Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
dur bi daha okuyayım derken 4 kere okuyup anlamaya çalıştım. birisi 1 milyon rüşvet mi verecek? rüşvet al diye mi 1 milyon verecek.
sonuç olarak fazla incelemeye de gerek yok 1 milyonu her türlü alırım aga.

edit: yukarıda yazılanı görünce kahkaha attım.
adam nasılsa kimsenin 1 milyon vereceği yok bari namuslu görünelim amk demiş. hahaha
türkiye liginde bu kadar basit iki sarıdan yirmi dakikada oyuncu atan ilk hakem olabilir. wakayame iki dakika boyunca azarladı ağzını açamadı gustavonun çok daha hafif itirazına sarı gösterdi. fener 10 kişi kaldıktan sonra bütün atakları faul ile kesti trabzon bir tane kart göstermedi. edgar'ın net sarısını göstermemek için kırk takla attı en son valencia ile birlikte kart gösterdi. var izlemeye giderken 40 metreden yanına gelen uğurcan'a kart göstermedi. densvil'in crespo'ya yaptığı faulde sarı kartı kullanmadı. bakesetas-valencia olayında maç oynanırken ayırmaya gitti falan.

ama iyi maç yönetmiş. arkadaşlar maçın özetini izlemiş öyle diyorlar. verdiği tek doğru karar penaltı pozisyonu.
maçın özetine baktım. hakemin kararları doğru gibi geldi. ilk pozisyonda kim kontrayı kesiyor, ikincisinde koluyla şarj yapıyor. penaltı pozisyonunda da szalai karşı karşıya kalmış olan adamı indiriyor o pozisyonda doğru. neye bu kadar tepki gösterildiğini anlamadım.
şu an istesen dünyanın her noktasına ulaşabilecek imkanın, nüfuzun mevcut; dünyada maddi olanak çerçevesinde istediği her şeyi yapabilecek bir avuç insandan birisin.

gidip gece 2’de eline pazarcı megafonu alıp tahsili, hayat kalitesi, insanlığa faydası senin şirketinde çalışan bir mühendis bile etmeyecek onlarca adama başarısızlığının hesabını veriyorsun.

dışarıdan gerçekten çok ibretlik duruyorsun iş insanı ali bey.
9.30un zorlanması mı kalmış amk zaten 9,27. merkez bankasında birisi osursa 9.30 zaten :d

edit: bir kaç kişi götünü tutamadı 9.30'u geçti.
4 sene önce beni kandırıp usb-c'den başka çıkışı olmayan macbook pro aldırdınız. dünya buraya gidiyor falan filan diye.

şimdi gelmişler hdmi port var bu çok güzel bir şey diyolar.
kafası güzel bunların.
gece görüş gözlüğü sipariş vermiştim. kutunun içinden tüy dökücü krem çıktı, hem de iki adet. ben böyle bir rezillik ömrümde görmedim. kutusundan salatalık çıkan kimseleri işte o gün anladım.
kesinlikle var olmayan durum. tutkulu bir ilişkide kavga olmaz arkadaşlar. kavgaya fırsat bulamazsınız sevmekten. gözünün içine baksan affedersin kızsan bile çünkü.

şiddet içeren ilişkiler aslında birbirine karşı çekim duymayan adrenalin ile ilişkiyi ayakta tutmaya çalışan ailelerinde de şiddet ve dengesiz hareketler görüp bunu farkında olmadan içselleştirip kendi ilişkisinde de arayan ve bulunca bunu aşk zanneden insanların kalemidir.

kaosa o kadar alışkınlardır ki sevgi dolu olmayan bir ilişkide bile kaos bulunca tanıdık gelir. bırakamazlar o kişiyi.

yani size de böyle çiftler çok seviyor gibi geliyorsa ailenizin de böyle olduğunu kabul etmiş oluyorsunuz.
dizide gerçekçilik 10/ 10

--- spoiler ---

abi gerçek hayatta da inci gibi güzel, iyi , dürüst ve sexy olmayan kızlara etraftaki herkes garip bir şekilde aşık olmuyor mu , şahsen benm çevremde de aynı inci kadar orospu kızlara ilgi çok oluyor
--- spoiler ---

takdir ettim , ayrıca kaancım nolur kameraya öyle bakma pazar pazar ayarlarımız bozuluyor
bakalım milhan uğurlanırken hangi klişe cümlelerle övülecek.

