beşiktaş'ın başında ligdeki ilk 6 maçında 1 galibiyet aldı. takım 6. haftayı küme düşme hattında 16. olarak kapadı.. o gün kovulması gerekirken, yönetim değişimi falan ayağına takımda kaldı..
sonra ne oldu? beşiktaş, abdullah avcı'nın saçma sapan taktiklerini terk etti ve özüne dönüp tempolu, hızlı futbol oynamaya başladı. bunu da abdullah avcı'nın kendisi belirtti, taktiğimizi değiştirdik diye..
sonuç? 7 maç, 6 galibiyet 1 beraberlik..
gel gör ki abdullah avcı denen zat, artık nasıl bir komplekse sahipse maçları kazanmaya başladıktan sonra birden, büyük takım oyunu oynayacağız, topa sahip olacağız yavaş yavaş tekrardan alışacağız vs diye konuşmaya başladı..
sonuç? 8 maçta 7 mağlubiyet..
ben hayatımda bu kadar kifayetsiz muhteris bir şahıs görmedim. ulan işte belli ki senin o çok bildiğin futbol gerçekleri bir işe yaramıyor? iyi kötü bir şekilde takım kendini bulmuşken ne diye yine takımı dinamitliyorsun?
beşiktaş'ı izlerken sene başından beri, eğer bu şahıs kendi o dahiyane taktiğini uyguluyorsa şunu görüyoruz..
top beşiktaş'ta ise caner erkin orta sahada konumlanıyor. takım 3-2-5 şeklinde allah'a emanet bir formasyona geçiyor. sonra ne oluyor? beşiktaş topu kaptırdığı anda rakip kendi sağından saldırıyor. caner orada olmadığı için sol stoper onun boşluğuna koşuyor. bunu yapan kim peki? ruiz ya da roco. yani, herhangi bir kaplumbağa ile 100 metre yarışına girseler kazanacakları şüpheli olan iki yavaş stoper..
haliyle bu adamlar sol kanada sarkan adamı yakalayamıyor, üstüne de kendi bölgesini boşalttıkları için bu sefer vida sol stopere geçmeye çalışıyor..
sonuç? bir ters top ve gol.. zira takımın defansı en az 15 metre fazladan sola kaydı ve defansın öteki tarafı hangar gibi açıldı.. erzurumspor maçını izlerken, caner'i her orta sahada gördüğümde resmen sinirden duvarları yumruklayasım geldi.. bu şekilde gol yediğimiz en az 20 pozisyon var sene başından beri.. ve bu adam, sırf komplekslerine yenik düşüyor diye göz göre göre bize bu şekilde gol yedirtmeye devam ediyor..
8 maça da aynı şekilde çıkıyor, 7 mağlubiyet alıyor ve hala daha büyük bir şaşkınlıkla niye diye kendi kendine soruyor. bu kadar açık bir gerçeği analiz etme yeteneğinden yoksun olmasını geçtim, adam 15 defa deneyip her seferinde sonuç alamadığı yöntemi 16. defa deneyip sonuç almayı bekliyor.. einstein'da dediği gibi; sadece aptallar sürekli aynı şeyi yapıp farklı sonuç almayı bekler..