yıllarca "kadıköy büyüsü" diye sattıkları şey tam olarak bu akşamki gibi olmaz işlerdi...
çıkamayan kartlardı.
iptal edilen rakip golleri idi.
hunharca sakatlayan ve bununla gurur duyan, üstelik ceza almayacağını adını bildiği gibi bilip, bile bile meslektaşına kötülük yapan topçulardı.
bunlara çanak tutan taraflı yönetimlerdi.
canlı yayın kablolarının kesilmesiydi.
hakem odasının basılmasıydı.
türlü tehditlere maç öncesinden başlayıp, sonrasında devam etmekti.
ana avrat küfredip, ceza almamaktı.
rakip oyuncuya ırkçılık yapıp, "midem ağrıyordu" demekti.
pisliğin, haksızlığın, hukuksuzluğun, eyyamın, satın almanın, özet görüntülere bile karışmanın adını "büyü" koymuşlardı, kendileri çalıp kendileri oynuyorlardı...
ama hep unuttular; "herkesin adaleti şaşar, ama o'nun ki asla"...
kadıköy büyüsü diye bir şey yoktur, adil yönetimin olmadığı ülke futbolu vardır.
06.11.2023 · 6. sıra
westernization
05.11.2023 00:16