ülkenin geldiği hale bak. sedat peker adalet arıyor amk.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
leclerc bottas’in 1.5 saniye onundeydi. sonra ferrari “plan b”yi devreye soktu. suan bottas’in 15 saniye gerisindeler.
yıllar önce okulda anneler günü için tören yapıldı. müdüre çok abartıldı. annesi olmayanlar var demiştim. 'boşver' demişti. cümlesinin bitiminden bir dakika sonra biri çok daha önce biride bir önceki sene annesini kaybetmiş iki kız öğrenci ağlayarak fenalaşmıştı. endüstriyelleşmiş bir günü abartıp kimsenin kalbini kırmaya gerek yok. haklı talepdir
edit: küçük bir ekleme özellikle küçük çocukların duygusal hallerine örnek olsun. geçen ay covid sebebiyle hastahaneye yattım. ambulansla evden götürülüşümü ne yazık ki gördüler. 6 gün hastanede kaldım. hastahane öncesi ve sonrası toplam 15 gün izolasyon süreci oldu. en fazla kapı arasından gördüler ya da küçük oğlumun yaptığı gibi buzlu camın ardından görmeye çalıştılar. şimdi evde en küçük gürültüde bana bir şey olacak diye korkuyorlar. koşturarak geliyorlar. özellikle küçük çocuklar için anne ve baba figürü çok kıymetli. bunu deşelememek gerek .
edit: küçük bir ekleme özellikle küçük çocukların duygusal hallerine örnek olsun. geçen ay covid sebebiyle hastahaneye yattım. ambulansla evden götürülüşümü ne yazık ki gördüler. 6 gün hastanede kaldım. hastahane öncesi ve sonrası toplam 15 gün izolasyon süreci oldu. en fazla kapı arasından gördüler ya da küçük oğlumun yaptığı gibi buzlu camın ardından görmeye çalıştılar. şimdi evde en küçük gürültüde bana bir şey olacak diye korkuyorlar. koşturarak geliyorlar. özellikle küçük çocuklar için anne ve baba figürü çok kıymetli. bunu deşelememek gerek .
nothing else matters'ın girişi ama sadece girişi.
rıdvan dilmen'i günahım kadar sevmem ama "havaya girersen galatasaray çakar sana" türk futbol tarihinin en iyi sözlerinden biri olabilir.
turist çocukları sahillerde otellerde her türlü eğlenirken türk çocuklarının parkta oynamasından rahatsız olanları gösteren başlık.
siz var ya bu yasakçı zihniyetle bir gram ileri gidemezsiniz. akp tam sizlik bir parti.
siz var ya bu yasakçı zihniyetle bir gram ileri gidemezsiniz. akp tam sizlik bir parti.
hala işçinin emekçinin takımı diyorlar lan, şaka gibi. evet bugün süper lige yükselecek. ama akp döneminin ihale trilyoneri ethem sancak'ın, kardeşi murat sancak'a cep harçlığı olarak verdiği milyon euro'ları harcaya harcaya 3 senedir beceremediği şeyi bugün başarmış olacak sadece.
ya bir de oran veriyorlar. %70-%75 arası bir ihtimalle suya, %30-%25 arası bir ihtimalle de karaya düşecekmiş.
lan zaten dünyanın %75 i su, %25'i kara diye çocukken öğrenmiştik.
lan zaten dünyanın %75 i su, %25'i kara diye çocukken öğrenmiştik.
arkadaşımın sözlük hesabı yok, onun adına bu başlığı açıyorum,
edit;
özel mesajla yapılan hakaretler farklı bir noktaya geldi, o yüzden siliyoruz.
cimer e gerekli başvuru yapıldı. olursa, olur artık. olmazsa da; hakaret, tehdit edildiğimizle kalırız. neyse ki dayak yemedik. yapacak bir şey yok.
burada olayı meşrulaştırma adına ' kardeş sen nerede yaşıyorsun' olur böyle şeyler... diyenler.
çocuğuna 'çocuk' diyor diye hitap şeklinden rahatsız olanlar.
eksik anlatıyorsun diyenler...
bu kadar ve onur kırıcı bir olay için serin hikaye diyenler.
mesajlarda burada ağlama falan yazanlar
ve destek olan herkese teşekkürler. iyi
ki varsınız.
edit;
özel mesajla yapılan hakaretler farklı bir noktaya geldi, o yüzden siliyoruz.
cimer e gerekli başvuru yapıldı. olursa, olur artık. olmazsa da; hakaret, tehdit edildiğimizle kalırız. neyse ki dayak yemedik. yapacak bir şey yok.
burada olayı meşrulaştırma adına ' kardeş sen nerede yaşıyorsun' olur böyle şeyler... diyenler.
çocuğuna 'çocuk' diyor diye hitap şeklinden rahatsız olanlar.
eksik anlatıyorsun diyenler...
bu kadar ve onur kırıcı bir olay için serin hikaye diyenler.
mesajlarda burada ağlama falan yazanlar
ve destek olan herkese teşekkürler. iyi
ki varsınız.
acunun dorayı inanılmaz zeki olduğu yönünde şişirişi ardından doranın ismaile karşı söylemiş olduğu “terapiye devam et” sözünü varsayım üzerinden doranın önüne sunuşu. ve doranın abi o kadar da düşmem haksızlık ediyosun öyle bi insan mıyım ben triplerinden sonra acunun “söyledin bunun kaydı var açayım mı?” hamlesi. doranın kem küm çırpınışları.. ve nakavt. hoşçakal dora..
