Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
futboldan ziyade basketbolu çağrıştıran zalgiris takımından sonra yine basketbolda daha fazla adını duyduğumuz olimpija ljubljana. galatasaray sanki şampiyonlar ligi'ne değil de euroleague elemelerine çıkıyor gibi hissediyorum.

neyse ki bu turdan sonra molde geliyor büyük ihtimalle. bir de panathinaikos falan çıksa tam olurdu.
zamanında "tanışılan en ünlü kişi" başlığına baba hakkında şunları yazmışım:

erkin koray
babayla oturup bira içmişliğimiz bile vardır.
halamın bir oğlu var. sayısız iş girişiminde bulunup hepsini batırmayı başarabilmiş asla vazgeçmeyen hayata karşı motivasyonu inanılmaz yüksek biri.
ahmet san'ın dünya yıldızlarını ardarda istanbul'a getirdiği yıllar.
bu da organizatörlük işine girdi. ünlümsü birkaç kişiden sonra asıl bombasını patlattı ve nasıl yaptığı bende ölene dek muamma olarak kalacak şekilde babayı ikna edip o küçük ve şirin anadolu şehrine getirdi.
tabi organizasyonu sadece getirmek sandığı için tanıtım kısmı ihmal edildiğinden koskoca spor salonunun sadece ön sıraları doluydu.
ama erkin baba o kadar babacan, ego olayını o kadar aşmış biri ki hiç bozuntuya vermeden bütün herkesi sahnenin önüne toplayıp 'icabında biralar da benden' diyerek o geceyi unutulmaz yapmayı başarmıştı.
babaya mahçup olan halaoğlu konser sonrası onu güzel bir mekana götürmeyi teklif ettiyse de baba "ya ne gereği var masraf etmeye ikişer bira alalım şurada içeriz işte" diyerek biz dünyalılara ikinci şoku yaşatmıştı.
ama baba durmak bilmiyordu. liseli ergen bünyemin sadece müzikten değil insanlıktan da nasibini almadığını herkese göstermek istemiş olmalıyım ki babanın önüne "bir imzanızı alabilir miyim eheehe" diyerek kapağının renkleri solmuş ucuz bir korsan kasedini koymuştum. baba kasedi evirdi çevirdi ve (evet keşke o aklınıza geleni yapsaydı ama) "ben ne zaman çıkarmışım bu kasedi yahu" deyip güldü, başımı okşayıp imzalayarak hat-trick hero olmuştu.
ölüler hata yapmazlar. o yüzden asıl mühim ve değerli olan yaşarken efsane olabilmektir. bunu da ancak erkin baba gibi birkaç kişi başarabiliyor. kıymetini bilelim. babaya hürmet.

ruhu şad olsun
golü spikerin sesinden öğrendiğimiz maç.

liyakat nedir sorununun somut cevabı... sistemi olmayana ihale verirsen olacağı bu. ben s sport teknik çalışanı olsam utanırım. korsanı orjinalinden daha kaliteli hizmet veriyor.*
paşama gayet yakışan alışkanlığı.

aldığı tek kötü şey alkoldür ve o da kişisel zevkidir. türkiye ve cumhuriyet düşmanı her hain haramzade iti çıldırtmıştır paşam.

mesela kendisi ve ailesi adına man adaları belgeleri çıkmamıştır.

mesela yabancı bir devlet başkanının kapısında kronometre açık bekletilmemiş ve hem kendisi hem ülkemizi tüm dünyaya rezil kepaze etmemiştir.

mesela abd başkanından 'aptal olma' diye mektup almamıştır.

mesela köylüye ananı da al git dememiştir.

mesela cemaatçi piçlere kozmik odaları açmamıştır.

mesela eli kanlı terör örgütü liderine sayın, şehitlere kelle dememiştir.

mesela bürokratları madenci yakınını yerde acımasızca tekmelememiştir.

mesela bir darbe girişimine allah'ın lütfu dememiştir.

daha çok sayarım da, neyse.

canım paşam, içtiğin her damla rakı, çektiğin her duman yarasın. keşke bi' 10 sene daha yaşasaydın.

seni çok özlüyoruz ve daima izindeyiz.

canım büyük atatürk...
imamoğlu geldiğinde toplu ulaşım tam bilet 2 tl 60 kuruştu, şimdi ise 15 tl oldu. yani toplam 6 kat artmış.

imamoğlu geldiğinde benzin 6 lira 37 kuruştu, şimdi 37 tl 45 kuruş yani toplam 6 kat artmış.

o yüzden ona bok atmayın.
başlığı açan arkadaşın cesaretini kutluyor ve kendisine küçücük bir destekte bulunuyorum.

erkin koray, dönemin şartlarında birçoklarının yapmadığını, yapmaya yeltenmediğini yapan bir sanatçıydı.

özellikle son yıllarda tüm platformlarda insanların yakasına telif diye yapışan erkin koray, telif gibi bir standart yokken kopyaladığı şarkılar ile ün yapmış, efsane olup adından söz ettirmiştir.

örnek 1: samir yazbeck - weili weili 1971 (fesuphanallah)

örnek 2: lata mangeshkar - kahan se yeh sholon ka toofan aaya 1956 (öyle bir geçer zaman ki)

bu arada yabancı şarkıları türkçeye çevirmesini yanlış olarak nitelendiremeyiz. ancak sahip olduğu ismi, şan ve şöhreti buna borçlu olan erkin koray' ın telif için insanlara kan kusturmasını yanlış olarak nitelendirebiliriz.

özgün şarkıları da var muhakkak ama ülkenin %90' ı ezbere söyleyemez o şarkıları. öldü diye farklı şeyler yazacak değilim.

onun yanında milli duruşu ile saygı duyduğum sanatçıdır. allah rahmet eylesin.
zihniyet olarak bizden neden bi bok olmayacagını gösteren bir diğer küçük ama etkili bir örneğe konu olan topcu. yıllardır bu adam gibi bir sürü örnek yaşandı bu ülkede, ben 35 yaşımdayım, benden öncekiler futbolcu kaçırmaları falan hatırlar ben hatırlamıyorum, ama benim zamanımda da yerlisinden tut yabancısına bircok futbolcu tam bir takımla anlaşmak üzereyken diğer rakip takımın devreye girmesiyle anlaşma bozuldu, ya rakiple anlaştı sonra o topcudan bi bok olmadı ya da fiyat yükseldi de yükseldi en sonunda alan takımın götüne kaçtı. ve benim hatırladıgım 1 örnek bile yok bu tür transfere konu olup bi boka yarayan…

galatasaraylıyım, hatırladıgım en eski örnekler; kemal arslan, mehmet topuz, gökhan ünal, van persie, stoch, yenilerden irfancan kahveci, joao pedro falan filan… bir sürü örnek var böyle. abi bakıyosun yurtdışında olaylar nasıl ilerliyor diye, abi bizden daha fazla rekabete giren takımlarda hiç böyle mevzular yaşanmıyor? rangers mesela gidip de celtic'in talip olduğu bir futbolcuya asla ama asla talip olmuyor. ya da united gidip gvardiol'a salça olup 90 milyonluk teklifi 100e falan cıkarmıyor? normali, her takımın bir scout ekibi var, belirli ihtiyaçları var ve o ekip o ihtiyaçlara göre bir havuz belirliyor, o havuzdan kendisine uygun olanı takımına kazandırmaya çalısıyor. şimdi zaha transferine bakalım, evet büyük topçu, alınabilir mi? evet alınır ama benim önceliğim mi? hayır abi. benim 6-8-10 numaraya ihtiyacım varken, cl elemeleri başlayacakken dogru düzgün bir sağ açığım yok gidip de zaha'yı almam o dönemde. giderim adam gibi ihtiyaçlarımı gideririm, eleme maçlarına kafam rahat çıkarım. al aldık zaha'yı az kalsın ilk eleme maçında 4 yiyip elenecektik. sonra zaha sürerdik yanık kıçımıza. berkan, yunus, barış'la zalgiris'e elenecektin ama zaha'yı aldın hooo ne büyük mevzu. saçmalık.

demem o ki, galatasarayıma yakıştırmıyorum ben bu transfer politikasını. rakiplere yakıştırabilirim, her seferinde argümanım biz buluyoruz siz alıyosunuz cünkü bizim daha büyük scout ağımız var oluyordu ama zaha ve tete transferleri gösterdi ki cahille muhabbet etmekten götümüzün kesilmesi yakındır. umarım yanılırım her ikisi de faydalı olur ama yukarıda da söylediğim gibi binde 1 ihtimal bu. umarım gerçekleşir de iyi topcu izleriz. ama yine de bu politika beni mutlu etmiyor. ben öyle rakibin elinden topcu aldı diye sevinecek kadar basiretsiz bir taraftar değilim kusura bakmayın. beni tatmin edecek şey iyi futbol, ve kupa bazında başarıdır. gerisi boş ergen muhabbeti.
tolga’ya rağmen bu hafta kırmızı takımı desteklediğim yarışma.

mavi takımın hal ve tavırları o kadar rahatsız edici ki… bir de topluca sergen’i övmeleri yok mu.

