Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
rezalet puanım: 0/10

özet: eksik ürün gelmiş. amazon ürünü ücretsiz iade edin, paranızı tümüyle iade edeceğiz demiş. hatta iade edilecek ürünü teslim almak için kargo şirketini kurye yollaması için bile arayabilirsiniz denmiş.

standart prosedür. başka ne olacaktı? buna dolandırma mı denir?
sinirlenip "israil şimdi bunları sikse yeridir" dedim ve ramazan ayı aklıma geldi.

geçen yıl ramazan ayına 3 gün kala hamas bomba yağdırmıştı.

yıllar önce hamas, 15 yıldır kullanılmayan bir okula çocukları doldurup (sanırım pazar günüydü) oradan roket atmıştı. sonra içeride çocuk olduğu zaten bilinmeyen, anlık saldırı da israil okulu bombalamış bir sürü çocuk ölmüştü. dünyaya "israil okulu çocuklar ders yaparken bombaladı" diye göstermişlerdi. işte o zaman filistinliler için insanın hiçbir değerinin olmadığını anladım.

bunlar hep mazlumlar ama görünüyor ki bu mazlum, dilenci siyasetleri için yapmayacakları şeytanlık yok.
genel sıralamada %43 ile gönüllüler takımında evrimden sonra en başarısız kadın yarışmacı olan yağmur'un "6 tane ismim çıktı doğru mu sizce bu" dediği yarışma.
görsel

250 bin dolara vatandaşlık sattığımızı zaten sağır sultan bile biliyordu ama kenya'da koskoca billboardlarla bunu pazarlamak...

bakın bu trajik işte!

yandaş müteahhitler satamadıkları evleri satıp kar edebilsinler diye ülkenin "kenyalılara" pazarlandığını farkında mısınız?

öyle bir noktaya gelmişiz ki; bugün bir uçan daire inse, koca kafalı pörtlek gözlü uzaylılarla ilk temas için endişeyle karışık heyecan duymak yerine, 90'larda kapı kapı dolaşıp tencere satan pazarlamacılar gibi 250 bine ev+vatandaşlık satmaya çalışacağız...

demografik yapı diye tartıştığınız şey nüfus bilimi terimi, biz onun da içinden geçip toplama kampına dönüşüyoruz. bu çözülmesi imkansız bir havuz problemi gibi... siz zafer partisiyle havuzu tek muslukla boşaltmayı planlarken, birileri onlarca hortumla havuzu dolduruyor.

ama buna isyan edenler vatan haini, parayla yada parasız vatandaşlık dağıtanlar pek milliyetçi (!)
yaş ilerledikçe bu gerçeğin farkına daha iyi varıyorsun. önce anneni babanı düşünüyorsun
. onların ölümünün yaklaştığını düşünürken aslında kendi ölümünün de yaklaştığı gerçeğine bir adım daha yaklaşıyorsun aslında.
ne yazık ki çoğumuz borç isterken bunu bir gün geri ödememiz gerektiğini unutuyoruz ve borcu veren de geri istediğinde o kötü oluyor.

eğer aldığın paranın senden geri istenmesi seni geriyorsa hiç girme o toplara.
“ primary partnerinizin secure zonenuz haline geliyor ve kendinizi sosyal hayatta daha özgüvenli ve carefree hissetmeniz de olası.”

bi fuck off git tea koy my friend ya.
alt sınıfın ayaklanmasını engellemenin en iyi yolu “ din” dir. boşuna halkın afyonu da denilmemiştir. çağlar boyu da böyle sürmüştür. kilise çanı çalmıyor olabilir ama temel mantalite aynı. sabreden mükafatını alır. bu dünyada olmasa da öbür dünyada.
olay kadıköy'de meydana geliyor.

tebliğciler” olarak bilinen islamcı bir grup, kendi halinde zaman geçirip, bira içen varandaşları taciz ediyor, mobbing uygulama çalışıyor. yaptığı eyleme birde selamlaşmak demiş.

https://twitter.com/…?s=21&t=ymx-tj_cp11z5rw4j5ivgg

tebliğciler: hocanın görevi ölüm gelmeden hatırlatmak. berber tıraş eder doktor muayene eder. hoca da hatırlatır

vatandaş: doktora gidip benim bir rahatsızlığım var diyoruz. bizim sizden hatırlatma gibi bir isteğimiz oldu mu? siz şu an taciz ediyorsunuz bizi bu masada otururken!

bira içene bunun günah olduğunu hatırlatmayı kendisine görev biliyor; devleti soyup halkı fakirliğe mahkum edenleri kutsuyor.
bunların mezhebine göre halkı soymak, müritlerini badelemek, çocuklarla evlenmek, onları taciz etmek, şatafat içerisinde yaşamak, koşulsuz itaat etmek, devletin içini boşalmak helal.

bira içersen?

vov vov vov! haram bro.

