Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
inşallah kemal kılıçdaroğlu kazanırda ufacıkta olsa chp'ye tekrar oy verme ihtimaliniz tamamen ortadan kalkar. özgür özel geldi değişti parti ayağına kanmazsınız bu partinin babadan oğula demirbaş kadrosuna. yerel seçimde kesin bi hezimetle, dernekten hallice tabela partisi olsunda kurtulsun bu millet atatürk goygoyu yapıp, koltuğunu kaptırmadığı için başarılı olduğunu düşünen fosillerden,trollerinden. bırakın kendi hallerine 4-5 sene daha takılsınlar öyle.
en çokta neye üzülüyorum biliyor musunuz? bu adam çevremde ne kadar akpli varsa haklı çıkardı. yemin ederim kime denk gelsem ben demiştim diyor.
bir kemalist olarak sana ne yazsam beni sozlukten atarlar. o yuzden yazamiyorum. nefretimin sonu yok. izmir'de kaybetmen icin elimden geleni yapacagim.

tanım: hıyanet selamıdır.
-trabzonspor’un attığı tertemiz ikinci gol verilmemiştir.
-tadic rakibini formasından çekmiş ama hakem fenerbahçe lehine penaltı çalmıştır.
-osayi samuel rakip ceza sahasında kendini atmasına rağmen 2. sarı kartı görmemiştir.
ötv.
dubai'li bir iş adamına türkiye'de %160 ötv olduğunu anlatamadım.
adamın milyar dolarları var, %160 diye bir vergiyi beyni almıyor, muhakeme edemiyor.
%60'tır diyor o, sen yanlış hesaplıyorsun olmaz öyle şey, geri zekalı mı olm sizin millet? diyor.
hayatımda duyduğum en doğru saptama bu olabilir.
hele 35-40-45 civarı yaş grubundaysanız hepsi çökmüş, yaşlı, kel, şişman. doğal olarak çirkinler. zaten boylar da kısa. en jantisi bile bakkal amca çekiciliğinde.
bir de bok atıyorlar utanmadan kadınlar estetikliymiş vs.. kadınlarda en azında çaba var, kaportayı sağlam tutuyor çoğu. sizin haliniz ne böyle?
beyler bakın kendinize biraz. kelseniz saç ektirin, göbekliyseniz biraz spor diyet filan yapın, vücut çalışın. korkmayın gay demezler. sümük atılmaz size.
on dokuz maçta on dokuz galibiyetle başladığın sezonda kendi liginde ikinciysen o ligde bayern, madrid ya da galatasaray vardır muhtemelen.
köpekler ancak onlara işaret eden parmağın gösterdiği yere değil parmağın kendisine bakar.

adam sigara alacağınıza ailenizin besinlerini alın. tercihtir bu demiş. parmağın gösterdiği yer burası.

yok migros pahalı, yok köylüsün, yok fakirsin, yok john wick uzaydan bakmış. ne alaka aq.

küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışırlar.
bu ne laubalilik dedirtmiştir. hakikaten pes doğrusu. haklarında inanılmaz suçlamalar var ve şu lakayt tutuma bakın. elbette suçu ispat edilene kadar herkes masumdur ancak böyle de olmamalı arkadaş. kamuoyunu bu kadar keriz yerine koymayın.

rapunzel saçlı sülüman bey ve 53-61 lobisi arkanızda olsa bile bu kadar göstere göstere devleti kaale almamazlık yapmayın. vergisini veren insanlara ayıp oluyor.

yok arkadaş. iyice kıllanmaya başladım ben. galiba bu operasyon kamuoyunun gazını almak için yapıldı. bunların arkasında derin abiler var.
özel sektörde sadece maaş değil, çalışma şartları da iyice boka sardı. en basit örnek; departmanlar zamanla küçüldü ve iş yükü ve mesai arttı.

not: işte bunlar hep sendikasızlık.

edit: maalesef artık sendikaların da bir halta yaramadığına dair mesajlar aldım.
heralde şırnak ta hakkari de giriş çıkışları kapatıp, elektriği suyu kesip hastane,okul ve ev bombalamazdık.

ekleme:
arkadaşlar beni niye tehdit ediyorsunuz? şehir isimleri tam sınırda oldukları için temsilidir. benim hakkarili ile şırnaklıyla niye bir sorunum olsun?
böyle bir troll örgütüdür:

abdulkerim'in pozisyonu tertemiz kanıt
golden önceki zaha pozisyonu tertemiz kanıt
erman toroğlu: "zaha'nın ilk golünden önce faul yok, hiçbir şey yok!"
rıdvan dilmen: "zaha’nın golünden önce faul falan yok."
kasımpaşa'nın penaltı olduğu iddia edilen pozisyona bakmaya bile gerek yok tertemiz, hatta gomis'e sarı kart verilmeliydi kendini bıraktığı için.
her şeyi geçtim bu da kasımpaşa teknik direktörünün açıklamasi. kasımpaşa teknik direktörü kemal özdeş: “bireysel hatayla sonlanan hatada gol yemek, yine kötü oldu. maçın hakemi, sonuca tesir edecek bir hata yapmadı.”

