Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
sevilme isteğinden vazgeçmek. böyle bir şeye ihtiyaç duymamak. hani herkes eşini ararmış ya, işte onu aramamak. istememek. hayal kurmamak. aşk, sevgi, aile, vs. bu tür şeylerden vazgeçmek, unutmak. üzülmemek. kendi kendine yetebilmek. gerçekten yetebilmek. o noktaya ulaşmak. benim olayım bu.
görsel

“5 bin yıl önce ismaili kurtarmak için koç inmişti şimdi koçu kurtarmak için ismail gelecek.“
ekşisözlüğün geldiği noktayı göstermesi açısından güzel bi paylaşım olmuş.

en muhalif gibi görünen adamlar bile tayyip ile aşağı yukarı aynı çizgiye gelmiş. arkadaşlar inanmayacaksınız pride ayında bütün şirketler organizasyonlar bu tip şeyler yapıyor, logolarını değiştiriyor. bir şekilde desteklerini gösteriyor. batı dünyası ile ortadoğu arasında fark gittikçe açılıyor maalesef. türkiye'nin kendi 20 yıl öncesiyle bile çok fark var. 20 yıl siyasal islamla yönetilip, cahil bırakılınca maalesef ülkenin okumuşu bile buraya gelip abi nasıl bir lobidir dıj güçler falan diye dolaşıyor.

bi de real madrid güzelleşmişler. sanki o desteklemeyecek gibi. dünyanın en lgbt dostu şehirleri madrid ile barcelona zaten. rusya'dan ya da ortadoğu'dan bi takım bulun en iyisi destekleyecek.
sen bünyende hastalık olmasını ister misin?
adamlar da istemiyor işte
halkidiki'den bildiriyorum donuyla denize giren, kadınları rahatsız edenyayılıp nargile içen vs bir tane bile afgan suriyeli pakistanlı bulamazsın.
senin mülteci dediğin adam senden kral yaşıyor senin ülkende.
tanım: ülkesini seven ve koruyan normal bir asker davranışı
daha seçtiğimiz milletvekilini meclise gönderemiyoruz.

(bkz: can atalay)

neyin mücadelesinden bahsediyorsunuz? neyle nasıl mücadele edeceğiz? muhalefet de zaten allah'a emanet.

imkan varsa gitmek mantıklı. yoksa siyasetle ilgilenmeden nefes alın. öbür türlü akıl sağlığınızı kaybedersiniz! benim, kılıçdaroğlu gibi bur-da-yım diyecek ne inancım ne motivasyonum kaldı.

peşin not: bu bıkkınlık ve yılgınlığın seçim kaybetmekle alakası yok. 20 senedir kazandığımız tek bir genel seçim, referandum yok. alışkınım. ama başta chp olmak üzere tüm muhalefetin fiyaskoyla sonuçlanan seçim sonrası pozisyonları ve açıklamaları beni bu hale getirdi. durmadan tebrik ve baş sağlığı pişkin pişkin sözcülük yapan "tirrek"lerle uğraşamam.
"toyota, otomobil sektöründe önemli bir karara imza atarak togg, tesla ve mercedes'in ardından bayilik sistemini iptal edip online satışa yönelme kararı aldı."

onursuz, ahlaksız güruhun fırsat kapılarının şiddetle kapanış sesini duyuyor musunuz siz de sevgili yazarlar...
korkunç.

