Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
fatih altaylı yazısı. sabah sabah hislere tercüman olmuştur.

--- spoiler ---

chp'nin, daha doğrusu chp yönetiminin tabandan gelen sese kulak vermemem eğiliminde olduğunu görüyoruz, öğreniyoruz.

kemal kılıçdaroğlu, 13. seçim mağlubiyetine de, topluma ve muhalif seçmene “başarı” diye yutturmaya çalışıyor. yanında da “yalaka” ordusu “evet başarılıyız, kemal bey'i kutluyororuz” diyor. hayır kardeşim, başarılı falan değilsiniz.

türkiye açısından en önemli seçim dediğiniz seçimi kaybettiyseniz başarılı olduğunuzu iddia edemezsiniz. iki kişinin katıldığı seçimde, üstelik de ülke bu haldeyken ikinci olduysanız başarılı falan değilsiniz. oylar çalındı, diyemezsiniz… çaldırmasaydınız! göçmenler oy kullandı diyemezsiniz. kullandırmasaydınız!

göçmen seçmenleri bilmiyorduk diyemezsiniz. o kadar uyarıldınız, bilseydiniz! başarısızsınız! hem genel başkan hem de parti yönetimi olarak başarısızsınız! “yüzde 48 oy aldık” söyleminin arkasına sığınamazsınız. bakın çok açık yazacağım, kusura bakmayın.

oraya ismini anmak istemediğim ama çalışkanlığı ve merzifonlusu ünlü bir canlıyı bağlasa idiniz, o da zaten ikinci turda en az yüzde 48 alırdı. saksıyı aday gösterseydiniz, yüzde 48 alırdı. siz de benim kadar biliyorsunuz ki, yüzde 48 size verilmedi. o yüzde 48 siz gelin diye verilmedi. o yüzde 48, ak parti zihniyeti gitsin diye verildi. o yüzde 48 erdoğan'ın ülkeyi yönetme tarzına karşı verildi. ikinci turda erdoğan'ın karşısında kim olsaydı zaten en az yüzde 48 alacaktı.

sizin buna katmanız gereken bir yüzde 2,01 vardı, onu katamadınız… çünkü siz doğru aday değildiniz, yönetiminiz ise zaten çalışkan değildi. kazanamayacağınızı, size yıllar öncesinden söyledik. işin acısı siz de bunu biliyordunuz. aday olmanızdan önce, konuştuğumuz tüm belediye başkanlarınız, tüm milletvekilleriniz, “kemal bey adaylığı hak ediyor ama kazanması çok zor.

keşke aday olmasa” diyor sonra ekrana çıkıp “adayımız kemal kılıçdaroğlu” diye bağırıyordu. siz ise başta tuncay özkan olmak üzere yakın çevrenizdeki birkaç kişinin ve hemşeriniz, yakınınız birkaç gazetecinin, medya patronunun dolmuşu ile aday oldunuz. altılı masa türkiye açısından iyi bir fikirdi belki, uzlaşmayı, demokrasiyi temsil ediyordu bizim için. ama belli ki, bizim inandığımız ortak değerler için değil, siz o masayı adaylığınızı dayatmak için kurdunuz. ya da sonra buna dönüştünüz, dönüştürüldünüz. çünkü biliyordunuz ki, o masa olmasa iyi partinin çıkarması muhtemel bir aday, ilk turda sizi geçip 2. tura kalırdı.

imamoğlu'nun veya yavaş'ın veya akşener'in de katılacağı bir yarışta 2. tura bile kalamazdınız. şimdi anlıyoruz ki, o masayı erdoğan'ın yenmek için değil, kendi adaylığınız pekiştirmek için kurmuşsunuz. kendi küçük hedefinize ulaştınız ama yetmedi kemal bey.

ve emin olun, berbat bir çevreniz, berbat bir takımınız var. önce sizi aday olmanız için doldurdular. aday olduktan sonra cumhurbaşkanı seçilince de genel başkanlığı sürdürmeniz gerektiği konusunda doldurdular. kazansa idiniz söz parlamenter sisteme geçmemeniz için dolduracaklardı. hiç şüphem yok.

ve siz onlara uydunuz kemal bey. sevgili kemal kılıçdaroğlu. genel başkan olduğunuz dönemi hatırlayın. deniz baykal'ın mecburi istifasından sonra chp genel başkan ararken, adınızı ilk söyleyenlerden biriydim. israrla. çünkü yerel seçimlerde iyi bir rüzgar estirmiş, ekip çalışması yapabilen biri olduğunuzu göstermiştiniz. ve katıldığınız ilk teke tek'de siz de bunu söylemiştiniz. bugün de “artık yeter” diyorum.

