Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
eee bir aydır o voleybolcu lezbiyen, bu adam gay diye haddiniz olmayan konularda konuşursunuz, eşcinsel evliliğin legal olduğu hollanda gelir 6 taneyi dalga geçer gibi atar gönderir evinize. hadi gidin bakın bakalım depay kimle sevişiyormuş. (bizim stoperlerimiz hariç)
bayan voleybol takımının başına geçse kenan karamanı kadın yapar yine oynatırdı herhalde.
karadağ maçı sonrasında yaptığı afra tafranın bedelini ilahi adaletle 6 gol yiyerek ödemiştir. o gün takımı beklemeden soyunma odasından çıkmak, gidip tek başına takım otobüsüne binmek, aynı forma altında beraber çalıştığın kaleci arkadaşına saygısızlıktır, büyük bir terbiyesizliktir. "ben olsaydım böyle olmazdı" demektir, böyle bir hareket milli takım tarihinde görülmemiştir.

transfermarkt'ın türkiye temsilcilerini kullanrak fiyatını şişirtmeler, tapulu malıymış gibi sürekli milli takımın kalesine koymalar... ya tamam anladık, ağaoğlu'nun bu çocuğu çok yüksek fiyata yurt dışına çakmak gibi bir hayali var ama o seviyede değil işte, böyle torpille ve zorlamayla mı fiyatı 20-25 milyon euro olacak? zorla oynatıldıkça daha da rezil rüsva oldu, alacak biri varsa bile almaz artık bu seneki milli takım performanslarından sonra. bunu da mı görmekten acizsiniz?

boğazına kadar siyasete batmış bir şehir trabzon. boğazına kadar adamcılığa ve torpile batmış bir şehir trabzon, hiçbir konuda doğru dürüst başarılı olamadıkları halde her köşe başına yuvalananların şehri trabzon. türk milli takımı da alt kademeleriyle birlikte ellerine geçmiş durumda. futbol iyice dibe vurdu, gün geçtikçe daha da kötüleşiyor. ya bir salın artık, olmuyor işte. hak edenler yönetsin, hak edenler oynasın, bıktık artık.
büyük çoğunluğun bu dünyayı geçici, önemsiz bir yer olarak görmesindendir.

onlara göre asıl hayat öldükten sonra başlayacaktır ve orada iyi bir yer edinmek için yapacağın şeyler arasında yirminci yüzyılın modern dünya ahlak anlayışı çok da yer tutmaz. ortaçağ arap kültürü ve ahlak yapısı daha ağır basar.
bu videoyu bir erkek çekip paylaşsaydı amerikan başkanı dahil olmak üzere interpol, mossad, kgb ve bilumum kuruluşlar harekete geçirilerek er kişi validesinin cinsel organından çıktığına pişman edilinceye değin lince uğrardı.
bu durum sadece beni mi sinirlendiriyor anlamıyorum. bir tane adam gibi giyilebilecek pantolon yok hepsi ya dar paça ya kısa paça saçma sapan bir haldeler. hangi mağazaya girersem gireyim hepsi aynı.

ya kardeşim sizin moda anlayışınızın içine tüküreyim. belirli bir kesim (nargileci, sakallı, sert bakışlı, bmw anahtarlı, tespihli) bunu seviyor diye tüm pantolonları bu hale sokmak zorunda mısınız? biraz sonra abdest alacakmış gibi paçaları yukarı sıyrılmış pantolon giymek zorunda mıyım? ya da dapdar pantolon giymek zorunda mıyım ben ya?

günlerdir bir tane pantolon bulamadım. ben düz insanım kardeşim. düz, tek renk, dar olmayan, yırtık pırtık olmayan, rahat bir pantolon almak istiyorum ama hiçbir yerde bulamıyorum. buradan tüm yetkililere sesleniyorum; adam gibi pantolon üretin lütfen!

edit: bazı arkadaşlar düz klasik pantolonların linkini atıyor ama ben klasik ya da takım elbise giyen biri değilim. günlük giyilebilecek normal bir pantolon asla bulamıyorum bulduklarımı ise azıcık zevk sahibi birisi giymez asla.

