Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
faşistim belki ama lgbtiler açısından değil. gericileri istemeyen bir faşist olarak, üniversiteye atanan bir rektörü istemeyişin lgbti bireylerle ne ilgisi olduğunu bir türlü anlayamıyorum. o başka bir sorunumuz, başka bir derdimizdir. eşcinsel arkadaşların bu değişik dışavurumunu çözemiyorum. dikkate alınmak istiyorsanız konuyu cinsel kimliğiniz üzerinden ele almayın zira konuyla hiçbir ilgisi alakası yoktur. akım derken bokum diyen bu gençleri şımarık ve dinlenilmeye layık bulamıyorum. ben bir gün istanbul üniversitesinde yapılan protestolarda cinsel kimlik ile ilgili bir paylaşım görmedim. mesele haksızlıktır ama tüm haksızlıkları da bir rektör atamasında ele alamayız. çocuk musunuz? evet, zeki "çocuklarsınız".
yine nefret dilini kullanmış.

ya sen başka bir dil bilmez misin? sen, senin bakanların, senin dalkavukların başka dil bilmez mi!

sokak ağzı desen var. aşağı üslup desen var. mahalle arası mı ya bu ülke?!
yukarıdaki arkadaş (birinci sıradaki entry) biraz ağır olmakla beraber (ki bunu içinde bulunduğumuz uzun süreli sinir harbine bağlıyorum) çok güzel bir analiz yapmış.

bakın lgbt'li arkadaşlar. öncelikle şunu anlamalısınız:

isteklerinizde sonuna kadar haklısınız. eşcinsellik veya diğer tanımlamalarda insan hür olmalı ve bu kimseyi bağlamamalıdır. eşcinsel bir başbakan, gey bir belediye başkanı, lezbiyen bir rektör ülkenin gelişmişlik düzeyini ifade eder. (doğru mu? doğru.)

lâkin, oldukça laubali ve olur olmaz yerlerde garip bir şekilde toplumun kutsal kabul ettiği değerlere iğneleme yapan bir strateji ile (ya da strateji yoksunluğuyla) hiçbir yere varamazsınız. bu, içinde yaşamış olduğunuz ülkeyi ve toplumu tanımıyor olduğunuz anlamına gelir.

ingiltere'de, hollanda'da yahut kanada'da yaşamıyorsunuz. selam? burası türkiye. bir komşusu suriye, bir komşusu ırak. 18 yıldır tek bir doğru bile söylemeden, yalanlarla ülkeyi tek başına yöneten bir adam var burada. üstelik sağlam bir kitlesi var. hala %30 falan diyoruz. böyle bir ülke türkiye. lütfen gidin biraz sosyoloji öğrenin. türkiye sosyolojisi.

nitekim sosyolojik olarak içinde bulunduğunuz ülkenin şartlarının farkında olsanız bile, diğer insanların inanmış olduğu, sevdiği (hatta buraya dikkat, taptığı) değerlere dil uzatamazsınız.

yanlış yerde, yanlış zamanda olan herkes kaybeder. 1- boğaziçi protestoları ile lgbt'nin ne alakası var? bu protestoları meşru kılan, melih bulu'nun hak etmediği (ait de olmadığı) bir yere rektör olarak atanmış olmasıdır. 2- kabe ne alaka? rica ediyorum biri bu soruyu cevaplasın. kabe ne alaka? şahmeran ne alaka? lütfen! kabe ne alaka? boğaziçi protestolarında, lgbt'nin; lgbt tepkilerinde kabe'nin; kabe'yle şahmeran'ın ne-a-la-ka-sı-var? dalga mı geçiyorsunuz yoksa düpedüz aptal mısınız? 3 ve belki de en önemlisi- siz erdoğan'ı hiç mi tanımadınız? onu tanımanız için bir 18 yıl daha mı iktidarda kalması gerekiyor illa? açıkçası sayenizde, acaba erdoğan bütün bunlar olsun ve tabanını bir güzel konsolide etsin diye mi melih bulu'yu rektör olarak atadı? sorusunu sormaya başladım. üstelik arkaplanda “yeni anayasa” diye bir şeyler gevelemeye başlamışken. (üçüncü kez seçilmek istiyor da arkadaş, o yüzden.) uyanın artık.