diyanet işleri başkanlığı içerisindeki maocu ve stalinist yapılanmanın ne kadar güçlü olduğunu da gösterir. zira, çin'in uygur türklerine yapmakta olduğu soykırım konusunda benzer bir kınama ne yazık ki yoktur.
katledilen türk olunca bizim post-emevi ve arap aşığı diyanet sus pus oluyor. dediğim gibi maocu ve stalinist kadrolar diyanet'te çok güçlü.
katledilen türk olunca bizim post-emevi ve arap aşığı diyanet sus pus oluyor. dediğim gibi maocu ve stalinist kadrolar diyanet'te çok güçlü.
zenginlik sınırsız, araba niye tek? yine çıkamıyoruz şu dar vizyondan :)
viski ile karıştıranlar içiyor.
büyük boy cipsleri de bira içenler alıyor.
tanım: bir meyve özü başlığı.
büyük boy cipsleri de bira içenler alıyor.
tanım: bir meyve özü başlığı.
hahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahaha
bunların artık şirazesi kaymış belli. ulan daha 1 sene öncesine kadar el ele kol kola geziyordunuz, şimdi mi mafya oldu? yeni anayasa için kolları sıvıyordunuz lan bu adamla?! kafayı yedirtecekler bana en sonunda yemin ediyorum. beni bu simülasyondan alın, ben akli dengemi koruyamayacak haldeyim artık gerçekten.
bir de kırmızı bülten falan diyor. ulan siz değil misiniz kırmızı bültenle aranan bir teröristi* devlet televizyonuna çıkarıp, kendi kitlesine "seçimi boykot edin" dedirten? yarın öbür gün bu "kırmızı bülten talep ettiğiniz adam"ı yine devlet televizyonuna çıkarmayacağınızın garantisini kim verebilir?
bıktık artık sizden ya, tahminen ne zaman sırtımızdan inersiniz acaba?
bunların artık şirazesi kaymış belli. ulan daha 1 sene öncesine kadar el ele kol kola geziyordunuz, şimdi mi mafya oldu? yeni anayasa için kolları sıvıyordunuz lan bu adamla?! kafayı yedirtecekler bana en sonunda yemin ediyorum. beni bu simülasyondan alın, ben akli dengemi koruyamayacak haldeyim artık gerçekten.
bir de kırmızı bülten falan diyor. ulan siz değil misiniz kırmızı bültenle aranan bir teröristi* devlet televizyonuna çıkarıp, kendi kitlesine "seçimi boykot edin" dedirten? yarın öbür gün bu "kırmızı bülten talep ettiğiniz adam"ı yine devlet televizyonuna çıkarmayacağınızın garantisini kim verebilir?
bıktık artık sizden ya, tahminen ne zaman sırtımızdan inersiniz acaba?
hayatımı çok net bir şekilde ikiye ayırabilirim. annemi kaybetmeden önce, kaybettikten sonra..
en büyük korkularımdan biriydi annemi kaybetmek. benim için, artık hayat eskisi gibi değil. en ağırı da, ne zaman derstlensem, üzülsem veya kafama birşeyler takılsa (ki bu devamlı oluyor) annemi arardım.
bazen elim telefona gidiyor, işte o an içimde birşeyler kopuyor. umarım birgün bir yerlerde tekrar karşılaşabiliriz.
annesi hayatta olanlar, öpün koklayın annelerinizi. hayat çok kısa, her an her şey olabiliyor.
"annenin gülüşünü görüyorsan, hayat hala güzeldir."
tüm annelerin anneler günün kutlu olsun..
en büyük korkularımdan biriydi annemi kaybetmek. benim için, artık hayat eskisi gibi değil. en ağırı da, ne zaman derstlensem, üzülsem veya kafama birşeyler takılsa (ki bu devamlı oluyor) annemi arardım.
bazen elim telefona gidiyor, işte o an içimde birşeyler kopuyor. umarım birgün bir yerlerde tekrar karşılaşabiliriz.
annesi hayatta olanlar, öpün koklayın annelerinizi. hayat çok kısa, her an her şey olabiliyor.
"annenin gülüşünü görüyorsan, hayat hala güzeldir."
tüm annelerin anneler günün kutlu olsun..
+kaç yazayım abi?
-15 bin yaz amk
doge coin bir günde bu kadar düşmedi, yalancılar
-15 bin yaz amk
doge coin bir günde bu kadar düşmedi, yalancılar
ilginç gelecek ama (bkz: vietnamca) olabilir.
vietnamda konuşmaları dinleseniz size fenalık gelir. adamların kelimeleri hep nefessiz kalıp kalp krizi geçiriyorlarmış hissiyatı veriyor. birgün denk gelirseniz bu entryi yad edersiniz.
vietnamda konuşmaları dinleseniz size fenalık gelir. adamların kelimeleri hep nefessiz kalıp kalp krizi geçiriyorlarmış hissiyatı veriyor. birgün denk gelirseniz bu entryi yad edersiniz.
semih erden'in oyuna girip serbest atışta bir airball, 24 saniye süresini unutup bir top kaybı, bir de hücum faul yapıp maçın anasını belleyerek kenara geldiği maç.
yeni sönmüş kibrit kokusu,
yapıştırıcı kokusu,
oje kokusu.
not: beşiktaşlı değilim.
yapıştırıcı kokusu,
oje kokusu.
not: beşiktaşlı değilim.
bir şeyin dilimle ya da taneyle satılması neden insanları rahatsız edip ezik hissettiriyor anlayamıyorum. domates, salatalık, biber vs ürünlerin taneyle satılması da karpuzun dilimle satılması da çok güzel bir olay. taneyle ya da dilimle alınmasının maddiyata bağlamanın saçmalığının aşılması lazım artık. yalnız yaşayan insanlar 10 kilo karpuz alıp günde 3 öğün karpuz yemek zorunda kalmamalı bence. ya da 2-3 biberle tek öğün yemek yapabilmek varken bir kilo biber alıp çöpe atmanın gereği yok.
