iki yıl önce 1.2 milyonluk malımızı alan adamın çeki karşılıksız çıktı. bu kişi 2-3 yildir iş yaptığımız biri ve o güne kadar ticari hiç bir sorun yaşamamıştı. çek sorunlu çıkınca paranızın derdine düşüp araştırdık meğer adam dükkanını, arabalarını evini... v.s. her şeyi bu olaydan bir iki ay önce muhasebecisi, akrabası, eş - dostuna satmış görünüyor. tabi bu durumdan habersiz elimizdeki çek ile biz başbaşa kaldık. savcılığa şikayet ettik ama ne kanunen bir şey yapılabiliyor ne de hiç bir şeyi olmayan adama çek verip milyonlarca liraya aracı olan bankanın bir sorumluluğu var.
bu olaydan sonra adam 2 3 ay boyunca ortadan kayboldu, sosyal medya hesaplarını falan kapattı bu süreçte piyasada tek mağdur olanın biz olmadığını da öğrenmiş olduk. adam bizim öğrendiğimiz kadarıyla 45 50 milyon lira kadar vurgun yapmış. ve şimdi bu şahıs elini kolunu sallaya sallaya ortalarda geziyor. sosyal medya hesaplarını acmis ve oradan bakınca tatiller, fiyakalı kıyafet, arabalar falan takılıyor. ayrıca da yeni işler yapıp ticaretine de devam ediyor. sonuc olarak biz artık adama telefon edip rica ediyoruz, paramızı ödesin diye çünkü biz devlet veya mafya değiliz. adam asip kesecek insanlar da degiliz. işimizde gücümüze kendi ticaretini yapıp ve olabildiğince helal kazanip kendi yagimizda kavruluyoruz. yapacak başka bir şeyimiz yok.
olayin aslını bilmeden ve sadece videoyu izleyince herkesin bizim kadar sabırlı ve sakin olmadığını düşündüm nedense. adaletin ve düzenin olmadığı yerde böyle insanlar, yanlış yaparak kendi adaletini sağlamaya çalışıyor ne yazık ki.
Sık geçen başlıklar
karni kasinan bidon kafa 49
ekşi profilibir tane de istanbul havalimaninda bekliyoruz. tam bilal oğlanın tukkaninin yanına.
kemal sunal kesinlikle değildir. özellikle dinciler kendisinden nefret eder. bunun nedeni; filmlerinde ramazan, şaban gibi mübarek ay isimleri olduğundan ve sahte hoca karakterlerine giydirdiğinden onu dine düşman olarak tanımıyorlar.
turkiyede kimsenin nefret etmediği bir kişi olamaz sanırım çünkü biz nefretten beslenen bir toplumuz.
turkiyede kimsenin nefret etmediği bir kişi olamaz sanırım çünkü biz nefretten beslenen bir toplumuz.
ben böyle bir şartın olduğunu, olsa bile devletimizin (hükümet demiyorum) bunu kabul ettiğine çok ihtimal vermiyorum ama öyleyse biz bu f16 uçaklarını tarımsal ilaçlamada kullanabilirmiyiz diye düşündüm bu başlığı görünce. çünkü öyleyse geriye bir o kalıyor, bir de pilot eğitimi kalıyor.
varoş unvanı kazanmanın bile kilosu 500 liradan fazla olmuş. ekonomi çoğh eyii yeğen...
bir zaman iş görüşmesinde bana patron tarafından sorulan soruydu. "bilmem siz çağırdınız" diyerek cevaplamıştım. bu cevaptan sonra beni arayacağız söylemişti 10 yıldan fazla oldu halen aramadı kalleş.
tehlikeli bir iş yapmış kız. veliaht prens onu konsolosluğa çekip, fırında pisirebilir. sonra da parasını verip hakkında açılacak bütün davaları sona erdirebilir.
onbinlerce insan ölmüş, yardım ve müdahale ile ilgili bir çok sorun olmuş... bunlar yetmemiş insanların çadır beklediği kurum gitmiş sağa sola elindeki çadırları para ile satmış... bunları kavrayıp, dile getirip, istifa isteyenler foseptik faresi olmuş öyle mi? hem size ne amk. hükümet çıksın kınasın, açıklamasını yapsın siz kimsiniz?
halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bir açıklamadır. namuslu savcıların harekete geçmesi gerekmektedir.
edit: fare dediği insanlar onların en büyük sponsorunun (çaykur) sahipleri oluyor bu arada. parasını babasinin malı gibi harcadığı insanların bir kısmına hakaret ediyorlar yani.
halkı kin ve düşmanlığa sevk eden bir açıklamadır. namuslu savcıların harekete geçmesi gerekmektedir.
edit: fare dediği insanlar onların en büyük sponsorunun (çaykur) sahipleri oluyor bu arada. parasını babasinin malı gibi harcadığı insanların bir kısmına hakaret ediyorlar yani.
buna 2. abdülhamit han hazretleri sendromu diyoruz. kendi askeri darbe yapmasın diye donanmayi çürüten adamın hayranıyız çünkü.
mutfak yirmi bin derken... her ay mutfağın bir köşesine dolap falan mı yaptiriyormuş o arkadaş?
yerine 3 milyon suriyeli, afgan veya pakistanli alırız, akp-mhp iktidarı bu işi huzur içinde çözer. bu da dert mi?
makamına attırmış müdür. ben o makamın saygınlığına yaptığı şey için küfür etsem kendisine, halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmiş olurum ve tutuklanirim kesin.
i melih gökçek. bence ikizi gibi olurdu.
(bkz: opel tigra)
akp'li ve trabzonlu başka söze gerek var mı?
biz keyfin aslında bir ihtiyaç olduğunu bilmediğimiz için keyif deyip geçiyoruz.
edit: hayatta zevk alınan şeyleri yapmak aslında bir ihtiyaçtır. kimi bu zevki şirdan yemek olarak bulur, kimi de alkol alarak. kaliteli bir yaşam için zevk alınan şeyleri yapmak insanı bir ihtiyaçtır. biz millet olarak bu ihtiyacı yapamadığımız için bize sanki yapılmasa da olur gibi geliyor. bir insan alkol almayı yaşamak için bir motivasyon olarak görüyorsa tabiki bir ihtiyaçtır.
edit: hayatta zevk alınan şeyleri yapmak aslında bir ihtiyaçtır. kimi bu zevki şirdan yemek olarak bulur, kimi de alkol alarak. kaliteli bir yaşam için zevk alınan şeyleri yapmak insanı bir ihtiyaçtır. biz millet olarak bu ihtiyacı yapamadığımız için bize sanki yapılmasa da olur gibi geliyor. bir insan alkol almayı yaşamak için bir motivasyon olarak görüyorsa tabiki bir ihtiyaçtır.
üniversiteli kızların vay haline.
edit: aklıma şimdi geldi, odtü'de o ormanın içinde on numara mangal keyfi olur.
edit: aklıma şimdi geldi, odtü'de o ormanın içinde on numara mangal keyfi olur.
gel de bunlara laf anlat işte. ne desen ne yapsan kurşun bile işlemiyor.
benim anlamadığım olay; insanlar, her zeki veya iyi okul okumuş insana saygı duymak zorunda mıdır? saygı görmek istiyorsan bence daha fazlası gerekir.
"hakısın " derim ve haklı çıkmış olurum. uzatmanın anlamı yok.