sonuç:

lgbt algı olarak önplanda olduğu müddetçe (ki artık sayenizde bunun geri dönüşü yok) bu protesto erdoğan'ın ekmeğine yağ sürmekte. dindar olsun ateist olsun, sağcı olsun solcu olsun, türk olsun kürt olsun bu halk, öğrencilere yapılan zulmü kabul etmez. öğrencilere terörist denmesine inanmaz. ancak işin içine kabe dokundurmalı lgbt renkleri girdiğinde kusura bakmayın ama biraz bencil bir tavra bürünmüş oluyorsunuz.

bu davayı kazandıktan sonra, organize olursun; çıkarsın sokağa açarsın bayrağını, ben özgürlük istiyorum! diye istediğin gibi bağırırsın. ama önce bu davayı kazanmalısın. çünkü burada terörist ilan edilip, dayak yiyen ve gözaltına alınan insanlar (ki daha da önemlisi bu gençler) bambaşka bir konu için organize olmuş durumdalar ve halkın desteğini de kazanmışlar.

sen, bu haklı mücadeleyi baltalarsan, seni anlayan benim gibileri de kaybedersin.
arkadaşlar, halk bu eylemlerden dolayı ekonomik krizi nasıl unutacak? yani, iki saatliğine unutur sonra bim'de üzerine alarm takılmış yudum ayçiçekyağını parası yetmediği için alamadığında tekrar hatırlar. bir insan aç olduğunu nasıl unutacak sevgili arkadaşlar allah aşkına?

muhafelet full ve sadece 2023'te sandık bekleyerek oturamaz. bunun hiçbir ülkede, hiçbir coğrafyada olabilirliği yok. olsa zaten iktidar daha da pervasızlaşır. boğaziçi üniversitesi'ne melih bulu diye bir adam atandı, bu atama protesto ediliyor. bunun sonucunda öğrencileri evinde oturmaya yönlendirmenin pratikte hiçbir fayda sağlamayacağı açık. ama muhalefetin elinde güç olan temsilcileri bugün dışarı çıksalar hem olay daha meşru görünür hem de polisin müdahalesi ister istemez yumuşar.

akp kaos ister ya da istemez ama siyaset yalnızca karşı tarafın tuzağına düşmemek üzere yapılmaz. tuzağa düşemeyeyim derken bir bakmışsın hafta sonu alkol satılmayan, yolsuzluğun artık ciddi ciddi konuşulmadığı bir sistem gelmiş. bu iş bir denge meselesidir. iktidarı fiziken rahatsız edebileceğini de gösterirsin, kutuplaştırmayıcı politika da üretmeye çalışırsın. ama bunun çözümü sokağa çıkanı desteklememek, marjinalliştirmek değildir. hele böyle bir konuda hiç değildir.

kimse de sokağa insan çıktı diye eve ekmek götüremediğini unutmaz. unutuyorsa zaten sen bir şey yapmasan da o sana karşı konsolide olmanın bir bahanesini bulur.
kral konuştu.

''sn. prof. dr. @melihbulu'ya açık mektubumdur.
sizi gerek üniversitede huzuru sağlamak gerekse ülkemizde kutuplaşmayı önlemek adına, makamınızdan istifaya davet ediyorum.''

belediye başkanı sıfatıyla değil avukat mansur yavaş olarak yazdığı mektup için:
twitter
görsel
bilmeyen var mı zaten? seçim yaklaşıyor ya, öpüşüp barışırlar. dershanelerin kapatılması zamanlarında feto'nun dershanelerinden çıkan evet referandum oylarını hatırlamayan var mı?

beraber yürümediler mi bu yollarda, beraber ıslanmadılar mı yağan yağmurlarda? "hocam döğğğn" diye ağlamadılar mı?

dün fetocu olurlar, sen din düşmanı.
sonra onlar anti fetocu olurlar, sana fetocu derler.
sonra onlar yine fetocu olurlar sen yine din düşmanı...

bu işler böyle çünkü siyasal islam insanlık tarihinin en aşağılık yönetim sistemi. çünkü bunlarda zerre utanma yok.

bu ülke, bir gün umarım herkesin, her şeyi rahatlıkla konuşabildiği günleri görür. yine en çok bunlar inkar edecek ne yaptılarsa

