Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
sitesine bir sık sorulan sorular kısmı koymuşlar, burda yer alan bir soru var:

- exxen'i televizyonumda nasıl izleyebilirim?

el cevap:
exxen’i bilgisayarından izlerken, bu keyfi televizyonuna yansıtarak büyük ekranda yaşamak istiyorsan hdmı kablosu aracılığıyla bilgisayarını televizyonuna bağlayabilirsin.

sağol şef seni de yorduk.
2021’e girdiğimiz şu dakikalarda memleket adına umudumu iyice kaybetmeme vesile olan futbolcu.

• arap olduğu için aptal diyenler,
• çok kazanıyor o yüzden üzülmüyorum diyenler,
• rakip takım sporcusu diye iyi olmuş diyenler,
• bonservis ve sözleşme hesabı yapanlar,
• basit nedenli kaza olduğu için müstahak diyenler...

siz bu ülkenin sorunlu bugünü ve karanlık geleceğisiniz.
sizlere baktıkça, yazdıklarınızı okudukça, söylemlerinizi duydukça hissettirdiğiniz koca bir hiçlik, zavallılık, aptallık, cahillik ve boşluk. bu kadar.
beatbox yapan gurbetçi gibi acun abi çeken bebiş.

artık sen de herkes gibisin..
riskli bir hamle. neyseki bir kaza olmamış. ama karşıdaki adamın refleksleri daha hızlı olsaydı o hemşire bıçaklanabilirdi.

bu yüzden bu tip olaylarda uygun pozisyondan kafalarına sıkmak daha mantıklı bence. bir insanın boğazına bıçak dayayacak kadar kendini kaybetmiş bir insanın yaşamaya hakkı yok.

edit: zaten hemşire bıçaklanmış. (halen bir iddia, teyitli değil.) bence o hemşirenin kılına zarar gelmemesi için bu magandanın ölmesi gerekirdi.
ne demiş ramiz dayı '' elinden bir şey gelmiyorsa hiçbir şey yapmamak en iyisi"

allah'ın zorda olan bir insana gökten uzanıp seni kurtarıyorum dediği dört buçuk milyar yıldır görülmediğinden dolayı üzerinde çok da düşünülmemesi gereken soru.
ya ne 2021’i, salak mısınız oğlum siz? gelmiş yine olayları yıllara bağlayan tayfa.

muhtemelen en az 1-2 hafta önce tespit edilen ama yeni açıklanandır. 15 kişinin 15’i de aynı yerde tespit edilmişse bu sayı 15’ten de fazladır zaten. virüsün mutasyonu tespit edilmeden önce türkiyeye kaç tane ülkeden kaç tane uçak indiğini hesap edemiyorum bile.

allah aşkına aylarca vaka yerine hasta yazıp milletin aklıyla dalga geçen bir bakandan inancınız ve bir beklentiniz olmasın.
pek cok entry'yi okudum. bazi kisiler turbanli hakimin dini nedenlerden oturu dogru karar veremeyecegini savunuyor.
olaya baska acilardan bakalim, alevi bir hakim sunni bir saniga karsi tarafsiz kalabilir mi ya da kurt bir hakim turk bir saniga karsi nasil davranir? erkek ve dindar bir hakim mini etekli bir saniga karsi nasil davranir?
ya da turk milliyetcisi bir hakim ermeni ya da kurt bir saniga karsi nasil hareket eder?
burada turbanin dini simge oldugunu ve turbanli bir hakimin dini dusuncelerine gore davranacagini savunan insanlar yukarida saydigim durumlar icin ne dusunuyorlar?
burada bana gore onemli olan kisinin inanci, dusuncesi ya da giyimi degil, mesleki ahlakidir.
eger turbanli ya da turbansiz bir bayan meslegine deger veriyorsa isini layikiyla yapacaktir.
fikri saglar on yargili bir tavir sergilemistir, dusunceleri de yobazliktir. dinci yobaz ne kadar ayristirici ve tehlikeliyse, kendini laik olarak tanimlandiran ama kendi dusuncesinin yobazi olan bu insanlar da o kadar tehlikelidir ve toplumu ayristirmaktan baska bir ise yaramazlar. akp'nin 18 yildir iktidarda kalmasinin en onemli nedenlerinden biri de fikri saglar gibi insanlardir
en iyi yılımız coronalı seneye denk geliyor. sevinsem mi üzülsem mi bilemedim ?

