Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
ahlaksiz bir polis iceren videodur. terbiyeden nasip almamis, cebine kimlik koyunca kendisini bir bok zannediyor iste. ortada kimse kufur etmezken, sen neden kadinin ustune yuruyorsun amina koyayim diyor ki yuruyen eden de yok, dagdan inme hayvan. bir de guvenlik gorevlisinin ne kadar guzel konusmalarina bak.
türkiyenin sınır kapısı sanmış omuz atarak girmeye çalışıyor, ulan sem amca yer mi?

abd'de bırak birinin evini zorlamayı bahçesine bile giremezsin bazı eyaletlerde yol çizgisinden çıkmayacaksın, her ülke yol geçen hanı değil bizimkiler gibi.
diğer takımlar tel tel dökülürken mis gibi oyunla 3 puan alıp lider olmuşuz hala şenol güzellemesi yapanlar var inanamıyorum.
renkli medyanın gazına gelmeyin lütfen arkadaşlar yasin kol katletmese bizi 4/4 olacaktı hoca yapıyor işte beğenilmeyen necipten sağ stoper istenilmeyen salihten müthiş 6 numara kovulmak üzere olan nkodou'dan yıldız çıkarttı bu adam daha ne yapacak?
böyle bakınca kadro sandığınız kadar süper değil sanki? yerli hoca çığırtkanlığı yapan çarka su taşımaktan başka bir şey yapın ve hocayı takımı destekleyin.
şerefsizliktir, hainliktir, rezilliktir!

video

ulan saygısız yavşaklar! orası miting alanı mı, mahalle arası mı, akp genel merkezi mi? orası sizin dilediğinizce götünüzü yırtıp slogan atabileceğiniz, yumruklarınızı sıkıp havaya savurabileceğiniz bir yer mi?

orası ata'nın mezarı! orada saygılı olacaksınız, sesinizi yükseltmeyeceksiniz, siyaset yapmayacaksınız. ata'ya saygınız varsa gidip ziyaretinizi ve anmanızı yapacak, sonra geri döneceksiniz. şayet ata'ya saygınız yoksa da oraya gidip götünüzü yırtmayacaksınız.

anıtkabir'de asker böyle şeylere müsaade etmemeli. oraya giden ister şah ister vezir olsun, bunu yapan ister vatandaş ister paşa olsun fark etmez; kafasına vurup indirmeleri gerekiyor.

hayırdır oğlum, it sürüsü? anıtkabir'i de mi ayağa düşüreceksiniz?

bazı şeylerin izahı değil bedeli olur onun bunun çocukları. orada parayla götünü yırtan da ona o parayı veren de o bedeli ödeyecek. o bedeli size ödetmeyen namerttir. o zaman göreceğiz kim dik duruyor, kim eğiliyor.

edit: oğlum bakın, sizde sike sürülecek akıl yok. tatmin olmuşsunuz, özelden mesaj atıp gülüyorsunuz; ama bu anlık tatminleriniz için yaptığınız saygısızlıklar nefret ortamı yaratıyor ve bu da düşmanlığı körüklüyor. yarattığınız bu nefret, bu düşmanlık yarın gelip sizi bulacak. bakın biz 20 senedir ağlamıyoruz, hala dimdik durup tepkimizi gösteriyoruz. o yüzden yarın öbür gün götünüzden kan alınırken birinizi bile ağlarken, mağdura yatarken görürsem sikerim tamam mı? ağlamayacaksınız, dimdik durup mücadele edeceksiniz. bakalım nereye kadar zırlamadan ayakta durabileceksiniz. fetö artığı çorap kokulu maklubeci piçler sizi.

edit 2: #142000381

önceki anıtkabir komutanı bülent ersoy'a şemsiye tuttuğu için görevden alınıp hakkari'ye sürülmüştü. şu anki anıtkabir komutanının da ziyaret kurallarını açıkça ihlal eden bu olaydaki zafiyetinden ötürü sürülmesi, anıtkabir'e, oraya yakışan gerçek bir türk subayının atanması icap ediyor. belli ki eski komutanı bülent ersoy bahanesiyle sürüp yerine kendilerine yakın birini atamışlar.

