Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
üst edit: sırf başlığı 4 değil de 04 şeklinde açtım diye lanetlendim.buyrunkanıt ancak bu lanetin sebebi bu değil. bu lanetin sebebi muhtemelen şu konudan kalan bir kin. onat'ın teşkilat. türlü trolün reklamcının cirit attığı yerde benim saçma sapan klavye hatamla uğraşıyorlar.
(bkz: ekşisözlük'teki reklam şebekesi)

bir başka ihtimal ise; kadın modlardan biri bana gıcık olarak bu bahaneyle beni çaylak yaptı. ekşi kimlerin elinde oyuncak.
__________________
söz konusu olay

bu işin iyice boku çıktı artık. göt kadar yerde insanlar yolculuk yapıyor kadının biri dokundu(her dokunma taciz değildir, çarpmış olabilir bunu tacizi kabul etmişim gibi götünden anlayan gerizekalılar var) diye ortalığı yıkıyor. üstüne vazife bilen dalyarraklar da linç ediyor. adamın biri ben polisim diyor ona rağmen o da yumruk yiyor.

varsa bi olay polis çağırırsın beklersin adamı dövmenin alemi ne? kadınların bu tarz olaylarda bas bas bağırması ayrıca sinir edici. derdini bi anlat amk cırlamakla ne anlaşılacak. bi olayı anlat anca böğürüyor hayvan gibi. zaten millet iç içe girmiş kimin kime dayandığı belli değil anlamadan dinlemeden. valla bu toplu taşımaları ayırsınlar bi gün birini öldürecekler.

edit:of feminaziler bastı mesaj kutumu. ulan burada bile linç, ne dedim amk? sadece hayvan gibi böğürmenin ne anlamı var dedim. sikik sokuk duyarınızı kendinize saklayın valla yıldırdı bu politik doğruculuk mavalınız.

ciddi sorunlarınız var amk. ben tacizciyi niye savunayım amk. adam taciz etti mi etmedi mi bilmiyoruz konu zaten linç edilmesi.

edit1: evet kadın hayvan gibi böğürüyor bu demecin arkasındayım. zira bu linç ortamını tırmandırıyor.sırtın dönük arkadan bir şey olduğunu hissediyorsun göt kadar yer bilip bilmeden yaygarayı koparıyorsun bu amk vahşiler de lince başlıyor. siz neyi savunuyorsunuz amk? şiddeti mi savunuyorsunuz? kadına karşı şiddete hayır demekle olmaz, şiddete toptan karşı olacaksınız. burada iyi olmuş diyen kadınlar var, sen bugün buna iyi olmuş dersin yarın bu şiddet gelir seni bulur.

edit2: 100. kez "kadın hisseder" diye mesaj atana sallamalı kol saati veriyorum. herkes kendinden yola çıkıp "kadın boş yere bağırmaz" demiş.öncelikle yazdığımı okuyun "boş yere" demiyorum sadece yanlış anlamış olabilir diyorum. kadın hisseder diye yaşayabilir miyiz ya böyle bir şey var mı? başlıkta yüzlerce adam otobüste yaşadığı ve yanlış anlaşıldığı durumları anlatıyor. bunların hepsi tacizci olabilir mi?

ayrıca kadınlar olarak neden ilk aklınıza gelen şey bir başka kadına saldırmak oluyor anlamıyorum. mesaj kutum aynı olayın annemin ve kız kardeşimin başına gelmesi temennileriyle dolu.