işte kazansak corona var evlerdeyiz,
aşkta kazansak evden çıkmıyoruz ki birileriyle tanışalım,

tanım: coronaya denk gelmesiyle üzen bir durum
şunların ölüsü bile diğer kanaldakilerden daha eğlenceli lan. severiz, sevmeyiz ayrı ama zamanın ünlüleri boşuna ünlü olmamış. birinin silikonları bulaşık süngerine dönmüş, diğeri beyninden kurşun yemiş de ölmemiş gibi (ve gerçekten de öyle amk shhfhd), öteki gerile gerile balmumu gibi olmuş ama ağızlarını açtıklarında çıkan ses hâlâ kendini dinletiyor.

bugün birkez daha geçmişe saygı duydum.
sadece bana mı sirkteymişim gibi geliyor bunları seyredince! televizyonu sessize alıp 2 saattir 10 dakikada bir sırayla kanalları geziyorum. ibo şovda adeta bir amele pazarı kurulmuş. kim milyoner’de 90’lar bayması.
tv8 ucuz exxen virali!
bıkmadınız mı olum hadise, murat boz vasatlarından! ebru, para aklayıcı rüşvetçi kocasından sonra itibar olarak sıfırın altında ama, utanma olmadığın için sanki buralara kenar fıkaralıktan gelmemiş de, aileden ingiliz soylusu gibi kasıntı york düşesi havalarında. beyaz desen sıkıcılığın kitabını yazar. acun yine apartmanı satın aldığı halde kapıcılık işini kimseye vermeyen apartman görevlisi gibi sunuculuk yapıyor. kabus gibi yeminle! vallaha gına geldi. açtım youtube’u ahmet kaya falan dinliyorum.

vizyonsuz acunun rezalet ötesi içerikten oluşan vasat yayını.

edit: hede
“bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. yan tarafta sultanahmet’i doldurmayacaksın, ‘ayasofya’yı dolduralım’ diyeceksin. büyük çamlıca camii’ni yaptık, 4-5 tane ayasofya eder. bu oyunlara gelmeyelim. bunların hepsi tezgah.”

recep tayyip erdoğan

ayasofya'nın açılması siyasi karar, açılmasını istemek bir oyun, tezgah. tezgaha, oyuna gelmişiz. felaket işte. siyasi kararı eleştirmiş gazete. neyin nâmesini yapıyorsunuz?

--- spoiler ---

2021'deki şahsı 2019'daki şahsını yalanladı.

ayasofya 2020 yılının adeta taçlı yıldızıdır

oyun mu? tezgah mı? taçlı yıldız mı?

--- spoiler ---
cumhuriyet halk partisi ve onun lideri tarafından iyi parti ile müştereken oluşturulan ve izlenen ittifak politikası ve yine o lider tarafından tespit edilmiş belediye başkanı adayları sayesinde chp (millet ittifakı) adayı 25 yıl aradan sonra istanbul'da 9 (dokuz) puan ve 806.000 (sekizyüzaltıbin) oy fark atarak yuzde 54 (ellidört), ankara'da ise 4 (dört) puan fark atarak yüzde 51 (ellibir) oy almış: hakeme de (ysk diye okuyun), fenere de (cumhur ittifakı diye okuyun) geçirmiştir. yetmemiş, istanbul ve ankara ile birlikte ekonominin ve dinamik-modernist tarz-ı siyasetin merkezini, ağırlık sıkletini, komuta tepelerini oluşturan diğer büyükşehirler olan adana, antalya ve mersin cumhur ittifakından alınmış, bursa'da fark iki puana inmiştir.

akp oy kaybetmektedir. akp oy kaybetmiyor diyen ya herhangi bir seçim sitesinden açıp genel seçim sonuçlarını okuyacak yetenek ve kapasiteye sahip değildir, ya troldür, ya da abdülkadir selvi'dir. 2011 yılında yuzde 49.8 almış olan akp 2014 yılında yuzde 43.3'e gerilemiş, 2015 yılında yuzde 40.8 almış, 2018 yılında ise yuzde 42.4 mertebesinde kalmıştır. şu an yapılan anketlerde oyu yuzde 36-37 bandındadır. her seferinde anlatıyoruz oglum; yuzde 50 nere yuzde 36 nere? arada 14 puan var 14! ilginç misiniz? bunun adı oy kaybı değil de ne? ispermeçet balinası mı?

öte yandan, chp'nin liderliğinde teşekkül edilen millet ittifakı, deva ve gelecek partisinin de eklemlenmesiyle akp'nin doğal tabanı olan muhafakazar kürt kalesine dört koldan hücuma geçmiş olup gedikler açmaya başlamıştır; hükümet götü yalamayan tüm objektif kamuoyu anketlerine göre akp ve mhp otobüsü her geçen duvara toslamaya daha da yaklaşmakta, cumhur ittifakının oyları (borsacı tabiriyle söyleyelim) direnç noktası olan yüzde 45 seviyesine paraşütsüz düşmekte, oylar şerefsiz tahtacı tarafından nefessiz şeyedilmektedir.

bu eğilim önümüzdeki dönemde de hızını artırarak devam edecek, tayyip erdoğan 2023 ya da ne zaman yapılacaksa o seçimi, chp lideri kılıçdaroğlu'nun aday yaptığı ekrem imamoğlu ya da mansur yavaş'a kaybedecektir.

yani hakikat usulü dairesinde ifa olunacaktır. ve her politik pozisyondan trollere sözüm; siz politik öngörüden nasibini almamış, cahil, manipülatif dalyaraklarsınız.
çok net ve kısa bir tanım yapacağım, alın hemen hemen her türlü ilişkinize uyarlayın. sizin sevilme biçiminiz onun sevme biçimine, onun sevilme biçimi sizin sevme biçiminize denk olmayan insanlardan uzak durmalısınız.
sayın devletlü reisi cumhurumuz buyurmuş ki "ben sözcü gazetesini okumuyorum, kimse de lüzumsuz yere bunlara para vermesin" video tabi devletlünün ağzından bu söz çıkarsa durur mu hemen yapıştırmış soruşturmayı
sizi bilmiyorum ama benim için artık dayanılmaz bir hal almaya başladı bu adamın herkese her şeye müdahale etmesi ve devleti babasının malı gibi kullanması. yıl 2021 oldu hala sahra altı afrika devletleri gibi yönetilmek bana dokunmaya başladı. sırf bunun için bile en azından tepkimizi göstermek adına kendi namıma yarın ve devamında sözcü gazetesi alacağım yoksa sinirden kendimi sikeceğim az kaldı. sizden tepki bekliyorum ey sözlük

edit : 2021'e hala alışamıyorum moderasyon başlığı değiştirirse iyi olur

edit : yok sözcü gazete mi? yok bla bla tarzı gelen eleştiriler oluyor. yahu karşındaki senin evine girene çıkana bile müdahale ediyor sen hala boş şeyler peşindesin. arkadaşım burada bir duruştan bahsediyoruz. bir yerde artık "dur yahu" demek gerekiyor. bugün sözcü olur yarın başka bir olay olur. karşımızdaki her şeye ama her şeye kendini muktedir görüyor türkiye cumhuriyeti kurumları, yani bizim vergimizle ayakta duran kurumlar cumhurbaşkanının ağzından çıkan her sözü emir telakki edip soruşturma açıyor. hoş benimde pek çizgimde değil sözcü gazetesi ama daha yeni olay tv kapandı. yeter yahu yeter tv de belgesel kanalları hariç tv izleyemem olduk yazılı basında ellerine geçti kalan tek arada bir kaç gazete kaldı adam onlara da kamu kurumları gücüyle üzerine gidiyor. bakın kamu diyorum yani bizim vergilerimizle ayakta duran kurumlarla. sen hala saçını tarıyorsun arkadaşım. dersin ne senin?
artık canımın fiziken ve manevi olarak yanmayacağı günler diliyorum. çok yoruldum sözlük. hastanelerden yoruldum. ilaçlardan, iğnelerden, lanet kanserden yoruldum. tekerlekli sandalyeden, yürüyememekten, bacaklarımı hissedememekten, başkalarına muhtaç olmaktan yoruldum. sürekli hastalıklardan bahsetmekten yoruldum. bi parça huzur, bi parça gerçek mutluluk be...
başlıkta eşşşşşşşek gibi "fiziği dışında" yazıyor; yazılanlara bak:
- gülüşü
- elleri
- bilekleri
- memeleri**

geçen bir başlık mı ne vardı, "türkiye'de okuduğunu anlamama oranının %40 çıkması" gibi bir şeydi.
hiiiç öyle uzun uzadıya araştırmaya gerek yok, şöyle bir ekşi'ye baksalar yeter.

tanım: samimiyet. hislerini dolandırmadan, doğrudan söyleyen kadın hep çok çekici gelmiştir bana.
benim kültürümde var. benim kültürümün başlangıcı da benim yılbaşı kutlamaya başladığım zamana kadar gider. bayağı eskidir yani. kültüründe olmayan da kutlamamakta serbesttir. ancak başkası kutlarken karışamaz. ona yalnızca bok yemek düşer.
gençliğimizi bitiren kişidir.
üniversiteden yeni mezun olmuş bir makine mühendisiyim. kendimi şanslı sanıyorum ki mezun olur olmaz iş buldum, hemen başladım.
uzun zamandır almak istediğim şeyler vardı zira 10 senedir aynı laptopu, 5 senedir aynı telefonu kullanıyorum. bugün bir bakayım dedim şöyle laptop fiyatlarına, kendi işlerimde kullanabileceğim en kötü pc'ler 9-10 bin liradan başlıyor. ben bir mühendis olarak şunu kenara para atarak minimum 5 ayda alabiliyorum.
boktan bir bilgisayara bile 5 ay çalışacaksak ne zaman ev araba alacağız biz?
1. sma gen ile geçen hastalık, bizde yakın akraba evliliği çok, o yüzden beklenenden çok daha fazla görülüyor.

ayaz bebeğin annesi karslı babası bolulu ve herhangi bir akrabalık bağı yok. üstelik bu sma lı bebeklerden benim bildiğim ebeveyni akraba olan yok. hatta bazılarının anne babaları farklı ülkelerden.

2.2. bunun gibi 70-80 farklı genle geçen hastalık var. bu hastalıkların da mutlak bir tedavisi yok; tanı konduğunda zaten hasar az-çok ortaya çıkıyor.

temmuz ayında tedaviye başlayannil bebek in gelişimini buradan takip edebilir. ailesine merak ettikleriniz sorabilirsiniz.

3. tedavisi için belirli kriterleri sağlayan bebeklerde devletin ödediği ilaçlar var. zaman zaman tedarikte sorun olabiliyor (malum nedenler) ama çaresiz bir durum yok.

sprinaza vs zolgensma
devletin ödediği ilaçların maliyeti de hiç az değil.

4. ilaç firmaları aileler üzerine etkili, türkiyede yılda 100-200 sma'lı bebek doğuyor, bunların 1:10 gen tedavisi talep etse; 2.5 mio $ x 10 hesap edin, bunu da her yıl tekrar edin, ayrıca rehabilitasyon, ailelere ileri yaş desteği.. bunun yerine erken tanı testleri; yakın akraba evliliğini engellemeye çalışma..

sağlık bakanlığı o zaman çıkacak neden spinraza yı ödeyip zolgensma yı ödemediğini. tedavinin ne kadar işe yaradığını yaramadığını. getirirlerse maliyetini ailelere ve herkese açıklamalı.

5. dernekleri var

derneklerinin sesi yeterince güçlü olsa zaten bu aileler 24 saat kampanyalarla uğraşmak zorunda kalmaz. bakıma muhtaç bebekleriyle daha çok ilgilenebilirler.

