Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
adını bilmediğim, babasıyla birlikte "boyun eğme" tshirt'üyle yürüyen kk'nın oğluna bakıyorum sonra bilal erdoğan'a...

kocasıyla birlikte yürüyen ve ," eşi olarak değil bir birey olarak yürüyorum " diyen boynunda yaşmaklı, sırtında düz yeşil tshirtüyle selvi hanım'a bakıyorum sonra emine erdoğan'a...

"adalet pankartı, atatürk posteri ve türk bayrağı dışında hiç bir şeyle gelmeyin, bu bir parti mitingi değil, herkesin adalete olan ihtiyacı için yürüyorum" diyen kılıçdaroğlu'na bakıyorum sonra, "biz lütfettiğimiz için yürüyebiliyorsunuz" diyen, herkesle ama herkesle kavgalı, sürekli negatiflik saçan erdoğan'a bakıyorum...

umarım bu ülkeye, umut, huzur, güler yüz, hoşgörü ve adalet hakim olur diyorum.

şüphesiz ki türk siyasi tarihinin en büyük hareketlerinden biridir. ayağınıza, aklınıza sağlık...
her şey şu linkteki yazıda geçen ifadeyi okumamla başladı;
http://www.hurriyet.com.tr/…li-plaj-40512388#page-8
"hillside beach club muğla: sadece otelde konaklayan kişilerin kullanabildiği turkuaz renkli sulara sahip plajın 330 metre uzunluğu ve 13 metre genişliği var"

"sadece otelde konaklayan kişilerin kullanabildiği bir plaj" diye bir şey kanunlara göre yok.
kıyı kanunu madde 5 der ki;
http://www.mevzuat.gov.tr/…evzuatmetin/1.5.3621.pdf
"kıyılar ile ilgili genel esaslar aşağıda belirtilmiştir:
kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır,
kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir."

olay yalnızca bahsi geçen işletmeden ibaret değil.
türkiye'nin en güzel plajlarını, kıyılarını kapatan bunun gibi pek çok işletme var.
kendi adıma sıradan tüm bu işletmeleri arayıp
"ben bugün havlumu alıp plajınıza gelicem, sizin hiç bir eşyanızı, şezlongunuzu, şemsiyenizi, tuvaletinizi, barınızı vs'nizi kullanmıycam yalnızca o bölgede denize giricem"
diyerek plajı kullanıp kullanamayacağımı soracağım.
alacağım cevapları bildiğim halde kanunu gösterince ne cevap verecekler onları da tek tek bu başlığa yazacağım.

plajlar, kıyılar halkın malıdır ve halk istediği gibi girip kullanabilir. zamanında ellerinde kıyı kanunuyla bu ve benzeri plajlara giren aktivistlerin haberlerini hatırlıyorum. aynı şeyi yine yapmayı planlıyorum.

sosyal medya ve sözlükten de bu hukuksuzluğa karşı dayanışma bekliyorum.

edit: ilk gördüğüm otel olduğu için hillside'ın adını verdim yoksa amacım bir tek onları hedef göstermek değil (bunu da yazmak zorunda bırakıyo ya bazıları helal olsun)
hillside'la tekrar konuştum verdikleri cevap; "yoğunluğumuz olmadığı sürece gelip kullanabilirsiniz plajı istediğiniz gibi, teknenizle de gelebilirsiniz, para ödemenize gerek yok"
dmaris'le de telefonda konuştum onlar da kıyı kanunu ben söylemeden bildikleri için tabi ki gelip kullanabilirsiniz, tesisimizin fasilitelerini kullanmadığınız sürece sorun yok dediler.
şu an çalıştığım için diğer tesisleri arayamadım, arayan olursa bana sonucunu bildirsin ya da entry olarak da yazabilir...

gelen onlarca destek mesjajindan sonra bir toparlama yapma/ozet gecme geregi duyuyorum. bunu da soru-cevap seklinde yapmak daha derli toplu olacaktir.

soru:
kampanyanin nihai amaci ne?

cevap:
insanlarin bilinclenmesini saglamak. insanlar 5 yildizli otel gorup 'aa ben buraya girip denize giremem' on yargisini kirabilmek, yasadan haberdar olmalarini saglayarak, buyuk isletmelerin ulkenin en guzel koylarina devasa otel kurmalarinin oranin sahibi olduklari anlamina gelmeyecegini gostermek. plajlar, sahiller, denizler bu ulke vatandaslarinin hepsinin ortak guzellikleridir.