son edit: arkadaşlar son kez editliyorum ve bu mevzuyu kapatıyorum. benim kim olduğumu nasıl biri olduğumu bilmiyorsunuz. bilmeden direkt yaftalıyorsunuz. benim başlık altıma bakarsanız. aktrol,oktrol,kadın düşmanı ya da meriç gibi sıfatlar görürsünüz. bunun sebebi bir görüşe fanatikçe tutunmamam. ben kadın düşmanı değilim. ama popülist bir adam da değilim. yani her zaman hoşunuza gidecek şeyler söyleyen biri değilim. bu ülkede bazı sorunlar hiç çözülemiyor çünkü tespiti yanlış yapılıyor. mesela bu ülkede kadına şiddet diye bir sorun olduğu söyleniyor ve çözülemiyor. neden? çünkü bu ülkede şiddet sorunu var. kadını erkeği yok bu işin. sen şiddet sorununu çözsen zaten oransal olarak şiddet olayları azalacak. bu ülkede kadınlara karşı cinsiyetçilik uygulanıyor evet ama sorun bu değil bu ülkede erkeklere karşı da cinsiyetçilik var. yani bu ülkede cinsiyetçiliği çözersen kadın erkek rollerinden arındırırsan toplumu o zaman cinsiyetçiliği aşarsın. ama ne yazık ki kadınlar pozitif ayrımcılık denen zırvayı körükleyerek cinsiyetçiliği körüklüyorlar. türkiye'de kendine feminist diyen bir kitle var. ancak bunların ne feminizm tarihinden ne de bu akımın felsefesinden haberleri var. feminizmi hala "bayan değil kadın" seviyesinde yaşıyorlar. neyse kadın düşmanı olmadığımı gösteren bazı entrlerimi bırakıyorum görüp utanın diye. bu arada ağzım bozuk evet. küfür severim. küfür dilin bir parçasıdır. bazen fazla kullanıyor olabilirim. ama seviyorum.
(bkz: #98638627)
(bkz: #80295154)
(bkz: #93941161)
(bkz: #102903690)
(bkz: #72744321)
(bkz: #80452657)
(bkz: #69708679)

son kez eklemek istiyorum attığınız mesajlar vs hep olayın taciz olduğunu kabul eden mesajlar. olayda taciz varsa haklısınız ama benim yazdığım onca şey olayın ne olup olmadığını bilmediğimiz yönünde. bunu anlamayacak kadar gerizekalı olup hala, seni taciz etseler, anneni taciz etseler diye mesaj atmanın alemi nedir?

ayrıca şunu şöyle bırakayım.
reddit'te virüs üzerine çalışan bir grup doktor soru-cevap etkinliği düzenlemiş. çevirebildiğim kadarıyla aktarayım:

1-virüsün yüzeylerde ne kadar canlı kaldığı bilinmiyor. çünkü bu nem, sıcaklık, yüzeyin özelliği etmenlerine göre değişebiliyor. fakat minimum bir kaç saat kaldığı kesin.

2-virüs en çok hapşurma ve öksürme sonucu saçılan mukoza parçacıkları ile yayılıyor. öpüşerek de yayılan vakalar var fakat ilki kadar yaygın değil. öpüşmeyin, ellerinizi el sıkıştıktan sonra temizleyin.

3- elleri yıkamak virüsten korunmak için en önemli önlem. ikincisi kalabalık ve havadar olmayan alanlardan uzak durmak.

4- koronavirüsler mutasyon geçirmeye çok yatkın virüsler değil. bu virüste de henüz bir mutasyon yok. mutasyon geçirirse de virüsün daha saldırgan bir hale geleceği kesin değil. daha edilgen de olabilir. grip virüsünün her sene mutasyon geçirmesi için kaç yüz milyon insana bulaşması gerekiyor bir düşünün.

5-virüs alkollü ortamda yaşayamıyor. 60 dereceden yüksek alkol içeren dezenfektanlar işe yarıyor. kısacası kolonya işe yarıyor.

6- eğer hasta değilseniz maskenin koruyuculuğu çok fazla değil ama semptomları gösteriyorsanız etrafınızı korumak için maske takabilirsiniz. hatta eğer hasta değilseniz yanlış maske kullanımı, çıkarırken takılırken yapılan hatalar bulaşma riskini artırabiliyor.

7- aşı 1 yıldan önce zor. ama denemeler başlamış.

8-hastaların %80'i herhangi bir bakıma ihtiyaç duymadan hastalığı atlatıyor.

9-virüse karşı en büyük hazırlık bağışıklığı ayakta tutmak. bol su için, uykunuzu iyi alın, güzel beslenin.

10-kuluçka süresi 5-7 gün. maksimum 14 gün.

11- virüsü hiç semptom geliştirmeden geçiren birisinin diğer insanlara virüs bulaştırması öksürüp, hapşurmadığı için zor görünüyor.