bir ürünün taneyle satılması bence hem tüketimi engellerken hem de israfı önlüyor desteklenmeli.
edit: diyorlar ki karpuz şu an pahalı ucuzlayınca bu uygulama kaldırılır. hayır efendim kaldırılmaz/kaldırılmamalı. bu uygulama sizin yaşadığınız semtte yapılmıyorsa tamamen yaşadığınız semtteki esnafın çakallığındandır. benim yaşadığım semtte yıllardır bu uygulama var hatta çoğu market günlük dilimleyip dolabında tutarak müşterilerine sunuyor. he tabi ki karpuzun şu an pahalı olduğu konusunda hemfikiriz.
bir ürünün taneyle satılması bence hem tüketimi engellerken hem de israfı önlüyor desteklenmeli.
edit: diyorlar ki karpuz şu an pahalı ucuzlayınca bu uygulama kaldırılır. hayır efendim kaldırılmaz/kaldırılmamalı. bu uygulama sizin yaşadığınız semtte yapılmıyorsa tamamen yaşadığınız semtteki esnafın çakallığındandır. benim yaşadığım semtte yıllardır bu uygulama var hatta çoğu market günlük dilimleyip dolabında tutarak müşterilerine sunuyor. he tabi ki karpuzun şu an pahalı olduğu konusunda hemfikiriz.
#122731018
tahmin ettiğim gibi yenildik. beşiktaşlı kardeşlerimi anlayamıyorum, tek galibiyette bayern münih olup tek mağlubiyette siirt köy hizmetlerispor gibi davranmanızı anlamıyorum. çok şişersen böyle patlarsın. futbol bu, son dakikaya kadar mücadeleni vereceksin. ezeli rakibinin sahasına giderken durup düşüneceksin.
şimdi kaldı son 2 maç. rakip 2 takım da hedefsiz rahat takımlar. ikisini de kazanıp şampiyon olacağız. şampiyonluklar zor kazanılıyor, önümüzdeki hafta 1 yıllık emeğin karşılığını alacağız. ilk günkü gibi mücadele edeceğiz ve kazanacağız.
tahmin ettiğim gibi yenildik. beşiktaşlı kardeşlerimi anlayamıyorum, tek galibiyette bayern münih olup tek mağlubiyette siirt köy hizmetlerispor gibi davranmanızı anlamıyorum. çok şişersen böyle patlarsın. futbol bu, son dakikaya kadar mücadeleni vereceksin. ezeli rakibinin sahasına giderken durup düşüneceksin.
şimdi kaldı son 2 maç. rakip 2 takım da hedefsiz rahat takımlar. ikisini de kazanıp şampiyon olacağız. şampiyonluklar zor kazanılıyor, önümüzdeki hafta 1 yıllık emeğin karşılığını alacağız. ilk günkü gibi mücadele edeceğiz ve kazanacağız.
iyi hediye almak bir yanda yetenek işi evet ama en iyi hediyeleri almak hediye aldığın kişiyi düşünmek, anlamak, sevmek gerektiriyor.
kahve makinesi, bluetooth hoparlör, en sevdiğim yazarların kitapları, tilki desenli çantalar, kahve kupaları, benim beğenilerime yönelik alınmış sayısız t-shirtler, ayakkabılar ve aksesuarlar vb. gibi bana sevildiğimi, düşünüldüğümü hissettiren bütün hediyeleri büyük bir içtenlikle saklıyor ve kullanıyorum. (hatta notlarını ve bilumum uçak/sinema biletlerini de saklıyordum bir yerlerde ancak bir noktada güvenliğim için imha etmem gerekti.)
kendisine de defalarca teşekkür etmisimdir beni bu kadar çok sevdiği için.
zaten olması gereken de bu değil midir? insan nasıl atar yok eder güzel hatıralarını? ilişki bitmiş olabilir ama insan kendi geçirdiği yıllari sevmeli ve saygı duymalı. bunu sağlayamadığı ilişkileri devam ettirmemeli. aksi kendine saygısızlık olur.
kahve makinesi, bluetooth hoparlör, en sevdiğim yazarların kitapları, tilki desenli çantalar, kahve kupaları, benim beğenilerime yönelik alınmış sayısız t-shirtler, ayakkabılar ve aksesuarlar vb. gibi bana sevildiğimi, düşünüldüğümü hissettiren bütün hediyeleri büyük bir içtenlikle saklıyor ve kullanıyorum. (hatta notlarını ve bilumum uçak/sinema biletlerini de saklıyordum bir yerlerde ancak bir noktada güvenliğim için imha etmem gerekti.)
kendisine de defalarca teşekkür etmisimdir beni bu kadar çok sevdiği için.
zaten olması gereken de bu değil midir? insan nasıl atar yok eder güzel hatıralarını? ilişki bitmiş olabilir ama insan kendi geçirdiği yıllari sevmeli ve saygı duymalı. bunu sağlayamadığı ilişkileri devam ettirmemeli. aksi kendine saygısızlık olur.
dün biraz baktım kendilerine. dedim kızım sen zaten bu çiçeğin lojistik sürecini iyi biliyorsun. hiç bulaşma şunlara, hiç kulağımızdan olmayalım.
açtım instagramdan annemin bulunduğu ilçeden bulduk bir çiçekçi ordan verdik siparişi. biraz sonra götürecek adam. üstelik bu sepetçilerin üçte bir fiyatına!
