sözcü gibi gazeteleri ne kadar kötü gazeteler gibi görüyorsanız görün, şöyle çok çok basit bir gerçek var: gazeteler satış rakamları üzerinden değerlendirilir. daha çok satış rakamına sahip gazeteler, daha çok kişiye ulaşabildiği için, devlet kurumlarında da daha ciddiye alınıyorlar.
sen sözcü alınca, sözcüye para vermiş oluyorsun. sözcü para kazanınca, haber, muhabir, yazar harcamalarında yapabileceği imkanlar artmış oluyor.
amerikalılar buna "vote with your wallet" diyor. yani tüketicilerin organize tepkileri şirketlerin de politikacıların da davranışlarını etkiliyor.
2000'lerde akp'liler birbirlerini desteklemek için ülker ürünleri ve zaman gazetesi için böyle bir organizasyon içinde olmuşlardı. tüketim alışkanlıklarını "kendi adamlarını desteklemek" için değiştirmişlerdi.
niyeyse türkiye'de akp'yi desteklemeyen insanlarda bu davranış şekli "ayıp" veya "suç" gibi algılanıyor. cüzdanıyla seçim yapacak kişilere "saf mısınız, mal mısınız" diye hakaret edip olası organizasyonlara da köstek olmayı seçiyoruz.
bu kadar korkmayın, organize olmak, birlikte olmak, birbiriyle yardımlaşmak kesinlikle ayıp değil, suç da değil.
yok "özgür gazeticilik yapmıyorlar" diye inat edip karşı çıkarsanız, "bunlar koyun gibi tepkisiz kalıyorlar, ne yaparsak yapalım ses çıkartmayacaklar" diyerek baskıları arttıracaklardır.
konu özgür gazeticilik değil, konu sizin özgürlüğünüz, konu bireysel özgürlükler.
eğer türk toplumu olarak bu basit gerçeği anlayabilirsek, işte o zaman hayalini ettiğimiz ülkeye kavuşuruz.
yok "ben saf değilim ben mal değilim en akıllı benim" diye bencillik peşinde koşarsak, o zaman bizleri tek tek ayıklayıp çok rahat ezerler.
bireysel haklarımıza sahip çıkmak zorundayız.
03.01.2021 · 38. sıra
bonecrusher
02.01.2021 00:01