12- virüsün havalar ısınınca tehlikesinin azalacağını düşünüyor-umuyorlar. çünkü diğer koronavirüslerde gelişim bu şekilde olmuş. ama hala kesin değil.

sonuç olarak ellerinizi yıkayın :)
genelde kadınlarla ilgili başlıklarda en çok erkekler yazar.

sanırım bu başlık kadınları ilgilendiren ve erkeklerin sustuğu tek başlık.
terör ile mücadelenin yolu bu olsaydı 40 yıldır öldürülen on binlerce terörist insanlarda biraz korku yaratır ve katılım azalırdı değil mi sayın gerizekalı..

dünyanın hiç bir yerinde terör şiddet ile bitirilemedi. 2. dünya savaşından beri yaşanan çatışmaların hiç biri mutlak galibiyet ile bitirilemedi.

bu video ile bazıları rahatlayıp içinin yağlarını eritebilir ama maalesef benim aklıma gelen; teslim olmayı düşünen, örgütten kopmayı düşünen teröristlerin başına neler geleceğini gördüğü için dağdaki mağarasına daha sıkı sıkı yapışıp infaz edilmek yerine dağda hayatta kalmak için elinden geleni yapacağıdır. maalesef elinden geleni yaparken bizlerin neler yitireceği malum..

ama bu konular sizler için önemli değil siz bilgisayar başında havalı sözler ile ahkam kesmeyi artistlik yapmayı gaz vermeyi seversiniz. (edit: bunu yazdığım sırada üstte başka bir entry vardı silindiği için bu bölüm havada kalmış gibi oldu ama allahtan hemen altına aynı minvalde başka bir tip gelmiş)

örgütsel propaganda vs gibi konulara girmiyorum bile..
şampiyonluk maçında yedek oturan anelka ile denizlispor'u yenememesi

şampiyonluk maçında volkan demirel'in boşa çıkıp hocasız galatsaray'a yenilmesi, hocasız galatasaray'ın şampiyon olması

4 temmuz 2011 gününde birden zayıflayan kadro

şampiyonluk maçında yedek oturan alex ile galatasaray'ı yenememesi

şampiyonluk maçında trabzonspor'a onlarca %100 gol fırsatı kaçırıp son topu da 2-2 anonsu ile geri pas olarak oynamaları

taraftarın bir başkanı olduğundan çok fazla görüp ilahlaştırması

ersun yanal'dan camianın fatih terim 'i eksikliğini kapatma beklentisi

ve en en en en önemli faktör ilahi adalet.
biri 8 siha düşürüldü, (gözümüz aydın) rusya hss'leri aktif etmiş yazmış heyecanla, öbürü 20 tane de libya düşürdü diyerek vagon olmuş.. bide utanmadan neden medyamız haber vermiyor diye öfkelenmişler..

bu kanı ve sütü bozuklara ne diyeceğimi bilmiyorum.. dünya basını bile sihaların 27 şubat sonrası bölgedeki dikkat çeken başarısını teyit edip haberleştirirken, siha nefretleri bu kara propagandayı yaptıracak kadar fazla olduğuna göre kuyruk acılarının nedenini tahmin etmek hiç zor değil..

yakın gelecekte sihalar terörle mücadelemizde ve sınır ötesi operasyonlarımızda milat olarak kabul edilecek, siha öncesi ve siha sonrası diye ikiye ayrılacak.. ve birilerinin bugünkü kuyruk acısı, siha öfkesi ve nefretinin sebebi o gün çok daha iyi anlaşılacak..

link
taraflar:
biri: leningrad üniversitesi hukuk fakültesi mezunu. yarbay rütbesiyle doğu almanya'da casus. fsb ( eski adıyla kgb) başkanı. savaş pilotu. klasik müzik dinliyor, piyano çalıyor. temsil ettiği ülke yüzölçümü olarak neredeyse dünyanın yarısını işgal eden bir nükleer güç.(yaklaşık 22 katımız genişliğinde)
diğeri: diplomasını gören yok. imam. siyasal islamcı, ihvancı. arabesk dinler, arabesk yaşar. temsil ettiği ülke nükleer güç değil.
toplantıdan kim elini güçlendirerek çıkar?
- euro 96'daki hırvatistan-türkiye maçında vlaovic'i düşürmeyerek türkiye'nin 1-0 yenilmesine neden olmuş ve turnuvada milli takımın kaderini etkilemiştir.