çünkü bunlar utanmaz.
hakem yönetimini beğenmemiş. hakem bütün takdir haklarını antalya'dan yana kullanmış. pes yani. bu kadar utanmazlık olmaz.
13 lgbt
lgbt bireyi olmayan insanların özel olarak başlıklara girip nefret söyleminde bulunmalarının altında yatan motivasyonu bir türlü çözemiyorum
bir ortam düşünün kendini elit, aydın , beyaz yaka diye tanımlayan tüm türk tipler ordalar ve de konuşarak ahkam kesiyorlar ve millet de o ortama girebilmek için biribirinden davetiye dileniyor.

abovvv olaya gel.

ulan biz bu tiplere tahammül edemediğimiz için ülkeden 10bin km uzağa kaçtık, burada nadiren bir türk ile karşılaşsak tüylerimiz diken diken oluyor, ortamdan kaçarak uzaklaşıyoruz.
davetiye göndermemeniz için $100 atabilirim. benden uzak olun yeter ki.
düşünsene, bir akşam durduk yere 20 bine yakın insan senin dükkanını kötülüyor, google'da 1 veriyor, ana avrat düz gidiyor. ne için? yan taraftan herhangi biri dükkanının önünde durduğu için.

işte sizin mücadele dediğiniz tam olarak budur. amaçsız, mantıktan ve düşünmekten yoksun. like kasmak için, varmış gibi görünmek için bir şovdan ibaret. hiçbiriniz sonrasını düşünmüyor. sadece o an bir şey demeniz lazım.

boğaziçi üniversitesinin haklı isyanı olmayan kuruyemişçiyi linç ettirmeye kadar geldi. mahvettiniz her şeyi. bravo.
türkiye işçi partisi genel başkanı ve istanbul milletvekili erkan baş'ın türkiye büyük millet meclisi'ndeki basın toplantısı esnasında bayrak açması ve müthiş bir de konuşma yapmasıdır. "korktukları şey bu. şu rengarenk durumdan korkuyorlar. bir kısım vatandaşımızı sapkın ilan ettiler. öğrencileri hedefe koydular. ayrımcılığı körüklemek hem anayasal hem de insan hakları bakımından suçtur. devlet olanaklarını kullanarak bir grup yurttaşın açıkça hedefe konması dünyanın her yerinde faşizmdir. bu, güney afrika’da insanlara renkleri yüzünden yapılanla aynıdır. belçika’da ten renkleri yüzünden kölelerin hayvanat bahçesi gibi bahçelerde sergilenmeleriyle aynıdır. bundan 70-80 yıl önce abd’de otobüslere “siyahlar ve köpekler giremez” yazılmasıyla aynıdır. bugün bu ülkeyi yönetenler bu zihniyettedir. buna ahlâksızlık diyorlar. asıl ahlâksızlar milletin ırzına göz diken müteahhitlerle ortaklık yapan, işçinin emeğine el koyan hırsızlardır. iktidarın bütün bunlara bir an önce son vermesi gerekir ama bu iktidarın aklını başına devşirmeyeceğini biliyorum çünkü bundan besleniyorlar. o yüzden halkımıza izan sahibi olmaları için sesleniyorum. muhalefetin de iktidarın dini sömürmesine destek çıkmamasını, halkının ve gençlerin yanında durmasını, basit oy hesapları ve yanlış ittifaklardan vazgeçmesini salık veriyorum.” diye konuşan baş, toplantıdan önce bir vatandaşın kendisine teslim edilmek üzere meclise yolladığı başka bir bayrağa suç delili olarak el konulduğunu ve meclis idare amirliği tarafından kendisine soruşturma başlatıldığını da duyurdu.

13. dakikanın sonlarından itibaren konuşmasının ilgili bölümü şurada seyredilebilir: https://twitter.com/…bmm/status/1356575347341463554
bir türlü anlaşılamıyor. kimse kimseyi kirletmiyor ey ahali.

siz sanıyorsunuz ki meydanlar atatürkçü demokrat dolu. bunlar da bir kova suyu kirleten bir damla katran.

tersine meydanlar katran dolu. teröre gerilla diyen fışkırıklarla dolu. siz bir kova katrana katılan susunuz. sebebi de bu:

atatürkçüler 80lerden beri susturuldu. beyaz türklerin "tadımız kaçmasın, koy bir rakı laikleşelim" edebiyatına sıkıştırıldı. atatürkçüler örgütlenemiyor. chpye girin bakın. kaç tane atatürkçü var? taş çatlasın 20.

gerisi bu zihniyetin destekçisi. susuyorlar. tüm ipler hdplilerin elinde. günlerdir götümü yırtıyorum. "akp"li oluyorum hemen ekşide bunu söyleyince.

