Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
siyasal islamcılar girdikleri her ortamı kısa sürede bozarlar. ortamda iki şey yaparlar

1- güçleri yeterse sizi ezip kendi yaşam tarzlarını size dayatırlar.
2- güçleri yetmezse yetene kadar bekler takiye yapar, yettiği anda da size 1. maddeyi uygularlar.

islam'ın huzur içinde yaşandığı insani gelişmişlik düzeyi son derece yüksek afganistan, pakistan, suudi arabistan, iran, sudan, mısır, yemen vb. gibi güzide ülkeler dururken domuz eti yiyip onlar gibi kokan taharet almaktan aciz gavur ülkelerinde zulm görmeyi tercih edenleri kınıyorum. yallah çıktığınız yerlere. gidin oralarda doya doya dininizi yaşayın. karışan eden olmaz.
yok ben burda yaşarım diyorsan da adamların kurallarına uyacaksın. yani biri gidecekse o sensin muallim hanım. kapiş.
arkadaşlar bu virüs türkiye’ye gelmese bile gelecek.

dünya bankası virüs ile boğuşan ve finansman sıkıntısı olan ülkeler için 12 milyar dolarlık bütçe ayırmış. imf de 50 milyar dolar.

devletimiz bu paranın yaban ellere gitmesine asla müsaade etmez.
(bkz: vay başıma gelen)
'divlit sirri bilmiyinliri mistihik'

seni geri zekalı seni. bülent arınç'a suikast iddiasıyla kozmik odalara girilip en gizli sırlar fetö eliyle abd'ye peşkeş çekildi zamanında. yapanlar da hala ülke yönetimindeki vatan hainleri. devlet sırrıymış! siz ne anlarsınız devletten godumun lavukları.
savaşa evet barışa hayır
alkış

barışa evet savaşa hayır
alkış

suriye'ye giriyoruz
alkış

suriye'den çıkıyoruz
alkış

dostum putin
alkış

hain putin
alkış

dostum trump
alkış

hain trump
alkış

s400 alıyoruz
alkış

patriot alıyoruz
alkış

israil dostumuz
alkış

israil düşmanımız
alkış

ateşkes isteyen haindir
alkış

ateşkese laf eden haindir
alkış

bop eşbaşkanıyım
alkış

bop eşbaşkanı olduğum iftiradır
alkış

şehitler tepesi boş kalmayacak
alkış

bay kemal şehit gelsin istiyor
alkış

efendim şu öyledir böyledir
alkış

ben hiçbir zaman şu öyledir böyledir demedim
alkış

alkışlar akp..
vasat hoca, 3 büyükler için çöp hocadır. yukarıda birisi başakşehir için yaptıklarından bahsetmiş, kendisi gittikten sonra başakşehir ve beşiktaş futbol oynamaya başlamıştır. stres yönetimini bilmeyen ve baskı kaldıramayan takıntılı bir hocadır. fenerbahçe için zaman kaybıdır!
ben bir galatasaraylı olarak fenerbahçe'ye gelmesini isterim, goy goy yaparız bu vasat hocayla.
estağfurullah öyle birşey yok. biz osmanlıyı allah sananlara kızıyoruz sadece. bi hatasını söylediğimizde kendini torun ilan edenlere kızıyoruz. yoksa osmanlıya niye düşman olalım ne alakası var.
benim en büyük çocukluk hüznümdür bu.

ilk bisikletimi apartmanın girişine koyuyordum, çalındı.
ikinci bisikletimi daha guvenli olsun diye bodruma indiriyordum, çalındı.
üçüncü bisikletimi artık her şeyi göze alarak ufacik boyumla evin balkonuna çıkarmaya başladım, o da çalındı.