çocuğu soyup videoya çekiyor. yemek ikramı karşılığında bunu yapma hakkını kendisinde buluyor. çocuğun üzerindeki başkasının verdiği t-shirt'ü bildiğin gasbediyor. sonuçta çocuğun yine bir tane t-shirt'ü var. içeceği de kayboldu.

bunu yapanın sömürgeciden farkı nedir? bir milleti çocuğu üzerinden yok saymak bu. kibir abidesi seni!

siyasi olarak bu tipe yakın hissedenler siz de o videoyu afet bölgesinde halen bulunan yabancılardan birinin, başörtülü çocukla çektiğini bir an düşünün. bunun korkunçluk derecesini ancak o zaman anlarsınız.

iç temizlik yapmaktan bahsediyor başka bir paylaşımında...ve bunu bir savcı aldırmıyor şafak vakti. gariban afrikalıya baktığı gibi kendisini türk milletinin de efendisi vasisi kayyımı sanıyor belli ki. sen anca başını temizlersin başını! yerel seçimlerden önce veya sonra herhangi bir zamanda bir dene istersen buyur.

(bkz: dincilerin afrika'da su kuyusu açma saplantısı)

akpli zehra taşkesenlioğlu'nun afrika'da bakır madeni işletmesi.
hos bir pr calismasi olmus. fazlasi degil. anca keko eglendirir.

kafaniz calisiyorsa asil merak etmeniz gereken, neden togg un ncap testlerinin yapilmamis oldugudur. malum arac artik uretiliyor satiliyor ya hani. asdsadsa

edit:
birkac arkadas mesaj atmis, daha arac bayilerde degil, avrupada satilmiyor vs o yuzden ncap testleri yok diye iddia edenler olmus. buraya da yazayim da mesaj atmayin daha fazla.

ncap testlerinin prosedurleri degisken. siz sayet european economic area denilen ulkelerden biri degilseniz, testin ucretini karsilayarak, aracin cikis tarihinden, en fazla 12 ay oncesinden araci teste sokabilirsiniz. hayir cok zor bi mevzu da degil yani google a yazinca cikiyor bunlar, acin okuyun birader.
https://cdn.euroncap.com/…testing-protocol-v743.pdf
itü ve odtu mezunları ne olay olsa da okumuzdan bahsetsek diye bekliyorlar heralde. linç etmeyin gerçekten böyle bir şey var çünkü hiç sütçü imamdan mezunum yazan gördünüz mü
benim için ne yazık ki ezan.

ne yazık ki diyorum çünkü bu ülkede yaşadığım sürece günün beş vakti üzerinde royal albert hall'dan daha fazla hoparlör bulunması muhtemel bir camiiden, çoğunlukla müzikalitesi sıfır olan bir adamın arapça böğürmesini dinlemek zorundayım. hele yaşadığım yerdeki kattığı arabeskvari yorumla o kadar kulağımı tırmalıyor ki anlatamam. resmen saatli işkence.
karadenizliler öfkeli. çünkü kendi fikirlerindan farklı fikirleri kabul etmiyorlar. kendi fikirlerini değiştirme, ortama uyum sağlama, farklılığı kabul etme, empati gibi yetileri gelişmemiş. başkalarının nasıl olur da kendileri gibi düşünemediğini kavrayamıyorlar. iletişim yetenekleri yok. sürekli baskın olmak istiyirlar. bu da öfke patlamasına dönüşüyor.
videonun ilk 10 saniyesi…kafesten çıkınca karşısındaki şempanze ile kucaklaşması, yüzündeki mutluluk ve şaşkınlık. sonra diğer şempanzenin eliyle “kanka gel gel” diye işaret etmesi ve bir şey anlatırken sürekli dürten dayı gibi heyecanla dürtükleme hareketleri yapması falan.