https://www.lcwaikiki.com/…ink/urun/5157055/1770268

misal bu "standart kalıp" diyor ama paçaları dapdar bir iki beden büyüğünü alsanız bu sefer beli bol oluyor napalım kardeşim kendimiz mi dikelim anlamıyorum ki birde hâlâ bu kapitalist modacıları savunan var kardeşim ben kimsenin giyim kuşamını eleştirmiyorum sadece kendi derdimi anlatıyorum ben sizin moda anlayışınıza uymak zorunda değilim.

bir de benim yakındığım konu; bir pantolon alabilmek için saatlerce gezmek zorunda kalmak. normalde girer bir renk ve model beğenir alır çıkarsın. alışveriş sürem maksimum 30 dakika ama artık avm manyağı olduk saatlerce geziyoruz yetmiyor internet mağazalarında da saatler harcıyoruz. hepsi yalnızca bir tanecik pantolon bulabilmek için.

bir de bazı arkadaşların gönderdiği modeller gerçekten güzel ama 500 liradan başlıyor herkes siz sayın ekşi sözlük yazarları gibi 15 bin liradan fazla maaş almıyor maalesef.

edit 2: bazı arkadaşlar aşırı kilolu olduğumu falan sanmış, 30-31 beden giyen gayet sıradan ortalama bir vatandaşım. sizin o belirttiğiniz "standart kalıp", "klasik" modellerde de durum aynı beden oluyor ama bacaklar ya dar ya da kısa. yani neyi savunuyorsunuz anlamıyorum. bir pantolon için saatlerce gezmek, 500-600 lira vermek bana hiç mantıklı gelmiyor.
amerikanın ırak'a girmek için bahane ettiği kimyasal silahların daha sonradan var olmadığının resmen kanıtlandığını görmüş tiptir. nükleer silah denemelerinde 250 bin vatandaşını bile isteye öldürdüğünü bilen tiptir. almanya dresden şehrinde masum sivilleri napalm bombasıyla sığınaklarda erittiğini bilen tiptir. yanisi amerikanın emelleri için neler yapabileceğini bilen tiptir.

bence siz kutsadığınız amerikayı iyi tanıyın.

kaynakça:
https://www.theguardian.com/…/2004/oct/07/usa.iraq1
https://bigthink.com/…ts?rebelltitem=3#rebelltitem3
https://www.nationalww2museum.org/…en-february-1945
bazı ruh hastaları var, film kötü çıksın, ben zaten bok gibi olacağını söylemiştim diye ahkam kesmek istiyorlar.oğlum siz böyle davranınca sinema uzmanı görünmüyorsunuz, tam bir embesil gibi görünüyorsunuz.sinema tarihine damga vurmuş bir filmin serisinin yıllar sonra devamı geliyor,heyecanlanıp keyifle bekleyeceğinize, saçma sikim yorumlar yapıyorsunuz.
bırakın bu milli görev ayaklarını. şampiyonlar liginde mücadele etmekte milli görevdir. aynı manipülasyonu şenol güneşte yaptınız, şimdi istifa etsin diyorsunuz. sizin derdiniz milli takım değil, sergenli beşiktaştan kaynaklanan korkunuz..
güncel bilgi: ölü yok diyor görevliler ama çok yaralı varmış. özellikle ön vagonlarda. ayrıca şöyle bir bilgi geldi: (#127818269)

görsel

görsel

görsel

sözcü ilk haber yapan olmuş.

ön edit: an itibariyle başka trene bindirildik, gebzeye gidiyoruz oradan aktarma olacak. yine ucuz atlattık. faciadan döndük. ülkemizde şans eseri hayatta kalıyoruz.

——kaza sonrası ilk entry——
an itibariyle gerçekleşmiş olan kazadır. halkalıdan kalkıp konyaya gitmekte olan yüksek hızlı trende ve tuzla mevkisinde gerçekleşmiştir. hala trenin içindeyim ve 5 dk önce gerçekleşti. ölümden döndük denebilir. bir yolcu kadın ayılıp bayılıyor. heyecan mı korku mu bilemiyorum. ama herkes tedirgin. trende bulunan bir dayının yeğeni dışarıdaymış ve görmüş; kafa kafaya bir trene çarptığımız söyleniyor. umarım ölü yoktur ama 4. vagonda ezilme ve bükülmeler var. görsel

görselde göreceğiniz üzere 2 vagonun bağlantı yeri yamulmuş durumda.