sergen, tahsin ve dilara’nın birlikteyken yenilmelerini çok istiyorum.
sahte hayvanseverler lobisi.

başı boş sokak köpekleri, yasaklı ırk köpeklerin beslenmesi ve sahipli olduğu halde orada burada bırakın ağızlığı tasmasız gezdirilen köpekler… bu lobinin en popüler cümlesi “bir şey yapmaz yeeaaa.” lan zaten bir şey yapmasın, yaparsa geçmiş olsun…
rol yok ya hani..
kendini sevdirme çabası yok..
ne bileyim lüzumsuz tripler, kaba saba haller, üst perdeden laflar ahkam kesmeler raconlar hatta.. yaranamaz tabii pür yetenek iş yapmaz bu topraklarda.. itici kaçar.

ya hirsız olacaksın herkese hakaret edeceksin ağzi laf yapıyor hitabi kuvvetli çalıyor ama calisiyor diyecekler, ya sikimsonik dizilerde oynayacaksın ahayyy ne yahışıhli ben buna düşthum diyeceklerr.. ya şark kurnazı bir yapimci olacaksın memeleri kadraja alalım diyenlerden.. taparlar :) sayarlar.. yoksa dünya şampiyonluğu ne amk abshfhdhaj
kesinlikle çok geçtir. en geç 4 yaşında hayatı yoluna koyacaksın. mesela ben 5 yaşındayken baktım hala okula bile başlamamışım, lanet olsun böyle hayata dedim her şeyi bıraktım. o zamandan beri yemek yiyip uyumak haricinde hiçbir şey yapmıyorum, ölümü bekliyorum.
keşke büyük bir miras kalsa da sülalem dağılsa. çoğunun bi sike yaradıkları yok zaten.
hoş yarasalar da, ben akraba sevmiyorum.

dostoyevski'nin de dediği gibi;
"akrabalar arasında zorunlu bir sevgi bağı vardır. oysa sevginin önce hak edilmesi gerekir. işte bu yüzden akrabalar arasındaki sevgi samimiyetsiz ve iğrençtir."
olay maalesef 21 temmuz 2023 tarihinde 18:28'de gözümün önünde oldu, dünyalar güzeli 4 yaşındaki komşumun kızı zeynep ela bülbül'e daracık yolda 70 km hızla giden otobüsün çarpması sonucu çok feci şekilde can verdi.

bu yazdıklarımı ailesinin okuması ihtimali nedeniyle kaza sonrası nasıl bir manzara olduğunu anlatmayacağım ama 2 haftadır her gece rüyalarıma giriyor.

zeynep ela bülbül'ün babası. komşum ali rıza bülbül'ün instagram hesabından bugün otobüs sürücüsünün serbest kaldığını öğrendim, 4 yaşındaki bir çocuk hayattan kopuyor ve katili 16 günde serbest.

eğer yüreğiniz dayanırsa babanın instagram hesabı

https://instagram.com/…lbul?igshid=mzrlodbinwflza==

görsel

`:https://www.ntv.com.tr/…a5lprvaukptzpx0qysnwsnvf5qa`

edit: gözünde radar mı var arkadaş nasıl 70 le gittğini tespit ettin demiş, babasının verdiği bilgi; otobüsün takometre cihazı 70km hız vermiş, birde otobüs değil minibüs demiş koskoca otobüstü gözümle gördüm otobüs olduğunu ben, sen nereden uydurdun acaba minibüs olduğunu.

bazı arkadaşlarda 70 le gitmez demiş otobüs şehir içinde, 3771. cadde'de oldu kaza (ata mahallesi yenimahalle ankara) adı cadde daracık sokak aslında, çok daha hızlı geçiyor otobüsler vızır vızır, kazadan sonra biraz yavaşlamışlardı yine aynı tas aynı hamam gazlıyorlar.

tek kusurlu annesi diyen vicdansızlar olmuş, bu çocuk çıkabilir yola sen motorlu taşıt kullanıyorsan, çocuk yola fırladı yapacak bir şeyim yoktu diyemezsin, duracaksın.

edit 2: @skilachi35 in bana gönderdiği mesaj: sürüş egitmeniyim çocuk yola firlayabilir veya bir hayvan yola atlayabilir o sebeple ehliyet verirken ani fren dediğimiz uygulama var o fren yapılırken yavaş bile bassa ehliyet vermiyoruz olabildiğince frene yüklenmesi ve lastik sesinin gelmesi lazım yani bu ehliyet alirken bir kural bunu yapamayan da hemen kalıyor. hangi salak söyledi çocuğa dikkat etsinler diye bilemiyorum ama devlet ehliyet verirken karşımıza çocuk çıkabilir diye belli başlı uygulamalar koymuş.
kimisi insansız yapamaz, insanlarla temas onlara stres değil mutluluk, eğlence verir, lafım onlara değil.