(bkz: mobbing) ya da bezdiri, bir grup insanın, bir kimseye veya başka bir gruba sosyal kabadayılık yapması. latince kökenli sözcük; psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamlarına gelir.
işsiz ve mal varlığı olmayan adama bile zorla nafaka ödeten feminist bir sistem.adam iflas etmişse nafaka olayının kaldırılması gerekir.kadın desen acımasızın biri belli ki allah herkesin karşısına anlayışlı insanlar çıkarsın.
gazeteci londra’daki üç çöp poşetine gps cihazı koyuyor ve çöplerin nereye gittiğini takip etmesi ile iki poşetin ingiltere-hollanda-almanya-polonya üzerinden geri dönüşüm tesisi olmayan adana'da bir bölgeye bırakıldığını söylemesi.
milletin çöpüne para için muhtaç ol sonra dünya lideri demelerini iste. üstelik bu kadar maliyete girilip adana'ya getirilen çöplerin insanlar üzerindeki etkisi nedir,

#çöpithalatıyasaklansın

https://twitter.com/…?t=bcy4rnurz89vjyca3wjfeg&s=19
klasik müslüman beyinsizliği olan eylem. o senin kutsalına laf ederse "imdat, hor görülüyorum, dışlanıyorum, saygısızlık, ırkçılık vs" ama sen ona dokunabilirsin, laf edebilirsin, istediğini yaparsın. çünkü sen hoşgörü dinine mensup, ponçik, sevimli bir müslümansın.

ıslıkladın da noldu? adamlar koydu, gitti.

aptal sürüsü.
yolun sonu; aday olmazsa imamoglu, yavas kim olursa olsun secilirse ilk kurultayda indirecek, aday olup kaybederse erken kurultay ile imamoglu indirecek, aday olup secilirse ancak ve ancak yola devam edebilir. o da ihtimal disi oldugu icin yolun sonu geldi.

israrin sebebi de aday olup secilmeyi denemek yani imkansizi deneyip siyasete oyle veda edecek..son kozumu oynamadim demeyecek kendi adina.... halki dusunen zaten yok, oralari unuttuk yillar once
çünkü hayat dediğin şey bu kadar kolay heba edeceğin zamanlardan oluşmuyor.

hem kötülük görmüşsün bir zaman kaybetmişsin buna rağmen bir de intikam almak için ekstra zaman ayıracaksın.

gereksiz değerli zamanı boşa harcamaktır kanımca.
a milli takımımız kalesinde gördüğü ilk isabetli şutta golü yedi.

edit 1: a milli takımımız kalesinde gördüğü ikinci isabetli şutta da golü yedi.

edit 2: a milli takımımız kalesinde gördüğü üçüncü isabetli şutta da golü yedi.
videoyu açıp izleyemedim bile. eğer bunlar yüzünden de dünyaya bir hastalık yayılırsa çok fena mevzu çıkar beyler, uyandırayım. benim bir arkadaş var, tencere imalatçısı, aynı yaştayız. onunla beraber atlar uçağa tayland'a gideriz, artık gerisini allah bilir.
ya bi siktir git abdülkadir, yaşlı başlı adamsın, hala göt yalayıp küfür yiyorsun ya. dilin tabaklanmış deri gibi oldu hala yalıyorsun be mübarek.

akıl izan da kalmadı. böyle saçma sapan açıklamalarla gidişlerini garanti altına mı almak istiyorlar anlamıyorum…

yazık valla, yarın öbür gün ömrün bitecek yaptığın bu sacma, anaokulu çocuğu zeka seviyesinde açıklamaların kalacak miras diye. çoluğun çocuğun, torunun torbana “ulan ne yalaka dedemiz varmış” dedirtecek miras mı bırakma derdindesin?