——bitti——

edit: insanlar etrafta koşuşturuyorlar ama neler olduğu belli değil. kimse bilgilendirmiyor.

edit 1: hostesler ve görevliler ilk yardım çantası diye koşuşturuyor etraf ve hala yolcular olarak bize bilgi verilmedi.

edit2: trenin dışından görüntü alamıyorum çünkü görevliler yerimizde kalmamızı rica ediyor. muhabir edasıyla ortalıkta ve ayak altından dolaşmak istemiyorum.

edit 3: medyaya düşmüş olmasının imkanı yok. 5dk önce oldu kaza.

edit 4: bir kaç görsel

görsel
görsel

edit 5: şimdi bir görevli geldi ve çok yaralı olduğunu söyledi.

edit 6: benim görselimi kullanıp yalan haber yapmış memleketim gazetesi. kaza olmadığını iddia ediyor.
londra metrosunun sembolü underground. u değil. underground kelimesi, anlamı vs ile ulaştırmanın alakası yok. o zaman bütün otobüs terminalleri falanda ulaşım terminali olsun? dolmuşa , minibüse falanda ulaştırma aracı diyelim? amk beyinsizi.
bir not olarak buraya da yazalım, yanlış bir bilgiyi düzeltelim. voleybolda servis atan takım dezavantajlıdır ve savunmadadır. bütün otoritelerin de görüşü budur, istatistikler bunu gösterir, maçlar da böyle anlatılır. ne kadar sert atarsanız atın karşılanamayan servis olma ihtimali çok çok düşüktür. karşılandıktan sonra da ilk ciddi hücum gelir. bir maçta bir takımın 5 ace'i varsa geri kalan tüm servislerde savunmadadır, bu da size bir fikir verir zaten. dolayısı ile servisten doğrudan sayı almak zordur. top karşılandıkdan sonra ilk smaç yapan taraf ilk hücumu yapan taraftır. voleyboldaki kural değişikliğinin sebebi de servisten sayı almanın zorluğu nedeniyle maçların aşırı uzamasıdır.

tenis gibi düşünmeyin yani. teniste zaten tek vuruş hakkı olduğu için rakibin yaptığı savunma vuruşu karşı tarafa avantaj olur. voleybolda karşılanan top ikinci bir vuruşta yükseltilir ve atak yapılır.
oğlum liseliler bile mustafa cengizin mali konularda çok başarılı olduğunu her fırsatta söylüyor. adamı ibra etmemek için götlerinden "idari ibra" diye bir şey uydurdular. siz bebeler çok iyi biliyorsunuz.

falcao, albayrak ve terim'in kazığıdır. mustafa cengiz almamak için direttiyse de albayrak amatörce fotoğraf paylaşıp fişi çekmiş, cengiz'in elini kolunu bağlamıştır.

babel direk terim'in kazığıdır. bu konuda mustafa cengiz'e çakan ya cahildir ya da kötü niyetli.

muslera'ya da laf etmeyin gayri.

bugün elmas ve terim satmadan bonservisle genç oyuncu alabiliyorsa bunu sağlayan adam uefa'da olmazları olduran mustafa cengiz'dir. benchmark olmuştur. galatasaray'dan sonra bir çok avrupa kulübü galatasaray'ın dosyasını örnek göstererek uefa'nın kapısında kuyruk olmuştur. isteyen açar bakar.

inşallah başarılı olur bu transfer, çünkü avrupa piyasasında kalburüstü genç oyuncuların fiyatları 10-15 milyondan açılıyor.
ön edit: bir rıdvan dilmen söylemidir.

link

az önce "asla küçümsemem hiçbir parayı. asgari ücretle çalışan milyonlar var. 8 bin liraya çalışan insanlar var" demesiyle ortaya çıkan durum. umarım dil sürçmesidir.

az önce de şenol hocaya eleştiri yapanlar için "kimsenin ekmeğiyle oynamadığı sürece eleştiri yapılabilir" dedi.

adam ekmeği de 3.2m euro sanıyor

edit:imla
o kitabı erdoğan'ın yazdığını düşünen var mı?

danışmanı olarak tuttuğu ayak takımın bir araya gelip ''mevcut enkazı nasıl kaldırırız'' çalışmasının ürünlerinden biri bu kitap.

erdoğan'ın bu kitabı açıp okuduğuna bile inanmıyorum. kimse bana prompter olmadan konuşamayan bir adama kitap yazdı dedirtemez.
- her katta en az üç tane manyak bulunur, bu manyaklar doğaüstü sesler çıkarma potansiyeline sahiptirler.