soru:
sozlukte entry kasarak mi olacak peki bu isler?

cevap:
a) bir yerden baslamak lazimdi. ben de buradan baslamayi tercih ettim. siz de kendi sosyal medya hesaplarinizda paylasip insanlari haberdar edebilirim bilinclenmelerine katki saglayabilirsiniz.
b) bir diger yol da mesela yakininizda boyle gasp yaptigini dusundugunuz bir isletmeye gidersiniz ve iceri girmek istediginizi belirtir bu an'lari da kayit altina alirsiniz. (gizli kamera degil aleni olarak aksi halde suc olabilir) ve bunlari burada, sosyal medyada paylasiriz.
c) eksi sozluk tr'nin en cok okunan sitelerinden birisi belki bu baslikta yazanlar birkac acar muhabire esin kaynagi olur da bu isin haberini yaparlar, ustune giderler.

soru:
barzolar/comarlar/kirolar dan rahatsiz olmak istemiyorum herkes bu plajlara girerse ne yapacagiz?

cevap:
aslinda bu soru beni hic ilgilendirmiyor ancak baslik altinda da gorulecegi uzere bu konuda endiseler var. bunu cozmek turlu sekillerde mumkun. benim aklima plaja kimlikle giris mecburiyeti geldi ilk anda. alirsin herkesin kimligini sorun cikaran barzo olursa, kimligi ile polise verirsin, bi daha oraya girememesi saglanir vs. daha yaratici cozumler de olabilir ancak benim su an aklima gelen bu.

son olarak defaeten soyledigim gibi plajlar isletmelerin degildir. halkindir ve halkin kullanimi serbesttir. bir arkadasin da dedigi gibi halk plaji diye bir terim yoktur zira tum plajlar halkindir. o yuzden bu gasp edilen arazilerin babalarinin degil hepimizin mali oldugunu gostermenin bence artik zamanidir.
böyle bir konu açmak aklımın ucunda dahi yoktu. yarım saat önce radyodan şu sözü duyunca dayanamadım paylaşmak istedim;

"elalemin çocukları okur atomu parçalar, bizimkiler okur vatanı parçalar."

alttan alta eğitim düşmanlığı içerdiği için şimdiye kadar duyduğum en çomarca sözün bu olduğuna kanaat getirdim. böyle sinsi bir eğitim düşmalığı yok. allah belanızı versin.
bizzat gizli patron şahan gökbakar tarafından, recep ivediğin çıtasını yükseltsin diye çekildiğini düşündüğüm film.

ne de olsa; körlerin ülkesinde tek gözlü olan kral olur.
çözüm sürecini babam, kandil ve imralı ile yürüten projeden başkan beyanı. dehşetengiz dili, nefreti terörün on yılda getiremediği noktaya getirebilir hepimizi. milli orduya fetö ile kumpas kurup, pkk ve apo flamalarını serbest bırakan çomarlar doğruya doğru yazmışlar çok yerde. kimi kürdo faşiklerse konuyu kemalizme bağlamışlar. ne ilginç. her iki çomar tipinin en büyük korkuları hala kemalizm.
(bkz: filtre kahve)

taze çekirdeği, evimizdeki öğtücü ile çekiyoruz. tercihe göre demleme yöntemiyle bir güzel demliyoruz. bu kadar. şekersiz, sütsüz içilmesi elzemdir. şekerli ve sütlü içenler kahveden de, damak tadından da yoksundur.

espresso ise ayrı bir konu, filtre kahve dahi içemeyen insanlar hiç bulaşmasın.
söz konusu miting malum partinin mitingi olsaydı; sabahın erken saatlerinde başlayan, en az 12 saatlik, helikopterden çekilmiş görüntülerle süslenmiş, konuklu monuklu muhteşem bir yayın yaparlardı.

iktidar yalakası, tıynet yoksunu kanallar.
fiyatlar aşağıdaki gibi olup artı hizmet bedeli ile farkılık gösterecek olan hesaptır.
herkes ayağını yorganına göre uzatsın.
hesabı kabartmasın abiler, ablalar...
amme hizmeti
fasıl rakı