özet olarak algı yapan kim varsa allah belasını versin.
4 ayda olmasa da 6 ayda belki olabilecek durum. nereden biliyorsun derseniz çok çok az temelim vardı biraz üzerine düştüm ve mern ile geliştirmeler yapabiliyorum. hanıma ufak çaplı bir crm yaptım, işletmesinin gelirini giderini tutuyor vs. puppeteer ile veri çekebiliyor, başka bir sistemin db'sine yazabiliyorum. mesela youtube'dan anahtar kelime ile video listesi çekip bunları tek tıkla wordpress veritabanına kaktırıp video sitesi gibi bişiy yaptım, bu sayılıyor mu? node js ve express ile api geliştirebiliyorum, mongo db ve postgresql'i kullanabiliyorum, mysql'i söylemiyorum bile. react, mysql, ftp sunucu kullanarak dosya upload scripti, fotoğraf galerisi gibi şeyler yapıyorum. nextjs, next auth, jwt ile authentication ve authorisation yapabiliyorum, yani uğraşınca oluyor. 40 yaşında ben bu kadar şeyi 5-6 ayda elle tutulur bir proje yapacak kadar öğrendiysem 20 yaşındaki delikanlı adamlar daha iyisini yapacaktır, insanların hevesini kaçırmanın manası yok. yok ide ikonu açamazmış 4 ayda, sen açamıyorsun diye herkesi kendin gibi mi sandın. yaparsınız kardeşim, 4 ayda über süper bir yazılımcı olup işletim sistemi yazamazsın belki ama matematiğin 4 işlemi gibi yazılımın da crud'u var en azından bunu kaparsın bu bile seni çok ileri atacaktır. ha bu arada tailwind vb. bir çok uı da kurcalaya kurcalaya öğrendim dokumanladan.

tanım: 4 yılda öğrenemeyenlere dert olandır.

edit: ingilizce şart.
2 gün önce mcdonald's ta bir şeyler yedim. saat gece 10 gibiydi ve masaları toplayan minimum 55-60 yaşında bir abiydi. ihtiyacı olmasa o saatte orada olmaz değil mi ?

benden önce masada oturanların boşlarını aldı sadece 1 kere teşekkür ettim inanılmaz mutlu oldu.

kalkarken de kendi çöpümü kendim attım, kolay gelsin iyi akşamlar dedim gene inanılmaz mutlu oldu ve bir sürü olumlu dilekte bulundu benim için.

insanları mutlu etmek aslında bu kadar kolay.
(bkz: #158421556)

---------------------------------------------------------------------------
fenerbahçe şike yapmamıştır. hukuken ispat edilmiştir...
---------------------------------------------------------------------------

çok afedersin yarraaamı ispat edilmiştir. fener şike davasından esas değil usül yönünden kurtarılmıştır. yani "şike yaptınız ama bunu ispatlayan deliller usülüne uygun toplanmamış" denilmiştir...

fenerin şikesi uefanın sitesinde kayıtlıdır...

edit: özel mesajla havlamadan önce şu iki örneğe açıklama uydurun...
ibrahim akın, fenerbahçe bana gol atmamam için para teklif ediyor, caiz mi diye imamı aradı. ibrahim akın 1 yıl ceza aldı,fenerbahçe ceza almadı.
korcan'ın abisine araba aldılar. korcan ceza aldı, abisi ceza aldı, fenerbahçe ceza almadı.
danışıklı dövüş olduğunu düşünüyorum.

bugüne kadar kk’ya bir kez bile muhalefet etmemiş aksi görüş ileri sürmemiş kendi ekibi dahi olmamış olan özgür özel’in chp’de başkanlık yarışı varmış izlenimi yaratmak üzere muvazaalı olarak aday olduğunu düşünüyorum.
piyasa şu an dipte yazanları okudukça yine duramadım.
şu an sıfır hyundai i10 bayide 670bin lira. hatta 650'ye kadar düşüldüğünü de duydum.
peki 6 yaşında ağır hasar kayıtlı hyundai i10 sahibindende kaç lira?
ağır hasar kayıtlı almak istemem derseniz. hatasız boyasız 8 yaşında kaç lira?
yok ben sıfır fiyatına 3 yaşında ikinci el almak istiyorum derseniz kaç lira?
bu mu dip? sıfırı 670se 3 yaşındaki 500, 8 yaşındaki 350, 6 yaşında ağır hasarlı 250 ye düşene kadar düşüş devam eder.
baba kız olduğunu nereden çıkardınız?