ayrıca tekrar tekrar bu bebeklerin yaşasa dahi ömür boyu bakima muhtaç olacaklarından söz edenler var. bu hastaligin tedavisinde kullanilan spinraza 4 yıl önce zolgensma ise 1.5 yıl önce piyasaya sürüldü. yani siz 2021 yılının bilim potansiyeliyle ne kadar kendinizden eminsiniz. cifte telli oynayan robotlar yapılıyor. izin verilse insanlarda kuyruk çıkarılabileceğini iddaa eden bilim adamları var. senin bu kadar kesin konuşmanı sağlayan kaynak nedir arkadaşım. kutsal kitapta mı yazıyor sma hastaları iyileşemez diye.
yemin ediyorum süper oldu
tuvalletten çıkıp elini yikamayan mi dersin
burnunu karıştırıp elini temizlemeyen mi dersin
sağda solda pis bir yere dokunup sonra gelip sizinle tokalaşanlar mi dersin.
çok iyi oldu inşallah pandemiden sonra da böyle devam eder ben çok memnunum
yok artık daha neler.
kutsal köpeklere karşı meşru müdafa hakkınızı kullanamazsınız, kansa kan, cansa can verecek postacılar, postacı olurken bilmiyorlar mıydı köpekleri, bilmiyorlar mı ki tüm dünya köpeklerin yaşam alanı, niye dünyaya geldiler.

edit: bu güne kadar bu manyaklar hiç şaşırtmadılar, çaylak hesabı açıp şu yazıya bile ana avrat küfür ediyorlar. küfür etmek isteyen edebilir karşılığını almaya gönüllüyse, yok ben yüz yüze de atarlanırım o kadar yürekliyim diyenler de bir zahmet isimlerini adreslerini yazabilirler...
eski türkiye'nin en sevdiğim tarafı bir mozaik olması idi.
tek tipleşmeden uzak, ramazan'da çağrı filminin izlendiği, yılbaşında dansöz oynatıldığı, kimsenin kimseden nefret etmediği fakir ama gururlu bir ülkeydi.
misafir odası vardı, o odada misafire tutulacak sigaralar, dolapta likörler olurdu.
eski kuşaklar hatırlar, ailecek misafirliğe gidilen evde çocuklara pasta börek, büyüklere viski-çikolata servis edilirdi.

cumartesi gecesi onikiyi geçince, tutti fruttiler, emmanuelle'ler başlardı.
hoş bir bok gözükmezdi ama onun enerjisi bile bir başkaydı.

derken bir yılbaşı gecesi misafirlikte, ekranda apansız beliren o görüntü.

herkese bir kal gelmiş, kanal değiştirilememişti.
zaten 3-4 kanal var, değiştirilince de 5 dakika sonra diğer kanalda dansöze denk gelinmişti falan.
sonra koyvermiştik.

fakat o günler geride kaldı, şimdi humphrey bogart'ın sigarası bile sansürlü...
hey gidi günler.

görsel

unutursak kalbimiz kurusun.
aaa, süheyl ve behzat kardeşler evrim geçirmişler. şu milletin ortak özelliği azıcık bi konuda başarılı olduğunda bokunu çıkartana kadar uğraşırlar. biriniz ne güzel film eleştirileri yapıyordu, izliyorduk. diğeriniz en son güzel bi dizi serisi yaptı, müzk tarafı da güçlüydü. üç kuruş daha kazanayım diye her boka konan sinek gibi olmanın ne alemi var. yakışıyor mu size çakma süheyl behzat kardeşler?
asla derdinizi anlatamayacaksınız.
bugüne kadar kronik suçlular dahil her kesimden arkadaşım oldu ama kendine hayvansever diyen aslında köpek fetişisti olan bu ruh hastaları kadar radikal ve deli bir topluluk görmedim.
bunlar erzurumda köpeklerin öldürdüğü çocukların ardından çocukları suçlayacak kadar vicdansız akıl hastalarıdır.
net bir şekilde orospu çocukluğu. en az 10 dakika boyunca silahlar susmadı, muharebede çıkan seslerden farksızdı. bu kadar akılsızlık olmaz. ya o çıkan mermiler birine isabet etse? allah belanizi versin ya
duygu delen cinayeti sonrası attığı tivitte “ben bir yerden aşağı atlamam allah korkum var, biri atmıştır” yazan feyza dün şüpheli bir şekilde 7. kattan “düşüp “ ölmüş.

görsel

hepimiz sormalıyız #feyzayaneoldu ?
yok artık / figen mesaj sahnesi > son yaz / canan mesaj sahnesi
celebrity crushım funda eryiğit hatrına izliyorum ama cast seçimi berbat. ergen anası olacak yaşta mı lan çocuk gelin mi bu kadın?!