70 cl 82.01 tl
35 cl 43.01 tl

efe yaş üzüm

70 cl fiyatı 88.01 lira
35 cl fiyatı 47.01 lira

efe rakı

100 cl fiyatı : 112.01 tl
70 cl fiyatı 86.02 tl
35 cl fiyatı 46 tl

yeni rakı fiyatı

100 cl 116,002 tl
70 cl fiyatı 88.01 tl
35 cl fiyatı 48.00 tl

tekirdağ rakı

70 cl fiyatı 87.02 tl
35 cl fiyatı 46.00 tl

mercan rakı

70 cl fiyatı 83 tl
35 cl fiyatı 44 tl

burgaz rakı

70 cl 84,50 tl
50 cl 63 tl
35 cl 42,51 tl

ata rakı

70 cl 83.01 tl
35 cl 43.01 tl

rakı turka

70 cl 82.02 tl

bira fiyatları 2017

efes 50 cl 7.00 tl

tuborg 50 cl 7.24

bomonti 50 cl 7,50 tl

carlsberg 50 cl 8,00 tl

skoll bira

100 cl 12.00 tl
150 cl 16,50 tl

marmara biraları

150 cl 16,00 tl

100 cl 11.50 tl

likör fiyatları 2017

disaronno originale 70 cl 89.01 tl

feeney’s ırish cream 75cl 78.01 tl

gancia classica grappa 70 cl 118.02 tl

grand marnier 75 cl 128.01 tl

hare acıbadem likör 50 cl 75.20 tl

hare ahududu likörü 50 cl 70.01 tl

hare çikolatalı mocha kahve aromalı likör 50 cl 70.00 tl

hare karamelli macchiatto kahve aromalı likör 50 cl 70 tl

hare kremalı ve türk kahveli likör 50 cl 70 tl

hare muz likörü 50 cl 70 tl

amarula 70 cl 77 tl

archers 70 cl 66 tl

baileys’ ırish cream 35 cl 66 tl

baileys’ ırish cream 70 cl 86 tl

benedictine 70 cl 91.99 tl

bols blue 70 cl 75.99 tl

campari 70 cl 82.00 tl

cardinal melon 70 cl 84.01 tl

cointreau 100 cl 110.01 tl

cointreau 50 cl 84.00 tl

şampanya fiyatları 2017

kavaklıdere altın köpük 75 cl 75 tl

kavaklıdere inci damlası 75 cl 75 tl

kayra balo 2005 75 cl 85 tl

moet & chandon brut ımperial 75 cl 288 tl

moet & chandon nectar ımperial 75 cl 287 tl

cameo d’oro 75 cl 72.01 tl

cameo rose 2007 75 cl 73 tl

dom perignon 75 cl 123 tl

henkell trocken 70 cl 90 tl

tekila fiyatları 2017

sierra tequila gold 35 cl 70.01 tl

sierra tequila gold 70 cl 130.01 tl

sierra tequila silver 70 cl 140.00 tl

j. cuervo especial 70, 125.01 tl

o. anejo extra 70 , 132.00 tl

o. tequila blanco 35 , 75 tl

olmeca tequila blanco 70 , 134 tl

olmeca tequila gold 70 , 141 tl

vermut fiyatları 2017

martini bianco 75 cl 70 tl

martini extra dry 75 cl 75.00 tl

martini rosso 75 cl 72.00 tl

viski fiyatları 2017

burbon - amerikan viski

bulleit bourbon 70 cl 125 lira

gentleman jack 70 cl 140 lira

jack daniel’s 1 lt 185 tl

jack daniel’s 70 cl 137 tl

jim beam 1 lt 175 tl

jim beam 1.5 lt 240 tl

jim beam(20 cl) 68 tl

jim beam 37,5 cl 78

jim beam 75 cl 125 tl

jim beam black 75 cl 135 tl

malt viskiler

ballantine’s pure malt 70 cl 165 tl

balvenie single malt 12 yıllık 70 cl 310 tl

f.grouse vintage malt 70 cl 140 tl

glenmorangie 10 yıllık 75 cl 320 lira

glennfiddich malt 70 cl 250 tl

lagavulin single malt 16 yıllık 70 cl 350 lira

talisker malt 70 cl 250 tl

the macallan single malt 70 cl 240 lira

scotch viski

ballantine’s 1 lt 155 lira

ballantine’s 35 cl 63 tl

ballantine’s 70 cl 122 tl

ballantine’s 12 yıllık 70 cl 185 lira

canadian club 70 cl 115 tl

canadian mist 70 cl 115 lira

chivas regal 12 yıllık 20cl 100 lira

