Sık geçen başlıklar

ülkeden kaçmak mı yoksa kalıp mücadele etmek mi 7

ekşi'de gör
daha seçtiğimiz milletvekilini meclise gönderemiyoruz.

(bkz: can atalay)

neyin mücadelesinden bahsediyorsunuz? neyle nasıl mücadele edeceğiz? muhalefet de zaten allah'a emanet.

imkan varsa gitmek mantıklı. yoksa siyasetle ilgilenmeden nefes alın. öbür türlü akıl sağlığınızı kaybedersiniz! benim, kılıçdaroğlu gibi bur-da-yım diyecek ne inancım ne motivasyonum kaldı.

peşin not: bu bıkkınlık ve yılgınlığın seçim kaybetmekle alakası yok. 20 senedir kazandığımız tek bir genel seçim, referandum yok. alışkınım. ama başta chp olmak üzere tüm muhalefetin fiyaskoyla sonuçlanan seçim sonrası pozisyonları ve açıklamaları beni bu hale getirdi. durmadan tebrik ve baş sağlığı pişkin pişkin sözcülük yapan "tirrek"lerle uğraşamam.
bu ülkede,
bu şartlarda,
bu insanlarla,
yaşayıp mücadele etmek,
kısacık ömrüne yazık etmektir.
kaçıp gitmek lazım. kendimizi geliştirip eğer döneceksek o şekilde dönmek gerekiyor.
şu asla unutulmamalı
aziz sancar bu ülkede kalsaydı asla başarılı olamazdı. çünkü ne o imkanlar verilirdi ne de kendisine yardımcı olacak dostlar arkadaşlar bulabilirdi. sürekli birileri paçasından aşağı çeker ve hakkına girerek önünü keserlerdi. hak ettiği laboratuvar ortamı ona değil torpilli birine verildi.
bu sadece bir tane örnek. biliyorum çoğumuz insanlık için aziz bey kadar bir şeyler yapmayacağız veya katmayacağız ama hepimiz değerli varlıklarız.
eğer bir gün imkanım olursa bu ülkede kalmadan çekip gideceğim. ülkemi özleyip memleket hasreti çekeceğime eminim ama her günü bir ke yaşıyorum. artık hak ettiğim ve elde edemediğim şeylere üzülmekten çok yoruldum.
sadece adil bir yaşam ve adalet istiyorum.

edit: gelen mesajlardan dolayı bu yorumu ekliyorum.
2 sene boyunca amerikada yüksek lisans sebebiyle yaşadım. ömrüm boyunca yaşayamadığım alım gücünü, hissedemediğim adalet duygusunu, ulaşmak istediklerime kolay ulaşabilme hissini ve en önemlisi kıymetli bir insan olduğumu amerikada hissettim. yurt dışında hayatın zor olduğunu, gurbette yaşamanın dezavantajlarının farkındayım. ama yeter artık çok yoruldum. benim bileğimin hakkıyla elde ettiğim hakları birileri verdiği oylarla benden alıyor.
alın size bir örnek:
şu anda evlilik aşamasındayım. oturacağımız evin pimapenleri çok kötü. o kadar kötü ki yapım yılı 2000 senesine dayanıyor. kapısının lambiri kalınlığı 9 mm şu an piyasada 12 mm bulabilirsiniz. 9 mm hiç yok. yani o kadar yapılması elzem bir durumdayız.
geçen hafta 26 bin tl teklif aldık. kur dalgalanması sebebiyle cuma günü fiyat 28 bin tl oldu. dünkü kur sebebiyle 32 bin tl oldu. benim maaşım bunun yanına yaklaşamıyor. alım gücüm kalmadı ve yetmiyor.
ben hiçbir suçum yokken durduğum yerde fakirleştim ve saatler içinde gücümün yeteceği şeyi de kaybettim.
şimdi size soruyorum
ömrünü dirsek çürütmüş, gözlerini bozmuş, başarılı olmuş bir mühendis olarak ben bunu hak edecek ne yaptım?
gidin güzel kardeşlerim, nasıl yaşamak istiyorsanız yaşayın. ama yazın gelip, paranızı yirmi ile çarpıp "türkiye cennet yauv, nankörlük etmeyin vs vs" derseniz bozuşuruz.
kaçmak doğru bir kelime olmayabilir. bir kere gelinen bu hayatta, herkes en iyi şartlarda yaşamak ister. doğduğun büyüdüğün vatanım dediğinde bu topraklarda, devlet sana bu şartları sunmak zorundadır. akp'nin ise yıllardır tek yaptığı ya da doğrusu yapmak isteyip başardığı, biat kültürü oluşturmak ve şükretmek.

diğer yandan kalıp mücadele etmek? cehalet ile mücadele edilmiyormuş onu anladım artık. adam belki aç, belki ay sonunu zor getiriyor ama eskiden yağ kuyruğu vardı diyor. neden vardı diye sorsan kılışdar yüzünden der. adama götünde donun yok diyorsun, çıkar cebindeki telefonu göster zenginiz biz diyor.

