Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
yok rakipler son dakikada attı diye son dakikada yeriz, yok rakipte eski oyuncumuz varsa gol atarmış. aynılarını slovacko maçından önce de defalarca yazıldı. anlaşılan kiev maçından sonra her başlıkta "belki tutar da fav'ı çok olur" diye aynı negatif entry'leri göreceğiz.
negatif falan yok. tanım: dört tane atıp geçecegimiz maç.
feminizmin arkasına sığınarak liberal bir göt gibi davranan kadınların düştüğü çukurdur. ikinci dalga feministler bilhassa radikaller bu hali görseydi verdikleri mücadele için kendilerinden tiksinirlerdi. (bkz: odtufans) mevzusuna da bakışım hiç farklı değil. güya kadın bedeninin politikleştirilmesine yönelik mücadelenin buram buram erotizm kokması ve şahısların kendilerini tam da sistemin istediği gibi arzu nesnesine indirgeyerek bundan para kazanmaya çalışması gerçekten korkunç. bu (bkz: sjw) ve (bkz: woke) kültürünün taaa içinden geçeyim. feministim demeye dilim varmıyor artık. daha kötüsü bu sjw ve wokelar yüzünden ağzını dahi açamıyorsun, onların istediği dilden konuşmadığın anda cancellanıyorsun. konuşabilmek için ya politik doğrucu bir göt olacaksın ya da bunlarla aynı dili konuşacaksın. tam bir delilik hali, akıl tutulması.
yasak değil aslında sıfır araç alımında ötv indirimi yapılacak bunun için alan adamın aracı bir süre satmaması şartı getirilecek. yine de satmak isterse indirim uygulanan ötv tutarını faizi ile birlikte ödemesi gerekecek. galerilere karşı alınabilecek en etkili çözüm budur.

edit : gelen mesajlardan anladığım pek çok kişi yeni araba almış ve fiyatların düşme ihtimalini düşünmek dahi istemiyorlar. öyle mesajlar var ki sanki ben kanun yapıyorum gibi yazmışlar. bir alttaki arkadaşa katılıyorum biz akıllanmayız.
"beyza'yı 5 kere kaçırdı. annesi babası 35 kez şikayetçi oldu. 13 yaşında 16 yaşına kadar bunları yaşadı. bu adam niye tutuklanmadı?"

meselenin ozeti bu sorudur. (bkz: ceza infaz kanunu) (bkz: turk ceza kanunu) 20 senedir iktidarda olan parti anayasa'yi defalarca degisitirmek ve laiklik ilkesi ile ugrasmak yerine ceza kanunlarini kamu yararina duzenleseydi bu manzaralar yasanmazdi.

ama tabii kamu yarari amac olmayinca tam tersi istikamette duzenlemeler oldu,(bkz: erdoğan affı) bir bakmissin azili suclular sokaklarda fink atiyor.

kucuk kizimiza acil sifa, ailesine sabirlar diliyorum.

zorunlu edit: haberin yayininda kucuk kizimizin yogun bakimda oldugu bilgisi vardi, maalesef vefat etmis. ailesine sabirlar dilerim.
evet iphone'u daha iyi bulduğum karşılaştırma.
fakat fiyat performans açısından xiaomi, iphone'u tokatlar. iphone alamıyorum arkadaşım. 30 bin lirayı telefona gömene ne mutlu. ben o kişi değilim. bu yüzden tercihim xiaomi diyorum.
kamera bir saniye gec dönsün ne yapayım yani.
android özgürlük ya diyeni de anlamıyorum. ciğerim sanki karşılaştığı tüm sorunları android'e kod yazarak çözüyor. ınstagram'da takılıp duruyor çoğu.
pek yazmıyorum artık sözlüğe ama dayanamadım. sözlüğün yarısı dövülen çocuk için kimbilir ne yaptı, videonun başı nerde demiş. bakın sözlüğün yarısı demiş bunu. bu ülkede insanlığını korumayı başarabilmiş diğer yarıya seslenmek için yazdım. içinde yaşadığınız bu hastalıklı toplumu iyi tanıyın ve bu milletin gerçekte ne olduğuyla ilgili bir fikriniz olsun. bunu bilerek ve her anlamda bu bilgiye dayalı olarak önleminizi alın. üstelik bu sözlük, bu ülkenin en okumuş kesimini temsil ediyor sözde.
annemin babası ux designer'dı.
babamın babası da ''ekşi sözlükte insanlar hava atabilmek için daha ne gibi başlıklar açacaklar acaba derneği'' nde kurucu üyeydi. ek iş olarak, isveç kralının saçının sürekli spesifik bir sarı tonda kalmasından sorumlu kuaförüydü.