arkadaşın kaynanasına da onun bulunduğu yerden bir çiçekçiye yine instadan ulaştık. onun da siparişi verildi, parayı havale ettik. bitti gitti.
haritadan baktık, google'da arattık. evet o adreslerde öyle çiçekçiler de var, teyit edildi. fake hesap değiller, dolandırıcı değiller. şüphe yaratan bir şey varsa instagramdaki çiçekçi hesaplarına da para kaptırmayın ama.
bile bile domalmayın arkadaşlar. biraz daha pratik olun. illa şu çiçek olmasın da bu çiçek olsun, ama zamanında yerine ulaşsın. burada önemli olan niyettir, hatırlamaktır, hatırlanmanın, değer görmenin sevincidir.
günler öncesinden verilen çoğu siparişiniz bile bugün yerine ulaşmayacak. önümüzdeki birkaç gün boyunca buraya şikayet yazıları girilecek.
açtım instagramdan annemin bulunduğu ilçeden bulduk bir çiçekçi ordan verdik siparişi. biraz sonra götürecek adam. üstelik bu sepetçilerin üçte bir fiyatına!
arkadaşın kaynanasına da onun bulunduğu yerden bir çiçekçiye yine instadan ulaştık. onun da siparişi verildi, parayı havale ettik. bitti gitti.
haritadan baktık, google'da arattık. evet o adreslerde öyle çiçekçiler de var, teyit edildi. fake hesap değiller, dolandırıcı değiller. şüphe yaratan bir şey varsa instagramdaki çiçekçi hesaplarına da para kaptırmayın ama.
bile bile domalmayın arkadaşlar. biraz daha pratik olun. illa şu çiçek olmasın da bu çiçek olsun, ama zamanında yerine ulaşsın. burada önemli olan niyettir, hatırlamaktır, hatırlanmanın, değer görmenin sevincidir.
günler öncesinden verilen çoğu siparişiniz bile bugün yerine ulaşmayacak. önümüzdeki birkaç gün boyunca buraya şikayet yazıları girilecek.
noktasına virgülüne kadar doğru söylemiş.
ranta, talana, yolsuzluğa karşı gelmiş. helal olsun.
ranta, talana, yolsuzluğa karşı gelmiş. helal olsun.
güven o kadar yerlerde ki dolar düşse iki gün sonra yine artar düşüncesiyle müthiş bir talep patlaması olur yine aynı yere gelir.
güzel bir yemeğin tadını çıkarmaya hazırlanırken birinin kumandanın tuşuna dokunması ve ekrana erdoğan'ın konuşmasının gelmesi. devamında iştahın kaçması veya sinirle yemeğin hapır hupur çiğnenmeden yutulması ardından sofradan uçarak kalkış.
taharet almaktan bihaber insanlar var. sonra korona neden bitmiyor diye ağlıyorlar ortamlarda.
not: bi üstteki entry'ye istinaden yazılmıştır.
üstteki entry'nin görseli
arkadaş kayıplara karışmış. değmezdi tüm bunlara.*
not: bi üstteki entry'ye istinaden yazılmıştır.
üstteki entry'nin görseli
arkadaş kayıplara karışmış. değmezdi tüm bunlara.*
(bkz: beşiktaş ağlama kulübü)
feto'nun siyasi ayagi hakkinda calismalara baslayacaktir. zamaninda bu orgute ve liderlerine binlerce insanin onunde tesekkur eden belediye baskanlarini, bakanlari ve malum parti uyelerinden hesap soracaklardir.
babanı da al git değil ananı da al git demişiz
not:başlığı okuduğumda tam rte beyanı gibi lan ne komik dedim.rte beyanı çıktı
edit: yazım yanlışı
not:başlığı okuduğumda tam rte beyanı gibi lan ne komik dedim.rte beyanı çıktı
edit: yazım yanlışı
genler haricinde kişinin kendi kontrolünde olanlar,
- alkol, sigara gibi alışkanlıkların olmaması,
- düzenli spor yapma
- düzenli uyku
- sağlıklı beslenme
- pozitif olma
- etrafında pozitif insanlar bulunması
- gamsızlık
- alkol, sigara gibi alışkanlıkların olmaması,
- düzenli spor yapma
- düzenli uyku
- sağlıklı beslenme
- pozitif olma
- etrafında pozitif insanlar bulunması
- gamsızlık
gökhan bu gece yapılan derbide yokları oynadı. kondisyonun olmadığı ya da sakatlığını tam atlatamadığı daha ilk yarıda derinden nefes alıp vermelerinden belli oluyordu.
aslında sergen hocanın da yapacağı çok bir şey yok. takımda aboubakar cenk oğuzhan hasic nkodou ve mensah sakat.
nkodou bu maça dönebilir. ama dönmez ise hocanın şapkadan tavşan çıkartması gerekecek. artık rıdvanı sol açık oynatıp larini ileri mi atar. larini solda oynatıp vida yı forvete alıp defansa monteroyu mu atar ne yapar bilemem ama bir şeyler yapması lazım. zira rotasyonu aşırı kısıtlı. her maçta da ghezzal çıksın bir şey yapsın olmuyor.
aslında bu rotasyonsuzluk sadece yönetimin değil hocanın da suçu. güven yalçın, umut nayir, atakan üner. her ne kadar bu takım için yeterli olmasa da böyle sakatlıklar olduğu vakit işimize yararlardı. örneğin umut nayir iki forvetimizin sakatlığında iş yapardı. lakin hoca göndermeyi seçti.
o kararları veren sergen hoca şimdi de daha başka kararlar verip önündeki iki maçı almalı. bu sezon da hocanın kulağına küpe olmalı.
