debe başlıkları

Ekşi Sözlük Debe Listesi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. 30 ağustos 2018 dolar kuru

    daha geçenlerde dolar rabia esprisi yapıyorduk. ne günlerdi be o günleri geri verin.

  • 2. cemaat yurdunda dövülerek öldürülen çocuk

    gondermeyin arkadasim su yurtlara cocugunuzu. tecavuzler oldu yetmedi. diri diri yandilar yetmedi. doverek oldurduler yetmedi.

    cocuklariniz mi cok kiymetsiz, sizler mi akilsizsiniz anlamiyorum.
    gon der me yin. gon dert me yin.

    tanim: tek kelimeyle yazik.

  • 3. 30 ağustos 2018 beşiktaş fk partizan maçı

    her zaman söylediğim gibi bu takımın bel kemiği oğuzhandır. eğer bu takımla şampiyon olmak istiyorsan oğuzhanın anlaşabileceği 10 numara transfer edeceksin. sonra arkana yaslan ve takımın sikiş makinesine dönüşmesini izle.

  • 4. iki aya kalmaz toparlarız

    bir "başkanlık sistemine geçince uçarız" vardı, ne oldu ona?

  • 5. 2018-2019 şampiyonlar ligi d grubu

    öyle bir grup ki hiçbiri gruptan çıkamaz amk.

  • 6. 30 ağustos zafer bayramı

    gurur duyun...

    bugün zafer günümüz.
    bugün cepheye silah ve mühimmat taşıyan, siper kazan, cephede hemşirelik yapan, yara saran, demiryollarını tamir eden kadınlarımızın, şerife bacıların zaferidir...

    bugün, düşmanla gece gündüz çarpışan kara fatmaların, çete emir ayşelerin, tayyar rahimelerin, gördesli makbulelerin, kılavuz haticelerin, halime çavuşların, zeynep onbaşıların zaferidir...

    bugün, sütçü imamların, topal osmanların, şehit kamil beylerin, kara yılan'ın, demirci mehmet efelerin, yörük ali efelerin zaferidir...

    bugün, imalat-ı harbiye tezgahlarında mermi imal eden, silah temizleyen, süvari atlarını tımar edip cepheye hazır hale getiren türk çocuklarının zaferidir...

    bugün, "ben buraya kaçmaya değil ölmeye geldim" diyen diyap ağaların, "silahı olmayan türk ve müslümanların yerden taş alıp düşmana atması farzdır" diyen denizli müftüsü ahmet hulusi efendilerin, istiklal marşımızı yazan mehmet akiflerin, milli mücadele yazarı yakup kadrilerin, halide ediplerin zaferidir...

    bugün, taşıdığı mühimmatı yakalatmamak için kendini batırıp sonra tekrar yüzen rusümat 4'ün, bandırma vapurunun, istanbul-inebolu arasında mekik dokuyan silah kaçakçılarının, karakol örgütünün, hamza ve mim mim gruplarının zaferidir...

    bugün, 7.75'lik dolu top mermisini torna tezgahlarında inceltip 7.5'luk mermiye çeviren mühendis atıfların, hasan ve bekir ustaların, kendi kendine lokomotif kullanmayı öğrenen makinist hakkı ve eşref beylerin, muğla'daki düşman uçağını tamir edip polatlıya getiren vecihi hürkuşların, pilot rıdvanların, pilot ibrahim ethemlerin zaferidir...

    bugün, 39 derece sıtma ateşi ile düşman kovalayan fahrettin altayların, yaralı olmasına rağmen hastaneden kaçıp müfrezesi ile şehit düşen yıldırım kemallerin, baba oğul birlikte şehit düşen çetmilli ali çavuş ve evladı onbaşı mehmetlerin zaferidir...

    bugün, fevzi çakmakların, ismet inönülerin, sakallı nurettinlerin, reşat çiğiltepelerin, ali fuat paşaların, deli halitlerin, ayıcı asımların, kazım karabekirlerin, izzettin çalışların, şükrü naililerin, mustafa kemallerin ve şehit-gazi olmuş binlerce mehmetçiğin zaferidir...

    bugün 30 ağustos...
    bugün kadını, erkeği, genci, yaşlısı, çocuğu, subayı, astsubayı, neferi ile bütün türk milletinin zaferidir...

    gurur duyun...
    bayramımız kutlu olsun...