chivas regal 12 yıllık 3 lt 700 lira

chivas regal 12 yıllık 35 cl 125 lira

chivas regal 12 yıllık 70 cl 170 lira

chivas regal 18 yıllık 70 cl 225 lira

chivas regal 25 yıllık 70 cl 450 lira

cutty sark 70 cl 105 lira

dewar’s white label 75 cl 110 lira

dimple 70 cl 140 lira

famous grouse 20 cl 50 lira

famous grouse 70 cl 135 lira

haig 70 cl 103 tl

jb 1 lt 165 lira

jb 35 cl 60 lira

absinthe fiyatları 2017

absinthe polski

70 cl 351 tl

50 cl 265 tl

cin fiyatları 2017

gordon’s london dry gin 70 cl 66.00 tl

tekel cin 35 cl 38.00 tl

tekel cin 70 cl 60.00 tl

rom fiyatları 2017

havana anejo anos 7 70 , 102 tl

havana anejo blanco 70 , 102 tl

havana anejo reserva 70 , 104 tl

malibu 50 , 101 tl

malibu 70 , 130 tl

bacardi black 70 , 125.01 tl

bacardi carta blanca 70 , 130.01 tl

bacardi oro 70 , 140.01 tl

captain morgan 70 ,100.00 tl
keşke artık bikaç ay önce ortak kullandığımız spotify hesabının şifresini değişsen. değişsen de ben esip esip giremesem.

keşke ilk kez benim sana dinlettiğim çok sevdiğim dediğim şarkılarımı bulup bulup çalma listene artık eklemesen.

keşke o çalma listesini beni aldattığın o aşüfte takip etmese.

onlar benim masum şarkılarımdı lan. onları bile kirletmeye hakkınız yoktu orospu çocukları.
oldukça abartılan sınav.

tabii burası bir internet sitesi, bir nickin arkasına saklanıp istediğiniz şeyi istediğiniz gibi sallıyorsunuz. yok kapalıçarşı'dan çırak getirsen 80 alırmış, yok tarihin en kolay sınavıymış falan. aynı kişiler sonuçlar açıklandıktan sonra da buraya gelip 95 aldım, bence 90 altı alan ingilizce bilmiyor, 98 aldım, 100 aldım diye sallayacaklar.

ama açıp ilk sınavın (yökdil sosyal bilimler) istatistiklerine bakıyorum; toplam 38 bin adayın 15.500'ü baraj altı (0-49) kalmış. 90 ve üzeri alan 2500 kişi. şu olasılığa bakın ki hepsi de ekşi sözlük yazarı zaar.

yökdil normal bir sınavdır. yds'nin aşırı derecede zor bir sınav olması bu gerçeği değiştirmez. en son 15. yüzyılda kullanılan kelimeleri ezberlemekten ingilizce'nin ne olduğunu unutmuşsunuz.
gidişinde, tomas ujfalusi referans olmuş. artık kulüpte efsane sıralaması belli:
1- tomas ujfalusi
2- ali sami yen
3- metin oktay
anneannem örneği var benim önümde. eskiden "ay şu kızın mezuniyetini göreyim de öyle öleyim" derdi. mezun oldum, "bir işte çalıştığını göreyim öyle öleyim" derdi. iş buldum, 15 senedir çalışıyorum. "evlendiğini göreyim öleyim" derdi. evlendim üstüne boşandım çocuk doğurdum bir de. şimdi de "şu çocukların sırtlarında çantalarıyla okula gittiklerini göreyim de öyle öleyim" diyor. allah daha da uzun ömür versin 82 yaşında benim minnoş. ölümün ideal yaşı yoktur. genci de çok yaşlısı da hep yaşamak ister.
bizim köyde dıngırık mehmet diye 57 yaşında bir adam var, vardı daha doğrusu. geçen sene, o zaman dört yaşında olan yeğenim miray, dıngırık diyemediği için astronot diye seslendi adama. 56 senelik dıngırık mehmet oldu sana astronot mehmet. bütün köy astront mehmet diye çağırıyor adamı artık, astronot mehmet aşağı, astronot mehmet yukarı.