siz iyi birisiniz kemal bey, biliyorum. ama çevrenizde toplananların sizi daha fazla kötü duruma düşürmesine izin vermeyin. yüzde 48 ile kalmaya çalışan değil, yüzde 48'e rağmen şerefiyle bırakan olun. *** ak parti olmasa bu chp barajı aşamaz yıllardır yazıp söylediğim bir şey var. ak parti diye bir şey olmasa, chp barajı bile aşamaz. bugün chp'nin varlık sebebi, seçmenin chp'ye oy vermesinin sebebi, bir takım doru düzgün insanın chp örgütlerinde hala çalışıyor olmasının sebebi ak parti'dir. ak parti'nin rejimle ilgili sorunları olmasa, kurucu değerlerle, laiklik ile ilgili sorunları olduğuna ilişkin bir algı yaşanmıyor olsa, insanlar ak parti'yi yaşam tarzlarına müdahale etme olasılığı olan bir parti olarak görmeseler, ak partili troller kendileri gibi düşünmeyen herkese düşmanca saldırmasa, ak parti özgürlükleri kısıtlamaya çalışan bir partiye dönüşmemiş olsa emin olun chp yüzde 10 barajını aşamaz, barajı yüzde 7'ye düşüren iktidara medyunu şükran olurdu.

sakın ola ki, “koskoca chp, atatürk'ün kurduğu parti, cumhuriyeti kuran parti baraj altı kalır mı?” demeyin. kaldı. 1999 seçimlerinde 8,7 oy aldı ve “koskoca chp” baraj altında kaldı. o seçimin 1. partisi ise yüzde 22,2 alan demokratik sol parti oldu. iddia ediyorum, bugün ak parti diye bir parti olmasa bu haliyle chp'nin alacağı oy en iyi ihtimalle budur. sorarım size, siz okurlara, pek çoğunuz bu chp'ye “kerhen” yani bir anlamda çaresizlikten oy vermiyor musunuz! chp yönetiminin halinden memnun olduğunun, aldığı belediyeler ile elde ettiği gücün onlara yettiğinin, oralardan sağladıkları imkanların, kendi küçük dünyalarında onlar için yeterli olduğunun, ülkenin geleceği konusunda onlara oy verenlerin dertlendiğinin onda biri kadar bile dertlenmediklerinin farkında değil mi chp'ya oy veren seçmen.

bu yüzden bir kısım seçmenin işçi partili vekillere daha fazla sempati duyduğunu anlamak çok mu zor! lafı fazla uzamdan söyleyeyim. bence kendini yenilemekten uzak, toplumun beklentisine kulağı kapalı, üslup olarak ying olan ak parti'nin, yeng'i olmaktan öteye gidemeyen bu chp'yi kapatmak ve “vakıf ya da müze” haline getirmek daha doğru olabilir. “atatürk'ün partisi kapatılır mı?” demeyin. bu chp zaten atatürk'ün chp'si falan değil. atatürk yattığı yerden kalksa diye başlayan cümleleriniz var ya, atatürk yattığı yerden kalksa(keşke), bugün ülkeyi yönetenlere bir dalardı ama bence önce işe chp'den başlardı.

ilk daldığı siz olurdunuz. atatürk yerinden kalksa, emin olun bu chp'nin kapısına kilit vururdu. *** kabine post erdoğan dönemin habercisi olacak herkesin aklında “cumhurbaşkanı erdoğan kimleri bakan olarak atayacak” sorusu var. niyeyse. ortalıkta listeler geziyor. bazıları komik olacak derecede mantıksız. mesela aynı kabinede hem mehmet şimşek, hem merkez bankası kavcıoğlu'nu bakan yapan liste gördüm.

bugünkü zırva ekonomi politikasına gönülden inanan kavcıoğlu ile bu politikanın süper hatalı bir politika olduğunu ekonomiden bir nebze anlayan herkes gibi farkında olan şimşek'in aynı kabinede olma ihtimali bana göre sıfırdır. eğer olursa, çok gülerim ve ülkenin geleceği adına çok endişelenirim. açıkçası içinde süleyman soylu'nun olmadığı bir bakanlar kuruluna da çok şüpheyle bakıyorum. ak parti bugün hala iktidarda ise bunda süleyman soylu'nun payının büyük olduğunu kimse inkar edemez. soylu'dan vazgeçmek demek, bambaşka bir politika demek!