  • 7. türkiye'nin en kaliteli ünlüsü

    muazzam bir eğitim geçmişine sahip, ekonomist, hukukçu, kültürlü, sanatsever, edebiyatla ilgili, sporu takip eden, entelektüel, mizah anlayışı olan, tevazu sahibi, gurme... vedat milor. çok seviyorum, çok büyük saygı duyuyorum.

  • 8. seçimden sonra bırakacaktım ince güven vermedi

    15 milyona güven vermiş sayın kılıçdaroğlu'na güven vermemiş, ne güzel.

  • 9. jailson marques siqueira

    birkaç ay önce fm 2018’de galatasaray’ımıza aldığım, 6-7 sezon boyunca takımın belkemiği olan topçu. oyunda yorulmak bilmezdi, çalışkan ve güvenilir bir çocuktu. kefilim kendisine.

    iyi transferdir, fenerbahçe’ye hayırlı olsun.

    edit: 2020-2021 sezonunda göztepe deplasmanında birkaç ay sürecek bir sakatlık yaşıyor, oynatmayın o maç. bu da fenerbahçe’ye kıyağım olsun

  • 10. ekonomi kötüyse avm'ler nasıl dolup taşıyor

    ekonomik kriz yoksa reis niye "iki aya kalmaz toparlarız" diyor o zaman. neyi toparlıyor bu adam? sen koskoca ülkenin başkanına şizofren mi diyorsun lan yoksa.

    edit: ekleme

    edit:bu entry başlık taşınmadan önce başlığı açan kişinin şu entrysine cevaben yazılmıştır. her ihtimale karşı şunu da
    şuraya koyayım da.

  • 11. akademisyenlerin işe gelmemeleri

    lisede ogretmenler odasina alisiksiniz üniversite ortami yabanci geliyor size. her seyin bir usulu vardir. asistanlarin kanunen dogru duzgun bir gorev tanimi zaten yok onlarin kaderleri bolum baskanina bagli. o ne derse onu yaparlar. kidemli olanlar biraz daha rahat hareket ediyor is yoksa ogleden sonra gelir gibi.

    hocalar odada senin test kitabindan gelecek sorulari cozmeyecegi icin dursa ne olacak? hocanin okula ve ogrencilerine karsi sorumlulugu bitti mi durmasinin anlami yok. ha sabah 7'de gelip gece okulda yatan hocayı da gordum ama o adamin isi bittiyse seni beklemez. hakkari teknik universitesinde isler nasil yürüyor bilmiyorum ama cogu devlet universitesinde asagi yukari boyle. o senin etut ogretmenin degil orasi da lise degil. su kafayi degistir sonra daha rahat ulasirsin hocalarina.

  • 12. kadınlardan soğuma nedenleri

    seks yapmayı, erkeğe verilen bir ödül gibi görmeleri.

  • 13. atatürk'ün tek büyük hatası

    sagligina cok dikkat etmemesi.

  • 14. küskünler gitsin ak parti'ye oy versin

    edit: okumayı seven gencolara söylüyorum, şu entariyi de referans almanızı isterim.
    (bkz: #49930856)

    bir kılışdar vecizesi. kendisini tebrik ediyorum.

    dün yapılan parti meclisi toplantısında bütün mevzu yerel seçimde aday belirleme yönteminin nasıl yapılacağı ile ilgiliydi. ve anladık ki kılışdar ve etrafındaki dar kadro yerel seçimlerdeki belediye başkanlarını kendisi belirleyecek. muharrem ince olağanüstü kurultay toplama çağrısı yaptığında birkısım delegeye yerel seçimlerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği karşılığında imza vermemesi istenildi. imza verenlere geri çekmeleri karşılığında daha büyük vaadlerde bulunuldu.

    ben bir cumhuriyet halk partisi seçmeniyim, yıllardır entarilerimde partinin durumunu dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım ancak satır aralarında kaybolup gitti. son genel ve cumhurbaşkanlığı seçiminden önce de dilim döndüğünce şerh düştüm, erdoğan'ın ilk turda kazanacağını söyledim.