bu lakapla yakında uçmaya başlarsa hiç şaşmam.
ruh halim bozuk diyebilen kişinin, diyemeyenden daha sağlıklı olduğu gerçeğini bilen yazarlardır.
reklamı yapan popişçik "maliyeti düşünüldüğünde pek kazançlı bir yanı yok bence onlar için ama olayın pr ve lezzet değeri oldukça yüksek" demiş.
aynen kanka zararına satıyorlar ya. sırf zarar yazıyo bu biiçler hep biliyo musun? hatta o kadar zarar yazıyorlar ki svihs.
özetle:

sizin forvet oyuncunuz, rakip kalenin dibinde uzun atılacak topları alıp beleş gol beklemesin diye konulmuş bir kuraldır.

bu mantığı verdikten sonra anlatması çok daha kolay olacaktır.
geleneksel yöntemleri unutun.
esnemeye, gözleriniz ağırlaşmaya, ışıklar rahatsız etmeye, göz kırpmanız hızlanmaya, belirli bir noktaya odaklanıp dalmanın başladığı anda, iş bitmiş uyku hali başlamış demektir.

yapılacak şey; ilk benzinliğe çekerek alarmınızı 45dk'ya kurup uyuyun.45dkdaki önemli faktör ise 1. uyku evresini geçip 2. periyota girmemek.

belki bir hayat kurtarmışızdır. drive responsibly.
belediye otobüsü mü tahsis etmiş? özel otobüs ise sana giren çıkan ne?

akp belediye işçilerini, devlet memurlarını katılmaya mecbur kılıyor, öyle bir durum var mı? keza akpli patronlar yine kendi işçilerini zorla götürüyorlar mitinge böyle bir durum var mı?

yoksa insanlar kamu mallarınını kullanmayıp kendi insiyatifleri ile otobüsle mitinge gidiyorsa sende niye karın ağrısı yaratıyor?
sonra neymiş efendim köpeksiz sokaklar istiyorlarmış. ulan şerefsiz köpek senin üstüne kaynar su döküyor mu ? bu konularda hiç vicdanlı değilim kimse kusura bakmasın bunu yapan orospu çocuğu önümde can verse gram üzülürsem adam değilim.

iyileşmesini umduğum köpektir. bu tarz haberler o kadar çoğaldı ki uzun zamandır sokakta hep tetikteyim. kedi köpek gördüğüm zaman kötü davranan eden var mı diye gözlemliyorum. bir tanesini görsem işkence yapan kafasını gözünü kıracağım.
üzücü ve doğru tespittir.

iptal edilmeden önce rock n coke her yıl düzenli olarak gerçekleşiyordu, bu dönemde sağlam amerikalı gruplar da sahne alıyordu, sonra 2 yılda 1 yapılmaya başlandı zaten bu dönemde amerikalı falan kalmadı, tarık mengüç falan çıkarmaya başladılar ki maksimum ingiliz gruplar(bkz: prodigy) falan sahne aldı bu dönemde ve en sonunda da bitti. keza efes pilsen blues festival vardı bir zamanlar. millet yer bulamaz, bira fıçılarının üstüne otururdu, o da kalmadı. sonisphere olurdu 2 gün sürerdi , megadethler, testament'lar dinlerdik, o da yalan oldu. güzel olan ne varsa tükendi anasını sattığımın memleketinde.
sanıyorum bu ayki 8. işçi cinayetlerini işlediler. kürdofaşistlerin yeni taktikleri bu.
2 ölü 5 yarali
2 ölü 4 yaralı
2 yaralı
1 ölü
bunun üç katı da zaiyatsiz saldırılar ile yemek konvoyu saldırıları var sanırım.

-karakolların tahkim edilmesi (sağlam duvarlar, korunaklı mevziler, hassas kamera ve uzun menzilli, uzaktan kumandalı silahlar...) yüzünden karakol basamıyorlar. en son beytüşşebapda denediler, bir sürü leş bırakıp dağıldılar.