bana daha çok; konyada 5 dönüm tarlayı sattıktan sonra ankara pavyonlarında ezen muhafazakar dayı ile konsomatris ilişkisi gibi geldi.

edit: sanırım baba-kızmış bunlar. şöyle bir mesaj geldi...
"instada babamla mini etek seçiyor baba ben bakire miyim diye soru cevap videoları felan var."
türkiye akademisinin geldiği hali özetleyen hadisedir. prof. dr. recai coşkun içerik ve kaynakçası tamamen uydurma makalesini çeşitli indekslerde taranan yağmacı bir akademik dergiye gönderiyor ve makale olduğu gibi yayımlanıyor.

yaşanan durum her ne kadar yağmacı yayıncılık alanının içler acısı durumunu özetlese de makaleyi okuyunca (özellikle kaynakçasını) gülmemek mümkün değil.

söz konusu "bilimsel" makale

derginin yayımlanan sayısı

bunun abd'deki bir örneği için (bkz: sokal olayı)

edit: derginin önceden dergipark'ta da sayfası varmış. dergi ağustos sonrası birkaç gün arayla bir sürü sayı çıkardığı icin dergipark sayfası kapatılmış. yani, "blogspot dergisi yeea" diyecek kadar basit bir mesele değil gibi bu.

diğer yandan hocanın troll makalesine “bir akademisyene yakışmamış” veya “boş yapmış” diyenler var. buna katılamıyorum. çünkü, recai hoca otursa yağmacı dergilerin akademiyi ne kadar kötü etkilediğine ilişkin gerçek anlamda bilimsel bir yazı yazsa bu kadar etkili olmazdı ve ses getirmezdi. bazen eleştirdiğiniz şeyi, eleştirdiğiniz araçlarla vurmanız gerekir ki hoca da tam olarak bunu yapmış. ayrıca, makalenin tamamını okursanız hocanın dalga geçtiği bütün kaynakları çok iyi okumuş ve tartmış olduğunu da göreceksiniz. diğer türlü bu kadar nitelikli trolleyemezdi zaten. ezcümle, bence hoca boş yapmamış; tam tersi mizahla, akademideki çok büyük bir soruna işaret ederek eleştirinin dibine vurmuş.
maçtan önce formasını yakmışsınız lan. adam sizi sikine bile sallamıyordu tek derdi geseydi. şimdi üstüne bi de size kinlendirdiniz. üstüne bir de içerde trabzona yenilip balonunuzun patlamasını izlediniz.

hem ayranınız döküldü hem de tatsız olaylar yaşandı.
suç işlemek amacıyla örgüt kurmak da dahil bir çok suçtan an itibarıyla tutuklandılar.

edit: engin-dilan polat, sıla doğulu, sezgin polat’ın da aralarında bulunduğu 16 kişi suç işleme amacıyla örgüt kurma, vergi usul kanununa muhalefet, malvarlığı değerlerini aklama suçlarıyla cezaevine gönderildi.

bu çiftin tutuklanması ve bütün aşamalarda basına bilgi verilmesi (tarihte görülmüş bir şey değil) birilerine inanılmaz bir gözdağı. yani emniyetin önünde araçlarını sergilemeleri, barkovizyonda göstermeleri her aşaması emniyet takipçi kasıyor gibi oldu :)) başka bir davada bunu gördünüz mü?

muhtemelen işin ucu çok derin bir yerlere çıkıyor, o derindekilere mesaj veriliyor. biz mejajı aldık da başka kimlere ulaştı belki zamanla görürüz.
nasıl yapılıp yapılmamasının hiçbir önemi yok. yapılması gereken tek şey içine kurt düştüğü an ve olmayacağını anladığın an, dönüp arkanı gideceksin.
verilen her taviz, yapılan her af ediş sadece sizi değersizleştirir.
videoyu izleyince “yol boyunca” çok geniş alana yayılmış sivillerin tüfekle öldürüldüğü açık. çoğu kafasından vurulmuş, kanları cesetlerinin düştükleri yerde kafalarından yolun dışına doğru süzülmüş.

yanma veya parçalanma yok. bomba düşme merkezi ve dairesel bir eksende cesetler yok. çoluk çocuk demeden baya baya kaçarlarken vurulmuşlar. açıkça görünen gerçeği eğip bükmenin anlamı yok.

evet israil bir terör devleti, ama hamas da alçak bir terör örgütü. milli çıkarlarımız filistin'in yanında olmayı gerektiriyor diye bunu yumuşatmanın anlamı yok. diğer yandan içimizdeki teröristler hamas'ı desteklemeyen herkese küfür edip toplumu ayrıştırmakla meşgul. hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar.