geçenlerde bir video gördüm. adam diyor ki 'depresyon yoktur. zihnin sessizleşememesine depresyon diyorsunuz.'
tamam işte amca, o dediğin şeye isim vermişiz biz. her seferinde zihnin sessizleşememesi mi diyelim amk.
elma yoktur, kırmızı meyveye elma diyorsunuz. :(
insanlık geliştikçe yeni duygu ve davranış türevleri ortaya çıkacak ve biz de bunlara isim vermeye devam edeceğiz. yauu 50 yıl önce nomophobia mı vardı sanki, bunlar uydurma demek gibi bir şey. az bilen çok bilmeye devam ediyor.
sağda solda ben asla depresyona girmem çünkü inanmıyorum diyen insanlar da var. hayırdır kardeş son nefesini mi verdin? allah'tan malumat mı aldın? herif sabah akşam spor yapmakla kafayı bozmuş, ben depresyona girmem diyor. vücudunla kafayı bozmuşsun aloo. negatif duygulara geçit vermemek için kıçını yırtıyorsun, hala sağlıklı olduğunu iddia ediyorsun.
majör depresyon, organik temelleri olan bir durumdur. ucundan kıyısından nörobilimin n'si ile ilgili mürekkep yalayan utanır zaten psikiyatri hakkında konuşmaya. psikiyatri, spiritüel manadaki ruhla ilgili gel-gitleri inceleyen bir branş değildir. beynin ak madde olarak bilinen komünikasyon liflerinin haberleşme ağında ortaya çıkan sapmalar sonucu oluşan durumları inceler. konunun uzmanları bunu size
basitleştirerek anlatıyor diye, o kadar da basit değil amk.