- yarısı silahlı 30-40 iha sayesinde arazideki kalabalık seyehatleri eskisi kadar kolay değil. eskiden pkk'lılar aralarında konuştukça sabit rölelerce telsiz kestirmesi yapılır, 2-3 bin asker operasyona çıkar, biri ilk ateşte şehit, ikisi mayına basar gazi olur... lakin artık hassas telsiz kestirmesini iha kendi üzerindeki sensörlerle yapabiliyor, aynı iha şüphelenilen güzergah üzerinde de 24 saat aralıksız devriye atabiliyor. yani taşın altından çıktıkları anda illa farkediliyorlar, farkedilince de kafaya roketi yiyorlar. silahlı iha ilk çıktığı iki ayda tek başına 74 kelle almış, ki şimdi sayısı çok daha fazla ve artmakta. twitter parçalanmış yanık ceset dolu. öşek kebabı diye arayın yeter.

-anaların hiç ağlamadığı; baris, kardeşlik ve demoqrasi çılgınlığı döneminde zulaladıklari patlayıcılar da azaldığı için eskisi gibi her gün eyp patlatamiyorlar.

- abileri abd, "yaramazlık yapma ayıp" dediği için türk şehirlerinde intihar saldırılarını suriye mevzusu yoluna girene kadar azaltırlar.

- büyük umutlarla bi kaç kez denedikleri ama fayda/maliyet/risk formülü sonucu hayal kırıklığına uğradıklari güdümlü füze saldırılarından verim alamadılar(bu füzeler elde etmesi zor, çok zaiyat verdiremiyor. üstelik güvenlik birimlerinin ciddi algıda seçici olduğu bir sistem, attiklarinda peşlerine 5 iha, 20 f-16, 2 bin jöh filan takılıyor. ayrıca silahı veren stratejik müttefikleri dariliyor)

- yerel sempatizanlarını hendekte küstürdükleri(biraz da sopayı yiyince terbiye oldular) için şehir içinde saldırı yoğunluğu olusturamiyorlar.

kısaca yeni taktikleri bu piçlerin, şantiye, konvoy basmak.
tabi olan düz kürtlere oluyor. ne kürtçü ne türkçülerin gözünde değerleri var. tetiği çeken türk olmadıkça, yabancı insan hakları savunucuların gözündeki değerleri de normal bir türk kadar, yani sıfırın biraz üzeri.
sayın müslüm;
hem şehitlik, hem yeri gelir cihat edebiyatı yapmak hem de niye böyle ılık götten 3,5 atmak?
aktrolleri çatır çatır çatlatan durum. bu daha başlangıç yalnız, akşam 18.00'e daha çok var(;

aktroll kafası süper ya. zorla getirildikleri mitinglerde bile bu kadar insan yoktu ve 1 milyon geldi oğlum diye saçmalıyorlardı.

alın görün bakalım şimdi, sizin kafa nasıl kafaymış.
bu olayı tecavüzcülerin lehine bir zerre dahi olsa, bilinçli ya da bilinçsiz, gizli ya da açık, doğrudan veya dolaylı meşrulaştırmaya çalışan herhangi biri ne sağcı, ne solcu, ne dindar, ne seküler ne şu ne budur, insan değildir insan. içi küflenmiş, çürümüş, yozlaşmış ve tüm canlılardan ve cansızlardan aşağı dereceye inmiş bir yaşam formudur.

