Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
hamilton araç içinde kalp krizi geçiriyor şu an. yine alonso arkasında kaldı. alonso siksen yol vermez buna.
şu dakikadan sonra full hm'den alışveriş yapıyorum kampanyası

edit: link silinmiş mesajdan yazıldığı için yazıyorum. h&m lgbt+ bireyleri savunduğu için arkadaş böyle bir başlık açmıştı.

2. edit: bir yazar şunu eklememi istemiş. "bu kampanyayı başlatan furkan adlı şahıs türlü alavere dalavare yollarıyla bankaları kandırıp bedava puan topluyodu alışveriş yapmadan ifşalamışlardı. o zaman müslümanlığı, muhafazakarlığı nerdeymiş"
türkiye'de kurulmuş olan pakurd adlı partinin, üyeleri arasındaki ibretlik tarışma programını izlemek lazım geldiği kanatindeyim. 18.06.2022 tarihinde youtube'da canlı olarak yayınlanan programda: (bkz: https://youtu.be/b9kcpwcq5g0) dinlemeyecekler için aşağıya özetlediğim hususlar irdelenmiştir.

-- türkiyenin tarihsel olarak miadının dolduğu,
-- ingilizler tarafından kurulan ve himaye edilen türk devletinin batı (abd) tarafından tamamen gözden çıkarıldığı,
-- suriyenin rojava bölgesinde 200 bin kişilik bir kürt ordusunun amerika tarafından silahlandırıldığı,
-- rojavadan kardadeniz/hopa limanına kadar olan bölgede amerikanın silahlandırdığı bu ordu eli ile barbar türklerin çıkartılacağı ve büyük kürdistanın kuralacağı, bu projenin açık bir abd projesi olduğu,
-- abd'nin kürt ordusu yanı sıra yunanistana büyük bir güç aktararak türkiyeyi hem batıdan ve hem de kürdistan üzerinden doğudan iki ateş arasına aldığı,
-- pasifikte ortaya çıkan büyük çin gücünün bastırılabilmesi için abd nin rusya ile anlaştığı, rusyaya suriye limanlarının abd tarafından verilerek, rusyanın 300 yıllık akdenize inme amacının gerçekleştirildiği,
-- yine abd ile çine karşı ortak hareket etmesi karşılığında, ukraynanın belli bölümleri, moldava ve gürcistanın rusyaya vaadedildiği ve abd nin bu işbirliği çerçevesinde rusyanın sovyetlerden kalma hinterlandına işgallerle geri dönmesine izin vereceği,
-- boğazların (istanbulun) türklerden alınarak kontrolünün rusyaya verileceği,
-- egenin yunana iade edileceği, barbar türklerin libya, kıbrıs ve akdenizden çıkartılacağı,
-- ege adalarının yunan eli ile silahlandırılarak türk devletinin ege ve akdenize ulaşımının ortadan kaldırılacağı,
-- barbar türklerin orta anadoluda küçük bir alana hapsedileceği
-- ve büyük kürdistanın çatır çatır kurulduğunu ve bölgede batının en güçlü askeri garnizonu olacağını,

söylemekteler.

benden size tavsiye, biz barbar türklerin bu programı iyi dinlememiz gerekmektedir. bizdeki barış ve demokrasi aşığı hevallerin zihinlerinin arkasında neler yattığını da iyi analiz etmemiz lazımdır.

buradan devletin ilgili makamlarına da bunları konuşabilen üyelere ve yetkililere sahip bir partinin türkiye'de nasıl varlığını sürdürebilmekte olduğunu sormak istediğimi ifade etmek isterim.

tabi kürtçüler tarafında fiilen işgal edilmiş olan sözlükte bu başlığın gündeme gelmeyeceğini bilmeme rağmen bunu paylaşmak istedim

edit: icerikte kullandigim ifadelerin butun kurtleri kapsadigi yonunde bir yorumun mesaj kutuma dusmus olmasindan hareketle burada konuşan teröristlerin, ülkemdeki devletine milletine bağlı kurtleri temsil etmediğinin altını çizmek istedim.
acun hangisini söyleyecek ogeday'ın hataları bitmiyor ki…

en başta nisa ile sevgiliyiz veya değiliz diyemem dedi adaya onunla geldi

çocukluk arkadaşını direkt sattı

sude mert meselesine girdi durduk yere

nisa ile sevgili oldukları ortaya çıktı

barış-nisa olaylarında sessiz kaldı

atakan'ın gölgesinde kaldı adı küçük atakan'a çıktı yaver diyenler de oldu

adem'e ağlayacaksan oynama dedi korkuyorsan prodüksiyona ogeday'la oynamak istemiyorum de dedi

adem'e 2017'de seni nasıl yendiğimi iyi biliyorsun dedi

bireyselde adem'e yenildi ağladı ve finish.

