Sık geçen başlıklar

dolar bir küsur lirayken olan bir anını yaz 10

ekşi'de gör
2008 yılı yaz aylarında dolar kuru 1.20, 1.30 civarıyken çalıştığım işyerinden son aldığım maaş 1972 tl idi. bunun içinde bayram mesaileri, ve 3 ayda bir çift maaş da dahildi. dolar olarak hesaplayınca ortalama 1.570 usd yapıyordu. şuan hesaplarken kalbim tekliyor. güzel paraydı, hiç bitmeyecek, devamı gelecek diye düşünüp hunharca geziyor, o mekan senin, bu mekan benim girip çıkıyorduk. şimdi eti cici bebe'ye ve laktozsuz süte gelen zammı görünce sinirleniyorum.
abd'deydim ve ben burda kazandığımdan fazlasını türkiye'de kazanırım diyerek dönme kararı almıştım.

düşünün olayın vehametini!

hoş şimdilerde o zamanki işimi orada yapacağım kadar kazanıyorum ama seneye ne olur hiç bilmiyorum!
999 dolar olan bilgisayarı 1100 tl'ye almış olmak...
şimdi vergisi zurtuyla 20 bin tl olur.

şimdi dolar 18'den 14 küsüre düştü diye halay çeken insanlarla aynı ülkede yaşayıp, aynı oy hakkına sahip olmayı sorguluyorum.
gezi zamanı dolar 5 kuruş artıp 1.95 olduğunda hükümet kanadı ve ne kadar destekleyeni varsa dönüp ülkeyi batırdınız, hep sizin yüzünüzden vb. cümleler kurmuştu.
dolar 18 lira olduğunda çıkıp ‘bizim dolarla ne işimiz var’ ne bilim ‘onların doları varsa bizim allahımız var’ diyenler o gün pek bi önem veriyordu bu işlere. ne oldu ki acaba….
bu da böyle bir anımdır.
doların 1,6 tl olduğunda insanlar delirmişti. ülkenin her yerinde eylemler yapıldı. tv kanallarında sadece ekonomi konuşulur olmuştu. hükümet erken seçime gitmek zorunda kaldı. insanlar haklarını aradılar. hesap sordular. üç yıl önce devleti teslim ettikleri adama "sen yapamıyorsun artık git" dediler. hükümeti devirdiler.
ecevit hükümetinden hiç kimse dış güçler, hainler vs diye saçmalamamıştı. kabul ettiler yapamadıklarını ve kenara çekildiler. ecevit'in beyaz bir tofaş ile eşyalarını evine taşıdığı hali hala gözümün önünde.
o zamanlar 15 yaşında çocuktum televizyonlarda öyle bir algı vardı ki herkes çok korkmuştu. artık yemek bulmak bile zor olacak sanmıştım. oysa ailemin durumu benim şu an sahip olduğum durumdan en az 20 kat daha iyidi. şimdi televizyonlar tertemiz allaha şükür. dolar 11 olmuş 12 olmuş umrumda değil. hiç korkmuyorum. cihan devletiyiz.
dolar degil ama euro 1,8 lirayken olan bir anim.

bir alim satim isleminde saticiya euro vermeyi teklif ettim. adam "ben dolar euro istemem, lira her gun faiz getiriyor, doviz bir bok getirmiyor" deyip reddetmisti.
euro 2 olduğu zamanlar italya’ya gidip bu nasıl hayat her şey iki katına geliyor diye isyan etmiştim. tanrı isyankar kullarını sevmezmiş.
o zamanlar rusyada emekli maaşları 150 dolarmış derlerdi insanlar nasıl geçiniyor diye hayret ederdim.
artık etmiyorum...
ilk kez yurtdışına gittiğimde 1 usd 1.93 try idi. [temmuz 2013]

3 hafta dışarıda kalıp türkiye'ye geri döndükten sonra 2,06 oldu ve önünü alamadık. o dönem euro da 2.50 idi.

o zamanlar bile bu rakamlar çok fazla gelirken, şimdi nasıl oldu da alışabildik hiç anlayamıyorum.

1 euro 10 küsür lira lan.
o dönemde 2 arkadaşımla birlikte tayland’a gittim.
havalimanından otele taksi tuttum. yaklaşık 250 km (bangkok-pattaya)
50 lira ödedik.
ibis otelde kaldık geceliği oda başı 50tl idi.
hepimiz ayrı oda tuttuk.
motorsiklet kiraladık 1 haftalığı 7 tl ye scooter, fakat ben biraz daha lüks olsun diye honda pcx kiraladım daha türkiye’de yoktu. haftalık 15 tl .
benzin deposunu fulledim 10tl ye.
bir hafta boyunca bir daha doldurmadım .
bira 0,5 tl (bkz: singha)
masaj 5tl bahşiş 5tl verince şaşıyorlardı.
yemek en lüks deniz restoranlarından birine gittik 4 arkadaş karides kalamar ördek bira gazoz balık çorbası balık aklıma gelenler bunlar, yani kısacası masayı donattık kişi başı 15tl ödedik.

hayatımda ilk defa clubta viski açtırdım hatırlamıyorum ama şişesi 50-60 lira olması gerekiyor.

ne istersem aldım ne istersem yedim be istersem içtim.

tam 9 gün boyunca bir zengin gibi yaşadım.

bonus veriyorum: tayland için avrupa birliğine vize zorunluluğu vardı ama türkiye’ye yoktu. uçaktan inince almanlar ingilizler vize sırasına girdi , biz ise yanlarından geçtik ve ülkeye girdik.

orada arkadaş olduğumuz kişilere siz de türkiye’ye gelin ağırlayalım dediğimizde gelemiyoruz diyorlardı. ben çok anlamıyordum neden ki anasını satayım uçağa atla gel vize de yok türkiye’de zaten.
şimdi çok iyi anlıyorum….