edit: mesaj kutusuna ama iceren cumlelerle gelmeyin lutfen. basari ya da basarisizlik olmasi onemli degil acikcasi cunku ukrayna ve rusya'nin barismasi karnimizi doyurmuyor, ukrayna-rusya savasi'ndan da once bu durumdaydik, abdulkadir gibi dalkavuklar her zaman sahit oldugumuz gibi konu saptirmaya calisan uc kurusluk insanlar, kuklalar. bu ay elektirik faturam 770 tl geldi, bunun sebebi ukrayna-rusya savasi degil, abdul de iyi biliyor da iste neyse... baska da soyleyecek bir seyim yok.
yemin ediyorum şu memlekette "bölge kayırmalı siyaset"ten gına geldi arkadaş.

al sağcısını vur solcusuna.

kardeş bi defa neden bedava veriyon bu 1, neden sadece o bölgeye bedava bu 2, yaptıracağın o tesisin parası kimden çıkacak bu 3.

çıkıp dese ki, elektriği ucuzlatacağız, tarımcılık karlı hale gelecek, tohum ve gübre ucuz olacak vs.. eyvallah.

bedava vermek ne amk... kimin malını kime bedava veriyon?
hala kanişten de canavar yaratılabilir diyenler var gülsem mi ağlasam mı? yahu kanişin canavarlığından ne olacak? bu köpek ve türevlerinin saldırma gücü ile golden vs gibi köpekleri kıyaslamayın.kaç tane insan parçalayan golden gördünüz yahu? ya da tekmelerle sopalarla vurulmasına rağmen ağzı açılmayan... iyi eğitilmiş bir jaguar besleyip saldırıya uğramak gibi bir şey nerdeyse.
basın toplantısında stefan kuntz bir sürü şey söyledi ama en önemlisi sanırım şuydu: "türkiye'de herkes federasyona kendi oyuncularını oynatması için baskı yapıyor, ben gelmeden önce de böyleymiş şimdi de devam ediyor ama federasyon beni objektif bir şekilde oyuncu seçebileyim diye işe aldı diye düşünüyorum."
hayat sizi öyle bir noktaya getiriyor ki sinirinize hakim olmayı öğreniyorsunuz.

eskiden saçma sapan şeylerden annemle tartışırdım. şimdi annem yok, üvey annem var ve öz anneniz gibi toleranslı olmuyor tahmin ettiğiniz gibi.

çok net anladım ki hayat size bir yerde o olgunluğu yaşayarak öğretiyor, bu bir örnekti sadece. yaşadığımız coğrafyada sinirle hareket etmek en çok size zarar verir. bir kalp kırmaktansa, sessizce uzaklaşıp kendinizi dinlemeniz daha iyidir.
ek ders desen full yazılıyor diyerek "telefonunu göster yeğenim" basitliğinde entry giren adamların varlığının bulunduğu bu ülkede fazla beklentiye girmemek gerek.

geçenlerde bir video vardı ya karnının doymasini yaşamak sanıyor bu millet, gravyer görmemiş parmesan görmemiş loru peynir sanıyor diye, bu adamlar ispatı.

evli 3 çocuklu 1 in 4'ü uzman eş çalışmayan öğretmen 9bin alıyor herkes aynı sanıyor.
il merkezlerinde öğretmen fazlalığı var maaş karşılığı giriyor 6300 lira maaş alıyor desen inanmaz çünkü işine gelmez. bir maaş bordrosu atsan fetopkkchp tarzı cevap verir olmadı pişkinliğe vurur.

seslerinin çok çıktığı da yok hepsi boş ses, sendika üyeliklerinin yüzde 80'i zaten akpmhp arka bahçesi sendikalarına kayıtlı. birlik olsalar ilk olarak bu sendikalardan istifa ederek başlarlar işe. o yüzden ne kadar az maaş alsalar hak ediyorlar. çocuk gibi sınava girecekler şimdiden hepsi uzmanlık sınavına ön hazırlıklara başladı noluyor ulan diyen yok.

bir thomas hobbes değilim ama yaşasaydı öğretmen öğretmenin kurdudur derdi.
özen görmeyecek, bir süre sonra da sıkıcı bulunup muhtemelen aldatilacak, kısacası hırpalanacak 2- 3 denemeden sonra arızalı kadın olacaktır.
bir arkadaşımın başına gelen ve beylikdüzü medicana ınternational istanbul hastanesi'nde geçen bu rezaleti kendi ağzından dinliyor ve sağlık sistemimizin ne halde olduğunu üzülerek izliyoruz;