yolun açık olsun ogeday. bence başarılı ve güçlüsün finali de hakediyordun. ama atakan'la beraber çok sinsi durdunuz ve adem'in üstüne gereksiz fazla gittiniz. halk sizi sevmedi.
aq kafalara bak adam milyonlar goturmus burdan soru cevaplıyor. doğuştan danışma aq.
babam olmadan ilk babalar günü bugün. saat alırdım. eşofman alırdım. t-shirt, gömlek alırdım. kitap alırdım. olta almışlığım bile var rutinden sıkılıp. bugün ne alsam dedim. karanfil var dediler. ruhun şad olsun.
gençken...lan şurada ne güzel bir mekan açılmış, cumartesi gidelim dediğimiz bir çok yerdir.

şimdi hayretle okuyorum o kendine özgü havası olan mekanlar bir bir kapanmış.

bokum gibi kahveci kondurmuşlar her köşeye. bira yok, tabureye oturup demli bir çay içmek yok. hacı bilmem ney kahvecisi var bol bol. şoklanmış bardakta buz gibi bira yok; döner yedikten sonra uzun marlboro ikram eden garson yok. fil bokundan kahve var ötv'siz. duvarda, mekan katili 4207 sayılı kanun var. ankara soğuğunda kapının önünde titreyerek içilen sarma sigara var. götün ayazdayken, tavanda beynini pişiren ısıtıcı var. çoğu yerde o da yok. elektrik fiyatı çarptığından, kullanmak istersen 5 lira ödediğin skimsonik ufo var masanda.

baraka'yı işleten ali vardı. okuyorsan saygılar. bu sessiz istiladan önceydi...sen de biz de yaşlanmazdan biraz önceydi. bando mızıkadan gelip bateriyi inleten o traşlı genç yok sahnede. başka yerlerde bira ısmarladığımız öğrenci müzisyenler yok. ankara ayazı vurdu şimdi gençliğimizi.
kendisini torrent ile kıyaslayanlara gülüyorum sadece. okan'ın gördüğü soyunma odaları kadar torrent'in messi'yi sahte dokuz oynatmışlığı var. okan buruk'u torrent'e yardımcı olarak getirmek varken tutup birinci adam yapmak saçmalık. neymiş şampiyon olmuş. o zaman hamza hocayı getirelip adam orada burada sürünüyordu en son. kim takar avrupa'nın 19. liginde kupa almayı. (evet bizim saf taraftar takar). bizim yabancı kulüpleri yenme misyonumuza geri dönmemiz gerekiyor. avrupa'da başarı elde etmemiz gerekiyor. bunu torrent sağlar demiyorum ama okan hiç sağlayamaz. okan'ın başakşehir'de oynattığı futbol ortada, hiçbir yönetici, taraftar da açıp maçları izlemiyor. bu adamın nasıl bir oyun felsefesi var, nasıl bir antrenman sistemi var, nasıl bir ekibi var bilen yok. okan başakşehir'e oynattığı futbolu gelsin galatasaray'a oynatsın bakalım adamı tefe koyarlar. torrent'in en azından flamengo ve nyc'ye oynattığı hücum futbolunun bir felsefesi ve altyapısı var. düzgün bir ortasaha ve bitirici bir forvet ile bu işi çözülebilirdi. popülist bir şekilde torrent'i kovuyorsan da o zaman madem çöpe atılacak parası var bu takımın adam gibi bir teknik direktör getireceksiniz. okanmış peh.
millettin artık böyle feci, vahim vs tarzı nitelendirmeli haberlerden midesi kalkıyor. varsa bildiğin sayı istatistik söyle.

hayat eve sığar yoğunluk haritası hala aktif, isteyen girip bakabiliyor zaten.

edit: toplutaşımadamasketakanlardanımspor.
zeki bir vatansever olmalarıdır. siktirip gittiğinizde kendi rezilliğiniz bir başarıymış gibi ülkenin dört bir yanına verdiğiniz 15 temmuz bilmemne isimlerinin hepsi kaldırılacak. o köprünün adı boğaziçi köprüsüdür. 15 temmuz diye bir bayramı ben tanımıyorum mesela. rezilliği bayram diye kutlayan ilk ülke olabiliriz amk.

