşa edilmiş olsaydı, biz bu tünele atladığımız an, kanguruya doğru gider, sonra ilk atlama yönüne doğru döner, bir müddet sonra merkezde dururduk. aşağısının olmadığı yerde beklerdik.
dünyanın mevcut haline göre bu aşağısı, güneşe doğru kabul edilir. yani, güneş solunda ya da sağında değil, her daim alt tarafında yer alan bir gök cismidir ve bizi kendine çeker ya da başka bir ifade ile biz ona doğru, yani aşağıya düşeriz. bu küçük ölçekli sistemde var olan aşağı yön, güneşin de düştüğü başka bir sisteme, en sonunda samanyolunun merkezindeki kara deliğe kadar giderek devasa bir sistem yaratır.
bu düşmeyi engelleyen ise bütün cisimlerin bir de bu düşme hareketine dik kabul edilebilecek şekilde hareket ediyor olmasıdır. veledromda dönen bisikletliler gibi hızımız, güneşe doğru düşmeye engel olacak şekilde bizi çevirmeye yetiyor. hızımız azaldığı anda aşağı düşme ihtimali daha da artıyor. buna bir de bizim çekme kuvvetimiz eklenince düşme olayı mevcut halde ortadan kalkıyor. aslında kalkmıyor, süresi çok uzun zamana yayılıyor.
özetle; aşağının hangi taraf olduğu konusunun detayına girdikçe iş çetrefilli hal alıyor. kütle denilen şey, aslında uzayzaman bükülmesinin bir etkisi oluyor. uzayzaman bükülmesi de kütleye nasıl hareket edeceğini gösteriyor. geçinip gidiyorlar.
04.01.2024 · 21. sıra
johanericcalvinelmander
03.01.2024 00:21