tl;dr 22 ocak cumartesi'yi pazar'a bağlayan gecede ablam, kız arkadaşım ve başka bir yakın arkadaşımla beylikdüzü'ndeki
wolf pub'da güvenlik ve çalışanların çok şiddetli saldırısına uğradık.
twitter: #wolfpubcezalandırılsın
öncelikle olay sonrası hâlimiz:
benim durumumarkadaşımın hâlisaat 01 civarı mekanı kapatmak için ışıkları açmışlardı. hesabı ödedik ve bahşişimizi verdik. biz de tam mekanı terkediyorduk ki elemanın birisi ablamın önüne geçti yavşak bi gülüşle ablamın geçmesine izin vermeyip bir şeyler söylemeye başladı, sarılmaya çalıştı. ben de sinirlenip kendisine bağırdım çekilmesi için. hemen çekildi ve hiçbir şey olmadı. lâkin tam kapıdan çıkıyorduk ki arkada sesler duymaya başladım. ablam bağırmaya başladı bi anda diğer arkadaşıma saldırdıklarını söyledi. arkadaşımın üstünde en az 9-10 kişi vardı, tam dönüp ona doğru gidecekken etraftan rastgele kişilerden bir sürü yumruk yemeye başladım. kendimi bir masanın arkasına alıp korudum bir süre, akabinde kafamdan şarıl şarıl kanlar akmaya başladı. kendimi kapıya doğru attım. kapının orada girişte çalışan gibi bekleyen kişiler kafamın arkasından defalarca yumruk attı kanlar içinde olmama rağmen. bu sırada kız arkadaşım beni kanlar içerisinde gördüğü için ağlamaya başladı. bunun üzerine onu dışarda köşeye götürdüm ve yarıkların üstüne biraz kar koydum.
biraz daha kendime geldikten sonra ablam ve arkadaşım için geri mekanın önüne geldim. ablamlar o sırada arkadaşım için bağırıyordu, tüm süre boyunca içerdeymiş kendisi hâlâ ve saldırmaya devam ediyorlarmış. tam o sırada kilolu bir güvenlik çıktı içerden kendisine ne olduğu soracaktım bi anda bana sen misin diye bağırmaya başladı ve ablamları ittirerek bana yumruk ve tekme çıkardı. ben yerdeyken seni öldürürüm lan diyerek kafamı yumruklamaya ve tekmelemeye devam etti. zaten kaşım patlamış durumdaydı bu sefer kafamın üstü yarıldı 2 kat kan gelmeye başladı yüzümden ve ağzımdan. patlayan yumrukların tekmelerin arasında yerden bir şekilde destek alarak kalktım ve kendimi ileri attım. hâlâ saldırmaya çalışıyordu ama başkaları girdi araya. olayın başından sonuna kadar tek bir kişiye ne yumruk attım ne elimi kaldırdım. ben o ana kadar bize saldıranların güvenlik ve çalışanlar olduğunu bilmiyordum bile düşünün olayı güvenliğe sormaya giderken saldırıya uğruyorum.
daha sonra kafama buz koymak için parka gittim. yolda kafamdan kanlar aktığını gören birisi yardımcı olmaya başladı. o sırada ablamları aradım tekrar ve arkadaşım içerden çıktığını öğrendim. parkın içerisinde buluştuk hepimiz. o sırada mekânın önünden bağırmaya başladı birisi parka doğru 'biz bir aileyiz ulan kimse sesini çıkaramaz bu mekandakilere' diye. arkadaşımın durumu benden 5 kat daha kötüydü. yüzünün her yeri şişmiş durumdaydı ve ensesinden kan akıyordu. nasıl başladığını sordum olayın kendisine. ben oradaki birine bağırdıktan sonra arkadaşımın olduğu bölgeden bir çalışan geçiyormuş. arkadaşım da bu kişiyi durdurmuş ve sormuş noluyor orada diye. bu çalışan arkadaş benim arkadaşın sorusundan 'hoşlanmamış ben çalışanım burada bana da mı atar koymak istiyorsunuz, dışarı çıkalım istersen gel demiş. çok çıkmak istiyorsan gel çıkalım diye cevap vermiş arkadaşım ve o anda mekanın içerisindeki herkes ona saldırmaya başlamış. ki ben gördüm en az 9-10 kişi üstündeydi arkadaşımın. sadece o çalışan arkadaş değil mekandaki tüm güvenlikler, çalışanlar ve onların arkadaşları saldırmaya başlamış. birkaç kere yere düşmüş kalkmış. her yerden yumruk geldiğini, kafasını eğdiği hâlde saldırmaya devam ettiklerini söylüyor. bi ara doğrulup aralarından bi tanesine kendini savunmak için yumruk atmış. bu yumruk sonrası iyice delirmişler daha fazla kişi saldırmaya başlamış.