edit: ''tam olarak hangi sarı?'' diye soranlar için el cevap: pantone #ffe016
aa bu hikaye bana tanıdık geldi, bilin bakalım aynı şeyi kim %100 burslu özel ve devlet üniversitesi arasında yaşayıp, işi becerememeleri sonucunda evden 1000km uzakta okudu?

sinir krizi sebebi. çocuk %1000000 haklıdır. eminim ilk çocuktur. sonrakilere hiç böyle triplere girmiyorlar.
abd'deydim ve ben burda kazandığımdan fazlasını türkiye'de kazanırım diyerek dönme kararı almıştım.

düşünün olayın vehametini!

hoş şimdilerde o zamanki işimi orada yapacağım kadar kazanıyorum ama seneye ne olur hiç bilmiyorum!
ciddi anlamda ulkemden umudu kestirecek seyler okutan buzdolabi. insanimiz rasyonel dusunmekten o kadar uzak ki iyiyi-kotuyu; dogruyu-yanlisi analiz edemiyor. bu kadar basit bir konu da bile.

1: miele evet ust segmenttir ve daha pahalidir, ama bosch gibi markalardan 20% daha pahalidir.
2: yaklasik 10 bin dolar dunyanin butun ulkelerinde bir buz dolabi icin cok cok yuksek bir meblagdir ve halka hitap etmez.
3: kaliteli miele buzdolaplari 1500 euro'yu gecmez. bu ise neredeyse 7 kati daha pahali olan bir buzdolabi.
4: buzdolabi gibi beyaz esya urunleri zaten en az 10 ortalama 15-20 sene gider. bu fiyati onunla da aciklayamazsiniz.

uzun lafin kisasi ne kalite, ne marka, ne ulkedeki doviz kuru, ne de uzun omurlulukle aciklanabilecek bir cihaz degil. belliki ya ozel uretim, ya da cok zenginlere hitap eden bazi ozellikleri var. bilemiyorum, ama ozel bir cihaz bu. ferrari fiyati koyup oradan normal araba fiyatiymis gibi, ya da fiyat normalmis gibi cikarimlar yapmak,… ne desem bos.
dün biri hakkında konuşuluyordu: 'harika biridir; çok efendi, iyi kalpli.'
sonra başka biri hakkında konuşuldu: 'tırnaklarıyla kazıyarak geldi bugünlere. çok çalışkan ve becerikli. zenginlik onu bozmadı...'
az ilerde birasını yudumlayan sakallı karizmatik adamın da 'harika bir oyuncu' olduğunu, 'sesini de mükemmel kullandığını' söylediler.
kendimi düşündüm. sıfır. cidden öyle. bomboş bir hayat. somut hiçbir başarı yok. babam kadar parasız kalmadım gerçi, yaşayıp gidiyorum. mal mülk hak getire, aile çoluk çocuk ofsayt...
biri benim hakkımda asla böyle konuşmaz, niye? bilmiyorum, iyi kalpli becerikli, çalışkan... gibi özelliklerim olmadı sanırım. her neyse. dün erik topladım. bal gibiydiler. çocuklarla oynadım. ben hiç ciddi biri olamadım, bu çocuklarla oynamam da yetişkinlerin beni ciddiye almasını zorlaştırıyor sanırım. aman almasınlar zaten. çabucak sıkılıyorum onlardan
dün gerçekten harika insanlar tanıdım. benim yetiştiğim yerde pek olmayan tipte insanlar. çok cömert ve misafirperver. biz sert ve kabaydık. yani şimdi böyle insanları tanıdıkça öyleymişiz diyorum.
kalabalıkta oturdum çevreme baktım. herkes ne yaptığını biliyor gibi. gittikleri yeri görebiliyorlar bir amaçları, projeleri, umutları var.
benim yok. yalnızca günün içinde bi su gibi akıyorum. su akarken belki bir amacı var benim yok. günümü dolduruyorum, elimden başka bir şey gelmiyor.
seksen beş yaşında bir adamı tanıdım. insanları hâlâ seviyor, beni annem böyle öpmedi, babam asla sarılmadı bana böyle, moruğun her şeyinde sevgi var. ve havaya öyle iyi bir ışık yayıyor, bunu hissediyorsunuz. ben? üzgün bir adam. üzgün komik ve bezmiş.
sıcaktan belki de
yazların uzayan ölgün saatleri
keşke bir gitarım olsa da çalabilseydim.
kar gibi örttün üstünü... sen hep kendine önlemler aldın ben kendime yasaklar koydum, önümüzde barajlar var, bu su hiç durmaz
şehir yobazlık konusunda erzurum, sakarya, yozgat'ı siker atar maphus yatar.
öyle böyle değil!

