Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
dün gece moda taraflarındaydım, oradaki ayı barın önünden geçtim saat 23.00 gibi, cuma ctesi akşamı o saatte yer bulmak imkansızdır, 2 masa var veya yoktu. hemen 10m yanındaki offenhaus tıklım tıklım doluydu. bence tepkiler yerini buluyor gibi...
adamlar gote got demisler, ailenizi yaniniza alip hakkariyi gezmeye gider misiniz buna cevap vermek cok zor olmasa gerek. birde uzerine dagcilikla alakali bir spor icin ne desin adam kevlar yelek giy yanina da keleş mi al desin.
sema’nın atakan yalakalığı izlerken beni irite ediyor. bu kadın hep güçlülere yancı oldu her sene aynı şeyi yapıyor yine şaşırtmadı.
çocuğun ailesinden alınıp, iyileşmesi için klinik tedavi görmesi gerektiğini gözler önüne seren mide bulandırıcı durum.

10 yaşında bir çocuğun beynini kim yıkıyor ve militan gibi yetiştiriyorsa yargılanmalı aynı zamanda.
ankara güzel şehirdir. konseri, tiyatrosu, sergisi eksik olmaz. dostlarla takılacak, müdavim olunacak bolca adresi vardır. denizi yoktur ama güzel doğa yürüyüşleri yapılacak adresleri boldur. kıymetliniz de oradaysa çok güzel şehirdir.
yav kardeşim haklısınız, doğrusunuz ama anlamadığım ve anlamadığınız şöyle bir şey var:

büyükşehirlerde milyon tl aşağısına elle tutulur pek fazla daire yok diyorsunuz ki genel olarak öyle.

o zaman bu paranın yarısına kredi çekilse, ayda 8 bin tl taksiti 10 yıl boyunca ödeyebilecek kaç beyaz yakalı var bu amk yerinde?

maaşlı çalışan kaç kişinin cebinde 500 bin tl peşinat var? kredi miktarını yüzde elli olarak sınırladım ki taksitler daha da uçmasın diye. hoş, 8k da uçuyor ama nispeten alçaktan.*

hadi bunları yaptı diyelim, memurlar dışında kaç kişinin on sene boyunca işsiz kalmayacağı garanti? neyine güvenip böyle bir şeyin altına giriyor insanlar? ya da girebiliyor mu?

burada denklemin nasıl olduğunu ve cevaplarını çok merak ediyorum.

galiba bir balon var olmakla birlikte patlamaktan da uzak görünüyor aynı zamanda. yine de tüm bu sorular varken ileride bir sudden stop yaşanması da muhtemel.
sözlükte gezerken burçlarla ilgili birkaç saçma başlık gördüm ve bu entry'yi hazırlama kararı aldım. haydi hep beraber biraz fizik ve programlama bilgisi ile burçlara inanan arkadaşlara yardımcı olalım.

basit tanımlar ile başlayalım.
gravitational constant: 6.67 × 10-11 m3 kg-1 s-2
ortalama bir insanın kütlesi: 80 kg
ortalama yenidoğan kütlesi 3 kg
marsın kütlesi: 6.39 × 10^23 kg
doğum anı doktorunuza olan uzaklık: 0.5 metre
mars ortalama uzaklık: 225 x 10^9 m

tanımlarımızı yaptığımıza göre newton'ın kütleçekim yasasına geçebiliriz. kütlesi olan 2 cisim arasındaki çekim kuvveti netwon'ın kütleçekim formülü ile hesaplanır.
(g x m1 x m2)/r^2

scala programlama dilinde basit bir script ile kütleçekim kuvvetlerini hesapladığımızda karşımıza çok da şaşırtmayan bir sonuç çıkıyor

doğum anında marsın size uyguladığı çekim kuvveti:
2.52 x 10^-9 newton
doğum anında doktorunuz tarafından size uygulanan çekim kuvveti:
64.07 x 10^-9 newton

görüldüğü üzere doğum anında doktorunuz tarafından size uygulanan çekim kuvveti marsın size uyguladığından 25 kat daha fazla!