bugün bu tarz protest eylemlerin hepsini türkiye düşmanı, atatürk nefretçisi militan parçaları düzenliyor. ve seçmen örgütlü değil, ideolojik manada güçsüz. dibindeki hdpliye ses çıkarmıyor bu sebepten dolayı.

görün bunu. gerçekleri söylediğim için engellenebilirim bile. umurum değil. bu ülkede bir atatürk gençliği yeşerecek. böyle böyle.
diyelimki bir akvaryumun içerisinde 3 tane balığım var, dördüncüyü alamayacak mıyım?

edit: "valla çok ibnesin :)))" diye iltifat eden de oldu. gün güzel gidiyor.

edit2: evet bunun da sorumlusu kemal kılıçdaroğlu'dur.
aklıma bundan 5-6 sene önceki kamboçya gezimi getiren videodur. o zaman gittiğimde bana da her şey ucuz geliyordu, burada aylık 1000 dolarla rahat yaşarsın filan diye düşünüyordum. ama sıkıntı şuydu ki oranın yerlileri muhtemelen aylık 100 dolar zor kazanıyordu yani ülke bana güzeldi, yerlisine değil. aynı hesap şimdi de türkiye’deki bir almanı düşününce söyledikleri gayet mantıklı, onun için mükemmel ülke tabi ki.
naci safiye'ye dokununca, birden avrupa yakasi'nda burhan dilber halayi pencerede tutmaya calisinca "heryerlerimi elllediiii yetisin ümmeti muhammeed" diye bağırması gibi bağıracak sandim lmskjnub
doğrusunu yapmış topçudur

hem alt lige yollamaya çalılacaklar, kalacaksın ve dünya kadar gol atacaksın, üç kuruş para verecekler, sözleşme yapmayacaklar sonra "hain, para kazandırması" siktirin ordan amk. önce bi sahiplen, güven ver sonra yapmazsa ağlarsın

kimi de demiş "17 yaşında"

isterse 5 olsun.

formayı hak ediyorsa vereceksin, vermezsen gider başka takımdan alır

sözleşme hak ediyorsa yapacaksın, yoksa gider başka takımdan alır

hak ettiği parayı vereceksin, yoksa gider başka takımdan alır

sene olmuş 2021 hala millete gençlerin köle olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. geçti o devirler hacı
tamam

edit: bak şu entryde de yazdım (bkz: #119075909)

yine yazıyorum. gerizekalı arkadaşım, biz heteroseksüeliz diye kendimizi sizden üstün görmüyoruz, çoğunluğuz diye de üstün görmüyoruz. çünkü değiliz.

ben heteroseksüelim diye, dalgayı elime alıp her direnişte gezsem anlamsız olur değil mi?

sizinki de bu kadar anlamsız ve gereksiz işte.
hakkını ara, arama demiyorum. hatta lgbt bireyi olmayan bir çok insan sizin direnişinize destek oluyor.
sen onur yürüyüşü yaparken ben gelip başka bir bayrak açıp gezsem ne olur? "ay bu napıyo beeeğ ne alakağ kiğğ " dersin değil? hah seninki de aynen bu şekil, ne alakaaağ?

düzgünce yazdık anlamadınız, açıkca yazalım. siktirin gidin hakkınızı kendi direnişinizde arayın, sizinle alakalı olmayan direnişlerde cinsel eğilimlerinizi veya savunduğunuz oluşumun bayrağını kendi direnişlerinizde sallayın. orada destekleriz sizi, bu tür direnişlerden siktir olup gidin.
açılın alkolik geldi.

ben bazen abartıp haftada 6 gün bile içtiğim oluyor. 1 gün off geçiyorum.

ama gel gelelim sürekli aynı ortamda ve türde alkol içmek aldığın zevki sıradanlastiriyor, alışkanlığa dönüyor bir esprisi kalmıyor.
üstelik sarhoş da olamıyorum. alkol eşiği yükseliyor.
70 lik viski üzerine 2 bira içip çakır olduğumu biliyorum. 5-6 saat içme süresi totalde bu arada.

bir yerden sonra sıradanlaştıginda zevk almadığımı farkedince neden boşuna cebe ve bünyeye zarar vereyim diye azaltmaya başladım.