- euro 2000’de portekiz ile oynanan çeyrek final maçının 29. dakikasında, oyun henüz sıfır sıfırken, rakip kaleye yaptığımız orta sonrasında portekizli stoper fernando couto’ya yumruk savurmuş ve kırmızı kart görmüştür. maçın üçte ikisini 10 kişi oynayan türkiye, sahadan 2-0 mağlup ayrılmış ve kupaya veda etmiştir. yine milli takımın kaderini etkilemiştir.

- 2006 dünya kupası play-off'unda isviçre ile oynanan maçın 1. dakikasında saçma sapan bir penaltıya sebebiyet vermiş ve maçı henüz başta bitirmiştir. türkiye maçı 4-2 kazansa da dünya kupasına gidememiştir. bir kez daha milli takımın kaderini etkilemiştir.

- 4 mart 2020'de chp milletvekili engin özkoç'u yumruklamıştır.

sporda ve siyasette elle tutulur bir başarısı olmadığı için kendisini hep bu olaylarla hatırlayacağım.
türkiye cumhuriyeti tarihinin en büyük kara lekelerinden biridir. asla unutulmamalıdır.

her şeyden önce bir vatansever olarak utanıyor, yerin dibine giriyor ve üzülüyorum. şu son birkaç haftada yaşananlardan sonra yok yere şehit olan onlarca askerimizin sorumlusu ile yapılan bu anlaşmaya gücenmeyen, azıcık da olsa yüreği sızlamayan, en hafif tabirle haindir, satılmıştır. yatacak yeriniz yok hiçbirinizin.

edit: mesaj kutusunu dolduran sığırlara ithafen;

sen onlarca askerini şehit edenin karşısında sütten çıkmış ak kaşık kesil, hazine bakanından tut da dışişleri bakanına kadar, savunma bakanından tut da mit müsteşarına kadar el pençe divan dur, ceket ilikle, sonra da "bu türkiye için başarıdır, tayyip bey gerekeni yapmıştır bla bla bla" de. senin karakterine, ikiyüzlülüğüne, haysiyetine tüküreyim. şerefsiz.

edit2: "yurtta sulh, cihanda sulh" diyen atam'ın yolundayım, elbette savaş yanlısı değilim ben. savaşa hayır diyenlerin internetten, meydanlardan fişlenip gözaltına alındığı ülkede bilhassa. ki şehit edilen resmiyette 33 askere karşı senin ülke olarak ilk hamlen sınır kapılarını açıp suriyelilerle tehdit etmek avrupa'yı. kimin zoruna gitmez bu sözde anlaşma? bir dakika partizanlığı bırakın da vicdanınızı dinleyin. zira körü körüne aptal gibi savunduğunuz kişi ve kişilere yarın bir gün bizden çok söveceksiniz.
çok ilginç kafalar var. suudi arabistanı gerçek islamın merkezi olarak görenler diğer herkesi "mezhepçi" olarak tanımlıyor. dikkat ediyorum sürekli bir "mezhepçi" lafı dolanıyor ortalıkta. önceleri anlamamıştım şimdi dank etti:

anadolu alevisi, arap alevisi, şii vs. diğer tüm islam anlayışları birer mezhep iken, sunni islam mezhep değil islamın ta kendisi demek istiyorlar.

ciddi ciddi buna inanıyorlar :)
sahibinden ve letgo gibi ölücülerin ve fiyatları arşa çıkarmış satıcıların uzağında sadece sözlükçülerin kullanımına uygun ve mutlaka içerisinde yorum kısmının da olacağı bir pazar başlığı yada fasalitesi olsa fena olmaz diye düşündüren, artistin olmadığı bazar.
(bkz: artist ne ara la bazarda)
diziyi izliyorum ve z kuşağıyla ilgili farklı bir tespit ortaya koymak isterim.

yolda yürürken beni durduran liseli gençler para istiyor. dilencilere para verme alışkanlığım olmadığından yok diyorum.

