Sık geçen başlıklar

shah caspian 26

ekşi profili
çocuk cinayeti > check ( şanlıurfa'da arabayla ezip öldürdüğü çocuk)

hayvan cinayeti > check ( film için öldürdüğü at)

kadına şiddet > check ( nebahat çehre'yi arabayla ezmesi, kafasına bardak koyup silahla ateş etmesi)

cinayete yardım ve yataklık > check (ephraim elrom'un katillerini evinde
saklaması )

bıçaklı saldırı ve yaralama > check (alper feyman'ı göğsünden yaralayıp, ilhan feyman'ın sustalı bıçakla boğazını kesmesi.)

cinayet > check (hakim sefa mutlu'yu öldürmesi)

yargıyı yanıltmaya çalışmak > check (sefa mutlu'yu öldürdükten sonra cinayeti yeğeninin üzerine yıkmaya çalışması ama başarılı olamaması)

terör örgütü faaliyetleri > check (hapisten kaçıp fransa'ya gittikten sonra terör örgütü lehine yürüttüğü faaliyetler ve yaptığı açıklamalar vs. )

adamın cv'si bu şekilde. eklemeyi unuttuğum daha çok daha fazla suçu vardır ama adamın suç dosyası aşırı kabarık yetişemiyoruz.
libya'nın kaçak yollarla ülkeye giren on binlerce işgalci sığınmacıyı silah zoruyla sınır dışı etmesi olayı. hem de yayan. link

biz yine çok insaflıymışız ki zafer turizm vs. otobüsle geri yollamayı planlıyoruz.

bir libya kadar olunamıyor işte. ortamlarda da güçlü devlet masalları anlatırlar.

edit: tır'ların dorselerinde tahliye işlemleri devam ediyor. link
çok saçma bir düşüncedir. madem öyle 12 eylül 2010 anayasa değişikliği referandumunda hdp boykot yerine hayır deseydi. şu an erdoğan cumhurbaşkanı bile olamazdı.

haydi onu da geçtim demirtaş önceki seçimde kendisi aday olmak yerine ekmeleddin'i destekleseydi. şu an çok farklı bir tablo vardı.

ince ya da oğan'a oy veren kişilerin kılıçdaroğlu'unu destekleyeceğini nereden çıkardınız ki ?
normal ülkelerde devlet suçluyu konuşturmaya itiraf almaya çalışır. bizimkinde suçluyu susturmak için devlet, adamın üstüne tetikçi yolluyor. böyle fantastik bir ortamın içindeyiz. adam, "organize suç örgütü üyesiyim lideri değilim, itiraf edeceğim bütün suçları." diyor. devlet, "yok itiraf etme." diyor. resmen bir sirkin ortasındayız.
istanbul teknik üniversitesi'nden yeni mezun olmuş bir mimarın başına gelmiş olan hadise.

görsel

link

--- spoiler ---

1750 tl. karın tokluğuna mimarlık? cuma günü metin barut architecture (mb mimarlık) tarafından iş görüşmesine çağırıldım. nispeten olumlu geçen görüşme sonunda 1750 tl maaş teklif edildi. başımdan kaynar sular döküldü, ben bu teklifi alan kişi olarak utandım ancak firmalar ve patronlar bu koşullarda insan çalıştırmaya utanmıyorlar. çok yeni mezun var, çok az iş var ancak mimarlar odası'nın belirlediği asgari ücreti geçtim devletin belirlediği asgari ücreti bile vermeyen, deneme süresinde sigorta yapmayan bu mimari ofislerin olduğu ve hiç çekinmeden böyle teklifler yapabildikleri bir atmosferde nasıl iş öğreneceğiz, nasıl karnımızı doyuracağız, mesleğimizi nasıl sürdüreceğiz? her gün her platformda mimarlık ve tasarım tartışan star mimarlar, hocalarım, patronlar, yöneticiler, mimar odaları neden %80'imizin içinde olduğu çalışma şartlarını da tartışmıyorlar? mimarlara asgari ücret bile layık görülmeyen bir ortamda neyin mimarlığını anlatıyorsunuz bize? biraz sesini çıkaracak gibi olanlar da olaylara münferitmiş gibi yaklaşarak ve öğrencilerin kalitesizliğinden şikayet ederek problemin ölçeğini hafife alıyor. tekrar soruyorum; mimarlara asgari ücret bile layık görülmeyen bir ortamda neyin mimarlığını anlatıyorsunuz bize?
--- spoiler ---
polonya'dan bildiriyorum. beyaz olmayan her halktan nefret eden agresif ırkçı slavlar. hatta beyaz olmalarına rağmen ukraynalılardan bile nefret ediyorlar. almanlardan da nefret ediyorlar. sanırım polonyalıların sevdiği hiçbir şey yok. her loser halk gibi bol bol nefret dolmuşlar başka bir şey yok. din imanla kafayı bozmuşlar. türkiye'nin hristiyan versiyonu gibi.
adamın sahte denilen diploması lise diplomasıymış. hani sahte üniversite diploması falan da değil. kıytırık lise diplomasını bile alamayan birinden bahsediyoruz. vizyon bu kadar. bu adam devletin en büyük bankalarından birini yönetiyor. mevzu bu.
pazarda bir şeyler satan ilk kadınmış gibi davranılarak yazılmış kıytırık bir hikaye. kızın tam yanında soğan satan teyze var aynı hikayeyi ona neden yazmadınız? cihangirli olmadığı için o teyzeyi kadından saymıyor musunuz ?
nüfusunun tamamı müslüman olan ülkelere bakın. suudi arabistan, iran, sudan, somali, türkiye, mısır vb. bir de nüfusunun büyük çoğunluğu ateist olan ülkelere bakın isveç, norveç, finlandiya, danimarka, japonya, güney kore vs. şimdi kararınızı verebilirsiniz. somali mi yoksa norveç mi ?
araç bozulup yolda kalıyor ve askerler 16 tonluk devasa aracı itip vurduramayacağı için öylece bırakıp yola devam ediyorlar. bunlar da yolda gördükleri boş aracı alıp ele geçirmiş gibi davranıyorlar.

ele geçirmiş olsalardı ve araç gerçekten bozuk olmasaydı o araç tırın üstünde olmazdı.
aslında tek bir şey var. türkiye'de yaşıyor olması.

en kötü almancı kekolara bakın altlarında bmw, ceplerinde eurolar. türkiye'de yaşasa adam yerine konulmayacak vasıfsız tipler milyoner olmuş. hayatlarını yaşıyorlar.

türkiye, insanı fakirlik içinde yavaş yavaş öldüren bir zindan olabilir.