Sık geçen başlıklar

paranoid humanoid 42

ekşi profili
o bile fazla. bence millet olarak komple mesai kavramına son verelim. hepimiz birbirimize ev ve araba satıp duralım. 80 milyonluk sentetik bir pazar oluşturalım. zaten halkın yarısı al-sat ile geçiniyor. alnının teriyle çalışıp ödediği gelir vergileriyle bu al-satçı kan emicileri, suriyelileri, 40 yaşındaki emeklileri finanse eden bordro mahkumları da sisteme dahil olmuş olur. birbirimizi siker dururuz. ne ete para veririz, ne göte. bi dakka ya, onları da sisteme dahil ederiz. al-sat, fuhuş ve yamyamlıktan ibaret yerli ve milli bir ülke olarak gül gibi yaşar gideriz. süper fikir lan!!!

edit: mynameisvictory'nin önerisi ile "bordro mahkumları" tanımı eklenmiştir.
sepet yapıyorum, elimde bitcoin yok (vardı, az karla sattım) tüm paramı 10 farklı coine gömdüm, hala zarardayım.

"kazanmama gibi bir durumunuz yok" diyenlere itibar edilmemesi gereken kripto piyasasının amiral gemisi.
hamas saldırısına önce içten içe (hatta bazen ulu orta) sevinenler ve ardından israil filistin'i yok etmeye başlayınca "yea tiyatro bu amk" diyenler nedense hep aynı kesimden.

- ya kesin tiyatro ya, aynı 11 eylül işte!
+ evet, 15 temmuz gibi di mi?
- yok hacı, orada biz gerçekten darbeyi durdurduk. alakası yok.
+ tabii lan manyak mısın. :)
aranızda hala cimrilikle tutumluluğu ayırt edemeyen insanlar var. olmaz gençler.

cimri elindeki bol miktar malı/parayı sürekli biriktirme ve artırma çabasında olan, neredeyse hiç harcamayan demektir. tutumlu ise elindeki kısıtlı imkanları iyi değerlendiren ve savurgan olmayan anlamına gelir. yani 20k civarı maaş alıp lcw'den giyinen adam tutumludur, cimri değil. aynı şekilde 100k geliri olup meyve sebzenin bile ucuzuna kaçan cimridir, tutumlu değil.

şimdi kavramlar oturduysa tartışın bakalım. ama birbirinizin saçını çekmek yok, ona göre.
fiyatların artışını bir nebze anlayabiliyorum da, beni asıl çıldırtan künefe için "evde kolayca yapılabilecek bir tatlı" denmesi. lan nasıl kolay ya? kadayıfı, kaymağı, fıstığı, şerbetini ayarlamayı geçtim; taş fırını nerede buluyor da yapıyorsunuz? bunu da mı airfryerda yapıyorsunuz yoksa?

edit: mesaj kutum a101'den aldığı dandik hamuru tavada ısıtarak künefe yediğini düşünen kişilerin onlarca (abartmıyorum) mesajıyla dolmuş. tamam bir künefeye 230 lira çok biliyorum, ama sizin yediğiniz şey de künefe değil arkadaşlar. insan o ortaya çıkan şeye künefe demeye utanır. iyi bir kebapçıda taze, sıcak bir künefe yiyen böyle bir karşılaştırma yapmaz.
başlığı açan hadi neyse, trolllük olsun entry dolsun diye yazmış. da, şu "emlake doğru bi kere, arapçası şöyle böyle hebele hübele" diyen sığırları ıslak meşe odunuyla sabaha kadar dövmek lazım. kökeni ister arapça olsun, ister latince; kelime türkçe bir cümlede kullanılıyorsa ve türkçe bir ek alıyorsa, son hece kalın bir sessiz ile bitiyorsa gelen ek de kalın sessiz ile yazılır ve son harf sert sessiz ise yumuşar. (bu yumuşama istisnalar içeriyor fakat "emlağa" kelimesinde neden böyle olduğunu anlatmak için yazıldı)

bunu da mı anlatalım oğlum size? hayır yani dayanağınız ne? gaziantep'ten daha hızlı araplaşan tdk mı? amfitiyatroya amfiteatr diyen tdk mı?

doğrusu emlağa yatırım yapmak olan yatırım türü.
oha adam lahmacun yazmış. yok adana dürüm amk! :)

lan olm tamam elitsiniz, öğle yemeğinde 68 bordeaux şarabı eşliğinde somon füme, akşam da ıstakoz falan tüketiyorsunuz. bunu hepimiz biliyoruz da; açlıktan ölmek üzereyken lahmacuna burun kıvıracak herhangi bir canlı var olamaz dünyada yahu! bu ne damaksızlıktır?

açlıkla terbiye olmamış yazarların atıp tuttuğu anket.
oo yine eleştiri adı altında reklam yapmalar, savunma adı altında meriçlikler dolmuş buralara. neyse ki hepimiz malız da anlamıyoruz gençler.

eskortların sikik instagram profillerini aptalca yollarla paylaşan yazarları ve saz arkadaşlarını engellememi sağlayan poz.
(bkz: türkçe rap)

olmuyor arkadaşım işte, zorlamayın. gerçekten olmuyor. yaptığınız şeyin müzikle en ufak alakası yok. spotify'da sahte dinlenme sayıları ile ve sizin popüler olduğunuzu sandığı için "dur lan ben de beğeniyormuş gibi yapayım da cool olayım" diyen ergenlerle birkaç yıl bir trend yakalıyorsunuz ama sonra geçip gidiyor, üç vakte kadar adınız bile hatırlanmıyor.

ha tabii bunlar sikinizde bile değil; siz aldığınız paraya, siktiğiniz karıya ve çektiğiniz kokoya bakarsınız. siz de haklısınız, ülkede bu kadar sığır varken siz neden nemalanmayasınız ki?
saçma geliyor değil mi? emlakçılık mesleği kadar saçma değil. :)

bakın şimdi; bu adam evini emlakçıya verseydi emlakçı alacaktı aynı parayı. adam bir nevi emlakçı olarak kendini "tutmuş" ve parayı da kendine almış. burada saçma olan, aslında halihazırda herkesin gayet mantıklıymışcasına uygulamaya devam ettiği kural; emlakçı komisyonunu kiracının vermesi.

emlakçı komisyonunun kiracılar tarafından değil de ev sahipleri tarafından karşılandığı ideal bir dünyada karşılaşılmayacak durum.