kuş uçsa kıllanan asker, 50 tane öküz provokasyon yaparken seyretmiş. ne teamüllere ne akla uygun. derhal soruşturma başlatılması gerekiyor. istediğiniz yere istediğinizi atıyorsunuz, ona alıştık; ama anıtkabir'e elinizi süremezsiniz. muhalefet partilerinin de derhal bu konuyu gündeme taşımaları gerekiyor. bu durumun normalleştirilmesine kati suretle karşıyım.
devlet ve üniforma fetişizminin bu kadar güçlü olduğu toplumlarda polis naparsa yapsın hiç bir zaman eleştirilemez. anayasal hakkını kullanan, sakince taleplerini dile getiren öğretmenlere de saldırır, köyüne taş ocağı açılmasını istemeyen köylülere de. bunu rahatça yapar zira toplumdan tepki görmeyeceğini biliyordur.
korkunç bir olay olmasına rağmen işte herkes başını kuma gömüyor. herkes banane diyor. bu tavırları ile ülkenin geldiği durum arasındaki bağlantıyı kuramıyor.
çoğu üniversite mezunu bile olmayan hemşirelerin, att lerin ve dahi hastanede temizlik yapan kişilerin doktorla aynı maaşı almak istemesi ilginç gerçekten. serviste sık kullanılan birkaç tane ilaç adını ve kombinasyonunu öğrenince doktor olunuyor filan mı sanıyorsunuz? madem doktor olmayı çok istiyorsunuz sizi tutan nedir, buyrun sınava girin ve olun amk.
karşı devrimci olmalarıdır. bu vatan hainlerinin bir başka ortak özelliği ise, "davaları" için bu ülkede cihat ettiklerini düşünmeleri ve halkı düşman olarak görmeleridir. o yüzden, bir işgalcinin kibri ile halka üstten bakıp hakaret ederler, halkın malına mülküne çökerler, bu ülkeyi bir "savaş ganimeti" olarak gördükleri için her türlü sapıklık, yolsuzluk ve hırsızlığı yaparlar.

bunlara örnek olarak fetö'cüleri verebiliriz...

ama, en önemli üç ortak özellikleri ise şunlardır:

1. amerikancı ve nato'cu olmaları;
2. piyasacı olmaları ve sermaye sınıfının çıkarlarına hizmet etmeleri;
3. gerici olmaları.

mustafa kemal atatürk ve cumhuriyet düşmanlığını, türkiye büyük sermayesinin ve emperyalizmin yönelimlerinden ayrı değerlendirmemek gerekiyor. en nihayetinde, mustafa kemal atatürk'ten nefret edenleri devşiren, besleyen ve bu günlere getiren bahsettiğimiz bu iki unsur. emperyalizm ve sermaye sınıfı, yani burjuvazi, olmadan gericilik de yaşayamaz.

not düşünüz.
neredeyse bütün tabancalar 9mm veya 45 acp mermi kullanırken, apple tabanca 8,879 mm gibi diğerleriyle uyumsuz saçma sapan bir mermiye uygun olurdu ve bu mermiler sadece apple bayisinde satılırdı.
tiktok kullanıcısı embesilleri eğlendirecek türden bir giriş için ideal seçimdir. sonuçta harvardforum'a falan girmiyor tiktok'a giriyor. oradaki fındık beyinliler böyle şeylere etkileşim veriyor.
ben de bunu anlamıyorum. ulan evlenmeden önce playboysun ya dalyarak. cinsel çeşitlilikmiş. siktir lan. hayatında maksimum 3-4 kız olmuş 30 yaşına gelmiş. her gün aynı yemeği mi yicez diyo. kızlar bu tip erkeklerle evlenmeyin lütfen bak.

ben de erkeğim bu arada ama erkek ortamında hep konuşulur bu. ben de hep söverim. eli meme görmemiş adamlar artis artis konuşur böyle. karısı buna değer verince sapıtır. başka karılarla da olayım der. bre pezevenk evlenmeden önce gittiğin escorta devam edersin anca.