biraz önce yaptığımız basit hesaplardan da anlaşılacağı üzere doğduğunuz odada bulunan kişi sayısı, doktorunuzun kilolu ya da zayıf olması gibi alakasız şeylerin bile sizin üzerinizdeki etkisi doğduğunuz gün saat gibi saçmalıklardan daha fazla.

incelemek isteyen arkadaşlar olursa diye kodun ekran görüntüsü ve çıktısını ekliyorum.
görsel
görsel

quod erat demonstrandum

yoğun istek üzerine edit: 25 değil 24 kat fazla olacak, thanks einsteins
son laik bükücü adıyla twitter'da bulunan tarihin en büyük aktroll lideri. yargılanacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum.
arkadaşsan ve kadın sevgili olmak istiyorsa o süreç boyunca erkek hep haklı çıkar. ya da sevgilisindir, evlenmeyi arzulayan kadın hedefine ulaşıncaya dek erkek hep haklı çıkar. sonra gerçeği anlar erkek, aslında yaşadıkları bir yanılsamadan ibaretmiş. meğer hayatı boyunca hiç haklı olmadığını anlayacağı gerçek aleme geçiş yapıyormuş. geçmiş olsun.
bir iki hafta kadar önce final sınavıma gitmek için sabahın köründe uyandım. kyk yurdunda kalıyorum. devlet tarafından kahvaltı için verilen 6 liralık kahvaltı hakkımı kullanıp sınava öyle geçeyim dedim. yanlış anlaşılmasın o 6 lirayla 1 simit 1 peynir 1 çay alınca geriye 50 kuruş kalıyor. yani pek bir şey etmiyor. yemekhaneye inince bütün hayallerim yıkıldı. yemekhanenin üstündeki boru patladığı için bütün ürünleri kaldırmışlardi. açıkça söylemek gerekirse her şeyin üstüne bok damlamiş. işletme sahibinin de nedense insafı tutmuş , öğrenciye yedirmeyeyim bunları demiş. ki yurtta kalanlar bilir bunlar işletmeci için takdirle karşılanacak hareketlerdendir. neyse uzatmayayım yurdun yanındaki marketten bisküvi alayım dedim. markete girmemle çıkmam bir oldu. en ucuz bisküvi 4 lira. üstüne krema , çikolata sürdükleri 5 liradan aşağı değil. gururum hiç olmadığı kadar incindi o gün. yol param cebimde kalsın diye bisküvi dahi alamadım. karnım aç girdim sınava. ağzım kokuyor diye maskemi indiremedim. midemden sınav esnasında ses gelmesin diye dua ettim. düştüğüm durumdan utanıyorum. benden daha kötüleri var bunu da biliyorum. hasta olup ilaç alamayan arkadaşım var mesela. elimden hiçbir şey gelmemesi ağrıma gidiyor. herkes sınavlardan sonra ailesini görmeye gitti. ben birkaç gün bir yerde çalışıp yol paramı çıkartana kadar bekledim. üniversite öğrencisini durmadan eğlenen, nerede sabah orada akşam zanneden güruh bunları görmüyor ama ben bisküvi alamadım sözlük.
"finalde karşısında medvedev yerine djokovic olsaydı olacakları biliyoruz." derken, medvedev , djokovic'i 3-0 yendiği için nadal da sanırım 3-0 yenecekti denmek isteniyor olabilir.

boşverin böyle şeyleri, sonuçta hak ettiği bir şampiyonluğu aldı.
haha herkes yüzük takmayan erkeğin, karı-kız peşinde olacağını,karısını aldatmaya yakın olduğu falan söylenmiş.

olum ne kadar safsınız hadi bekarların konudan haberi yok sallıyor evli insanlar bile böyle şeyler yazmış.

lan ben 2 ay taktım bak sadece 2 ay sonra çıkardım anasını avradını skim bekarken düşmeyen kadınlar evliyken düşmeye başladı. lan erkek hadi aldattı diyelim kadınlar çok mu temiz? kadınların en sevdiği olay başka bir kadının elindekine sahip olmaktır bunu neden anlamıyorsunuz.bundan ayrı bir haz alırlar. kendi aranızda konuştuklarınızı hatırla "ulan sevgilim varken bir dünya kız yazardı,bir dünya kızla bakışırdık şimdi sevgilim yok bakan yok" bu cümleyi hic mi kurmadınız.aha evlenince de değişen bir şey yok. biraz kendinizi bilen eli yüzü düzgün biriyseniz o sikik yüzük am paratoneri oluyor bir anda.bu hep böyleydi.