açık söyleyeyim, son 10 senede erdoğan kabinelerinde kimin olduğu benim için hiç önemli olmadı. çünkü kim olursa olsun, politika belirleyici olan erdoğan'dı. tüm ak parti iktidarı boyunca ali babacan dışında hiçbir bakan'ın erdoğan'ın arzusu ve talebi dışında bir şey yapma ihtimali yoktu. bu yüzden de kim gelirse gelsin yoğurdu erdoğan gibi yemek zorunda idi. ama bugün kabineyi ben de çok merak ediyorum.

adı geçenler arasında iktidarda güvendiğim tek tük isim de var ama yazmam. yazarsam onlara zarar veririm. merakım onların yer alıp almaması ile ilgili değil, merakımın nedeni bu kez hem kabine, hem de şekillenecek parti yönetimi aynı zamanda “erdoğan sonrası” dönemin de habercisi olacak olması bir anlamda “halefini” bu kabine ve bu parti yönetimi gösterecek.

*** ne zaman insan oluruz? arsızlık, tutarlılık zannedilmediği zaman
--- spoiler ---

https://fatihaltayli.com.tr/…niz-o-yuzde-48i-alirdi
bu adam tam bir ibret vesikası. evrensel bazda hem de. bu denli arsız bu denli gurursuz bu denli cahil cesaretli davranarak başarı kovalayan ve sonunda başarılı da olamayan bir ikinci şöhret kişi var mıdır bilmiyorum. son defa inatla ve bencillikle rakibinin en zayıf anında ortaya çıktı ve onda da rezil olup oturdu aşağı. söylenecek bütün sözler hafif kalır buna. seçim sonrası ağlayıp af dilemesi ve istifa etmesi gerekirken sırıtarak buradayım ben diye açıklama yapıyor. bu adamdaki rahatlık erdoğan'da bile yok.
bu sapık, medeniyetsiz çöl bedevilerini ülkeye doldurup, destek olanlara hakkımı helal etmiyorum. emeği geçen herkesin allah belasını versin. umarım gözaltına alınıp, ağzıyla burnunu yer değiştirirler.

sinan oğan’a da sormak lazım. vicdanın rahat mı soğan ?
edit: bugün 23.00'de twitter space'de toplanıyoruz. kılıçdaroğlu istifa hareketi hakkında konuşacağız tweet

arkadaşlar valilikten izin alabilmemiz için ankara'daki mitinge katılacak olanlardan en az 5 imza daha toplamamız gerekli. imza toplandıkça entry'i editleyeceğim.

sevgili ekşi sözlük yazarları, valilik izinleriyle birlikte bir miting yapmak için süreci organize etmeye çalışıyoruz. bu noktada yaptığımız çalışmalarla ilgili twitter ve telegram sayfalarını takip edebilirsiniz. 24 haziran günü yapacağımız mitinge ankara’da olan bütün arkadaşlarımızı davet ediyoruz.

ayrıca belirtmek isteriz ki süreci tamamen şeffaf ve katılıma açık bir şekilde yürütüyoruz. isteyenler telegram grubumuza gelip tartışabilir hatta bizimle iletişime geçip elinden geldiğince katkıda bulunabilir. paramız, desteğimiz ya da gizli ajandalarımız yok. sadece haklı ve ortak taleplerimiz var!

taleplerimiz:

1- sayın kemal kılıçdaroğlu bu ve bundan önceki seçimlerde izlediği yanlış politikaların sorumluluğunu üstlenmeli ve görevinden istifa etmelidir.

2- "parti içi demokrasi"nin tesis edilmesi:

chp üst yönetimi parti içi reform taleplerini duymazdan gelmekte ve hatta bastırmaktadır. delegasyon sistemi, parti içi muhalefetin yükselmesini ve parti politikalarında belirleyici rol almasını engellemektedir. görünen o ki bu durum, partinin kılcal damarlarına kadar işlemekte ve parti politikalarının belli grupların tekeli altına kalmasına sebep olmaktadır.