aslında sergen hocanın da yapacağı çok bir şey yok. takımda aboubakar cenk oğuzhan hasic nkodou ve mensah sakat.
nkodou bu maça dönebilir. ama dönmez ise hocanın şapkadan tavşan çıkartması gerekecek. artık rıdvanı sol açık oynatıp larini ileri mi atar. larini solda oynatıp vida yı forvete alıp defansa monteroyu mu atar ne yapar bilemem ama bir şeyler yapması lazım. zira rotasyonu aşırı kısıtlı. her maçta da ghezzal çıksın bir şey yapsın olmuyor.
aslında bu rotasyonsuzluk sadece yönetimin değil hocanın da suçu. güven yalçın, umut nayir, atakan üner. her ne kadar bu takım için yeterli olmasa da böyle sakatlıklar olduğu vakit işimize yararlardı. örneğin umut nayir iki forvetimizin sakatlığında iş yapardı. lakin hoca göndermeyi seçti.
o kararları veren sergen hoca şimdi de daha başka kararlar verip önündeki iki maçı almalı. bu sezon da hocanın kulağına küpe olmalı.
nohut ile.
önce nohut ve az bir şey süt ile maya oluşturulur. daha sonra oluşan maya ile süt mayalanır. bunu bilinçli mi yaptılar, yoksa nohutun ılık sütün içine düşmesini farketmediler ve maya mı oluştu bilemiyorum.
önce nohut ve az bir şey süt ile maya oluşturulur. daha sonra oluşan maya ile süt mayalanır. bunu bilinçli mi yaptılar, yoksa nohutun ılık sütün içine düşmesini farketmediler ve maya mı oluştu bilemiyorum.
dorukhan, souza, necip, atiba ile aynı anda oynamaya çalıştığı için eleştirilen teknik direktör. aynen gerizekalılar yedeklerde 3 tane merkez santrfor, 3 tane gizli forvet var bu adam fantezi için libero falan soktu oyuna. geçen hafta o kadar golü atan da başka takımdı zaten.
dersiniz ki takımı motive edemedi eyvallah ama oyuncu değişikliği ve kadro tercihinden dolayı eleştirmek için beyinsiz olmak lazım.
bu sene kimsenin beklentisi olmayan kadroyla 2 hafta kala 2 puan önde lider takımın çalıştırıcısıdır. larinden forvet, atibadan 8 numaramsı birşey çıkarmıştır.
sırf karadenizli diye oyuncu oynatan şenol hocadan da, ingiltereye kapağı atacağı garanti olunca salan bilicden de, ne yaptığını anlamadığımız para avcısından da daha fazla emeği vardır ve desteği hak etmektedir.
çok eleştirmek isteyen gitsin yıllardır necip dışında futbolcu çıkartamayan altyapı ve 1 tane bile hücum oyuncusu kazandıramayan kulüp yapısına laf söylesin.
dersiniz ki takımı motive edemedi eyvallah ama oyuncu değişikliği ve kadro tercihinden dolayı eleştirmek için beyinsiz olmak lazım.
bu sene kimsenin beklentisi olmayan kadroyla 2 hafta kala 2 puan önde lider takımın çalıştırıcısıdır. larinden forvet, atibadan 8 numaramsı birşey çıkarmıştır.
sırf karadenizli diye oyuncu oynatan şenol hocadan da, ingiltereye kapağı atacağı garanti olunca salan bilicden de, ne yaptığını anlamadığımız para avcısından da daha fazla emeği vardır ve desteği hak etmektedir.
çok eleştirmek isteyen gitsin yıllardır necip dışında futbolcu çıkartamayan altyapı ve 1 tane bile hücum oyuncusu kazandıramayan kulüp yapısına laf söylesin.
https://www.instagram.com/…se/?igshid=1qfkog1a9sbjq
https://twitter.com/…tatus/1391360059528069121?s=19
eşi tarafından, oğlu tarafından, üstelik anneler gününde, dayak yiyen bir kadın. bir anne. çaresizlik o kadar kötü bir durum ki, o çaresizlik ne olursa olsun susturuyor insanı. şikayetçi bile olmamış kadın.
çevrende annelerine çiçek alan gençler görüyorsun. instagram'da facebook'da kutlama mesajlarını, fotoğraflarını görüyorsun. aynı gün senin oğlun gelip seni yumrukluyor. ne büyük acıdır, ne büyük hayal kırıklığıdır kim bilir...
o yumrukları atan evlat, umarım bir gün iki katın cüssene sahip bir adam karşısında, bu kadar çaresiz kalırsın!
edit: bence böyle durumlarda 'şikayetçi olma' mevzusu geçerli olmamalı. polis zorla işlem yapmalı böyle dangalaklar hakkında.
birisi de "şikayetçi olmamış. böyle kadınları görünce dokunmayın şikayetçi olsaymış" benzeri bir cümle kurmuş. siz galiba bu ülkede kadınların nasıl sindirildiğini, hayatlarının nasıl ellerinden alındığını, 4 duvar arasında ne gibi psikolojik ve fiziki şiddete maruz kaldıklarını bilmiyorsunuz? o an şikayetçi olsa belki ertesi gün öldürülecek? sen hiç böyle bir korkuyla günlerini geçirdin mi delikanlı?
https://twitter.com/…tatus/1391360059528069121?s=19
eşi tarafından, oğlu tarafından, üstelik anneler gününde, dayak yiyen bir kadın. bir anne. çaresizlik o kadar kötü bir durum ki, o çaresizlik ne olursa olsun susturuyor insanı. şikayetçi bile olmamış kadın.
