Sık geçen başlıklar

valerien ismael 16

ekşi'de gör
genelde beşiktaşlılar hariç herkes tarafından övülen adam. insan işkillenmiyor değil:))
geçen sene takımı uefa'ya veya konferans ligi'ne taşıyamamış, 5 ay boyunca denediği sistemden ilk lig maçında vazgeçmek zorunda kalmış, sistem kuruyor diyenlere rağmen doldur boşalt dışında hiçbir oyun geliştirmeyi becerememiş (kadrosunda redmond, ghezzal, delle ali, cenk, muleka, weghorst gibi çok zengin ve farklı hücumlar üstlenebilecek oyuncular varken) kendini ifade etmekten yoksun bir futbol düşmanıdır.

ilave: "harika kondisyoner" diyen adamlara, 40-50 dakika bayılttığımız rakipler bizi nasıl 60. dakika sonrası bayıltabiliyor sorusu sorulmalı. haftada 3 maç yapan trabzonspor ve fenerbahçe hatırlatılmalı.
samet aybaba döneminden beri en zevksiz, en silik, en ne yaptığını bilmeyen beşiktaş ı yaratmıştır. aybaba, bilic dönemi gerçekten seyir zevki olarak orgazm yaşıyorduk. şampiyonluk olmadı ama her maç zevkle izledik o takımları. sonrası şenol, sergen ile daha olgun oyun ve şampiyonluklar.

bu adam ne oynatıyor biri açıklasın? 90 dakika sıkıcı, berbat bir oyun var sahada. bu adamla şampiyon olamazsın o cepte. e bari göze hoş gelen bir oyun olsa. o da yok. illa her şey boka batınca mı gönderilecek. yarıştan kopmadan gönderin. gitsin macfit koçluğu yapsın.
beşiktaşlıların neden beğenmediğini anlamadığım teknik direktör. adam 2 hafta boyunca stadta yatıp fenerbahçe maçını çalışmış oyunu sertleştirip tempoyu düşürerek daha güçlü rakibine karşı maçı kilitlemeyi başardı.

şenol güneş'i isteyenler var bugün bu şartlarda beşiktaşın başında şenol olsaydı fener ilk yarıdan 3 atıp paket ederdi. futbolda bazen haddini bilerek oynaman gerekir valerien bu dengeyi iyi ayarladı maçın sonlarına doğru 3 puanı alabilecek pozisyonları da yakaladı.bu adamı sevmiyor olabilirsiniz tam bir şovmen havası vs var ama en azından işinin hakkını verdiği için saygı duyun.
ya abiciğim, tamam itiraz et; takımının hakkını ara.

bir fenerbahçeli olarak buna bir şey demem,

ama,

arkadaşım, sen her şeye itiraz ediyorsun.

bu kadar bağırıp çağırırsan bütün takımını gerersin.

hiç mi kimse seni uyarmıyor bu tutumundan dolayı?

yani senin bu yaptığın başta senin takımını ve taraftarını olumsuz etkiliyor. psikolojinin birinci kuralıdır bu. yani gerginlik dediğin şey ilk önce kendi çevreni olumsuz etkiler.

ne zaman görsem bağırıp, itiraz ediyorsun. yapma bunu.

maçı izlenemez hale getiriyorsun gerçekten. seni gören her futbolcun da geriliyor.

t: teknik direktör.
ligin en kötü takımlarından birine karşı iki pas yapamayan bir takım yaratan anabolik steroid müptelası trainer.

takım 80 metrede top oynuyor. pozisyon yok, tempo yok hiçbir şey yok. tek oyun planı n'koudou ahrazına topu şişirmek ve bir şeyler yapmasını beklemek. bu adamı savunan "modern futbol, sokrates, vole, pres futbolu agaacı" tayfaya da burdan selamlarımı gönderiyorum.

beşiktaş'ı şerefli üçüncülüklerin takımı olmaya mahkum eden bu zihniyetten kurtuluruz umarım yine.
oğlum bakın kafayı yiyecem bunu da sormamanız lazım ya. maç 3-0 olmasa ne berkay o dakikada oyuna girerdi. ne masuaku'nun yerine umut girerdi, ne de kerem atakan girerdi. "hoca değişiklik yapamıyor." diye yaygara koparmayın lan. o topçular ritim bulamasa asıl o zaman geçmiş olsun. bu maç hem bench'teki isimlerin maç ritmi kazanması, hem de geleceğe yönelik denemeler yapılabilmesi için en uygun maçtı. eleştirmek için eleştirmeyin, ha kendinizde yorum yapabilme kabiliyetinin kısır olduğunu düşünüyorsanız da abuk sabuk "tespit"lerinizi paylaşmayıverin orada burada, izleyin maçınızı devirin kıçınızı yatın.
ha bu arada, 2 hafta önce 3-0'dan maç verdik diye karşılık vermeyecek kadar da akil olduğunuzu düşünüyorum. 10 kişiydik zaten o maç ve hakem ekstra doğruyordu. saçma bir kıstas olur yani:) 3-0'da bile tedirgin oluyorsanız ohooo işimiz var sizle.
edit (ekleme): sevgili taraftarımızın "maçı farkla önde götürürken bile kaybetme paranoyası"nı bitirecek bir veri paylaşayım. arhan ata pilavoğlu'nun paylaştığı tweete göre valerien ismael'in takımları, ilk yarı ilk golü atıp öne geçtiği son 27 maçın 24'ünü galibiyetle, 3'ünü beraberlikle bitirmiş. yani yasin kol gibi bir mahlûkat bizim maçımızı yönetmediği sürece de bu tip maçları kaybetmemiz çok zor.
ulan fenerliyim, bu yorumcular yüzünden adamın yönettiği takımı destekleyeceğim nerdeyse.

trt spor’da necati’yi, nihat’ı dinliyorum yarım saattir. türk hoca abilerine söyleyemeyecekleri ne varsa yaldır yaldır giydiriyorlar, üstelik 4 atılan maçta.

herif cayır cayır takım kurmuş, her oyuncu diri duruyor. halen adamın basın toplantısındaki 20 saniyelik kısmı, üstelik dinlememişler bile, konuşup saldırmaya çalışıyorlar adama.

fatih hocaları filan olsa 4 atıp kazandığı bi maçtan sonra şu söylediklerinin 20 de birini söylesinler, yok mu beni öpen diye bağırırım en güzide meydanda.