    "meclis aritmetiği açısından enteresan ihtimallerin yaşanacağını düşünsem de, erdoğan'ın başkanlığı konusunda tereddütüm yok..." (devamında erdoğan'ın lozan çıkışının nedenlerini ve önümüzdeki muhtemel sonuçları aktardım)
    (bkz: #76841930)

    (bkz: 24 haziran 2018 seçimleri tahminleri/@anarax)

    neyse, konu bunlar değil zaten ama olur da beni tanımayan birileri troll olarak yaftalarsa diye önden peşin peşin söylüyorum. malum, bilmem neci değilim ama diye başlayıp ters psikolojiyle algı yaratmaya çalışan tonla ebleğin deşifre olması yüzünden bunu ekleme ihtiyacı hissediyorum. ikna olmayan varsa da bütün entari arşivim ortada.

    seçimlerde chp'nin aldığı oy da belli, muharrem ince'nin aldığı oy da. bir çok kişi umutlarını muharrem ince'ye bağlamıştı ancak o da seçim gecesi ne olduğuna dair muamma nedeniyle ysk'nın önünde toplanma çağrısını saat 14.00'de ve 17.00'de yapmış olmasına rağmen sözünü tutamadı ve tonla şey yazıldı çizildi, altında ne tür bir durum olduğunu bilemediğimiz için o kısmı da geçiyorum, neticede 8 yıllık genel başkanın icraatleri karşısında yaralayıcı olsa da sözü dahi edilemeyecek bi' husus.

    seçim hezimetinin ardından üç gün sonra kemal kılıçdaroğlu aynen şöyle söyledi:
    koltuk sevdası olanların bu partide yeri yoktur. bu sözü net bir şekilde ince için söylemişti. parti içerisinden kimse de dönüp kendisine demedi ki, aga hayırdır, ne işsin sen?
    düşünün ki seçmen tek bi' ağızdan kılıçdaroğlu bıraksın diye resmen isyan ediyor, parti içerisindeki dengeler ise o koltukta bir yerel seçim geçirmesi için bastırıyor. nitekim hiçbir durumda seçmenin çağrısını ciddiye almayan kılıçdaroğlu, adil seçim rezilliğini yaşatan bilişimden sorumlu genel başkan yardımcısı onursal adıgüzel'i dahi görevden almadı, hesabı sorulmadı. bu vatandaşın bu iş nedeniyle chp'den ne kadar para aldığı üzerine dedikodular ayyuka çıkınca, vatandaş utanmadan ve sıkılmadan el ile doldurulmuş 35.000 tl değerinde bir makbuz çıkarttı. vatandaşın diline düştü, reziller rezili bi' hale soktu kendisini ama istifa etmedi...

    neden istifa etsin ki? kemal kılıçdaroğlu neden genel başkanlığı bıraksın?
    seçmen tamamen iyiniyetli olarak genel başkanlığın değişmesini ve yeni bir lider ile rüzgar yakalanarak siyasi iktidara karşı gerçek bir muhalefet anlayışı ile mücadele edilmesini istiyor ancak genel merkezin tek misyonu, siyasetçileri belli karanlık dengeler ölçüsünde belirlemekten ötesi değil, hiçbir zaman da olmadı, bu gidişle de olmayacak!

    bakın gözümüzün içine baka baka dalga geçiyorlar bizimle ve her durumda chp seçmeninin partiye oy vereceğine dair bir öngörüleri var. ne olursa olsun, seçim döneminde insanlar yeniden lanet eder ve sandıkta chp'ye oy verir diye düşünüyorlar çünkü bu koltuğa yapışma sevdası başka şekilde açıklanamaz. varsa açıklayacak birileri, ciddiyetle dinleyeceğim...

    partinin içinde işlerin nasıl döndüğünü merak eden varsa diye de, üç yıl önce yazmış olduğum bir entariyi şuraya bırakıyorum;
    (bkz: #49930856)

    ...

    uzatmadan; ben kılıçdaroğlu'nun bu restini görüyorum, uzun zamandır da görüyordum zaten. anladım ki seçmen tavır koymadığı sürece bu arkadaşlar bilmem kaç yıldır seçmeni güttükleri gibi genç seçmenine rağmen eski ali cengiz oyunlarını bırakmayacaklar. ben bu seçimlerde oy vermeyi düşünmüyorum. henüz sandığa gitmemek mi yoksa gidip de en yakın güçlü partiye mi oy verilmesi gerektiğine karar veremedim, seçim yaklaştığında bunun kararını vereceğim ancak bildiğim bir şey var; hiçbir koşulda bu partiye oy filan vermeyeceğim. yok akp belediyeleri alırmış, yok bu tavır bir işe yaramazmış, yok efendim kaybeden biz olur muşuz. ulan bunca yıldır siyasi iktidar bu kadar güçlenirken ne yaptınız, neye tampon oldunuz, neyinizden feragat ettiniz de utanmadan topu seçmene atma cürretini gösterebiliyorsunuz? parlamenter sistemin ruhuna fatiha bitirilip yerine bu başkanlık denilen tek adam sisteminin geleceğini bile bile siz oyun dışında kalmak en akıllıcası iken seçime girip meşrulaştırmadınız mı?