çevrende annelerine çiçek alan gençler görüyorsun. instagram'da facebook'da kutlama mesajlarını, fotoğraflarını görüyorsun. aynı gün senin oğlun gelip seni yumrukluyor. ne büyük acıdır, ne büyük hayal kırıklığıdır kim bilir...
o yumrukları atan evlat, umarım bir gün iki katın cüssene sahip bir adam karşısında, bu kadar çaresiz kalırsın!
edit: bence böyle durumlarda 'şikayetçi olma' mevzusu geçerli olmamalı. polis zorla işlem yapmalı böyle dangalaklar hakkında.
birisi de "şikayetçi olmamış. böyle kadınları görünce dokunmayın şikayetçi olsaymış" benzeri bir cümle kurmuş. siz galiba bu ülkede kadınların nasıl sindirildiğini, hayatlarının nasıl ellerinden alındığını, 4 duvar arasında ne gibi psikolojik ve fiziki şiddete maruz kaldıklarını bilmiyorsunuz? o an şikayetçi olsa belki ertesi gün öldürülecek? sen hiç böyle bir korkuyla günlerini geçirdin mi delikanlı?
"bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir. hazırlanmak lâzımdır. milletler buna nasıl hazırlanır? manevî köprüleri sağlam tutarak. dil bir köprüdür… inanç bir köprüdür… tarih bir köprüdür… köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. onların (dış türklerin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. bizim onlara yaklaşmamız gereklidir…"
mustafa kemal atatürk..
mustafa kemal atatürk..
oxford'da personel/ogrenci iliskilerinin idareye bildirilmesi zorunlulugu var. ıdare de aralarindaki direkt ogrenci/hoca iliskisini sona erdirecek ayarlamalar yapiyor.
cambridge de ise bildigim kadariyla komple yasak.
cambridge de ise bildigim kadariyla komple yasak.
yorulduk!
yatlar, katlar, kaz tüylü koltukta oturup hasta bakmayı talep etmiyoruz. insancıl şartlar altında çalışmak, nöbet ertesi evimize gidip dinlenmek istiyoruz. hala insanlar 36 saat dinlenmeden çalıştığımıza inanmıyor. size inanılmaz komik ve gerçek dışı gelen bu şartlarda bizler çalışmaya zorlanıyoruz. asistan doktorlar olarak pazartesi sabah 8de başladığımız mesaiden, salı akşam en iyi 19-20de çıkıyoruz. çarşamba sabahı bu rutine devam ediyoruz.
siz kendinizi ve ailenizi 36. saatinde (belki de o aydaki 10.nöbetinde) gram uyumamış ve artık yorgunluktan oryantasyon sağlayamayacak düzeyde bir hekime emanet etmek ister misiniz? sizi nöbetiminiz 36. saatinde ameliyat etmemizi ister misiniz?
pandeminin yükünü tüm sağlık çalışanları olarak çekmenin yanı sıra bir de bunlarla savaşmaya artık dayanamıyoruz. herkesin sağlığını önemserken kendi sağlığımızdan ve kişisel hayatımızdan yoksun kalmaktan bitap düştük. talep ettiğimiz husus anayasal hakkımız olmasına rağmen başvurduğumuz tüm kanallarda önümüz kapandı ve üstüne üstlük sesimiz çıktığı için mobbinge maruz kaldık.
çok yorulduk.. hepsi bu.. nöbet ertesi dinlenmek istiyoruz. sesimizi duyurmamıza yardımcı olan herkese çok teşekkür ederim..
t: her hekimin temel ihtiyacı ve hakkıdır
yatlar, katlar, kaz tüylü koltukta oturup hasta bakmayı talep etmiyoruz. insancıl şartlar altında çalışmak, nöbet ertesi evimize gidip dinlenmek istiyoruz. hala insanlar 36 saat dinlenmeden çalıştığımıza inanmıyor. size inanılmaz komik ve gerçek dışı gelen bu şartlarda bizler çalışmaya zorlanıyoruz. asistan doktorlar olarak pazartesi sabah 8de başladığımız mesaiden, salı akşam en iyi 19-20de çıkıyoruz. çarşamba sabahı bu rutine devam ediyoruz.
siz kendinizi ve ailenizi 36. saatinde (belki de o aydaki 10.nöbetinde) gram uyumamış ve artık yorgunluktan oryantasyon sağlayamayacak düzeyde bir hekime emanet etmek ister misiniz? sizi nöbetiminiz 36. saatinde ameliyat etmemizi ister misiniz?
pandeminin yükünü tüm sağlık çalışanları olarak çekmenin yanı sıra bir de bunlarla savaşmaya artık dayanamıyoruz. herkesin sağlığını önemserken kendi sağlığımızdan ve kişisel hayatımızdan yoksun kalmaktan bitap düştük. talep ettiğimiz husus anayasal hakkımız olmasına rağmen başvurduğumuz tüm kanallarda önümüz kapandı ve üstüne üstlük sesimiz çıktığı için mobbinge maruz kaldık.