"27 mart pazar akşamı babam aniden yere yığılarak hastanelik oldu. ben o sırada şehir dışında olduğum için haberi biraderimden aldım. kendisi beni ambulanstan arayıp babamın aniden düşerek sağ tarafının felç olduğunu ve ambulans ile okmeydanı hastanesine götürüldüğünü söyledi. ben de en hızlı şekilde yola çıkarak istanbul'a ulaşmaya çalışırken diğer yandan bilgileri almaya çalışıyorum. ilk önce okmeydanı olarak karar verilen hastaneden vazgeçilip memorial'a alınacağını söyledi. daha sonra nedendir bilinmez memorial'da olmayan işlem her ne ise bakırköy sadi konuk hastanesine gittiklerini söyledi. ben bakırköy istikametinde iken tekrar gelen bir telefonla sadi konuk hastanesinde yoğun bakım yeri olmadığı için beylikdüzü medicana hastanesine götürüldüğünü haber aldım. beyninde bir pıhtı atmış ve bu pıhtı sonucu vücudun sağ tarafı felç olmuş, acil şekilde anjiyo ve yoğun bakıma girmesi gerekiyormuş. bu acil durumda benim sayabildiğim ve takip edebildiğim kadarı ile üç hastane gezilmiş dördüncüsüne gidiliyordu.
beylikdüzü medicana hastanesine vardıklarında acilden 112 ile giriş yapmış hasta için anjiyo ücreti olarak 3.000 lira talep edilmiş. hastaneye hastanın 112 ile geldiğini, yapılacak tüm işlemlerin servis hariç ücretsiz olması gerektiğini telefondaki görevliye söyledim. kendisi müdürünü arayıp soracağını söyledikten on saniye sonra müdür beyin inisiyatif kullandığını ve bu ücretin alınmayacağını söyledi. yaklaşık beş saatlik bir yolculuktan sonra nihayet vardığım hastanede babam sadece yoğun bakıma alınıp yatırılmış, bir serum bağlanmış öylece bekletiliyordu. bu aciliyette bir durum için neden beklendiğini sorduğumda daha 1 saat önce anjiyo için para isteyen hastanede anjiyo yapabilecek doktor olmadığı için ameliyatın ertesi gün sabah yapılacağını söylediler. kendisini otuz saniye kadar görebildim. konuşma zorluğu, yüzün ve vücudun yarısında hareketsizlik ile yüzünde şişlik ve morluklar vardı.
sabah ameliyat için gittiğimizde ameliyata gerek olmadığı, elzem bir durum olmadığı, hastayı bir başka hastaneye yoğun bakıma sevk edeceklerini söylediler. akşam ücretini istediğiniz anjiyo neden sabah yapılmadı? akşam ücreti ödense bu ameliyat yapılsa boşa mı yapılacaktı? yoksa hasta 112 den girdiği için mi ameliyatın yapılmadığını sordum ama cevap yok. şimdi böyle uygun gördük dediler.
dilerseniz hastayı servise çıkartabiliriz ama servis paralı dedi doktor bey.
peki yoğun bakımdaki hastayı neden bir başka hastaneye yoğun bakıma gönderiyorsunuz? yoğun bakımlık durumu var ise neden buradan servise gönderelim diyorsunuz? yoğun bakımlık bir şey yok ise neden yoğun bakım için başka hastaneye sevk ediyorsunuz diyorum ona da cevap; yoğun bakımda yer yok oluyor. e şimdi yattığı yoğun bakım değil mi dediğimde ise asıl cevap geliyor “bizim hastalarımız sırada bekliyorlar” yani parasını ödeyen 112 ile gelmemiş kendi hastaları.
bu arada hastaneden ekipriz raporu istiyorum. bu raporu vermeden yerinden oynatamazsınız hastayı diyorum raporu da hileli veriyorlar. rapora göre güya yakınlarına ulaşılamamış. bu şekilde kendilerini kurtarmayı mı planlıyorlar anlayamadım. yani hastanın yakınına ulaşamadık biz de anjiyo riskini almadık demeye mi getirecekler meçhul. hasılı raporda yazılı, hastaya yapılmış hiçbir hiçbir işlem yok.
her saniyesi değerli olan müdahale sabaha erteleniyor, beyninde pıhtı olan, bir yanı felç hastayı bir serum ile sabah ettiriyorlar.
daha sonra hiçbir test, tahlil, mr vesaireye bakmadan doktor hastanın yüzüne bakarak anladığı kadarı ile aslında sevkinde gereksiz olduğunu düşünüp hemşireye beni aratıp hastayı taburcu ediyoruz gelin alın dedirtti.
bakın; sağ yanı felç, beyninde pıhtı var, yapılan tek şey serum vermek, adam değil hastaneden çıkmak konuşamıyor bile, bu hastaya acil müdahale etmek şöyle dursun, bir hastaneye göndermek de şöyle dursun alın evinize götürün dediler.
ben de bu hastanın hiçbir şekilde bu hastaneden eve gitmeyeceğini, sevki de kabul etmediğimi söyledim ama içim rahat etmedi. belli ki bu hastanede iken babamın hayatı tehlikede, bakmayacaklar. peki dedim sevki kabul ettim. bu sefer de anjiyo imkanı olmayan bir yoğun bakım hastanesine sevk etmişler. sabah kadar orada ilaç ile müdahale edeceklerini, sabah bir sonuç alınmazsa anjiyo için bir başka hastaneye götürüleceği, oradaki anjiyo sonrası tekrar hastaneye yoğun bakım için geri getireceklerini söylediler. şimdi pazartesi saat 21. olay gerçekleşeli 30 saat oldu. her saniyesi önemli bu olayın daha sabah olmasını, sabahki duruma göre öğlen gibi bir başka hastaneye sevkini bekleyeceğiz. tabi gittiği hastanede ne derler, alın gidin mi derler, ilgilenirler mi? bilemedim.
yoğun bakımdaki yerlerini maksimum kazanç için insan hayatını tehlikeye atmak pahasına satmaktan çekinmeyen, kural, kanun, ahlak, etik tanımayan medicana beylikdüzü hastahanesini kime nereye şikayet edeceğimi şaşırdım. bu şikayet kısmı sonraki iş, şimdi yoğun bakımda olduğu için gidip göremediğim durumundan haber alamadığım babamı hele bir şu sağlık(?) kumpasından bir kurtarayım, sonrası allah kerim."