iki insandan hiç bir farkı olmayan bir vücut dili.
32 de oldu bende. hamile kalmadan önce 53 olan ben doğuma giderken 68 hemen sonrası 64 şimdi ise 57 kiloyum. ama hiç de vermiş gibi değilim göbek bölgemede tam dooookuz kilo yağ varmış. diyetisyene başladım. eski fit hallerimi istiyoruuuuum. 34 bedenken 40 bedene doğru yol aldım resmen. hiçbir kıyafetim olmuyor. spor şart ama bende spor yapacak mecal yok. patatese dönmeme az kaldı. ://///
evet, bu başlığa giren erkeklerin hiçbiri çökmemiş arkadaşlar. zaten ekşi sözlükteki her erkek biliyorsunuz ki sporcu, çok iyi paralar kazanan ve dolayısıyla çok iyi beslenen baktıkça bakmak istediğimiz çıtır çıtır erkekler. sizin dışarda gördükleriniz ise sadece bir yanılsamadan ibaret
gayet guzel, globalde de yerini almis dans videosu. turkiye'nin yakasindan siyasal islam bir duserse, inanin hip hop, swing, jazz, solo jazz, latin, pole, cimnastik gibi yirmi sene evvel keko oldugumuz donemlerde oldugu gibi degil... bu isi kursa giderek ogrenmis amator veya guzel sanatlarda okulunu okumus profesyonel cok iyi danscilar var. beni sasirtan simdiye kadar asil onlarin videolarinin nasil dusmedigi oldu, demek evlenmemisler henuz.
chp gençlik kollarında yönetici bir isim. ozan özgür doğru. muharrem ince'ye yapılan kumpastan "tutuklu." chp'nin gençlik kurultayındaki konuşmasını bulmuşlar. biz dersim'de seyit rıza'yız diyor. görselcumhuriyet halk partisi üyesi sıfatıyla cumhuriyet düşmanı bir ismi savunuyor. sonra kürsüye kemal bey çıkıyor. "ben dersim olayının mağduruyum" diyor. ve bu cumhuriyet düşmanı kemal 15 senedir chp'nin başında... link

çetin doğan hapiste. mide kanaması geçirmiş. kemal bey tweet atıyor. "çetin bey dışarı çıksın" demirtaş'a suçsuz yere yatıyor diyen kemal bey, çetin doğan için sadece dışarı çıksın diyor. suçsuz yere yattığını düşünmüyor çünkü. çetin doğan akp gibi bir iktidar gelmesin diye 28 şubat'ı yapan isimdir. akp 28 şubat yapıldığı için değil o kararlar uygulanmadığı için geldi. kemal bey akp'ye taş koyan her isme karşı olduğu için çetin doğan'a da karşı.

kemal bey neden cumhuriyet düşmanı kim varsa onun özgürlüğü için mücadele veriyor? kendisi bir cumhuriyet düşmanı çünkü. bu yüzden partiye aldıklarının hiçbirinin cumhuriyetle ve chp'yle bir ilgisi yok. yalçın küçük "osmanlı hanedanı bile kemal bey kadar cumhuriyet düşmanı değildi" derken ne doğru söylemiş... dün, değişim isteyen ilçe başkanının yerine chp idaresi kayyum atadı. kemal bey (chp değil, kemal bey) seçim kazansaydı cumhuriyet bir daha seçim göremezdi. kemal beyin seçim kaybetmesi tanrı'nın türk milletine bir lutfudur...

t: dersim çetesinin lideri.
kesinlike orman arkadaşlar. ben şu alışılagelmiş klişe deniz, kum, güneş tatillerine ayrı tilt oluyorum zaten. tatil demek dinlenmektir, huzur bulmaktır. 50 derece sıcağın altında yanında tüp patlamış gibi yanık halde yorularak döndüğün tatil tam olarak nasıl bir tatil oluyor?

