Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
hiçbir şey tesadüf değildir. el temizliğine önem veren ülkelerde görülmüyor genelde.

bkz

yukarıdaki harita ile doğru orantılı coronavirus avrupa haritası.

temizlik kültürünü türk kültüründen alan balkanlarda hemen hemen hiç yok, sadece yunanistan ve diğer yerlerde bir iki vaka var.

öte yandan el yıkamada sonuncu ve gerçekten pis olan italyanlar'da ise git gide artıyor sayı.

italya'ya gidenler bilir, bir salça yapışları var(napoli'de gördüm) görseniz bir daha ülkeye adım atmaz, türk sokak satıcılarından her ürün aldığınızda adamlara sarılıp öpesiniz gelir.

edit: dil bilgisi hataları düzeltildi.
karbonat işe yarayabilir.

maxim rollon çok kuvvetlidir. aşırı terlemeyi engeller.

son çare botoks olabilir.

ek: beyler, beyenler; bu koku psikolojik değilse gerçekten varsa deodorant banyo önerilerinden daha fazlası gerekiyor. emin olun, koktuğunu düşünen kişi sizden on kat fazla beden kıyafet temizliği yapıyordur.
tdk'ye göre "namus"un anlamları:

1. bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet
2. dürüstlük, doğruluk.

yani aslında namus kafa yapısıyla, zihniyetle alakalıdır. yukarıdaki gibi beyinsizlerin uydurmalarına göre ise iki bacak arasındadır.

edit: "namus" diye bir kavram uydurup, onu da "cinsellik" üzerinden açıklamaya çalışmak karaktersizlik, iki yüzlülük ve cahilliktir. kendi özgür iradeleriyle iki kişinin sevişmelerini eleştirmek, bununla ilgili konuşma hakkını kendinde görmek cehaletin, hadsizliğin, samimiyetsizliğin dik alasıdır. asıl namussuzluk, birkaç kağıda imza atmadan sevişti diye bir kadının namussuz ilan edilip seviştiği adamın yüceltilmesidir. asıl namussuzluk, birkaç kağıda imza attırdıktan sonra torunu yaşındaki bir çocukla yatağa girmektir. iki kadının ya da iki adamın sevişmesi değildir namussuzluk, seviştiler diye onları öldürmektir. birbirine aşık iki kadını iğrenç tanımlarla yaftaladıktan sonra onları sevişirken izleyip ekrana boşalmaktır. eşcinsel erkeklerden tiksindiğini söyleyip, çocuk pornosu izlemektir. zorla karısının başını kapatıp, yolda gördüğü kadına laf atmaktır. benim öpüşmeme, sevişmeme hatta sarılmamam bile laf ettikten sonra gidip bir hayvana tecavüz etmektir.
-yola fırlayan her topun arkasında bir çocuk vardır.
- dizel aracınız varsa durduktan 45 saniye sonra stop edin.( turbo sağlığı için)
- dizel aracınızı vurdurmak zorunda kalırsınız geri geri vurdurun.
- dizel aracınız çok kısa mesafeler yapmanız dpf arızasına sebep olur.
- rölanti halinde titreme meydana geliyorsa ve aracınız sabahları geç çalışıyorsa enjektör arızası olabilir.
- bazı araçlarda içeriden kapı kilitleme tuşuna uzun süre basarsnız hareket ettiğinizde otomatik kapı kilitleme sistemi devre dışı kalır.yine yine aynı yöntemle devreye sokabilirsiniz.
- plakada vida varsa muayene den geçmez.
--- spoiler ---
* kuzey kore, coronavirüsü salgını nedeniyle çin'e vatandaşlarını sınırdan uzak tutmasını yoksa yaklaşanı vuracağını bildirdi.
--- spoiler ---

adamlardaki önlem anlayışına, krizle mücadele yöntemine, şu netliğe bir bakar mısınız. sınıra yaklaşana direkt head shot atacaklar. ama atmadan önce nazik bir şekilde uyarmayı da ihmal etmemişler. *
sadece türkiye'de 6 milyon ateist var bu bir

dünyadaki ateist sayısı ise müslüman sayısından fazla bu iki

son olarak da, zamanında dünya düz diyenlerin sayısı dünya küresel diyenlerden daha fazlaydı. yani olay nicelikte değil nitelikte bu da üç
bugün sabah duş aldıktan sonra külot bulamadım anamın donunu giydim. neyse hemen evden çıktım okula gittim. gün boyu oradan oraya koştur ders anlat hopla zıpla amuda kalk, o don hiç rahatsız etmedi tam tersi yayıla yayıla hareket ettim. dedim bari bizim oradaki çamaşırcıya uğrayım kendime birkaç anne donu alayım. girdim çamaşırcıya. anne donu aldım birkaç tane, sonra dikişsiz anne sütyeninden aldım sonra diz altı ince çoraplardan aldım sonra gittim paçası lastikli anane pijamasından aldım.