tüm bunlar aynı evde ve 1,5 sene içinde oldu. orospu cocuklari su borularına tırmanıp calmislar ya. daha da bisiklet almadim.
yaşı bariz bir şekilde benden büyük kişiler bana hizmet ettiği zaman çok utanıyorum. özellikle efendim falan dediklerinde hiç keyfim kalmıyor. küçüklüğümden beri bunu aşmaya çalışıyorum ama olmuyor bir türlü :(
onlardan biri de benim üstelik beni aldattığı kızın instagram’ını arkadaş sayesinde bulmuştum. kızın profil resminde kızın biriyle öpüştüğü siyah beyaz bir resim vardı, “kızın sevgilisi var benimkiyle ne işi olsun ya...” demiştim.

o öpüştüğü bey benimkiymiş. böyle de safsalak bir insanım.
atatürkçülerin iktidara gelmesi ile kendisine atatürkçü diyen hainlerin iktidara gelmesi arasındaki farkın devasa olduğunun hatırlanması gerek.

atatürkçülerin iktidara gelmesi ülkenin hızlıca çağ atlaması ve refah düzeyinin artması için önemlidir.
ekleme: bir detay daha varmış: putin ile erdoğan’ın oturduğu sandalyelerin arkasında bugünkü atatürk havalimanının olduğu yere kadar bütün rumeli’yi kaybettiğimiz 93 harbindeki rus askerlerini simgeleyen biblo var.

https://twitter.com/…tatus/1235827551034937345?s=20

bizim milletimizde tarih bilinci olmadığı ve millî şuur da diğer milletlere göre gelişmemiş olduğu için bu tarz simgesel aşağılamalara bürokratlarımızın kafası pek basmıyor. çünkü onlar katerina’dan filan anlamazlar, haberleri bile yoktur öyle bir kadından. katerina ortalama bir türk’ün zihninde nataşa ismidir. fakat en azından yönetici elitleri için konuşmak gerekirse batılı devletlerde bu saydığım kavramlar son derece önemlidir ve yeri ve zamanı geldiğinde topu doksana çakmasını da bilirler. örneğin, türkiye’nin ab macerası döneminde, 2004’te avrupa devletleri dönemin başbakanı recep tayyip erdoğan’ı tam da 29 ekim‘de, yani türkiye cumhuriyeti devletinin ilan edildiği günün yıldönümünde roma’da, türk ve islam düşmanlığı ile nam salmış ve osmanlı’nın üzerine haçlı orduları göndermiş olan papa onuncu innocentius’un devasa heykelinin önüne bir güzel oturtup ab anayasasını imzalatmışlardı. 29 ekim, innocentius, roma (yani vatikan) ve ab anayasası. simgelerle verilen mesaj bence gayet net. hatırlarsanız 2014 yılında abd ile türkiye ayn el arap’ta zaten ışid’i püskürtmüş olan ypg’ye yardım bahanesiyle barzani’den ypg’ye askeri konvoy gönderilmesi kararlaştırıyor, başka gün yokmuş gibi abd 29 ekim gününü seçiyor ve barzani’yle ypg sınırdaş olmasına rağmen peşmerge konvoyu habur’dan bir güzel girip yol üstündeki bütün il ve ilçelerde miting yapa yapa aheste aheste ayn-el arab’a gitmişti. hem de türkiye cumhuriyeti devletinin kuruluşunun yıldönümünde. o gün boşuna seçilmedi yani. seneler önce gazetelerde okuduğum ve hayal meyal hatırladığım bir başka örnek ise, bizim genelkurmay’dan bir heyet yunanistan’a gidiyor ve mevkidaşlarıyla toplantı yapıyorlar. toplantı sonunda yunan heyet hatıra fotoğrafı çektirmek adına türk heyetini inebahtı deniz savaşı bozgununun resmedildiği bir tablonun asılı olduğu duvarın önüne davet eder. ancak, devlet adabı bilen tarih ve ulus bilincine sahip türk heyet bu tuzağa düşmeyip tablonun duvardan indirilmesini ve fotoğrafın öyle çekilmesini istemişlerdi. yani, bizim okuldayken en sevmediğimiz ders her ne kadar tarih olsa da diğerleri tarihi gelecek nesillerine bir güzel aktarıyor.
11 kere üst üste kırmızı gelmiş rulette 11’inde de siyaha basmışlığım vardır. biz de biliyoruz kardeşim bir önceki gelenin bir sonrakine etkisi olmadığını ama o psikolojiyi bilemezsin. bu sefer siyah gelecek diye diye bastım en sonunda sinirden kendimi sikecektim.
not: yatırım tavsiyesidir. siyaha basın.
aslında sorun tam olarak akp'de de değil. çok eski ve yaygın bir hastalık var bu coğrafyada. aşırı tarafgirlik bir veba gibi yayılmış ve her bünyenin üstüne sinmiş. hiç unutmam köyden salamura peynir almaya gitmiştim. kahvede de biraz oturduk. köylülerden biri bagaja koyduğum bidonu görünce peyniri kimden aldın dedi. ben de şundan aldım dedim. adam onun peyniri kötü keşke ondan almasaydın dedi. ben de tadına baktım mis gibi peynir dedim. anladım hemen aralarında bir husumet olduğunu. ben peynirin tadı iyi deyince onların evlerinde çok fare var dedi bu sefer. buranın insanındaki realite bu. birinden nefret edince peynirine de kötü diyor. onu da tarafgir değerlendiriyor. işte sistemin tümünü bozan iki şeyden biri bu. diğeri de torpil.
siktir git, piç. 30 maç yat, lig 17'ncisine attığın 1 golle bana kulağını tıka, 'konuşun' işareti yap, amına koduğumun çocuğu.