edit: arkadaştan bazı yorumlar için cevap geldi onu ekliyorum;

öncelikle selamlar. bazı arkadaşların bahsettiği gibi ortada kaçınılan herhangi bir rakam yok. sadece talep edilenin haksız olduğunu beyan ettim ki ben o sırada yolda idim ve olayları telefon ile koordine ediyordum. yoksa bana ya bu parayı verirsiniz ya da babanızın yüzüne bakmayız demediler.

anjiyo talebi benden gelmedi. bana anjiyo yapılması gerektiğini bunun için bedel ödememiz gerektiğini telefonda söylediler.

özel hastaneyi ben seçmedim. 112 görevlisi arkadaş bana telefonda yoğun bakım ve anjiyo için bir özel hastaneye sevk ettiklerini, sadi konuk hastanesinde yoğun bakımda yer olmadığı için bunu yaptıklarını yoksa devletin özel hastaneye para vermeye bayılmadığını söyledi.

bu görüşmeler olay sırasında babamın başında olan biraderimin karşılaşıp başa çıkamadığı durumlarda telefonu bana verip muhatap ile beni görüştürmesi sonucu oldu. (baş hemşire olayı hariç)

bir arkadaşımız anjiyonun hangi hallerde gerektiğini yazmış. bilgiye saygı duyarım, doğru olabilir. ancak ben hastahaneye anjiyo yapın demedim hastahane bana anjiyo yapacaklarını bunun için şu kadar ödememiz gerektiğini söyledi. ayrıca sevki yapan 112 görevlileri de bana yoğun bakım ve anjiyo için sevk edildiğini söylediler. dolayısı ile anjiyo fikri bana ait değil. ayrıca anjiyo beyne de yapılabilir.

edit2: bir yıldız verelim arkadaşlar, çok kişinin canı yanmış bu hastaneden;
https://goo.gl/maps/ax5uc57lwbrxycis7