şimdi haftada 1-2 ye düşürdüm içme sıklığını, içtiğim ortamı değiştirmeye ve alkol türünü farklılaştırmaya başladım. daha çok keyif alıyorum.

sarhoş olma eşiğini yükselten faktörler sırasıyla

içme sıklığı ve oranı.
içilen ortam
içki türü.

bunları sabit bir düzende değiştirmeden giderseniz kısa süre sonra monotona bağlıyor vücut zevk almıyorsunuz. o yüzden değişiklik şart.
eryaman, eryaman güzel eryaman,
seni görmek ister her bahtı kayan...

eski ayrancılı olarak, özellikle kafka'nın olduğu caddenin, sitelerinin, birbirine selam verebilen insanlarının, hayvan sevgisinin, parklarının büyüsüne kapıldığım güzel semtim... (param buraya da yetmiş olabilir) (iyi ki buraya yetmiş)

dedirten ankara başlığı..
her toplumsal olayda başrolde lgbt bayraklarının sallanmasıdır, olayın ekseninin kaydırılmasıdır. bir şey olsa da konuyu dağıtsak diye aranan herkesin ekmeğine yağ sürülmesidir. yani şöyle düşünün, melih bulu’nun atanmasının haklı olarak protesto edilmesi olaylarında gidip trabzonspor bayrağı açmam ne kadar saçmaysa lgbt bayrağı açılması da o kadar saçmadır. bu kadar basit. bunun böyle olacağı gün gibi belliyken, inatla her seferinde aynı şeyin yapılması çok ama çok üzücü. neden ya neden yapıyorsunuz bunu? şu an neler neler konuşulması gerekirken, her yerde lgbt konuşuluyor. ilgi çekmekse eğer amaç, aferin, çok güzel çektiniz ilgiyi.

edit: biri aşağıda çok güzel yazmış, bu resmen protestoya çökmektir. melih bulu’nun rektör olarak atanması ile lgbt direnişinin hiçbir alakası yoktur. bu başka bir protestonun konusudur. ama siz o bayrakları açıp o aşırılıkları yaparak ilgiyi kendi üzerinize çekip asıl konuyu dağıtıyorsunuz. her seferinde, her protestoda bayrakları sallaya sallaya gelip başkalarının haklı direnişini sabote ediyorsunuz. yapmayın lan, yapmayın. ülke gerçeklerinden bu kadar uzak olmayın, bu kadar ilgi delisi olmayın. yapmayın. siz o direnişte lgbt kimliğinizle değil, herkes gibi etten kemikten insan kimliğinizle bulunmalısınız ama bencilce kendinizi öne çıkarmaya çabalıyorsunuz. yapmayın artık, yeter.

edit2: ha bir de, hani diyorsunuz ya, “bizi ötekileştirmeyin, bizi ayrıştırmayın.” zaten siz her olayda kendinizi lgbt kimliğinizle öne atarak kimseye gerek kalmadan kendinizi ötekileştiriyorsunuz. kendi kendinizi farklı bir zümreye koyuyorsunuz. bana ne rektör protestosunda sizin cinsel kimliğinizden?
(bkz: vatandasa sapkin demenin ahlaksizlik olmasi)
(bkz: soylu'nun kel olmasi)

ayrica kelaynak cok nadir bulunan bir kus turudur. bence kim kelaynak dediyse bakanimiza iltifat etmis. bakanim sen allah'in bir lutfusun, senin gibi bakan bir daha gelmez anlaminda.
keltos lafi da bence sevgi belirtisi, mesela keltosum benim falan gibisinden.
kel oglu kel biraz ayip olmus ama, sonucta babasini tanimiyoruz bakanimizin, demeyin oyle.
brezilya fönü çekici. hele bi de mısır'daysan. alcaksın mumyalama malzemelerini, sıvayacaksın kleopatra'nın kafasına, ağzında sakızla saçlarını düzliceksin. iki üç badem gözlü suriyeli kızı da maniküre verdin mi, al sana papirüs kuaför ve ağda salonu. mis.
sen kimsin amk ilk yüze sokabileceksin. oldu ilk yüzdekiler de "alla alla nerde kaldı ya melih bey" diye endişe ediyorlardır. vasıfsız, intihalci saray soytarısı. bir insandan bu kadar korkup da, haysiyetten şereften bu kadar vazgeçilir mi ya.