çok yorulduk.. hepsi bu.. nöbet ertesi dinlenmek istiyoruz. sesimizi duyurmamıza yardımcı olan herkese çok teşekkür ederim..
t: her hekimin temel ihtiyacı ve hakkıdır
erken seçim bence de olsun ama o kadar da erken olmasın. bu insansı primatların iyice ayılması için bir miktar daha zaman lazım. şöyle seneye haziran olsa tadından yenmez.
fizik diplomamı yırtmama sebep olmuş haber. bor atığından lityum nasıl üretiyorsunuz anlatında bilelim siktiğimin yalancı ibneleri.hadi diyelim ki brli2 den lityumu koparıyorsunuz da falan filan. ulan bunun üretimi lityumu çinden almaktan 10 kat pahalıya geliyorsa napıcaz? evde elektroliz yapan da hidrojen üretim tesisis kursun o zaman. size ait yerli ve milli tek şey var o da sizin uydurduğunuz din.
aynı vakitte arkadaşların kendi aralarında maçları vardı. ya gelip fenerbahçe'nin maçını izlediler yada götünden sallayıp yine algı kasıyor yukarıdaki bazı geri zekalılar.
maç ne kadar durdu bilmiyorsun, ankaragücü maç boyunca skoru korumak için zamana oynadı. tabii ki de 7 dakika verildi. şimdi maçı izlemeden "fener atana kadar" dersen bu senin omurgasızlığını gösterir.
tinercilere bu gece ikinci darbeyi indiren maç. gidin başka yerde ağlayın.
maç ne kadar durdu bilmiyorsun, ankaragücü maç boyunca skoru korumak için zamana oynadı. tabii ki de 7 dakika verildi. şimdi maçı izlemeden "fener atana kadar" dersen bu senin omurgasızlığını gösterir.
tinercilere bu gece ikinci darbeyi indiren maç. gidin başka yerde ağlayın.
birçok şey sayılabilir ama kasmaya gerek kalmadan; çikolata ve/veya çikolatalı bisküvilerdir. ancak daha ilk bardak bitmeden paketi bitiriyorum, bunu aşmam, kanuna uymam lazım:
(bkz: ayranı döner ile aynı anda bitirmek)
(bkz: son lokmaya son yudum ayranı denk getirmek)
(bkz: ayranı döner ile aynı anda bitirmek)
(bkz: ayranı döner ile aynı anda bitirmek)
(bkz: son lokmaya son yudum ayranı denk getirmek)
(bkz: ayranı döner ile aynı anda bitirmek)
"türkiye, evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor."
ahmet hamdi tanpınar
ahmet hamdi tanpınar
sene sonu başka takımla anlaştığı için,
beşiktaş'la 1 maça daha çıkarak serbest (ve sağlam imza parası almak varken) gideceği takımla 7.5 milyon euroluk bir pürüz yaşamak istemiyor.
işin özü budur.
sezon bitti gitti zaten, bu saatten sonra karagümrükle göztepeden 4 puan çıkarmaktan başka çaren yok.
o yüzden herkes bu gerçekleri de bilsin.
hiçbiriniz aboubakar'ın sikinde değilsiniz.
siz gerizekalı gibi, annesinin cenazesi yüzünden 2 maç takımını yalnız bırakan adama ağlaşırken, ben burada "bu herife 2 ay para ödemesen takımı fifa'ya şikayet eder. herif 10 gün cenaze izni alıyor, herkes alkışlıyor" diyerek günah keçisi ilan edilmiştim.
bundan sonra hiçbir futbolcuyla duygusal bağ kurmamayı öğrenirsiniz umarım.
seneye fenerbahçe'de oynarken beşiktaş'a gol atarsa parandle atarken izlersiniz sakat diziyle.
beşiktaş'la 1 maça daha çıkarak serbest (ve sağlam imza parası almak varken) gideceği takımla 7.5 milyon euroluk bir pürüz yaşamak istemiyor.
işin özü budur.
sezon bitti gitti zaten, bu saatten sonra karagümrükle göztepeden 4 puan çıkarmaktan başka çaren yok.
o yüzden herkes bu gerçekleri de bilsin.
hiçbiriniz aboubakar'ın sikinde değilsiniz.
siz gerizekalı gibi, annesinin cenazesi yüzünden 2 maç takımını yalnız bırakan adama ağlaşırken, ben burada "bu herife 2 ay para ödemesen takımı fifa'ya şikayet eder. herif 10 gün cenaze izni alıyor, herkes alkışlıyor" diyerek günah keçisi ilan edilmiştim.
bundan sonra hiçbir futbolcuyla duygusal bağ kurmamayı öğrenirsiniz umarım.
seneye fenerbahçe'de oynarken beşiktaş'a gol atarsa parandle atarken izlersiniz sakat diziyle.
talih bana da güldü.
numaramız 11 binden küçük. sanırım mülakatımız erken gelir, eğer elçilik açılır ve mülakatlara başlarlarsa.
bekle bizi colorado!
randomly selected
numaramız 11 binden küçük. sanırım mülakatımız erken gelir, eğer elçilik açılır ve mülakatlara başlarlarsa.
bekle bizi colorado!
randomly selected
61 yaşında, yaşlı biriyim...
sağlığım pek yerinde olmasa da, 1 sene bile olsa geriye dönmek istemem...
sebebini söyleyeyim...
hayatım boyunca; taşıdığım, oradan oraya sürüklediğim bedenimin ihtiyaçlarını gidermeye harcadım. bu ihtiyaçlar; yeme, içme, barınma, sağlık, vs. bilindik bedensel ihtiyaçlar. bunları yerine getirmeden hayatta kalamazsınız... bunları yerine getirmek için de maaşlı kölelik yaptım. her tanrının günü aynı rutin. emek harcamazsanız kimse size bedavadan bir şey vermez, çünkü... hülasa; zamanı satın alamadım. zamanı ancak zenginler satın alabilir. zamanını ancak zenginler keyfine göre harcar, maaşlı kölelerin böyle bir lüksü asla olmaz...
kendime az zaman ayırabildim. kendim derken, beni ben yapan bilincim... ancak emekli olunca öğrenmek istediğim konuları araştırabildim, kitap okumaya zaman ayırabildim, hayatın keşmekeşliği içinde düşünmeye, araştırmaya, sorgulamaya zaman ayıramadığım konuları öğrenmeye başladım.
bilincim artık beslenmeye başladı, farkındalığım arttı...
yıllarca bakıp büyüttüğüm bedenimi bu dünyada bırakıp gideceğim. 50 sene önceye dönsem, aynı şeyleri yaşayacak olduktan sonra ne farkeder ki?..
haa, çağdaş yaşam tarzının olduğu, zengin bir ülkede zamanda geriye gidip, hayatını kaldığı yerden yaşamak ister misin?.. diye bu soru güncellenirse o zaman düşünürüm...
ama şunu da iyi biliyorum, yakın geçmişte bir 30-40 yıl geriye gitmek bana çok da fazla bir şey kazandırmaz...