etraftaki diğer insanlar bağırmaya başlamış bırakın artık öldürceksiniz yeter diye ama nafile. 'bırak ölsün orospu çocuğu, öldürcez bunu' diye vurmaya devam etmişler. hatta bi ara masaya kafasını koyup kendini korumaya çalıştığı sırada bu kilolu güvenlik gelip kafasında şişe kırmış. ensesindeki yarık da oradan geliyormuş. baygınlık geçirme aşamasına geldiğinde birkaç müşteri yardıma gelmiş etraftan korumak için. kafasını kaldırdığında hâlâ rastgele kişiler ana avrat küfretmeye devam ediyormuş siktir git lan buradan diyerek. onlara dönüp cevap vermiş 'siz kimsiniz naptım ben size neden herkes bana saldırıyor' diye. dışarı çıkarttıklarında dayanamayıp arkasından bir daha gelmişler ve arkası dönükken kafasına saldırmışlar. yere düşmüş yerde ve kalkınca saldırmaya devam etmişler. artık o da kendisini benim gibi parkın oraya atmış. bu sırada ablamın ve birkaç görgü tanığının gördüğü üzere birisi şişe kırıp saplamak için peşinden koşmuş arkadaşımın ama son anda durdurmuşlar.
ilk karakola gittik herhangi bi işlem başlatmadılar. taksiye binip hastaneden darp raporu alıp gelmemizi söylediler. taksiye binip hastaneye gittik. ikimizin de eli yüzü kıyafetleri kanlar içinde ve parçalanmış durumdaydı. beyin kanaması şüphesiyle tomografiye aldılar vücudumuzun bazı bölgelerinden röntgen çektiler. kaşımın üstü ve kafam toplamda 3 farklı bölgeden yarılmış. arkadaşımın elinde, kaburgasında ve elmacık kemiğinde kırıklar var. aynı zamanda ensesinde kırılan şişe için de dikiş atıldı. bu bizim yaşadığımız olay kesinlikle sıradan bir kavga değildi. polisin yorumu bile bunun cinayete teşebbüs olduğu yönündeydi.
bana saldıran kişilerle birlikte toplamda en az 10-12 kişinin ölümcül saldırısına uğradık. bu saldıranların çoğu başta güvenlik ve çalışanlar olmak üzere onların arkadaşlarından oluşuyor. hukuki sürece güvendik kamera kayıtları incelendikten sonra hepsinin cinayete teşebbüsten yargılanacağına emindik. hatta o yüzden bu zamana kadar bu konuda yazmadım. mekanın kendisi yerine olaya karışan kişileri hedef aldık. avukat tuttuk cinayete teşebbüsten hukuki süreci başlattık. arkadaşımın babası kendisini tutmayıp ertesi gün mekâna gitmiş. orada çalışanlarla konuşmuş. bana ve arkadaşıma saldırdığından emin olduğu yerde seni öldürürüm lan diye vurmaya devam eden güvenlik kimseye dokunmadığını sadece müşteriler arasında çıkan kavgayı ayırdığını söylemiş. yani kısacası suçu müşterilere atmaya çalışıyorlar tamamen. ama o müşteri dediği kişiler tamamen kendi yakın arkadaşlarından oluşan bir tayfa.