bu benim zaten yaşam tarzım diyorsan, bursa senin için cennet olabilir.

edit: ayrıca senelerce fetullahçıların başkenti olarak kullanıldı burası, saplantılılık o seviyede.
(bkz: rusya'da 3 türk turistin tutuklanması)

geçenlerde şu başlık altında anlatmıştım. o zaman kaynak yoktu, video yoktu. ebedi ateş dediğimiz şey, türkiye'deki şehitlikler gibi bir şey. düşünün turistin biri geliyor ve edirnekapı şehitliğinde bir mezara işiyor. işte bu tiplerin yaptığı şey bire bir bu.

bir yıl ceza müthiş az bir ceza bu arada. tabi eğer bu arkadaşların oraya düşme sebeplerini içeride birlikte kalacağı mahkumlara bir şekilde çıtlatırlarsa, muhtemelen bu arkadaşlar her sabah golden shower ile uyanacaklar.

ne zaman öğreneceğiz acaba başka kültürlerin kutsalına saygısızlık etmemeyi. bu tiplerin, benzer saygısızlık bize yapılsa ortalığı yıkacağına eminim bu arada.

edit: işte altta görüyorsunuz aynı saygısız zihniyeti.
maltepe askeri lisesinde okurken de malın önde gideniydi. harbiyede de aynı bokun lacivertiydi. hani bir ortamda çok bilmiş biri olur ama her türlü fitne fesat onun etrafında döner ya, öyle bi tipti. ulan bi insan hiç mi değişmez be!
yavşak bir de atatürk'ün meşhur, afyon kolordosunda subaylara hitaben yaptığı konuşmadan alıntı yaparak, subaylık makamı üzerinden prim yapmıştı. utanmaz herif, subaylık makamına da ihanet etti bir de. subay adam dönek olmaz, atatürk'e hakaret edenlerle yol yürümez çelebi efendiii!
türk olmanın utanç sayıldığı bir devirde modası geçmiş miadı dolmuş osmanlı devletinin yiyicilerini şutlamış,

ölüm kalım savaşı olan sakarya savaşı varken 5. karısına nikah yapan vahdettin gibilerin ipliğini pazara çıkarmış,

dahili ve harici bedhahlara karşı verdiği mücadele ile yeni bir devlet kurmuş,

son gökbörü gazi mareşal başbuğ mustafa kemal atatürk şu an gelse parti marti gibi boş işlerle uğraşmaz yine daha önce ne yaptıysa aynısını yapar hatta hatay meselesi olduğu zaman ölüm döşeğinde bile yine dağa çıkıp yeniden kuvvacı ruhu ile hareket etmeyi istemiş olduğunu dile getirir, vazifesinden zerre geri kalmazdı.