atanmışlara karşı #aşağıbakmayacağız.
akp'nin aradığı ortamdır, olayları gören gümüşhaneli, bayburtlu, konyalı, malatyalı, rizeli, adıyamanlı vb dayılar, pardesülü teyzeler ekonomiden homurdanırken yine vatan elden gidiyeakh, islamiyet gidiyeakkh diye akp'nin böğrüne mühürü vuracaktır.
türk milliyetçiliğinin ne kadar içi boş, kof olduğunu bu uygur türkleri meselesi kadar hiç bir şey gösteremedi. adamlar hem müslüman, hem türk, adamlar cumhurbaşkanlığı forsundaki bir yıldızı temsil ediyor hesapta. gomonist çinliler tarafından her türlü işkenceyi görüyolar ama ülkenin ne müslümanı ne milliyetçisi gık diyebiliyor. niye? işte öyle. menfaatten öte köy yok. gerisi fasa fiso.
tweet

gümüşhane belediyesi'nin resmi twitter hesabından izmir'de yaşanan selden sonra atmış olduğu utanmaz tweettir.

şehrinden(!) nüfus olarak milyonlarca fazla olan bir şehirle altyapı yarıştırmasının komikliği bir tarafa, madem partin ve belediyeciliğinle övünüyorsun daha bu yaz burnunun dibindeki dereli ilçesi de selden dümdüz olup 10'dan fazla insan ölünce ve hatta daha kayıp vatandaşlarımızın olduğu felaketin sorumlusu da yanlış altyapıdır öyle değil mi ???

edit: tweeti silmişler ama tabii bunu tahmin edip kaydımızı aldık. buyrunuz:

link

link
+falcao haftaya fenerle çok önemli bir maçımız var
-inşallah kazanırsınız hocam. güzel de transferler yapıldı adam gibi bi forvet izleriz sonunda.
özellikle belediye başkanı kimliğinden ziyade altına düştüğü avukat mansur yavaş ibaresi önemlidir.
fenerbahçe'nin sahip çıkması gereken futbolcuymuş...

lan adam fenerbahçe'ye imza attığı gün bile felipe melo paylaşımları, facebookta galatasaray taraftar grupları üyelikleri, rizespor'a fenerin köpeği dendiği twitleri beğenileri duruyordu. gündeme geldiği an 5 yıl geçmişi tarayıp hepsini sildi, değiştirdi.

geçen sene erol bulut, fatih terim'e hareket yaptı diye 3 gün sonra sivas formasıyla alanyaspor'a gol attı, koştu aynı hareketi erol bulut'a yaptı. derbi galibiyetinden sonra ellerindeki tek şeyin alınması sevindirici mesajları falan eleman baştan sona fiyasko. 30 yıllık galatasaraylıyım bu adamın yüzde biri kadar saçma fanatik hareketler ben yapmadım. sahip çıkacaksanız bana sahip çıkın.

yıllık 15m liradan 4 yıl sözleşmesi var. 2024 hazirana kadar sahip çıkılsa da çıkılmasa da bir yere gitmez.
1. devamke
2. düştüm
3. yemin ederim ama kanıtlayamam,
4. yapıyorumdur, yapmışımdır, etmişimdir, uyuyorumdur, yiyorumdur, gitmişimdir, gelmişimdir vesaire
5. ah bilmemneyim, üzümlü, böğürtlenli, frambuazlı, yaban mersinli kekim
6. kurumuş boğazım
7. aga beeee
dünyayı bildiğinden ibaret sayan, her türlü farklılığı zenginlik değil, sapma olarak görüp baskı altına almaya çalışan, vasatı temsilen cumhurbaşkanliğı yapan, kişi.

dev konvoyu, korumaları ve devleşmiş nefsiyle yoldan geçerken gördüğü, bira içen, müzik dinleyen gençleri göz altına aldırarak bu ülkede vasatın ne demek olduğunu apaçık bir biçimde göz önüne sermiştir.
terekenizin akıbetidir.
(bkz: tereke)

"ben ölürsem ölürüm bir şey değil;
ne olursa garip eşyama olur.
bir hayır sahibi çıkar mı dersin,
mektuplarımı iade edecek?
ya kitaplarım, ya şiir defterim?
yanarım bakkal eline düşerse.."*

evet, ölmenin en kötü yanı budur; değer verdiğiniz eşyalarınızı bırakacak kimsenin olmaması..sahaftaki kutuda meçhul bir fotoğraf, eskicide satıldıktan sonra unutulacak bir anı...kimsesiz ölü olmaktır.