Sık geçen başlıklar
en önemli sebeplerinden biri de çağın hastalığı olan üşengeçlik ve yalnızlıktır bence. gençler artık üşengeçlikten ve odaklanma problemi yaşadıklarından dolayı oyun oynamak yerine oyunu oynayanı, yalnızlıklarını bastırmak için ise video izlemek yerine video izleyen yayıncıları izliyor. videolara bu yayıncılarla birlikte tepki verip birlikte eğlenmeye çalışıyorlar. alışın artık böyle şeylere, teknoloji geliştikçe yeni nesillerin daha berbat bir hayatı olacak.
sabahları poğaça ile kahvaltı yapıyor, toplu taşıma ile 1-2 saat ayakta yolculuk ediyor, akşama kadar sevmediğiniz bir işte çalışıp yine 1-2 saat ayakta yolculuk ederek eve geliyor, yağlı-sağlıksız bir şeyler yiyip gece 12-1'e kadar elde telefon, çöp poşeti gibi yatakta yuvarlanıyorsanız gayet normaldir. hatta iyidir bile.. ben vücut olsam, böyle bir rutin için niye yaşıyorum lan ben diyip çoktan kapatmıştım devreleri.
iş telefonu olarak 7 yıllık giriş seviyesi sayılabilecek samsung j5 kullanıyorum; gün boyu telefon görüşmesi + gün boyu aktif whatsapp kullanımı ile şarjı 3 günü zorluyor. annem 4 yıllık yine giriş seviyesi redmi note 8 kullanıyor; gün boyu candy crush oynuyor yine şarjı bitmiyor, herhangi bir uygulamada kasma-takılma yaşamıyor. iş arkadaşım 4 yıllık orta segment samsung a51 ile çılgınlar gibi pubg oynuyor. bakın iphone ile denk amiral gemisi modelleri saymıyorum bile. onların zaten alayı 2015'ten beri aktif olarak kullanılıyor.

bu gariban apple fanboyları sanıyor ki sadece iphone uzun yıllar kullanılabiliyor. uzun yıllardan kasıtları da 3-4 yıl ha, onun da yarısı serum takar gibi powerbank'la dolanarak geçiyor. insanları 2023 yılında 60hz ekranla usb type-c 2.0'ı övmek zorunda bırakan apple'ı da ayrıca tebrik ediyorum. herkesin yapabileceği bir iş değil bu.
hayvanların konuşamaması. ağızları, dilleri, dişleri, dudakları var. beyinleri de var. konuşabilmek için tüm organları mevcut yani. peki neden konuşamıyor lan bu hayvanlar?

mesela bir koyun "mee" diyebiliyorsa "meme" de diyebilir veya "mehmet" de diyebilir. zorlasa "mehmet bey" bile diyebilir bence. bir köpek "hav" diyebiliyorsa "how much is this bread?" da diyebilmesi gerekiyor mantıken. allah diyen aslan vardı mesela bir ara, çok şaşırmıştık. diyebilir abi, adamın ağzı var dili var. asıl şaşırmamız gereken konuşamıyor olmaları değil mi? bu işin içinde bi kahbelik var ama yakında çözerim ben.
şimşeğin ortasına bir çizgi eklenmiş alt tarafı. bok gibi olmuş, süper-efsane olmuş gibi yorumları yapanlar farklı bir şeyler mi görüyor bu logoda anlamıyorum amk.
muhteşem bir aktiviteydi. iki partlık kocaman bi ansiklopedim vardı, nereden aldığımı hatırlamıyorum ama sürekli okur bi şeyler araştırırdım. yeni şeyler öğrendikçe yaşadığım mutluluğu çok iyi hatırlıyorum.

dinozorlar ilgimi çekerdi o zamanlar, genelde dinozor çeşitlerine bakıyordum galiba. farklı cinslerin özelliklerini falan ezberlemeye çalışıyordum. büyüteçim de vardı, bitkileri incelerdim onunla da.. ulan ben nası bilim adamı olamadım ya. mahalledeki en bilim adamı olabilir kişi benmişim halbuki.
lan ne teşekkürü.. sabah starbucks'taydım, balkondan içeri girerken elinde kahveli bir kızla karşılaştım. kapı da sert, elinde kahveyle açamaz diye düşünüp biraz geri çekildim, kapıyı tuttum buyrun dedim. suratıma ters ters bakıp uff dedi gitti amk. ne teşekküründen bahsediyorsunuz siz :d
kırmızı eti pek severim. adana, urfa, kavurma, bonfile, antrikot vs hepsi çok güzel eyvallah ama tavuk döner de et dönerden daha lezzetli ulan işte. kanat ızgara da mesela tavuk dönerden daha lezzetli. lezzetli işte amına koyim yalan mı söyleyeceğiz.
normaldir. tam patlamaya hazır bir bomba gibi görünüyor çünkü. her tarafı kapalı, alttan sürekli ısınıyor, fıss pıss diye garip sesler çıkartıyor falan. patlamıyor olması mucize.
türkiye'den gözlemlenebilecek olmasına belki en çok ben sevinmişimdir.

bundan bir önceki güneş tutulmasında ortaokuldaydım. tutulma anı tam da fen bilgisi dersine denk gelecekti ve fen bilgisi hocamız sağolsun hepimize tutulmayı izlememiz için kaynak camı getirmişti. çıktık dışarı camlar elimizde bekliyoruz, bi baktım karşıdan annem geliyor. gittim yanına noldu diye. şehir dışındaki teyzemler kaza yapmış bizimkiler de apar topar giderken annem beni almaya gelmiş. yav diyorum biraz beklesek olmaz mı, yok. koştur koştur eve gittik üstümü başımı değişiyorum derken piç oldu güneş tutulması. izleyemedim. hocamın verdiği kaynak camı hala evde bir yerlerde duruyordu. eğer bulabilirsem bugünkü güneş tutulmasını onunla izleyeceğim.

edit: buldum buldum :)

görsel

heyecenla izliyorum şu an çok mutluyum.
yandex navi'nin alayını tokatlayacağı versus. yandex sizi her seferinde hedefe en kısa yoldan götürüyor. bütün kestirmeleri, patika yolları dahi biliyor. mesela hiç unutmuyorum antalya'da konyaaltı'nda lara'ya gitmek isterken beni tarla yoluna sokmuştu orospu çocuğu. bildiğin dağdan taştan ilerletmişti. arabanın anası ağladı ama çok kestirme bir şekilde hedefe ulaştım.
şu mercedes vs bilmem ne arabası örneği verenlere de çok gülüyorum ya. ömründe mercedes'e binmemiş adamlar güç bela bi iphone alınca abi mercedes varken egea'ya binilir mi yea diye benzetmeler yapmaya çalışıyor. aynen kardeşim çekmişsin mercedes'i helal.