o "yüzük takmayan erkek karısını aldatma peşindedir" yazan romantikler..sizin daha çoook çalışmanız lazım çok.sizi çok üzerler mk
eşini aldattığını öğrendiğim bir arkadaşım vardı. adamın ağzına sıçıp baya bir konuşmamıştım çünkü onun gibi bir adama yakıştıramamıştım karısını aldatmasını. sonra bir gün aldım karşıma konuştum, “derdin ne senin” diye. adamın maddi durumu türkiye ortalamasının çok üzerinde, 2 tane çocuğu var, dışarıdan imrenilecek bir hayatı var falan..

bana söylediği ise, karısının ne kadar sonradan görme olduğu, okulda diğer arkadaşlarında gördüğü beştaşın neden kendisinde olmadığı, çocuk gürültüsünden bıktığı için sevişmek istemediği ve evet sürekli başı ağrıdığı, yarım gün çalışıp evinde zaten hizmetçisine kadar herşeyi olmasına rağmen bütün gün şikayet ettiği ve buna rağmen kadir kıymet bilmediği ve adama her türlü hakareti ettiği için bıktığını ve sırf çocukların hatrına boşanamadığını anlatmıştı.

edit:imla
eksiğini doldurmak için diagne- falcao- andone-mohamed-mitroglu-halile maaş ve bonservisle yaklaşık 40 milyon euro ödedik ve 4 yaş yaşlanmış halini kurtarıcı olarak geri aldık.
daha 5 dk önce tanıştığın; hayatına, geçmişine ve karakterine dair hiç bir deneyimi olmayan bir insanın eleştirisine maruz kalmaktır.

-ahah evet. peki burcun ne?
+koç
-ayy sen çok inatçısındır şimdi

amk bunun bi önyargıdan ne farkı var? sorsalar herkes marstaki koloniden; bilimden teknolojiden, medeniyetten bahseder. herkes çok aydın ve açık fikirlidir ama bi gezegenin hal ve hareketlerine göre sadece 5 dakikadır tanıdığı bir insanı eleştirir.

ama ben "sarışınlar maldır" desem linç edilirim, gerici, ön yargılı bir puşt olmakla suçlanırım. ama birisi "akrepler orospu çocuğudur" deyince "astroloji yorumu" oluyor

edit: uctupak adlı yazarın belirtmesi üzerine modlar başlığı "kişinin burcu yüzünden eleştiriye maruz kalması" olarak düzeltirse sevinirim. anlam karmaşası varmış başlıkta
çaça ve cosplay çok çok acayip bir bölüm olmuş

--- spoiler ---

terzi sonrası evdeki sahne (olayın sıcaklığıyla abartıyor olabilirim ama) bugüne kadar izlediğim en komik sahne olabilir. ilkkan ve ersoy'un abartılı reaksiyonları yılmaz'ın kızlar var diye kibarca açıklama yapmaya çalıştıkça ilkkan ve ersoy'un daha da abartması üzerine yılmaz'ın kontrollü sinir krizi geçirişleri efsane kere efsane şimdi yazarken bile çenem ağrıdı gülmekten *