benim için bu az insan, hatta hiç insandır. tabii ülke şartları böyle olunca bulunduğunuz, bulunmak zorunda olduğunuz iş hayatı insansız kalmanıza izin vermez. bir de ilber hocanın yerinde tespitiyle, milletimiz yalnız kalmayı bilmeyen bir millettir. devamlı birbirleriyle temastalar car car. hülasası benim için insan, huzursuzluk kaynağı bir etkendir.
bize ne ya. turistler düşünsün.
konsolosluklara falan gidip dertlerini anlatsınlar.
tanım: türk vatandaşlarını ilgilendirmeyen durum.

yanlış anlaşılma editi: bu taksiciler türkler'i almıyor ya, alsa da mesafe beğenmiyorlar falan. ona gönderme işte. esprisini açıklamak zorunda kalan adam oldum ya la.
bu ekşicilerin bir çoğunun kafası karışık gerçekten. hangi ülkede yaşadıklarının farkında değiller. türkiye gibi ekonomik büyüklüğü belli, üretimi yetersiz, petrol veya doğalgaz zengini olmayan bir ülkede yaşıyorsunuz arkadaşlar. bu ülkede göçmenlerle birlikte 90 milyon üzeri nüfus var. siz avrupa standartları istiyorsunuz ama o standartlar burada yok. yakın zamanda da olmayacak malesef. o nedenle bu ülke şartlarına göre gayet iyi olan gelirleri aşağılayıcı şekilde konuşup durmayın. geliri düşük olup da bu başlığı okuyan kişileri bunalıma sürüklemek dışında bir faydası yok bu kakafoninin.

ayrıca insanların kazandıkları paraları bu kadar küçümsemek inanılmaz bir görgüsüzlük. yani yeri gelince turk milleti şöyle böyle diyerek, kendinizi de bu milletten soyutlayarak insanları aşağılıyorsunuz ya, siz en başta bu milletin alt tabakasısınız zaten. aç gözlülük, görgüsüzlük sizde tavan yapmış. maaşınızın ne önemi var.

gelelim 60.000 lira ile geçinilmez diyenlere. lüksler olmaz belki ama bu ülke şartlarında gayet güzel geçinilir. 7500 liraya geçinmeye çalışanlar var bu ülkede. klavye başında sikik sikik konuşmayın
“birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. o yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? “anlatsam mı, anlatmasam mı?” kararsızlığımız. “bu sevgi beni acıtır mı?” kuşkularımız.”

(bkz: yüzyıllık yalnızlık)

(bkz: gabriel garcía márquez)
erkeklerin uyandığını, artık kadınlar gibi stratejik davrandığını söyleyebiliriz. lakin şöyle bir şey var ; çin ordusunun bitmek bilmeyen insan gücü gibi bizim abazan erkek gücümüz var. birkaç erkek uyanıyor, piyasadan geri çekiliyor ama bu adamlara keriz diyip, yemeyenin malını yerler mantığı ile hudutlara koşan yüz binlerce abazan fedaimiz var:)
ya bide adam cevap verdi diye triplere giren gavatlar var burda ona ayar oluyorum amk. kadın kaşınmış adam da sokmuş boruyu deliğine. napacaktı suscakmıydı adam . nezaketinden sussa daha çok üstüne giderler türkiye lan burası, ağlamayana boru yok. isteyene de boru çok . yapıştır hoccaammmm
konu ile ilgili yazmayacağım lütfen kusuruma bakmayın. ama bir sorum olacak? böyle sansasyonel başlıklara entry girerken niye herkes stand up'ına gülünmeyen adam gibi espri yapmak zorunda hissediyor, vallahi en çok bunu merak ediyorum. etrafınızda size gaz veren eheheh hacı çok komik adamsın sen diyen birileri mi var olm, bu nası bi sefalet lan?
hakikaten insanlar güvenilir olsun üç beş fazla vereyim diye kurumsal yeri tercih ediyorlar adamın başına gelene bak.

ülkede hiçbir şeyin garantisi yok. ülkede adalet olmayınca herkes canının istediği gibi at koşturuyor. bu ülkede yaşamak gerçekten zanaat.
sırf bu teröristlere yaranmak için bizzat reyis tarafından uber yasaklandı bu ülkede.

iki tane çapulcuya söz geçiremiyor ama sorsan dünya lideri.

sonuna kadar destekliyorum kontak kapatmalarını. zaten binemiyoruz, hatta artık binmeyi denemiyoruz bile. en azından trafik azalır.