gideceksin serin bir ormana, doğanın içine, güzel bir kulübede kafanı dinleyip tatilini yapacaksın, düşüneceksin ve huzur bulacaksın. gökyüzünü seyredeceksin ve doğayı dinleyeceksin. neyse ki herkes bu asilliğin ve kalitenin farkında değil, yoksa insan seline döner ve biz gidemezdik oralara. nadirliğin, azlığın huzurunu herkes bilemesin bir zahmet :)
hala çıkış maddesi nasıl konulur anlamayanlar var. kardeşim arda güler yakın zamanda sözleşmesini uzattı. hatta o zaman 3-5 milyonlardan bahsediyorlardı serbest kalma maddesi için. arda yeni sözleşmeyi kabul etti fakat kendi şartlarını sundu. neydi onlar işte bilmem kaç dakika oynama zorunluluğu o dakika dolmasa yine eski sözleşmesindeki gibi 3-5 milyona serbest kalacaktı. ikinci şartı da işte yine serbest kalma maddesiydi 17,5 kabul etti iki tarafta. yahu bunun nesini anlamıyorsunuz, sözleşme imzalanırken durduk yere ali koç dur şuraya madde ekleyelim pazarlık şansımız kalmasın mı dedi. anlaşmalar, sözleşmeler nasıl oluyor hiç mi bir fikriniz yok ? arda'yı biz kalmaya ikna ettik, şartları tabi ki o sundu. arda tam tersi gelip nolur beni göndermeyin yalvarırım sözleşmeyi uzatın deseydi bu sefer yönetimin şartlarına göre anlaşma yapılacaktı. kim min jae de mesela bu şekilde gelmişti fener'e. hepimiz dedik bu adam fenerin de ligin de çok üstünde nasıl aldık ? nasıl aldık işte öyle aldık onun şartlarını kabul ettik. napoli bastı parayı aldı. napoli'ye de mesela benzer şartlar ile gitti oradan da serbest kalma maddesi ile daha iyi bir takıma gidecek.

mesela batshuayi hiç bir özel şart koydurmadı sözleşmeye niye, artık kiralanmak istemiyordu kendine kulüp arıyordu. haaland dediğimiz adam salzburg ile şampiyonlar liginin içinden geçti dordmund serbest kalma bedeli sadece 20 milyon ödeyerek adamı aldı. dordmun'da da 60 milyon koydurdu. ordan da gitti.

kısaca sözleşmeler tek taraflı olmaz. yönetim neden serbest kalma maddesi koydurdu, neden 17,5 diye bir düşünce çok aptalca bir düşüncedir.

edit hala anlamayip ozelden rahatsiz eden aptallar var. baska ornek vereyim. bir yerde calisiyorsun ve daha iyi bir is buldun ayrilacaksin. patron da aman gitme ne istiyorsun kalmak icin diye sordu. sen de su kadar maas, terfi vs. dedin. sartlarin kabul edilirse ise devam edersin degil mi. ama tam tersi is ariyorsun ne is olsa yaparim diyorsun. maasini bile sormazsin aq.
merdan gitti, hukuklu - hukuksuz fark etmez bu saatten sonra. kemal kılıçdaroğlu'nun adaylığına destek veren ne kadar gazeteci varsa reis hepsini toparlasın. bu konuda arkasındayım. hatta abdullah öcalan övgüsünden ziyade, "kemal kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemek suretiyle ülkenin anasını sikmek" suçundan yargılansa davaya tanık olarak müdahil bile olmak isterim. ez cümle, bu yangına su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim!
neden ballı hocam?
o zaman kur ne kadar di ?
şimdi ne kadar ?
hadi oradan, boş boş yillar önceki paraları 2023 yılına getirip ballı demek komik olmuyor mu?

simit i bir liraya alan balli tayfa diye de başlık aç ,beyne bak ya... o kadar usa faizi var,usa enflasyonu var , memur maaş kat sayısı var, var da var. hala ballı yazmış adam.

sen gitme kardeş,git yap askerliğini bal yok nede olsa demi
yolda yürürken dedem yaşında adamların torunu yaşındaki çocukları(kızları diyemiyorum bile) süzdüklerini görünce hak verdiğim başlık.

türkiye'de kadın olmak
türkiye'de çocuk olmak
türkiye'de ağaç olmak

tartışmasız çok zordur.
steve jobs sağ olup görseydi kafanızda kıracağı telefondur, "ulan bu ne, ben telefonları büyütmeyeceksiniz, -herkes tek elle kullanabilecek- dememiş miydim" diyerekten...