3- "atatürkçü çizgiye dönüş"ün sağlanması:

chp hem kendi ideolojisinden hem de ülkemizin kurucu değerlerinden uzaklaşmıştır. "atatürk'ün çizdiği yolda" hareket ederek ülkemizin kurucu liderinin belirlediği ilke ve inkılaplarına geri dönmek zorundayız.
atatürk'ün mirasını taşıyan chp'nin, kurucu değerlerinden uzaklaştığını görmek pek çok kişi için hayal kırıklığı yaratmaktadır. partinin kurucu değerlerine saygı göstermeyenlere karşı bir duruş sergilenmesi gerekmektedir.
türkiye cumhuriyeti'nin kurucu lideri olan mustafa kemal atatürk'ün ilke ve inkılapları, en temel rehberimiz olmalıdır. hepimiz laik, çağdaş, demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkeleri etrafında toplanmalıyız. bu ilkeler, ülkemizin çağdaşlaşma sürecini başlatan ve türkiye'yi modern dünya ile entegre eden yegane rehberdir. ancak ne yazık ki, chp'nin bu konuda gereken iradeyi ortaya koyamadığını görmekteyiz. atatürk'ün ilke ve inkılaplarından uzaklaşan bir chp, ne yazık ki kendi öz değerlerinden ve kökenlerinden de uzaklaşmış olur. bu durum, partinin sadece geçmişiyle değil, aynı zamanda geleceğiyle de bağını koparır.

4- "halkın sesi"ne kulak verilmesi:

halka daha fazla temas etmek ve halkın ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, partinin başarısı için kritik önem taşımaktadır.

5- "yenilikçi genç tabanın" isteklerine daha fazla önem verilmesi ve bu tabanın parti yönetimine dahil edilmesi:

koltuk sevdası ve kadrolaşma eğilimi, partinin yenilikçi ve genç enerjisini engellemektedir.
artık kim gelirse gelsin seçimi kazanamaz, o tren kaçtı. 5 yıl içinde bütün mültecilere vatandaşlık verilir, bu da 2028 seçiminde yaklaşık 8-9 milyon arap oyu demek. akp 2028 seçimlerini de arap oylarıyla rahat kazanır. 2030 larda da araplar parti kurar ve ilerleyen yıllarda da tek başlarına iktidar olurlar. 50 yıl sonra da ülke tamamen araplaşır. bitirdiniz lan memleketi.
https://i.hizliresim.com/cpqveng.jpg

şuraya bakın.

daha ortada seçim yok bişey yok

birilerinin aradığı şeylere bakın googleda.

google trendste bile yer bulacak kadar çok ve farklı yerlerden arama yapılmış. hep de aynı tarih.

bunlar kim?

niye bunları arıyordu?

birilerine çok çok önceden çeşitli tarihlerde bu eylemler teklif mi edildi?

bir insan niye bunu arar lan?

bir insan gerçekte ölü olan, resmiyette ölü görünmeyen biri yerine gidip sahte kimlikle oy kullansa kim bilecek? veya gaiplik kararı olan birinin yerine? veya şuana kadar hiçbir seçime katılmayan insanların yerine? veya engelli insanların yani hiçbir seçime gitmeyenlerin yerine?
veya seçmen listesinde ya hayali insanlar varsa? o tc ve isimde biri yoksa? banka hesabı var mı? üzerine telefon hattı var mı? baktınız mı incelediniz mi? seçimden iki ay önce bizim binaya 20 tane sahte seçmen kaydı var diye fox tvye habere çıkan insanları görmediniz mi?

nüfus artışına kıyasla son 7 senede 4 milyondan fazla seçmen artışı var. kim bunlar? hadi 500 bini suriyeli arap vs dendi. kalanı kimler?

herşeyi seçmen mi yapacak lan?
napıyor bu muhalefet partileri?

banane lan, onursal adıgüzel bakıyormuş da bu işlere filan.. e adamı kovdunuz ilk tur sonrası?

muhalefet partisi derhal ekip kurup bu araştırmayı yapmalıdır.

yapmayan da defolsun.

kılıçdaroğlu istifa etmeden önce son görevini yap. sonra istifa et. bu seçim güvenliğini sağlamak benim görevim işim değildi. sizin işinizdi.

edit: ayrıca orada google trendste yazan rakamlar kişi sayısı değil puanmış. yani max 100 puan, popülerlik puanı. yüz puan zirve demek, en çok arama. birşeyin google trendse düşmesi için çok ama çok sayıda farklı yerden arama gerekiyormuş. ve bu aramalar seçime 1.5 yıl kala bolca yapılmaya başlanıyor.
kültürel anlamda araplara yakınlık duyan, araplaşmış asimile bir türk grubu mevcut ama genel anlamda doğru değildir. düşünsene yeryüzünde bir sürü millet var, sen git gelişmemiş, ilkel bir ortadoğu toplumuna yönel. vizyona bak...
avukatım,

bununla böbürlenmiyorum. dünyadaki en ağır işlerden biri, hele ki türkiye gibi boktan bir ortadoğu ülkesinde, hukukun olmadığı yerde bu mesleği yapmak, bu boktan düzenin başımıza getirdiği cahil cühela devlet memurları, icra müdür ve memurları, hakimler, savcılar ve bilumum adliye ve kurum çalışanları ile uğraşmak gerçekten berbat bir şey.