2023'te lozanın bitip her yerden bor fışkıracağını düşünüyor bu insanlar ve bunlar öyle üç beş kişi değil milyonlar. sen bunlara rağmen bak; bu millet halk ekmek kuyruklarında beklemeyi haketmiyor daha iyi şartlarda insanca yaşayabiliriz diyorsun, adam o kadar alışmış ki bu yaşam tarzına, umurunda bile değil normal geliyor insanca yaşamamak.

hak hukuk özgürlük desen, ülkenin içler acısı hali ortada. biraz sesini yükseltmeye kalksan ya teröristsin ya fetöcü. işin komik olan tarafı düne kadar biz bunları fetöcülükle suçluyorduk, şimdi onlar bizi. hepimiz bu ülkenin evlatlarıyız, vatan millet sakarya eyvallah ama ortada bir savaş yok ki savaşalım. neyle savaşacağız ve ne için, bazıları aç kalmasın diye mi? e adam halinden memnun padişahım çok yaşa diyor.

kıssadan hisse; kendi adıma yirmi yıldır çok savaştım çok mücadele ettim ama cehaleti yenemiyorsun onu anladım artık.

bu seçimlerde de değişen bir şey olmazsa, ben insanca yaşamayı tercih etmeyi düşünüyorum. hatta yurt dışında oyumu erdoğan'a atıp, her sene buraya tatil yapmaya gelip kurulu düzenimiz var yeğenim o yüzden dönemiyorum diyeceğim. bu ülkenin büyük bir çoğunluğu insanca yaşamayı haketmiyor.

son olarak; ortadoğunun yobazlarını bu vatanın doktoruna, öğretmenine, sanatçısına, öğrencisine kısacası aydın gençlere insanlara tercih edip bu hayattan soğuttunuz ya, sizin arap sevdanıza tüküreyim.
kaçmak tabiki, suriyeliler memleketin öz evladı oldu, biz üvey evlat. en azından ülke dışında aşağılık pislikmisim gibi davranılırsa hak verebilirim, yabancı olduğum için derim, kendi yurdunda ikinci hatta üçüncü sınıf olmak zoruma gider çünkü
ne mücadelesi bu millet 70 senedir akıllanmamış bu saatten sonra da akıllanmaz. neyin mücadelesini vereceksin bu cahil cühela ordusu için. aklı ve fırsatı olan dakika durmaz bu ülkede. 20 senedir kim verdiyse yetkiyi bu iktidara onlar mücadele edip düzeltsin bir zahmet memleketi. o kadar skandala rağmen oy verdi verecek nesine mücadele edeceksin. geçiniz.
üniversite yıllarımda freelancer sitelerinden yurtdışına iş yapıyordum. ne yaptığımı kısaca anlatmak gerekirse web sitesi olan insanların bazı teknik sorunları oluyor o problemlerin çözümleri, siteye iyileştirmeler yapıyordum ya da toptan web sayfası oluşturduğum işler oluyordu. ben bunları paypal'dan ödeme alarak yapıyordum. ülkeye ciddi ciddi döviz sokuyordum. çok muhteşem paralar değildi ama şundan daha iyidir.

paypal birilerinin götüne battı ve paypal tr'den çekilme kararı aldı. ben başka ödeme yöntemleri buldum ama müşterimin işine gelmiyordu. adamlar direk paypal üzerinden iş yapmak istiyordu. ne oldu?

ben gittim okurken migros'ta çalışmaya başladım. ülkeye döviz sokmaktan migros'ta raf düzenlemeye döndüm. sizce hangisi ülkeye daha faydalı? ben mücadele ederken önüme taş koydular. hala daha sağda solda x site kapatılmış vpnle giriliyor yazan sikikleri görünce kan beynime sıçrıyor.

aklı olan buradan siktir olur gider. benim burada ailevi sebepten dolayı 2 yıl daha durmam gerekiyor. bu ülkeye çalıp çırpan orospu çocukları haricinde hiç kimse bir iğne dahi borçlu değildir. vergilerini ödediği için ülke ona borçludur(nokta)