edit: arkadaşlar, bana mesaj atıp "yazdığını yumuşat istersen, başına dert gelmesin" diyen dostlarıma teşekkür ediyorum. yargıtay'ın bu konuda vermiş olduğu emsal karara göre, 15 temmuz'a tiyatro demek suç değildir. kaldı ki fikir özgürlüğü diye bir şey var. korkmadan bu konudaki fikirlerinizi beyan edebilirsiniz. güzel günler yakın.

yargıtay emsal kararı
bacım türbanı çok sıktıysan, beyinine oksijen gitmiyor ve o yüzden saçmalıyor olabilirsin. ha ondan değilse tam bir beyinsizlik örneğisin.

eyy rtük neredesin? her sikim çocukları milleti olumsuz etkiliyor da, şu salak saçma cehalet dolu yayın etkilemiyor mu?

etkilemez çünkü size göre normal böyle şeyler. millet öpüşenleri, sevişenleri, alkol kullananları, sigara içenleri vs. görmesin yeter aman ha örnek alırlar.

tanım: cehalet dolu anlar.
ilk yurtdışı deneyimim de türk milletinin yaşamadığını, hayattan keyif almadığını, yönetenlerin hayatı millete zehir ettiğini, karın tokluğuna çalıştığımızı anlamıştım. biz yaşamıyoruz arkadaşlar, hayatta kalmak için mücadele ediyoruz.

edit: sonraki seyahatlerimde ise bize toprak atmayı unuttuklarını anladım. meğerse biz vefat etmişiz.
65 yaşınızı geçtiğinizde kuş kadar emekli maaşınız, arabanız olsa bile zayıflamış refleksleriniz yüzünden kullanamadığınızda ve kronik hastalıklarınız olduğu için toplu taşımaya utlu kaldığınızda bu entrylerden utanır mısınız diye düşündüren başlıktır.
üst edit: artık ne söylediysem küfredip yeşillendirenler olmuş ezilen insanlar artık kendilerini ezdirmiyormuş. bre arkadaş bu ülkede her ezilen mafyacılık mı oynayacak benim kastettiğim bölgesi sebebiyle ezilen insanlar mı? bu durumun anlattıklarımla ne alakası var doğu’da güneydoğuda yoksulluk içinde yaşayan, memur, öğretmen olan hiç mi insan yok. benim kastettiğim bölgesi sebebiyle ezilen insanlar mı? siz çok ezilen insan arıyorsanız vergileriyle, kaçak elektrik oranı en düşük şehirleriyle kimlerin ezildiğini pek ala görebilirsiniz. burada kimse kimseye ayrım yapmıyor illa bir ayrım arıyorsanız ve çokta delikanlıysanız elinize bir tepsi midye alın ve istanbul’un herhangi bir yerinde bu midyeleri satmaya çalışın veya herhangi bir yerde işportacılık yapın. dediklerime birçok kişi katılıyor sövüp saymanız dediklerimin de doğruluğunu ispatlıyor. aksini ispat edin tüm ekşi camiası önünde de özür dileyim. bu işler küfürle, bağırmayla, çağırmayla olmuyor.

trakyalılar ve ege insanı aşiretçilik ve topluluktan güç alma güdülerine sahip değildir. adam akrabasını sallamıyor ne aşireti çünkü her şeyden öte sürü davranışında değil bireysel davranışlar eğilimlerinde bulunurlar. bu durum özellikle doğu karadeniz, doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde tam tersidir. bir yere çöreklenmek için mesela trakya veya ege bölgesi diyelim. önceleri her şeye ve her görüşe saygılıymış gibi davranırlar. göçlerle çoğunluğu elde edince de bizim borumuz öter kafasıyla ticarette, inşaat sektöründe, çiğ köftecilikte, tavuk dönercilikte, midyecilikte veya işportacılıkta kısacası kolay paranın geldiği yere çokluklarıyla çökmeye çalışırlar. kavgalarında bile biz diyarbakırlıyız, biz rizeliyiz, biz trabzonluyuz algısı ve klan kültürleriyle baskın çıkmaya çalışırlar. siz hiç herhangi bir olayda ben muğlalılıyım, ben edirneliyim ulan diye kavgaya girişeni gördünüz mü veya trabzonda, urfa’da, yozgat’ta hatta istanbul’da muğlalılar, tekirdağlılar kültür ve yaşam derneği adı altında memleketçilik oynayan bir egeli veya trakyalı gördünüz mü? kolay kolay göremezsiniz. kısacası bu konu çok yönlü sosyolojik altyapıya, bireysel ve topluluk kültüründeki davranışlar temeline dayanmaktadır.