sik kırığı seni.
yıllık izinden önce konuşulması gereken konu mesai saatleridir. haftalik 45 saat çalışma süresi çok çok uzun, insanin kendine zaman ayırmasına asla izin vermeyecek bir süre.
türkiye'de isyerlerinde mesai bitiş saati genellikle 18 veya 19! asıl normal olmayan bu. mesai bitisinin saat 16; en geç 17 olması gerekir ki insan işten çıkınca yaşadığını anlayabilsin. ış günleri, iş dışındaki aktiviteleri sadece trafik, duş, yemek, uyku olan; eve geldiğinde de bunlar için ancak 3 saati olan bir insan ne kadar sağlıklı ve mutlu olabilir?

edit: diğer bir rezillik de mola, öğle arası süresinin mesai saatinden düşülmesi. bu gerçek bir rezalettir, asıl çalışma saatimizin 45 saatten bile daha uzun olmasına sebeptir.
oğlum bakın kafayı yiyecem bunu da sormamanız lazım ya. maç 3-0 olmasa ne berkay o dakikada oyuna girerdi. ne masuaku'nun yerine umut girerdi, ne de kerem atakan girerdi. "hoca değişiklik yapamıyor." diye yaygara koparmayın lan. o topçular ritim bulamasa asıl o zaman geçmiş olsun. bu maç hem bench'teki isimlerin maç ritmi kazanması, hem de geleceğe yönelik denemeler yapılabilmesi için en uygun maçtı. eleştirmek için eleştirmeyin, ha kendinizde yorum yapabilme kabiliyetinin kısır olduğunu düşünüyorsanız da abuk sabuk "tespit"lerinizi paylaşmayıverin orada burada, izleyin maçınızı devirin kıçınızı yatın.
ha bu arada, 2 hafta önce 3-0'dan maç verdik diye karşılık vermeyecek kadar da akil olduğunuzu düşünüyorum. 10 kişiydik zaten o maç ve hakem ekstra doğruyordu. saçma bir kıstas olur yani:) 3-0'da bile tedirgin oluyorsanız ohooo işimiz var sizle.
edit (ekleme): sevgili taraftarımızın "maçı farkla önde götürürken bile kaybetme paranoyası"nı bitirecek bir veri paylaşayım. arhan ata pilavoğlu'nun paylaştığı tweete göre valerien ismael'in takımları, ilk yarı ilk golü atıp öne geçtiği son 27 maçın 24'ünü galibiyetle, 3'ünü beraberlikle bitirmiş. yani yasin kol gibi bir mahlûkat bizim maçımızı yönetmediği sürece de bu tip maçları kaybetmemiz çok zor.
golcü,
asistci,
kafaci,
takımci,
hanimci

kral bir futbolcu.

bu adamdaki aidiyet, takımı kabulleniş çok farklı.
burak kayanın dışlanması bence normal ama ondan önce gamzenin dışlanması gereken yarışma. ama genç sayısı çok olunca anlamıyorlar bunu.

geçen hafta gamze "bu oyu kendim ve tüm kadınlar adına sana atıyorum" diyerek adamı suçsuz yere kadın düşmanı gibi gösterdi.

yarın bir gün başka bir yarışmacıya "bu oyu tüm türbanlı kadınlar için atıyorum sana" demeyeceği ne malum.

gamze gibiler mağdura yatmaya o kadar alışmışlar ki insanları iftiralarıyla zan altında bırakmayı çok normal karşılıyorlar.
muhtemelen ilerleyen zamanda diğerleri de bunu farkedeceklerdir ama gereksiz saygı duyuyorlar şu an çok kişiye.
tehlikeli üzücü bir histir. bir şeye geç kalmış hissetmek çok üzer insanı. hayata geç kalmak sevgiye geç kalmak aileye geç kalmak son derece berbat hislerdir öyle halı sahaya geç kalmaya benzemez. bazen ailenize değer vermeye geç kaldığınızı bile hissedebilirsiniz.
eşcinsellik bir cinsel yönelimdir. gey ve lezbiyen ise sosyo politik bir kimliktir.