mesela bugün yaşadığım yoğunluk ve stresin maddi bir karşılığı olmadığı gibi, hiçbir kazancın da bu stres ve yoğunluğa değmeyeceğini söyleyebilirim.

tek dileğim bu ülkeden gitmek ve gittiğim yerde mutfakla ilgili bir eğitim almak. ben her gün kafam boşalsın diye bir saat boş boş duvar seyrediyorum! bittim!
bugün ev sahibimle hararetli bir görüşme yaptım.

kendisi koyu bir şekilde ak parti taraftarı, seçimden önce ve seçim sonrası whatsapp durumlarında fanatik bir şekilde paylaşımlarda bulunuyordu.

neyse, kendisine devletimizin %25 sınır getirdiğini söyleyince küplere bindi, her şeye 3 kat 5 kat zam geldiğini söyledi. açıklanan enflasyon oranına inanmadığını söyledi ben de bunun sorumlusunun kim olduğunu sordum kem küm etti cevap veremedi.

ben devletimize ve hükümetimize güvendiğimi, devletin %25 sınır getirerek halkı korumayı amaçladığını, burasının bir hukuk devleti olduğunu ifade ettim (!) ve siz buna inanmıyor musunu diye de sordum yine bir şey söyleyemedi kem küm etti.

çık ben oturacağım demeye getirdi ben de bu ağızları bildiğimi söyledim bilinçli olunca biraz geri adım atar gibi oldu, hafta sonu yüz yüze gelip konuşacağız, bir orta yol bulmaya çalışacağım.

ancak bu insanların iki yüzlülüğünü sindiremiyorum.
yatırımcıya para herşey demek değildir dedirten pasaporttur.
ulan memurlar az çok dışarı çıkıyor da avrupa'da falan imaj yerlerde kalmıyor şöyle iki gezen adam gibi davranan tipler bunlar.
siz ciksaniz fuhuşa, kumara gidiyorsunuz ilk önce.davranislariniz zaten tiksinç.surekli çıkış hakkını size verseler o pasaportlar çoktan iptal olur diplomatik boykotlar yerdik be.
libya'nın kaçak yollarla ülkeye giren on binlerce işgalci sığınmacıyı silah zoruyla sınır dışı etmesi olayı. hem de yayan. link

biz yine çok insaflıymışız ki zafer turizm vs. otobüsle geri yollamayı planlıyoruz.

bir libya kadar olunamıyor işte. ortamlarda da güçlü devlet masalları anlatırlar.

edit: tır'ların dorselerinde tahliye işlemleri devam ediyor. link
havuzun içindeki termometreyi değiştirerek havuzun suyunun sıcaklığını değiştiremezsiniz.

bu termometrenin markası, ister hamza yerlikaya olsun, ister nurettin nebati olsun, isterse mehmet şimşek olsun.
yavaş yavaş o çok gıpta ettikleri ümmetleri olan afganistana, pakistana benzemeye başladık. uğurlar olsun.
rabbim otobana, metrobüse, tramvaya topluca sıçtıkları zamanları da gösterir inşallah !
amin.
o değilde adam her ay düşüyor. yalnız taş gibi kalkıyor ve hiç birşey olmuyor. şu ekşi den 100 yazar biden'in düştüğü yerlerde düşse yarısı sakatlanır.
bir konuda cahil olmanın en kötü kısmı cehaletinin farkında olmamaktır.

bu farkındalığa sahip olmadığınızdan o konuda ağzınızı açar ve böyle rezil olursunuz maalesef.

senin, çağımızın filozofları ve düşünce dünyasında yeni kapılar açan fikirleri hakkında zerre bilginin olmaması filozof olmadığı anlamına gelmiyor be yavrum.
saha dışı bir etkenden dolayı sakatlanıp, 6+ ay sahalardan uzak kalacağı için galatasaray tarafından sözleşmesi feshedilmemiş, fatih terim'in romantikliği sayesinde hem tedavi masrafları karşılanmış hem de maaşı takır takır ödenmiş futbolcu.