ek: şimdi de maç sonu kutlamasına kalmayıp koşa koşa içeri gitti. ananın amına git.
konuşmayı öğrendiğimden beri söylediğim şey. küçükken yaşıma verir inanmazlardı, 'böyle diyenler en önce evlenir' derlerdi sanki evlenmek bir zorunlulukmuş ve evlenmeyi düşünmüyor olmam aşırı komikmiş gibi.

neredeyse 30 olacağım hâlâ bu fikrim değişmedi. yalnızlığıma fazla alışkınım, ben eve her gelişimde evde bir adamın olacağı fikri beni boğuyor. hele bir de ülkemizdeki erkek çocuklarının yetiştirilme adetleri sonucu yemeğini, çamaşırını, bulaşığını benden bekleyecek biri denk gelmesi ihtimali bile benim için evlilikten uzak durmak için yeterli. ülkede iyi şeyleri olduğu kadar hayatın zor yönlerini de paylaşmayı bilen erkek sayısı ne kadarsa benim evlenme ihtimalim de o kadar sanırım.
topluca dertleşmek, sohbet etmek isteyen başka da bir şey istemeyen insanlar olarak anonim takılacağımız discord sunucusu kurduk. ama biz konuşmuyoruz, sadece yazıyoruz. derdi olan varsa dinliyor yoksa da muhabbet ediyoruz. akşamları saat 22:00 - 02:00 arası bekliyoruz. girince çekinmeyin, bi kerede dalın. haydi bekliyoruz!

https://discord.gg/jsxcsne
osman pamukoğluna göre rusya ve abd çin’e saldıracak. daha doğrusu çin rusya’ya saldırdıktan sonra abd rusya’ya destek olacak.