öyle işte.
anlatmak istedim.
the end.
pahalılıkla alakası yok. dünyanın en fazla kayısı, incir ve vişne üreten ülkesiyiz. hatta bal ve çilek üretiminde de dünya ikincisiyiz. böyle bir ülkede, fıstığı ezip şekerle karıştırmaya ihtiyaç duymazsın. bu yüzden de fıstık ezmesinin türk kahvaltısında yerinin olmaması normal.
5 mart 2020 tarihli washington examiner makalesi. yazıda erdoğan'a çok sert ifadeler kullanılmış, putin'in aslında yaptığı her hareketle erdoğan'ı aşağıladığı fakat cumhurbaşkanının sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmasına da anlam verilememiş. makale "atatürk mezarında ters dönüyordur" cümlesiyle sonlanıyor.
3 kere kadroya baktım internetten tolgay'ın oynadığından emin olmak için, 35 dk sahada görmedim, 35. dk'da da kendi salaklığından kaptırdığı topta rakibe tekme atıp sarı kart gördü.

dünya üstünde cehennemi yaşıyoruz fenerbahçe taraftarı olarak.

edit: allah senin bin belanı versin, faydasız herif. bir de penaltıya sebep oldu.

edit 2: takımı da 10 kişi bıraktı. dışarı çıkınca da stadı bombalar artık. iyice sik takımın anasını, sağ bırakma kimseyi.

sana lisans vereni, futbola yönlendireni sikeyim.

edit 3: seni bu akşam kadrodışı bırakmayan yetkilileri de sikeyim.
abilerimin bisikleti aşağıda depoda çürürken ve ben bisiklet sürmek istiyorum diye yırtınırken kimsenin bu isteğimi ciddiye alıp bana bisiklet sürmeyi öğretmemiş olması. yetişkin bir insanken kendi kendime öğrenmek çok utanç vericiydi. ve kendime ait hiç oyuncağımın olmaması. hep abilerimin eski, kırık dökük ve eksik parçalı oyuncaklarıyla oynadım. bir kız çocuğu olarak hiç kızlara ait oyuncağım olmadı.

edit: ha bir de annemin ben doğmadan yıllar önce yurt dışından aldığı oyuncak ispanyol bir bebek vardı. oynamak istediğimde izin vermezdi. o çok kıymetliymiş, kırılıp dökülmesini istemezmiş gibi davranırdı. yıllarca vitrinde hayran hayran baktım ama bir kere bile oynayamadım. sonra bir gün genç kız olan kuzenim o bebeği görüp “yenge bu çok güzelmiş, bunu bana versene” dedi. annem de “zaten vitrinde durup duruyor, al senin olsun” dedi ve o bebeği kuzenime verdi. o an 10 yaşımdaki halimle içimde hissettiğim sızı hala ara sıra o bebeği düşününce aynı yerden kalbimi sızlatıyor.
haksızca kazandıkları fenerbahçe maçından sonra utanmaz bir şekilde hakemi de yendik diyenlerin bu sefer hakemi yenemediklerini gösteren açıklama.

ulan bir de haklı olsalar birşey demeyeceğim ama zaten golden önce net faul var ortada. utanmazlıkları hala devam ediyor. beter olun.
ne adisiniz ya hiç mi dibi görmediniz?

sağlığı yerindeyse hiçbir şeyi sallamaması gereken insandır. bugün böyle diye yarını da böyle olacak diye bir şey yokturdur. insanoğlu bu düşer kalkar elbet devam eder, sürdürür. halleder.

halinden mutluysa sorun yoktur. allah daha da mutlu etsindir.

ha mutsuz mu, o zaman da silkinip yoluna baksındır. çevredekilerin olumsuz yargılarına kulaklarını tıkaması tavsiye edilir.
dörtlük yazma isteği uyandıran bir isim.

elif can'dır adım, soyadım yetim
müdür olmaktır abi niyetim
torpil istemekten başka yoktur yetim
kul hakkı yerim, ayırmam öksüz yetim.

selam ve dua ile...
akıllıca düşünülmüş, çocuk yaşta alıp iyi bir eğitimden geçirip nitelikli yetistirip ülkeye fayda sağlanabilir, sanırım bu kafayla alınan karar,

beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama adamlar her şeyden önce ülke menfaatlerini düşünüyor, bizim gibi ucuz kahramanlık, politik hesaplar uğruna ne olduğu belli olmayan kim varsa ülkeye doldurup ülke kaynaklarını peşkeş çekmiyor adamlar.

gelip başlıkta insan hakları, din, iman, ayrımcılık edebiyatı yapanların da hayal dünyasından çıkıp gerceklere göre olaya bakmasını tavsiye ederim.
(bkz: fake) iki dk google görsel arama ile ulaşabilirdiniz, portekiz'deymiş mekan. akıl var mantık var amk bu evin fiyatından çok, türkiye'de böyle bir ev, böyle zevk sahibi bir insan olma ihtimalinin bile fake olduğunu düşündürtmesi lazım.
link