bugün itibariyle omar, kazadan 2 yıl sonra feshedilen sözleşmesi nedeniyle galatasaray'a açtığı davayı kazanmış ve galatasaray kendisine 2,8 milyon € tazminat ödemek zorunda kalacaktır. fatih hocam kusura bakma ama bu tamamen sana yazar.

mauro icardi getirdiği şampiyonluk sonrası seks partisinde penisini kırsa benzer tazminatı ödesem inan koymaz ama galatasaray'a hiçbir şey katmamış bir futbolcu yılbaşı partisinde havai fişeği elinde patlattı diye sahip çıkıp koruduk. bir de üstüne tazminat ödüyoruz. te allahım…
karakterin adını sinan oğan koyup cehennemin kapılarını kapatma fikri cik aklımdan cik.
siyasi yasak riskiyle istese aday olamayacak denmiş kendisi için. olm siz böyle tayyip'in güttüğü eşekler olarak tayyip'i indirmeyi düşünüyorsunuz ya. allah da sizi güldürmesin :)

tayyip erdoğan 1999'da hapse girmiş, tsk+yargı tarafından süresiz olarak siyasetten banlamış birisiydi. "muhtar bile olamaz" diye gazete manşeti atıldı. bugün 26 yıllık akp iktidarının tek sebebi tayyip erdoğan'ın kendisinin ve temsil ettiği kitlenin geleceğinin iktidar tarafından dizayn edilmesine izin vermemesidir.

kısacası akp'liler sizin gibi "bizim liderimizi de iktidar belirlesin" deyip eşekliği kabul etmedi. akp'nin seçmeninin cahilliğine özeneceğinize dirayetine, siyaset zekasına özenin. kenetlenecekseniz iktidarın işaret ettiği kaybeden adamın değil kazanmış adamın arkasında kenetlenin.
burada lise ve amerika'da üniversite yıllarında çok çöktüler bana, bir çok arkadaşıma. hatta feto'nun yeğeni üniversitede sınıf arkadaşımdı. ailem bir yana benim de hayata bakış açıma çok ters şeyler cemaatler, tekkeler, abiler, bilmem neler. o zaman da benim için hiç bir değerleri yoktu şimdi de.

bu çok önemli değil aslında. ama şu an ortada iğrenç bir durum var. şu an hemen tüm siyasi parti bünyelerinde, mecliste, bakanlıklarda, bankalarda, okullarda kısacası hemen her yerde bir zamanlar bu genellikle beyaz çorap giyen tuhaf bıyıklı abilerle takılan, hoca efendi diye o delinin götünü yalayan, laf söyletmeyen, çok açık bir şekilde bu oluşumun içinde yer alan hatta hizmet eden insanlar var ve bu insanlar devran dönünce ezelden beridir en büyük feto düşmanıymışçasına rol yapıyorlar.

gerçi tamam, hadi bu karaktersizliğe de tamamım. ama, hele ki bu fetö damgalı insanların kendileri gibi yaşamayan, düşünmeyen insanlara fetöcü demesi yok mu? işte bu noktada kan gerçekten insanın beynine sıçrıyor.
maskenizi takın, mesafenizi koruyun. herkes kendine dikkat etsin. iş çok tehlikeli bir hale gelmiş. ben gencim bana bir şey olmaz ya da yaşlandım benden geçti demeyin. sokakta her yaştan çiftler gördüm. öpüşüp koklaşıyorlardı. ben aşılıyım. aşısı olanlar korkmasın.
arkadaslar artik acimak bizim kitabimizda yer almiyor. vicdan, empati, sagduyu bizi hicbir yere getirmedi. hatta ve hatta bu videodaki gibi gercekten gucsuz birine el kaldirsalar dahi sesimi cikarmam. kizanlara cem karaca'dan "beni siz delirttiniz". sarkisi gelsin. iste o yuzden ben de artik onlar kadar mankafa ve biraz da deliyim. ben ekonomiden, ranttan, talandan, suriyeliden, issizlikten, hukuksuzluktan yakinani gordugum an hangi partiye oy verdigini sorup beter ol insallah derim bundan sonra.
pirlom demokrat dedem benim ya. myk üyelerini falan istifa ettiriyor demokratlık dersi resmen. ha gayret dedem 100 yaşına kadar koltukta kalmaya devam. daha kaybedilecek çok seçim var. rte gider damadına kaybedersin. akp'nin sana çok ihtiyacı var.