ben avukatla görüşürken 'kesin bunlar kamera kayıtlarını silecekler. nasıl bu kadar göz göre göre yalan söyleyebilirler ki her şey çıkacak kamera kaydında' dedim. avukatım kamera kaydı silmenin çok büyük bir suç olduğunu buna cesaret edemeyeceklerini söyledi. ki o gün arkadaşımın babası babası müdürle görüşmüş 'kamera kayıtları var izledim ben' demiş. ama asıl bomba burada patlıyor. polis kamera kayıtlarını almaya gittiğinde kayıt cihazının çalışmadığını tam da olayın olduğu gün arıza gönderdiklerini söylemişler. aynı müdür şu an 'ben öyle bir şey demedim' diyor. yani mekan'ın kendisi de tamamen işin içerisinde. kamera kayıtlarıyla oynandığı üzerine ayrı bir soruşturma başlattık. neye güveniyorlar bilmiyorum ama orada bize güvenliğin, çalışanların ve onların yakın arkadaşlarının saldırdığını bilen 10larca müşteri var. ki zaten çalışan polislerden birisi ilk olay yerine gittiğinde mekan ile başkaları arasında olay çıktığı söylenmiş kendisine. ama şu an olayı mekândan uzaklaştırıp tamamen sarhoş iki müşteri grubu arasında göstermeye çalışıyorlar ki kesinlikle doğru değil. bizim sorunumuz mekânla değil kendini çete sanan güvenlik ve çalışanlarlaydı ama kamera kaydı ortada olmadığı için artık tüm mekânın ve sahiplerinin de işin içinde olduğunu varsayıyoruz. dava sürecini de ona göre şekillendireceğiz. sorguda ise bize saldıran güvenliklerden birisi bize elini bile sürmediğini sadece ayırmaya çalıştığını iddia ediyor sorgusunda.
tabii orada çalışanlardan başka birinin hikayesine baktığımda bize elini sürmediğini söyleyen güvenliğin hastaneden fotoğrafını görüyorum. elinin kırılmasının sebebi yumruk atmaktan başka bir şey değil belli.
elimi bile sürmedimki bu hikayeyi gördüğümde hemen o çalışana yazdım. biraz mahcup konuşur falan diye düşünüyordum. 'olum güvenlik bize neden saldırdı' dedim 'sence' diyip blokladı beni. güvenliğin bize bu denli toplu saldırıp linç edercesine dövmesini gerektirecek bir şey yapmadık. ilk biz sorun çıkarsak, yumruk atmış olsaydık bile bir insan öldüresiye dövülmez böyle 10+ kişi tarafından.
polisin bize söylediğine göre güvenliklerin ilk vukuatları değil bu. daha önce defalarca müşteri dövmüşler ve uyarı yemişler bölge karakolundan. adamlar gerçekten kamera kaydını yok ederek cinayete teşebbüsten güle oynaya sıyrılabileceklerini sanıyorlar. sizlerin de yardımıyla lütfen gündeme çıkaralım şu olayı biraz baskı oluşsun üzerlerinde. ben illâ ki yaşananları kendi tarafımdan anlatıyorum ve taraflı yaklaştığım kısımlar vardır. ama diyorum ki kamera görüntülerini yayınlasınlar ve hep birlikte izleyelim kim ne yapmış. kimsenin masasına bulaşmadık, içerde müşterilerle sorun çıkarmadık, taşkınlık yapmadık birisi ablama dokunmaya çalıştı diye kızmam üzerine çıkan bir olay tamamen. orada bize saldıranların yarısının neden bize saldırdıklarına dair en ufak fikirlerinin olmadıklarına eminim. arkadaşları kavga ediyor diye sorgusuz sualsiz bize vurmaya başladılar.
benim darp raporuarkadaşın darp raporukart ekstresine baktığımızda iki turizm gıda ve ticaret limited şirketi ismini görüyoruz. biraz araştırdığımızda bu kişiler aynı zamanda
ayı pub'ın sahibi olduğunu öğrendik. hemen
wolf pub'ın yanında, kadıköy'de vs bir çok şubeleri var. bu mekânlara giderken başınıza bir şey gelirse kamera kayıt cihazınızın çalışmıyor olabileceğini ve dayak yediğinizle hatta öldürüldüğünüzle kalabileceğinizi unutmayın. biz hâlâ her gün ağzımızdan burnumuzdan kan gelerek uyanıyoruz bu adamlar elleri kollarını sallayarak dolaşırken.
wolf pub instagramgündeme çıkması için yardımcı olursanız sevinirim arkadaşlar.
twitter: #wolfpubcezalandırılsın