    (bkz: belediye seçimlerinde chp'ye oy vermiyorum/@anarax)

    sözün özü; önseçim yerine atama usulüyle belediye başkan adayları belirlendiğinde göreceksiniz; bu adamların derdi demokrasi, kalkınma, medeniyet seviyesini yakalamak filan değil, adamların tek derdi son atımlık kurşunlarını da sallamak: rant.

    sayın kılışdar reis; benden sana oy moy yok, hadi başka kapıya!

    bonus:
    (bkz: cumhuriyet halk partisi genç milletvekili adayları/@anarax)

    edit: zafer bayramımız kutlu olsun.

  • 15. belediye seçimlerinde chp'ye oy vermiyorum

    doğal olan durumdur. chp bitmiştir ve akp nin kuklası olduğu gerçeği anlaşılmıştır. tek görevi seküler kitleyi kontrol altında tutmak, arada yalandan atarlanıp gaz almak filan..
    eee görevi bittiğine ve ayyuka çıktığına göre kapatın artık partileri.. gerek de yok zaten ne meclise ne partiye.. artık göstermelik bunlar..

  • 16. tarık çamdal

    bu arkadaşın bir akrabası ile aynı taburda 1 yıl kadar beraber çalıştık. s-1 izine gidince asli gorevim uhdemde kalmak üzere s-1'lige vekalet ettim. bir gün yurtdışı izin dilekçesi ve planıyla yanıma geldi. hayırdır abi almanya'da akrabalar mı var dedim. evet benim yeğen evlenecek dedi. yeğenim dediği de tarık camdal imiş.

    gitti geldi almanya'ya, benim de galatasarayli oldugumu bildiği için imzalı fotoğrafini getirmiş tarık camdal'in. * abi kimle evlendi dedim, o zaman trabzonspor'da oynayan erkan zengin'in kardeşi ile evlenmiş. cekindigini fotoğrafları falan gösterdi inandık *. buraya kadar olan kısım hikaye tabii. can alıcı olayı aktarıyorum: bir akşam aile meclisinde otururlarken söz futboldan açılmış. erkan zengin tarik'a "abi sozlesmeni imzaladın mı, imzaladin. ee hiç kasmaya gerek yok. yap antrenmanını, otur kulübede al parani" demiş. türk futbolcusunun zihniyeti burda da yetisse avrupa'da da yetisse aynı olduğunu istisnalar haric bilin diye yazdım.

  • 17. yılda 120 gün tatil yapan ülke

    isveç'te norveç'te olsa medeniyet abi, adamlar aşmış, gelişmiş devlet. türkiye'de olunca auvvv.

    mükemmel bir ülkedir.

  • 18. bir paket prezervatifin 50 lira olması

    bir paket bebek bezi de elli tl. üstelik her gün en az üç dört tane kullanılırken.

    seçim sizin.

  • 19. ekonomik krizin faturasını ak parti'ye yüklemek

    böyle bir şey olabilir mi acaba?

    ülkeyi tek başına yöneten parti acaba sorumlu olabilir mi?

    ülkeyi yönetirken har vurup harman savuran anlayışı kim sürdürdü?

    edit; bu başlığı hortlatmamın sebebi, trollerin (bkz: ekonomik kriz varsa avm'ler neden tıka basa dolu) gibi başlıklarını solda görmekten sıkılmamdır.

    troller gündemin başlıklarını belirliyor, bizler de gündemde tutuyoruz.

    gündemde daha çok, (bkz: akp hükümetinin halen istifa etmemesi) gibi başlıkların olması gerektiğini düşünüyorum.

  • 20. protesto için canlı yayında soyunan kadın

  • 21. ali ağaoğlu'nun eski kız arkadaşının açıklamaları

    her an gidebilecek olduğu düşüncesi olmasa o mala mülke kazık çakabilse ali ağaoğlu'na katlanmaya devam edecek demek. kadın pisliğin teki.

  • 22. rüyaların geleceği gösterdiği gerçeği

    bakış açısı güzel ama çıkarım yanlış.