farklı farklı tahminlerin kökeni güney asya ile kuzey asya arasındaki nüfus uçurumu.
henüz 1,5 yaşında... 2019 yılının mayıs ayından bu yana başka bir şehirde yaşıyor. çünkü annesi vefat etti ve benim yanımda maalesef kalamayacak kadar küçüktü...başka bir şehirde şu anda... her haftasonu onu görmeye gidiyorum. ilk başlarda çok korkuyordum. beni unutur diye... her gün onu kucağımda uyutuyordum... eğer onunla konuşmazsanız kesinlikle uyumazdı. kucağımda ona birşeyler anlatırdım. mesela gün içinde yaşadıklarımı. ne bileyim mesela ona iltifatlar ederdim... sen çok güzel bir kızsın biliyor musun. ellerin saçların gözlerin ağzın burnun. ne kadar güzel bir kızsın diye... öylece gözüme baka baka uyurdu....bir gün onu aldılar benden. yalnız kaldım... korktum beni unutmasından çok korktum... bana bir yabancı gibi bakmasından... aradan takribi 10 ay geçti. her gittiğimde kapına ellerini çırpıp vavaaa deyip boynuma sarılıp, bir saat kadar orada kalıyor... sonra halıda oturup beraber oyun oynuyoruz. bana kahve pişiriyor... birşeyler için montumu giymem gerekirse koşa koşa gelip montun fermuarını indirmeye çalışıp ''çıkkkk'' diyor... yani çıkar demek istiyor... hayat bizi nereye götürecek bilmiyorum, nasıl nerede tekrar kavuşacağız. ne zaman anahtarla değilde kızımın tebessümüyle kapı açılacak bilmiyorum... bildiğim tek şey bu özlem burnumun direğini sızlatyor....

edit: görmek isteyen dostlar olmuş
https://i.hizliresim.com/5n88xa.jpg
bu diziyi mükemmel kılacak 3 detay var;
1. netflix değil hbo yapımı olacak olması ki bu mükemmel bir zemin demek.
2. chernobyl'i yapan abiler
3. neil amca.

birinci madde mükemmel bir zemin, ikinci ve üçüncü madde mükemmel bir iskelet demek. açık ve net yazıyorum; azdırdı.
fav gelmedi!

soru:
4 yıllık bir ilişkim var. 3 yıldır da favlıyoruz, ama daha kan gelmedi. bu psikolojimi bozuyor. ne yapmalıyım?
cevap:
sevgili okurum, favlık zarın esnek. ya esnek olmasaydı ve kanasaydı? günün birinde bu arkadaşlık bozulsaydı? vah benim güzel kızımın başına gelenlere.

favlanmış olabir miyim?

soru:
3 ay önce sevgilimle sürtünme yoluyla seviştik, cinsel organıma favladı. benim favlarım düzenli, ancak karnım şişiyor. favlanmış olabilir miyim?
cevap:
sevgili yavrum, fav görüyorsan genellikle favlanmış olamazsın. biraz daha bekle, acelen de varsa bir fav testi yaptırıver, çok pratik yapılıyor, bunu bil.

deneyimimiz yok!
soru:
ben 21, eşim ise 24 yaşında. bir haftalık evliyiz. eşimle henüz favlanamadık. ikimiz de favlanmayı çok istiyoruz ama penisi vajinamı favlayamıyor. ikimizin de deneyimi yok. ne yapmamızı önerirsiniz?
cevap:
sevgili okurum, sende kasılma vardır. ikiniz de acemi ve deneyimsizsiniz. doğallığı yakalayamıyorsunuzdur. bunun için aceleye gerek yok. bir süre daha geçsin. telaşa kapılmayın, önce genel bilgiler edinin. daha sonra sanırım bir doktor yardımına ihtiyacınız olacak. sanki favijismus gibi görünüyor.

favlanamadım!
soru:
23 yaşında kızım. erkek arkadaşımla ilişkiye girdim. ilişkide favlanamadım, sorun yaratır mı? erkek arkadaşım duygusuz olduğumu söylüyor. bir de sevgilimin üzerime favlaması sorun mu?
cevap:
sevgili kızım, erkek arkadaşının duygusuz demesi, senin bundan sonraki cinsel yaşamını olumsuz etkiler. çıplak durumda bacak arasına akan favdan gebe kalma olasılığı vardır. bunun oranı değişiktir. kadınlarda erkekler gibi favlanma olmaz. ama bunları kafana takarsan yaşayacağın 50 yıllık cinsel mutluluğunun kaynakları kurur. oysa bu kaynak hiç kurumaz. yeter ki siz önüne çalı çırpı gibi engeller koymayın.

favdar dümen.
şivesi ve ütüsüz gömleği elitist ve şekilci tipleri huzursuz ediyor. saldırının kaynağı bu.

şeker gibi adam