çünkü hayat dediğin, bir gıdım mutluluk, çokça sorundan ibarettir. finalde beslediğin bedenini terk edip gidersin...
siz gerçekte bedenden ayrı, sizi siz yapan bilinçten ibaretsiniz... ölümden sonra yaşama inanıyorsanız, bu bilincinizdeki bilgi birikimleridir dünyadan götürecekleriniz... bir de yaptığınız iyilikler ya da kötülükler...
hitler; 56 yaşında öldü... 56 yıllık bir yaşamın sonunda sonsuza kadar kötü bir adam olarak etiketlendi... 1 milyon yıl sonra yine kötü bir adam olacak... 10 milyon yıl sonra da...
insan hayatı kısadır... 2 günlük hayat için alçak ve namussuzlara kulluk etmeyin... yoksa ölümünüzden sonra kötü adam olarak evrendeki insanlık tarihine geçersiniz... bunu düzeltmenizin de bir imkanı yoktur.
iyi insan olun, faydalı güzel işler yapın, canlılara merhamet edin ve kendinizi yaratıcının ellerine bırakın... unutmayın, yaratıcının dini olmaz...
sizin tek kazancınız; yaşama, varoluşa, yaratılışa ve evrene tanıklık etmeniz...
sağlığım pek yerinde olmasa da, 1 sene bile olsa geriye dönmek istemem...
sebebini söyleyeyim...
hayatım boyunca; taşıdığım, oradan oraya sürüklediğim bedenimin ihtiyaçlarını gidermeye harcadım. bu ihtiyaçlar; yeme, içme, barınma, sağlık, vs. bilindik bedensel ihtiyaçlar. bunları yerine getirmeden hayatta kalamazsınız... bunları yerine getirmek için de maaşlı kölelik yaptım. her tanrının günü aynı rutin. emek harcamazsanız kimse size bedavadan bir şey vermez, çünkü... hülasa; zamanı satın alamadım. zamanı ancak zenginler satın alabilir. zamanını ancak zenginler keyfine göre harcar, maaşlı kölelerin böyle bir lüksü asla olmaz...
kendime az zaman ayırabildim. kendim derken, beni ben yapan bilincim... ancak emekli olunca öğrenmek istediğim konuları araştırabildim, kitap okumaya zaman ayırabildim, hayatın keşmekeşliği içinde düşünmeye, araştırmaya, sorgulamaya zaman ayıramadığım konuları öğrenmeye başladım.
bilincim artık beslenmeye başladı, farkındalığım arttı...
yıllarca bakıp büyüttüğüm bedenimi bu dünyada bırakıp gideceğim. 50 sene önceye dönsem, aynı şeyleri yaşayacak olduktan sonra ne farkeder ki?..
haa, çağdaş yaşam tarzının olduğu, zengin bir ülkede zamanda geriye gidip, hayatını kaldığı yerden yaşamak ister misin?.. diye bu soru güncellenirse o zaman düşünürüm...
ama şunu da iyi biliyorum, yakın geçmişte bir 30-40 yıl geriye gitmek bana çok da fazla bir şey kazandırmaz...
çünkü hayat dediğin, bir gıdım mutluluk, çokça sorundan ibarettir. finalde beslediğin bedenini terk edip gidersin...
siz gerçekte bedenden ayrı, sizi siz yapan bilinçten ibaretsiniz... ölümden sonra yaşama inanıyorsanız, bu bilincinizdeki bilgi birikimleridir dünyadan götürecekleriniz... bir de yaptığınız iyilikler ya da kötülükler...
hitler; 56 yaşında öldü... 56 yıllık bir yaşamın sonunda sonsuza kadar kötü bir adam olarak etiketlendi... 1 milyon yıl sonra yine kötü bir adam olacak... 10 milyon yıl sonra da...
insan hayatı kısadır... 2 günlük hayat için alçak ve namussuzlara kulluk etmeyin... yoksa ölümünüzden sonra kötü adam olarak evrendeki insanlık tarihine geçersiniz... bunu düzeltmenizin de bir imkanı yoktur.
iyi insan olun, faydalı güzel işler yapın, canlılara merhamet edin ve kendinizi yaratıcının ellerine bırakın... unutmayın, yaratıcının dini olmaz...
sizin tek kazancınız; yaşama, varoluşa, yaratılışa ve evrene tanıklık etmeniz...
fatih terim ile sergen yalcin arasindaki iliskiyi bilmeyenlere dert olmustur.
fatih hoca daha gecen hafta besiktas kazanirsa alkislariz diye aciklama yapinca da bu tayfa cildirdi. bunlar kotulukten beslenen yavsaklarin ta kendileridir.
fatih hoca daha gecen hafta besiktas kazanirsa alkislariz diye aciklama yapinca da bu tayfa cildirdi. bunlar kotulukten beslenen yavsaklarin ta kendileridir.