edit: imla
edit2: üst edit
pekakanın - başkan adayı akşener ve yavaş olursa oy vermeyiz - açıklaması şimdi yerine oturdu. hükumetten söz almasalar bu teröristler ortak adaya ses çıkaramazlardı. türkiyede vatansever vatandaş pekakalıdan fazla. son dönemeçteyiz. herkes aklını başına alsın.
casino sahibi bir arkadaşım var, o anlatmıştı zamanında, oyunda asla müşteriye kaybettin demeyiz, bugün maalesef kazanamadın deriz demişti
şimdi zarar eden arkadaşları görünce o an gözümde canlandı, kaybettik demiyorlar, sadece şuanda satmadım bekliyorum diye ifade ediyorlar. ilginç sanırım bir motivasyon şekli..
şimdi gözümün önünde bir kişi 10:01 de koşarak kapıya gitti, arkada veliler polislere kapıyı kapatma diye bağırdılar ve çocuk içeri girdi.

bence saat 10 dan sonra alınmayanlar kadar alınanların da ülkede haber değeri olması lazım. şimdi o çocukları içeri almayanlar işini yaptı, peki diğerlerini içeri alanlar kul hakkı yemedi mi? bence çok büyük bir vebal ve sorumluluk, bunu düşünce ben olsam ben de saat 10:00 dan sonra allahın kulunu içeri almazdım, kural kuraldır.
belli bir yaşın, bir cinsiyetin, bir insan grubunun bu şekilde eleştirildiği başlıklar cidden sinir bozucu bir hal aldı. sözlüğe benzer bir başka platform açmak ve editörler vasıtasıyla kaliteli bir yer yapma planım var. teknik altyapım var.

hiç kimse kınadığını yaşamadan ölmezmiş. şu başlığı açan ve ilk entryyi giren yazar için tek dileğim var. umarım sen de 30'unu geçtiğinde yeni bir teknoloji çıkar ve seninle de aynen bu şekilde dalga geçerler.
yunanistan'ın, ekonomik sıkıntıları unutturmak için suni gündem yaratma çabası ve yunan çomarlarını oltaya getirme girişimidir.

birazdan bizim çomarlar da başlık altına damlayarak "denize dökme" espirileri ve "hedi sıgıyosa gelsinler" nidaları ile klavye üzerinden yunanistan'a savaş açacaklardır.
inanmayanlara hayvan diyen bir kitaba inanan birimi söylüyor bunu. ahahahah. çok komiksin kardeş.

"inanmayanlar ancak hayvan gibidirler, hatta gidişatları hayvandan da aşağıdır." (furkan sûresi, 44. ayet)
senin ecdadını da, seni de severim ihsan.

bu herifi ne zaman görsem ya da burada başlığına denk gelsem, direkt aklıma püsküllü müptezel geliyor. bunların peşine takılanlarda gram akıl yok yeminle.

t: ecdad özlemi çeken birinin açıklamaları.
mal. dünyayı mahallesi ya da tarayıcı geçmişinden ibaret sanan mal.

gel karadenize. bak. kadınların beli 40 yaşında bükülüyor. dizi protezsiz yaşlı yok gibi. zıkımlandığın o çayı fındığı erkekten çok kadın topluyor it. genelleme yapıp adamı hasta etmeyin. sosyal medyadaki orospuların peşinde koşmayın siz de pislikler. iş hayatında çalışan ezilen eve gelip bir de evde çalışan binlerce kadın emekçi var. milletin ayağı tutmaz oluyor ayakta durmaktan. hayat sizin minik beyinlerinizden sığ görüşlerinizden ibaret değil. her boku tespit deyip buraya sıçmayın. yeter daaa yeter.
türkiye'de bana siyasi mizah yapan isimleri sayın dediğimde kaç isim sayabilirsiniz.
yılmaz erdoğan mı diyeceksiniz ? çok az belki . cem yılmaz'ı hiç saymıyorum bile.
çok önceden ferhan şensoy yapardı.oda sadece tiyatro oyunlarında , sınırlı bir kitleye . levent kırca kadar benim hatırladığım otoriteyi direk eleştirebilen ve tv de çok geniş bir kitleye bunu duyurabilen başka bir komedyen yoktur.

son yıllarda mizahındaki düşüşün nedeni ülkede giderek hakimiyetini arttıran eleştiriye kapalı yapıdır.son yıllarda yapılan mizahın içeriğine bakılınca dediğim anlaşılır.güldür güldür de yapılan son 2 siyasi skeç bile siyasi mizahı ne kadar unuttuğumuzu gösteriyor.

tanım: bir daha bu topraklara gelmeyecek bir mizah ustasına yapılmış yersiz eleştiri.