- yurt deposundan yastık alınırken yastığın yüzündeki sarılığın en az olanı tercih edilir.

- ilk defa tuvalet görmüş adamla aynı masada yemek yiyeceksin, unutma.

- gecenin 3'ü 4'ü de olsa o mıymıntı bulduğun tipteki herifler kız ayarlamış, saatlerdir telefonda konuşuyorlardır.

- özel hayata saygı bekleme, özel hayat diye bir şey yokturdur.

- daha çok 'istisnalar hariç' kalbur altı insanlardan oluşur yurtta kalanlar, sana pek bir şey katacak insanı zor bulursun.

- gülmek veya eğlenmek için o kadar çok malzeme vardır ki, mizah yeteneğin ölçüsünde ortaya bir şeyler çıkarabilirsin.

- hayatının 8 yılını bu tarz yurtlarda geçirmiş, yüzlerce insan tanımış, çok zekisinden çok dandik adamlarına kadar birçoğuyla aynı ortamı paylaşmış, tahammül sınırlarını genişletmiş biri olarak son olarak şunu söyleyeyim; acınızı, nefretinizi, başarınızı, sırrınızı pazar malı gibi ortaya saçmayın.
kısmen doğru, kısmen de hileli bi başlık.
almanyada ilk sene uzman maaşı brüt 6bin euro civarıdır. nette alacağın para vergi sınıfına göre değişmekle birlikte evli biri olduğunu düşünerek net, 4bin eline geçer. ancak bu haftada 40 saat çalışma karşılığında eline geçen paradır. bunun üstüne nöbet gelir, fazla mesai gelir, 5 nöbet ile yaklaşık 5.500 gibi bir rakam geçer. ancak bu hayatta hiç ben etliye sütlüye karışmayayım, hiç ekstra çabalamayayom diyen 1. yıl uzmanıdır. deneyim arttıkça, farklı kadrolara geçerek, veya biraz periferde hastanelere geçerek ya da özelde ekstra nöbetler felan yapılarak 10 bin euro bandı aşılır. 20 binlere yaklaşmak biraz ekstra beceri istese de ve biraz uç örnekler olsa da mümkündür. ( bordro çıkarttırmayın bana)
orospu çocukluğunu da doğallaştırmaya çalışanları da gördü bu gözler. tanrı, doğa, evren sizi sevdiklerinizle sınasın
t: orospu çocukluğudur

nasıl bi günah işledim de böyle gavatların pisliklerin zirveye oynadığı bir döneme denk geldim amk. böyle alagavatlar yüzünden kimseye güvenemez olduk. herkes yalancılığı orospuluğu aman ya nolcak bundan, aman ya bu beyaz yalan nolcak diyip eyleme döküyo puh rezil orospu çocukları. hayat sizi rehabilite edecek insanlarla karşılaştırsın
sakin ol şampiyon. sen iyi bir golcüsün ama arda turan'ın adamısın. bunu herkes biliyor.

"daha top kaleye girmeden şenol istifa diye bağırıyorlarsa bu terbiyesizliktir" diyor. ulan 55. saniyede gol yediniz.

not: merak ettim lan. 31 yaşında futbolu bırakıp tweet atan kim?
(bkz: mutsuz olmak) (bkz: wilhelm schmid)
ben bu kitabı okuyorum, bana iyi geldi.