"usta-çırak ilişkisini biliyorsun"

"bize bir saygısızlığın olmadı"

"bu yolda yürümeye devam et"
kendisini cumhurbaşkanının berberi olarak tanıtan şahsın yaptığı vandallıklara karşı cumhurbaşkanımıza karşı boynumuz kıldan ince demiş okan kurt.inşallah hep böyle birbirinize musallat olursunuz,masumlara değilde.
"sayın cumhurbaşkanım için boynumuz kildan ince" diye açıklama yaparsan. biride çıkar ben cumhurbaşkanının berberiyim der sana posta koyar.
doğrusu hukuk karşında boynumuz kıldan ince olacak...
adalet karşısında kıldan ince olacak.
hukuk herkesten hesap sorabilecek, o zaman kabile yaşamından devlete geçmiş olursun. berber seni kendi dükkanında esir edemez, taksici arabanın camını yumruklamaz. o zaman vergilerin hesabını sorarsın..
tabii bunlar için meclis lazım, aydınlar lazım ,saray sofrasından beslenmeyen sözde şarkıcılar lazım...
sapına gelince aklına mı geldi, nerde yaşıyoruz demek...
ulan dallamalar takım bizim takımımız. dilersek futboldan sıkılıp basket seyrederiz, o olmadı basketi bırakıp voleybol seyrederiz hadi o da olmadı gider masa tenisi falan seyrederiz. hiçbir branşta da sizler gibi başka takım desteklemeyiz. bizim için tüm branşlar sarı laciverttir.

kendi takımları küskü yiyince sarılacak branş bulamayan kekolar bize laf ediyor. branş var ki destekliyoruz koçum. hadi gidin antwerpli olun, sırada o var.

-fenerbahçe'nin gergin ataman'ı süpürdüğü maç olmakta an itibariyle.
bunu yapmayın lütfen. ben bi mesajı atarken bile ne kadar düşünüyorum acaba karşı taraf ne der, buna nasıl cevap verir diye ama siz mesajı beğenme zahmetinde bile bulunmuyorsunuz. mesajda ne olduğunu zaten üstten vs görebiliyorsun yani görüldü atmanın bi anlamı yok. özellikle önemsediğim bi insansa ona olan ilgim azalıyor. ya da ben insanları çok düşünüyorum bilmiyorum.
rakip taraftara küfür etmek, topla kaleye girmek. son golde gustavo'ya neden kızdığını tam anlayamadım, sen golü yemişsin birader, gustavo olsa da olmasa da zaten içeride o top.

gittikçe volkan demirel'e benziyor.
affınıza sığınarak her şey diyebilir miyim acaba? ben hep geçmişi özlüyorum yaa... 5 yıl sonra da bu günlerimi özleyeceğim mesela, işte böyle böyle bitecek hayatım. hiçbir şeyden tam olarak keyif almadan, hep geçmişi özleyerek...
makarnanın fiyatının 5 tl olduğunu göz ardı ederek yapılmış haberdir.

4 kişilik bir aile her gün 3 öğün makarna yese 15 tl yapar. yanında yoğurt ve su ile 20 lira yapsa 20x30gün=600 tl yemek maliyeti yapar.