tanım: empati kurmaya çalıştıkça cinnet getirmeye yaklaştığım adamdır. ben bu haldeysem, o ne haldedir siz düşünün.
bunlardan özellikle yüksek mertebeye ulaşmış olanların geçmişe dönük eğitim hayatları incelenirse mutlaka pürüz çıkacaktır. yoksa bu şekilde kim ne derse desin üniversite sınavını kazanmaları mümkün değil. geçmişte yapılan üniversite sınavları gayet seçiciydi ve türkçe soruları özellikle kaliteliydi. bu derece okuma- yazma sıkıntısı olanlar zamanında birilerinin desteğiyle sınavda başarılı olmuştur. ama geçmişe dönük araştırmayı ve diplomaların incelenmesi işini maalesef yapabilecek bir kurum yok. bilirsiniz zamanında beraber yürümüşlerdi bu yollarda bazıları. o yolda mutlaka al gülüm ver gülüm olmuştur.
nickler entry nin üstünde değil de sağ alt tarafında olsa daha güzel olacak uygulama. bu haliyle çok büyük duruyor ve görüntü kirliliği yapıyor. birde beyaz, saman, gri gibi renk seçenekleri de olmalı. ayrıca katkıda bulunduğu kanallar nerde???
alex ferguson'a göre annesi onu ofsayt çizgisinde doğurmuş. gerçekten de attığı her gol ofsayt tartışmasına açıktır ama "ofsayt lan" dediğiniz pozisyonun tekrarında görürsünüz ki inzaghi hep birkaç cm geridedir. işi sadece gol atmak olan forvetlerin şahı değil şahbazıdır. futbol hayatındaki tek sıkıntılı yanı ise eğreti gol sevinçleridir. maç 5-0 olmuş, inzaghi skoru 6-0 yapan golü atar, sanırsın ki ilhan mansız'ın senegal'e attığı altın golü atmış.
*evcil hayvan satışı denetimi sıkılaştırılmalı. belirli çiftliklerde belirli limitlerde olmalı. el altından, petshoplardan satış yasaklanmalı ve cezası yüksek olmalı.
* satış yerine barınaktan sahiplenme teşvik edilmeli.
*köpek sahiplenmenin veya satın almanın bazı kriterleri olmalı. sokağa atıldığı tespit edilirse cezası olmalı. aile doktoru gibisinden veteriner sistemi olabilir. bu şekilde veterinerler aracılığıyla daha çok bilgi akışı sağlanır.
* hükümetin üst kademesinden bugüne kadar bir allah'ın kulu hayvanlar hakkında kitleleri etkileyecek tek bir olumlu söz söylemedi. insanlardaki algı değiştirilmeli. özellikle bazı malum kesimde. siz biliyorsunuz onlar kimler. bazı kampanyalar şart.
* insanlara biraz hayvan sevgisi aşılanmalı. toplum önce hayvanlara işkence yapmaması, öldürmemesi gerektiğini bilmeli.
* barınaklara yatırımın artması gerek. soykırım ne amk cahil misiniz ? köpek nufüsunu kısırlaştırmalar ve sıkı kontroller ile dizginlenebilir hale getirin önce. yarak kürek vergisi alacağınıza azıcık bir barınak vergisi koyun da işe yarasın. gerçi onu da yersiniz.

önce insan bilinçlenecek sonra köpeklere sıra gelir. köpeksiz sokak istiyormuş. götüm. ben de seni istemiyorum. seni de öldürelim bir iğneyle ya da başka türlü. halledilmeyecek mesele yok. ama bunlar olmayacak tabi. her kuşu siktik bir leylek kaldı. bu yüzden hayvanları sevmeye ve onlarla yaşamaya alışın. anasını satayım sanki sokağınızda afrika leoparları cirit atıyor. ulan 1.5 aylık kedi geliyor yanına adamın, hoşt pışt diye tekmeliyor. bu adam normal de kedi mi değil ?

sahilde 3 tane çingenenin elinde zor tuttuğu pitbullar var. bu heriflerin eline o hayvanlar nasıl geçiyor onu engelle önce sen.
her kadınmış. bir de bunu istemiyorsa sorunu kendimizde aramalıymışız. tamam abi, büyüksünüz. zaten kadınlar ne sikim yiyorlarsa sorunu kendimizde aramamız lazım. kadın bu, ayna gibi, şeytana pabucunu ters giydirir hem, üff çok zekidir, vayyy çok fenadır, off şerrinden korkulur...

sevişirken üstte olmayı seven kadın, sevişirken üstte olmayı seven kadındır ama siz ne yarraamsınız çözemedim mına koduğumun meriçboyları.

dersin ki bana coni sins mk... gelmiş millete sikiş öğretiyor.
a spor'un istihbaratına göre "bana boşu boşuna 2 milyon euro para ödüyorsunuz. oynamayan adama neden ödeyesiniz? ben en iyisi gideyim" demiş.

hatta fikret orman'ın da bu diyalog sonrası gözleri dolmuş.

not: ciddiyim. inanmayan a spor'daki haberi izlesin.
bu entry'nin canlanmasına,
ardından 40 küsur yeni entry yazılmasına
neden olan şey (bkz: adalet)

çünkü burası türkiye diyoruz...
para diyoruz, güç diyoruz...
olabilir diyoruz!
üstelik hepsi sağlam referanslarla.

o halde, kimse 69 yaşında bir adamın
adalet aramak için yürümesine şaşırmasın,
kızmasın..

çünkü hepimiz biliyoruz:

adalet
yok
bu
ülkede!