ek: kitap kısa. bir gecede bitebilir.
kitaptan anladığım kadarıyla mutsuz olmaya da ihtiyacımız varmış.
"... belki de ancak şüphe edebilen, çaresizliğe düşebilen insan, büyük ve fevkalade şeyler yaratabilir."
beğendiğim başka yazılar, kendime göre çıkardığım anlamlar da var.
herkes farklı anlamlar çıkarabilir. böylesi daha iyi. işe yarar umarım.
bi laf var. ya 10000 lirayı bilmiyor ya da hiç dayak yememiş diye. buraya yazıp da 10 bin lirayı beğenmeyenlerin çoğu daha hayatlarında eline 10 bin lira almamıştır ama sorsan 10 bin lira az. ya da gerçekten anadan babadan zengindir ya da kendi bi zenginlik elde etmiştir o'na az gelebilir. o ayrı mesele ama çok çok az miktardadır bu kesim. olm nerde yaşıyorsunuz siz. ülkenin geneli 5000 lira bandının altında yaşıyor.

bakın bu para ülkenin çalışan nüfusunun en fazla yüzde 10 unun kazandığı paradır. bi arkadaş yazmış daha önce. hatta o kadar bile olmayabilir. şöyle açıklayayım. 330 kişinin çalıştığı bir fabrikada çalışıyorum. 10 bin lira üzeri maaş alan kişi sayısı toplasan 10 kişidir. bunlar şef ve üzeri pozisyonlar. işçiysen 4000, formensen 7000, düz mühendissen de 7000 civarında maaşlar. ki bizim fabrika mühendislere çalıştığım sektöre göre ortalamanın üzerinde maaş veriyor. bizde çalışan ve 7000 alan yeni mühendislere, aynı işi yapan başka fabrikada 4000 civarında para veriyorlar.

şimdi 10 bin liranın ülke ortalamasının üzerinde bir maaş skalası olduğunu anladıysak yaşama bakalım.

kirada da olsan, kendi evinde olsa ülke standartlarında yaşamak için hem bekar, hem de evli biri için iyi paradır. ha büyük şehirin lüks semtlerinde yaşamak sıkar biraz ama yine de evli olup eşin de çalışıyorsa, gayet de lüks bir sitede 5-6 bin lira bile kira vererek yaşayabilirsiniz. lüksün sınırı yok bu arada. kalkıp da kirası 10 bin dolar olan villada yaşayamıyorum ama falan demeyin. büyük şehirler dışında bir yerde yaşıyorsanız da, kral gibi olmasa da her istediğinizi her an yapabilme özgürlüğü verebilecek bir meblağdır 10 bin lira. yurt dışı işi biraz sıkıntı olabilir ama isteyen her sene ortalama bir turla 2 defa yurt dışına da gider. yıllık 120 bin lira yani 15 bin dolar civarında bir para. dünya standartlarında iyi, avrupa standartlarında ise asgari ücret düzeyinde bir meblağ bu.

sözlük ten bakabilirsiniz asgari ücret karşılaştırmalarına. 10 bin lira bugünün kuruyla 1100-1200 dolar civarında bi para yapıyor. abd de vergi, emeklilik sigortası ve sağlık sigortası ödemelerini çıkınca eline geçen para neredeyse bu civarda. ya da yakındır. 200-300 dolar fark varsa da kira ya vs. sayın. ya da abd. yi boşverin. bir çok avrupa birliği ülkesinin asgari ücretinden daha yüksek bu meblağ. gidin bakın o başlıklara. o ülkelerde asgari ücretle nasıl da krallar gibi yaşadığını anlatırlar. ama iş abd. asgari ücretiyle türkiye'de yaşamaya gelince birdenbire fakir maaşı olur 10 bin lira. olm bi ayarınız olsun lan. avrupa'da abd. de iyi olan maaş türkiye'de hayli hayli iyidir.

bakmayın siz burada yazan liseli bebelere. onlar babasının parasını yediği için daha hesap yapmayı bilmiyorlar. gayet de iyi paradır. ortalamanın çok üstünde hayat yaşarsınız.
eline makine tutuşturup bir kaç ayar öğrettiğin genç işi berbat ettiğinde suçu müşteriye atmak fotocuların başta gelen taktiklerindendir.
müşteri strese soktu.
sallandılar hava kaçtı.
müşteri istediğim pozu veremedi.
müşterinin tipi istediği pozlar için müsait değildi.
damat köstü.
gelin hımbıldı.
akrabalar fotocuyu darladı.
mekan seçimi yanlıştı.
vs vs.