şimdi uzun uzun hikayesine girmeyeceğim. kestirmeden, ana bacı üzerinden gidelim:

- günün birinde adamın teki bacınızı sikecek. siz bacınıza; cemiyet hayatı içerisinde birbirini temsil eden karı koca hayatını mı yakıştırırsınız , yoksa elin herifinin kapaması olmasını mı?

lgbt'yle ne dellakname-i dilküşa'daki tellaklar aynıdır ne de tarikatlarda badelenen adamlar. o tellaklar hız oğlan damgası vurulmuş seks kölesiydi. hamam dışında bir hayata sahip olmaları çok zordu.

tarikatlarda ise biat vardır, teslimiyet vardır.

nasıl ki sen bacına kapama olmasını yakıştırmıyorsan, eşcinseller de kendilerine hamam oğlanı olmayı yakıştırmıyor.

lgbt'nin politik yönünün üç sac ayağı vardır:

1) cinsel devrim. cinsel devrim dediğimiz an özgür iradeden bahsediyoruz. özgür irade ne tarikatta vardır ne de hamamdaki seks kölelerinde.
2) feminizm
3) eşit yurttaşlık hakları mücadelesi.

"tarikatta da göte yarrak giriyor. lgbt'de gbt'sinde de göte yarrak giriyor. o zaman muhalefet etmek için sizden ala lgbt mi olur diyelim."

bu nasıl salak bir yaklaşım. bu yaklaşıma göre senin bacının da amı kapama da olsa hırpalanacak, karı koca hayatı yaşasa da.

süleyman soylu bir cumhuriyette yaşadığını, karşısında tebaa değil vatandaş olduğunu ve kendisinin de içişleri bakanı olarak lgbt vatandaşlara karşı da görevlerinin olduğunu unutuyor!

sen unutma.

sınırdan elini kolunu sallayarak giren ne idüğü belirsizlere bacını cariye olarak peşkeş çektiklerinde vurursun götüne başına.
geleneksel nothing else matters'cıları gömme şenlikleri sayesinde hatırladım: sanırım parasını verip aldığım ilk kaset ride the lightning'di. nerdeyse 40 sene olmuş, call of ktulu'nun sözlerini harfi harfine hatırlarım. neyse, bugün sorsanız en sevdiğin şarkıları hangileri diye, ortamlarda master of puppets veya orion derim kim bilecek, ama aslında load/reload'daki şu üçlüdür: bleeding me, outlaw torn, fixxxer.

tarz değiştirdikleri için zamanında yerden yere vurulan o albümlerde, çoğu grubun kariyerleri boyunca çıkaramadıkları kadar güzel şarkı saklı ve yıllar geçtikçe de bu saydıklarım iyice güzelleşiyorlar. ortamlarda denilen ortamlarda kalır, kendi başınayken hiç mustafa sandal açmıyormuş gibi davranan insanlar sizi darlamasın.

yalnız şimdi yazınca orion dinleyesim geldi tekrar, bayağı iyiydi. valla bana da güvenmeyin, iki dakkada satarım böyle, turn the page ergenleri sizi. (ardından bir de suç bende patlattım, pişman değilim)

edit: enstrümental mi?? her hafta huzurevi karaokesinde söylediğim şey call of ktulu değilse ne o zaman? hayret bir şey ya. gatekeeping demiş bir de. yok öyle bir şarkısı metallica'nın.

edit 2: biraz önce iyi niyetli arkadaşlardan call of ktulu hakkındaki 5. mesajımı aldım. başlıkta da iki entry var, daha bunu bile bilmiyorken millete "ergen" dediğimi söyleyen. ben twitter'a döneyim, burada ortam çok gergin fuat, bilmiyorum, herkes çok gergin.
34 yaşına kadar genelde zaman planı, yaptıklarım yapacaklarım vs vs vs. idi. dertlerimle uyuyordum kısaca. sonra her şey değişti.