2850 lira asgari ücretin 600 lirasını yemeğe verip bu millet kirasını, elektrik suyunu, çocuğunun okul masraflarını neyle ödesin?

bu milletin her gün makarna yemek gibi bir lüksünün olmadığının farkında olmayan gazete haberi.
milan kalbimde bir yaradır...
80 kuşağına mensup her çocuk gibi dünyayı ve haliyle futbolu algılamaya başladığımda karşımda milan vardı. herkesin çocukluk kahramanları vardır ya süpermen gibi, ninja kaplumbağalar gibi, benimkisi milandı. asla yenilmez, ulaşılamaz bir devdi. dönemin türkiyesinde tek kanal olduğu için şimdiki gibi internete bağlanıp antrenmanları bile izlemek gibi bir lüksümüz yoktu. milan'ı ancak trt'nin dandik hiyerarşisinde bir bürokrat uygun görürse hafta sonu lig maçı özetinde ya da şampiyon klüpler kupası finalinde görebilirdiniz. galatasaray'ın şampiyon klüplerde yarı final oynayıp hagi'li steua bükreş'ten 4 yediği yıl diğer yarı final maçında real madrid'i 5'leyip finalde de steua'yı 4'leyerek şampiyon olan efsane kadrolu milan'dan başkası değildi.

yıllar geçtikçe efsaneler dağıldı ama milan yine birkaç yılda bir avrupa'nın en büyüğü olmayı başarıyordu. artık büyüyüp ilgim farklı şeylere yönelse de milan'ın başarısı beni hep çocukluğuma götürür, mutlu ederdi. ne zaman ki finansal nedenlerle 2013'te takım dağıtıldı işte o zaman efsane de sona erdi. eskiden kadrolarını ezbere bildiğim takım, tek oyuncusunu tanımadığım bir takıma dönüştü. günümüz futbol endüstrisinde artık eskiye dönüş imkansız gibi görünüyor. bir daha böyle efsane takımları göreceğimizi sanmıyorum. o dönem barcelonayla kapandı. şimdi city ve psg gibi über zengin ama hikayesi olmayan, içi boş takımların dönemi. ve biz artık çocuk değiliz maalesef
adamlar içeriğin altına uyumlu olduğu cihazları yazmış lan ahahaaha. ne yani samsung silmeye kalkınca bana ne bana ne silmicem mi yapıyor bez.
(bkz: şimdi reklamlar)

"işte kocaeli" diye dandik bir yerel haber sitesinin viral reklamını içeren başlıktır.

tanım: konunun içeriği olmadan açılan başlıktır.

edit: başlığı açan kişinin entry'lerine baktım. yazdığı 5 entry'de birinde aynı siteden link veriyor. yani reklam yaptığı ispatlı.
e haklı adam, kardeşlik.

herkes kim'in atılmasına ve penaltıya takılmış. sorun o değil ki zaten. ikisi de doğru. yani teorik olarak doğru. sarılar sarı, penaltı da penaltı. sorun başka bir yerde. ve bu sorunu özetten görmeniz mümkün değil.

dün ali şansalan,( ki kendisi bence türkiye'nin yıldız hakem adayıydı. yani en azından düne kadar öyleydi.) inanılmaz bir çifte standart gösterdi. fenerbahçe'ye resmen gavur takımı muamelesi yaptı. bunu trabzon'un yugoslav faullerine izin vererek, trabzonlu oyuncuların kendisini aşağılamasına izin vererek, trabzonlu oyuncuların kartlarını yok sayarak yaptı. hatta bir trabzonlu oyuncu kart görmesin diye kendini feda bile etti.

bunu da öyle kör gözüne kurşun şeklinde yaptı ki, benim gibi gerçekçi gözlerin bile midesi bulandı.

ali şansalan dün maçtan önce türkiye'in geleceği en parlak hakemiydi. dün akşam bilerek yaptıklarıyla, gördüklerini çalmayarak ve bir takıma çok ciddi bir avantaj sağlayarak "fucking shit" hakem olmaya hak kazanmıştır.

kendisine hayırlı olsun.
saçma bir iddia. bu adam ölmeden siyaseti bırakmaz. onun kaderi, kınadığı ecevit'in durumuna düşmektir. ve düşecektir de. zaten akp cenahı, erdoğan harici kimseye tamah etmez. akp demek erdoğan demektir. bıraktığı gün akp de aynı anap gibi tarihe karışacaktır.