öncelikle biz birilerinden bir şey istemenin ayıp olduğunu bilerek büyütüldük. kimseden bir şey istemezdik. z kuşağında gözlemlediğim dilenci gibi sigara isteyeni, açık açık para isteyeni...öyle muhtaç bir halleri de yok cebinde iphone olan, ayağında nike ayakkabısı olan bir kesim bunlar. o kadar çok rastladım ki bu dilenciliğe bu yaş grubu için doğal bi davranış olmuş belli ki.

bir dilencinin seks işçisi kadar değeri yok gözümde. bir insanın vicdanını, maneviyatını sömürenin hiçbir iyiliği haketmediği görüşündeyim.

edit: yanlış kelime
yaşıyorum
bok gibi pahalı
şöyle bişey anlatayım
markete gidiyosun birinde bira 13 lira birine gidiyosun 18 lirra
sen ambalajlı ürünü kafana göre satamazsın diyosun. işte satıyorum işine gelirse diyo. gelme kardeşim burada yapacağın 2 günlük tatili avrupada 4 gün yaparsın!
2003 yılında cem uzan in rte ye allahsiz demesinden sonra hiç bu kadar ağır* ifadelerle muhalefet yapıldığına şahit olmamıştım, gerçekten şok olmuş vaziyette, ağzım açık izledim. lafı dolandırmadan, rte ye açık açık "serefsizsin, haysiyetsizsin, onursuzsun, hainsin" demiş ve eklemiştir; "şeytansın".

bu konuşma ak partinin iktidardan düşme sürecinde kırılma noktalarından biridir. bu konuşmanin kartopu etkisiyle bütün muhalefete yayılmasini temenni ediyorum.
fırsatmış da maliyetmiş de serbest piyasaymış...

avrupa devletleri maske ihracatını yasakladı. yetmedi gene avrupa devletleri ülkelerindeki bütün maske stoklarına el koydu. avrupa'da piyasa serbest değil mi?

devlet stokçuluğa ve karaborsaya karşı tedbir alıyor, adım atıyor, birileri de kalkmış şurada sırf siyasal ideolojik rant kovalamak için serbest piyasa geyiği yapıyor. daha birkaç ay önce 30 kuruşa aldığım maskeyi geçen gün gerçek ihtiyaç için 5 liraya satın almak zorunda kaldım. neyin serbesti, neyin piyasasından bahsediyorsunuz!

neymiş, ihracat izne bağlanmış; çünkü yandaşlara izin verilecekmiş de ötekilere verilmeyecekmiş. avrupa ihracatı bütün olarak yasakladı, yetmedi bir de stoklara komple el koydu diyoruz, adam hâlâ yandaş mandaş diye anlamsız ideolojik safsatalarla suyu bulandırıyor. kafayı yemişsiniz siz kafayı... hastasınız. hastalıklısınız.

haktır hak. hatta avrupa gibi el koymalıdır devlet maske stoklarına. öyle ihracatı izne bağlamakla olmaz.
hala yüzde 40 diyenler ya aktrol ya umutsuz tayfa. imamoğlu nun kazanacağını söylediğimde benimle tassak gecenler, 600.000 den fazla fark atacağını söylediğimde beni akıl hastası ilan edenlerin tamami umudunu kaybedenlerdi. seçim oncesi entrylerim hala duruyor

ülkeyi animal farm gibi yönetenlere kötü haberim var

mevcut oyunuz 35 bile çıkmıyor, sandığa gitmeyecek seçmen bu sefer sizin secmen
herif doğru söylüyor. bana mı sordunuz cocuğu yaparken. hem mülteci ler hem evleri yok seks yapmayı bırakmıyorlar. tc'de insanlar maddi olarak tam ogunlaşmadığından 35-40 yaşına geldiği halde evlenemiyor. işi var para kazanıyor ama yeterli olmadığını düşündüğü için,
coluğu cocuğum rezil olmasın diye. yalan diyen yalan desin.
madem mültecisiniz. ne diy coluğunuzu cocuğunuzu rezil etmeye doğruyorsunz. hayvanlarda bile (kimseye hayvan demiyor yanlış anlama olmasın) kısırlaştırmanın amacı daha fazla hayvanın acı cekmemesi içindir. ama bunların umrunda değil. bu kadar bencilik olmaz. yazık günah o cocuklara. kepaze oluyorlar.
merhaba,

sizi tanımıyorum hatta sözlüğe geleceğinizi öğrenene dek kim olduğunuz hakkında da en ufak fikrim yoktu. lakin buraya geleceğinizi öğrendikten sonra mezun olduğunuz bölümü ve ibb’de bununla ilgili bir bölümde çalıştığınızı okudum. liyakatle orada olduğunuzu düşündüğüm için size başarılar dilerim.