bir gece kuzenimle aynı odada uyuyoruz, abi uyumadan önce ne düşünüyorsun dedi? ne hayal ediyorsun? kafamdaki tilkileri anlattim ona, cok da yoğun bir dönemdeyiz, sunla görüşme ayarlamamız lazım, sunu yapmamız lazım bunu halletmemiz lazım falan diye.

yook oyle olmaz dedi, bak şimdi liverpool'a transfer oluyoruz bu gece dedi, sen sol bek ben forvet ama geçmişimiz nerden geldiğimiz falan detaylarıyla. sonra bir gece antik yunan tanrısı olduk, bir gece viyana kuşatmasına zaman makinesiyle taramalı götürdük, bir gece nagazaki'yi engelledik, (hiroshima'yı durduramadık ama.) neler neler, aklınız durur.

bir gece futbolcuyuz, bir gece ajanız, bir gece cengaveriz. dedim demek ki hayalin sürreali makbulmüş. o haftadan sonra telefonla uyumayı, dertlerle uykuya dalmayı bıraktım. sabah kendimi halsiz mi hissediyorum? kalk diyorum normal bu, dun gece barcelona'ya 3 gol attın, antrenmanı kaçırma. bir yerim mi ağrıyor? olsun diyorum savaşta vuruldum demek dün gece, falan filan işte...

velhasıl arada gerçeklikten uzaklaşmak iyi geliyor zihne, tavsiye ederim.

neyse hadi ben yatıyorum editi; gidip da vinci'ye içten yanmalı motoru öğretmem lazim, rönesans'ı baştan yazacağız bu gece.
hayatımda sadece bir defa boya yaptım ama orta hal kaliteli ustadan daha iyi iş çıkarırım.
hayatımda hiç seramik, fayans yapmadım. harç hazırlayabildikten sonra en güzelini yapabilirim. hayatımda hiç duvar örmedim. örebileceğimi de sanmıyorum.
hayatımda hiç alçı sıva vurmadım. ancak bana en yamuk duvarı da verseniz en az malzemeyle size o duvarı dümdüz çıkartırım.

ülke baştan aşağıya kokuşmuş. para hırsı yüzünden kimse işini düzgün yapamaz olmuş.
koladır ama hangi kola?

özellikle cafe ve restaurantlarda satılan. 12 değil, 18 mi? yok o da değil, 22? bazen ama her zaman değil.

bir kolayı 28-30 liraya satıyorlar. kaç yaşında adamım, yemeğin yanında kız arkadaşımla 1 tane alıp ikimiz içiyoruz genelde. lan ben 250 ml’lik koladan iki tane söyleyemiyorsam neden çalışıyorum, neden yaşıyorum?

bu durumuna düşmemizde payı olan herkesin ölüsüne tüküreyim,
- çok sevilen birinin ani ve acı kaybı,
- iflas süreci, ve sonrası,
- beklenilmeyen kişilerin vefasızlıkları,
- yanlış bir partner,
- yanlış bir evlilik,
- yanlış bir iş,
- yanlış bir hayat düzeni ve de bu yanlışları ısrarla sürdürmek.

- yukarıdaki sebeplere bağlı gelişen depresyon, histeri ya da panik atak.
ben okuduğumda aslında ortada bir tezgah olduğunu ve butun takımın bu tezgahtan haberdar oldugunu (hatta isimleri bile biliyorlarmis) anladım.

ey sevgili takım; neden zamanında şirketinizi korumadınız? birileri sizin çalıştığınız şirketi dolandırıyordu ve siz de göz yumuyordunuz. ve şimdi o şirket sizi korusun istiyorsunuz?

kusura bakmayın adamlar haklı; benim şirketim olsa ben de hepinizi işten çıkartırdım. mali yükü ne olursa olsun.
mane ile hiçbir dini ortaklığım yok, içkimi de içerim ama bunu eleştirmem. özgürlükçü geçinip sabah akşam badem bıyıklara sallayanlar onlardan daha faşist lan. adam ortamı bozmamış, efendi gibi pozunu vermiş herkese saygı duyup kendisine de saygı beklemiş siz ne boş beleş adamsınız tamam lan en özgürlükçü faşistler sizsiniz zırtolar.