atatürk, türk milletinin aleyhine sikko işler yapan günümüz tayfasının hepsini de darağacına yollar, gereğini de yapardı.
saçların da yanları kısa, üstleri kıvırcık ise kombin tamamlanmıştır.

kim çıkardı bunu, neden bu hale gelindi hiç bir fikrim yok. yürüyen fotokopiler bastı her yeri. farklı olacağım derken aynı olmak söyleminin günümüzdeki başka bir örneği diyebiliriz. tez zamanda aşarlar umarım.

edit : yok 20 sene önce de varmışmış bilmem ne. başlıkta 20 sene önce ile alakalı bir şey mi yazıyor amk. konu belli. fikri olmadığı için sananeden öteye geçemeyen ergenler bir, bunlar iki. ama on yıl önce...bize ne amk? git o zaman o başlığa yaz.
gerçek bir tüccardır.

lüks araç ticarette bekaretin bozulması anlamına gelir. bir kere bindiğin zaman bir daha aşağısına binme hakkını kaybedersin. mercedes'ini satıp hyundai'ye binen iş adamı emniyet kemerini daha takmadan "iflas ediyor" dedikodusuna maruz kalır.
denizciyim. okulda, istanbulda ve bilhassa 20 yıl boyunca gemilerde tüm türkiyeden insan tanıdım. hayatımda 2 kişi ile büyük kavga ettim. biri trabzonlu diğeri göreleli. bu engin tecrübeme dayanarak trabzonu tek geçerim. aksini söyleyen trabzonludur.
çocuğun kalçasında problem vardı. geçen sezonun son maçlarında oynayamadı. milli takımdan affedildi. nüksetmesin diye yavaş yavaş süre alıyor. yüklenmiyorlar. geçen sene de karaciğeri yırtılmıştı darbeye bağlı olarak. daha gelişim halinde bir vücudu var. sürekli oynamayı kaldıracak olsa oynatılır. çocuğun üstüne titreniyor kulüpte.

anatomi, fizyoloji, teknik, taktik her sikte uzmansınız amına koyayım. hiç bir şey bilmeden, araştırmadan götten sallama profesörüsünüz. teknik direktör oynatmıyormuş da, 10-15 dakika süre vererek bitirecekmiş de... yalan, dolan, iftira, fitne, fücur hepsi sizde vücut bulmuş. kötüsünüz, cahilsiniz, kıskançsınız, aptalsınız, utanmazsınız ayrıca.
doların 1.7 tlden 18 tlye 10 katına çıkmasına şaşırmıyorsunuz da 3 - 4 katına çıkabilme ihtimaline mi şaşırıyorsunuz?

dolar 5 liralardayken 15 lirayı geçecek dediğinde herkes parmakla gösterip dalga geçmişti bu adamla. şimdi dolar 15 tlye düşse tayyip farkla seçim kazanır.
bunlar ne zaman seçim sonrası şöyle uçucaz, böyle parende atıcaz dese ülkeyi iyice bataklığa sürüklediklerinden dolayı korkulması gereken ve asla güvenilmemesi gereken açıklamalar.
bakalım 2023'ten sonra hangi çağdışı ülke vatandaşlarına yardım ve yataklık edeceğiz...
burada oyun oynarım vs gibisinden yazanlar. siz depresyona girmemişsiniz beyler. depresyon öyle bir şey ki; tuvaletiniz gelir kalkıp da yapamazsınız. geceleri birden uyanır ve geri uyuyamazsınız. o an x yerdesiniz fakat beyniniz depresyon olan sebebe o kadar odaklanmıştır ki, nerede olduğunuzu unutursunuz.
lozanın gizli maddelerinden birinde yarısının boş olmasına karar verilen izmir oluşumu
tr liginde tüm maçlarını kazanıp şampiyon olursan maç başı galibiyet ve şampiyonluk primleri toplamı 6.5 milyon euro. bu şartlar altında tüm takımlar için konuşuyorum para eden oyuncusunu satmayan ve çok yüksek maaş alan oyuncusunu takımda tutan direk salaktır. bu nedenle oyuncu iyi oyuncudur fakat teklif edilen miktar tr ligi için reddilemeyecek bir miktardır.