--- spoiler ---
hassiktirin lan.
yazdığınız senaryoya ve dandik ümmet sevginize sokayım.
donmakta olan bir insan neden montunu çıkartır atar oruspu çocukları.
bak bak, masum afgan da ordan geçerken tesadüfen bulmuş, telefon ve cüzdanı almış.
yalanınıza sokayım.
tanım.
uygarlık düşmanı afgan piçlerini korumak için bu ülkeye düşman oruspu çocukları tarafından uydurulmuş dandik bir senaryo.
bu ülke insanına düşman piçlerin kıytırık yalanlarına inanmadığımız için
bir de biz utanacakmışız amk.
ikinci tanım.
hırsız, gaspçı bir afgan piçinin uyduruk ifadesini esas alan bir oruspu çocuğunun açtığı başlık.
"insan gözü 60 fps üstünü göremez ki yav." fakirliğinizi bu kadar da belli etmeyin. 144 hz monitör görmüş biri direk aydınlanma yaşar. hadi bunu hiç görmedin git teknosaya falan 120 hz ekranlı telefonlara bak gene aydınlanma yaşarsın. ha ben aradaki farkı anlamıyorum diyorsan bi göz doktoruna muayene olmanı tavsiye ederim.

tanım: piyasanın kralı olacak nvidia nın yeni gpu su.
ondan sonra vay efendim niye yabancı yatırımcı gelmiyor, niye kriz yaşıyoruz, niye fakirleşiyoruz, dış güçler bize neden böyle saldırıyor... kendimi adamların yerine koyuyorum da, yabancısı olduğum bir ülkeye getirip paramı sokmuşum ve ülkenin yöneticileri asırlardır kabul görmüş iktisat politikalarını tanımadıklarını ve yerine bir model icat ettik diye çıkıp saçma sapan şeyler konuşarak sürdürülebilirliği imkansız şeyler öne sürdükleri bir ülkede paramı tutmaya devam etmek ister miydim? hayır, kesinlikle istemezdim... yatırımcı da böyle yapıyor işte, dolarını alıp kaçıyor...

ne ülke tarihinde ne de kendi yaşadığım süre içerisinde cehaletin bu kadar baskın hakimiyet kurduğu, pespayeliğin bu denli her yeri sardığı hiçbir döneme şahit olmadım. allah bize acır da seçime kadar ülkeyi batırmazlarsa eğer seçimlerde bu zihniyetin giderek yerine ilimle, bilimle hareket edip dünyanın kabul ettiği ekonomi politikalarını uygulayacak liyakatli, çalışkan ve reformist insanların yönetime gelmesi şartıyla bir ümit var diye düşünmek istiyorum. başka türlüsü çok zor olacak gerçekten...
ingilizce yeni iyi, ayrım sadece he ve she. üstelik bu durum nesnelerin yapısını ya da başka herhangi bir şeyi değiştirmiyor

almanca, he/she/it olarak 3e ayrılıyor. her nesnenin de cinsiyeti var. ve cinsiyet nesne yapılarını ve sıfatları da değiştiriyor.

yabancı arkadaşlara bizde hiç he she it ayrımı yok her şey it üzerinden gidiyor içeriğe göre çıkarıyorsun diyince bayağa şaşırıyorlar.

gözünü yediğimin dili yaaa

t: mantığı falan yoktur
intihar mektubunun altında kpss kitabı olan öğretmendir.

pdrcilerin kaç netlerle kaçıncı sırada olduklarını bilmeyenler gelip sallamış. pdrci değilim ama sonuç belgelerini görüyorum. her şey tama yakın, adam 800. sırada. öyle bir branş bu.
ayrıca o ümitsizliği kpss'ye giren anlar. haberlerde bile "atanamayan öğretmen adayı" diye geçmiş. yani atanamaması kendi suçu ve öğretmenden sayılmıyor atanmadığı için. toplumun bu insana bakış açısı aslında şuradaki sıfat tamlamasından belli.
lokasyon: antalya
bugün pazara gittim arkadaşlar.

ıspanak: 20
havuç: 7
domates: 8
salatalik: 15
yeşil sogan: 20
karnıbahar: 7
çilek: 35
patlican: 20
yesil sivri biber: 25-30
roka, maydanoz: 3(bağ)
6lı yufka: 18
peynir: 70-80
bakla: 30

totalde 400 tl gitti. ben boyle tarım memleketinin de, fiyatların da, pazarin da, ekonominin de amina koyarim sevgili romalılar. saygılar.
kriminalde çalışan adam içtiği sigaranın izmaritini olay yerinin yakınında attı. elindeki eldiveni suya atmış falan. uzaktan eğitimle mi mezun oldu acaba eleman ?