    (bkz: paralel evrenler teorisi)
    rüyalar daha ziyade past perfect tense zamanlıdır [işte bu fiilin tek uygun kullanım yeri burası amk.]

    vucudumuzdaki her organın, molekülün, atomun; bir işleyişi, bir hafızası ve genetik bir mücadelesi var. mükemmel mi? kesinlikle değil. ama çok daha iyi bir durumda. beynimiz de gelişmeye devam ediyor, arada kısa devre yapıyor, sıçıyor, syntax error veriyor falan ama işlemeye devam ediyor. inanılmaz bir genetik geçmişi var beynin. ve beyin vucuttaki en canlı organ.

    rüyaların veya rüyada gördüğümüz şeylerin büyük bir bölümü geçmişe ait. zaman ve mekan olarak. geleceğe yönelik gördüğümüzü varsaydığımız rüyaların ayakları da yine geçmişteki düşünceler, planlar ve işleyişle alakalı olduğu için soyut bir gelecekten bahsetmek mümkün değil rüyalarda. en ünlüsü elias howe'un hikayesi. rüyasında kabile reyisinin korkutmasıyla mızraklarının ucundaki iğneyi farkedip dikiş iğnesini bugünkü haline getiriyor ve tüm emekli & çalışmayan annelerin hayır dualarını göğsünde yumuşatıyordu.

    gördüğümüz rüyalar çok basit manada olmasa da pc'yi kapatırken çıkan güncelleştirmeler. beyin bu bilgileri uyku halindeyken işleyecek zaman bulabiliyor. odacıklara yerleştiriyor. nöronlar birbirine giriyor. kısa devreler oluyor. yanlış odaların kapıları çalınıyor. kimi yerlere destursuz giriliyor ve bu esnada beyinde bir kısa süreli fırtına yaşanıyor. beyin bunu gündüz yapamıyor. çünkü gündüz kafa itliğe, çakallığa çalışıyor.

    ben bunu daha çok darwin'in içgüdü yorumuna benzetiyorum.

    beyin o güne kadarki zevk ve algı yönelimiyle alakalı olarak işine gelen bilgiyi scan edip seçiyor. mesela gün içinde 15 bardak demli çay içen birisi bunu zor görebilir ama ben dün gece bir tarkan afişi gördüm eve gelirken, gece rüyamda tarkan'la hamsi tava mı buğulama mı diye birbirimizin yakasına yapışırken buldum kendimi.

    yalnız, kendimle alakalı yorum yapamadığım bir durum var uzun bir süredir devam ediyor bu rüya hususunda, hayrolsun inşallah. [alalım seyircimizin sorusunu]

    bir metin görüyorum rüyamda. vikipedi'den herhangi bir makaleden bir tanım olsun bu. bir paragraf. rüyamda bazen bunu okumaya başlamışken birden rüyada ayılıp, napıyorum lan ben, ne okuyorum bu ne diyorum. bunu çaktırdığım anda o tanımın ve yorumun sonu gelmiyor takılıyorum ve tıkanıp bitiyor. daha sonra bu rüyayı belirli aralıklarla görmeye başlayınca şöyle bir taktik geliştirdim; yine rüyama bir paragraf giriyor. bir tanım. kimyayla ilgili olsun, farklı bir metin, ayılıyorum, yine aynı rüya diyorum ama ayıldığımı çaktırmıyorum, hızla okumaya devam ediyorum ve bu kez o paragrafın sonuna kadar durmadan, imla ve mantık hatası yapmadan bir nefeste onu okuyup bitiriyorum. metin 5-6 cümleden oluştuğu için hemen ayılıp kaleme sarılınca cümlenin sonunu getiremiyorum, uçup gidiyor hafızadan.

    insan beyninin ve iradesinin sınırlarını bu zamanlarda daha iyi anlıyorum ben.

    4,5 milyar yıllık amortismanı var bu organların.
    götümüzü satsak ödeyemeyiz.

  • 23. galatasaray balı

    şampiyonlar ligi tarihinde ilk defa kolay gruba düştük, bir de galatasaray balı deniyor. real madrid ve juventus'un olduğu, barcelona, liverpool ve roma'nın olduğu gruplara dedemspor düşmüştü daha önce zaten.

  • 24. sıçtık kelimesinin mesleklerdeki terminolojisi

    tümünü şukela modunda okuyunca ilk 7-8 entrynin ekşi şeylere girdigini gordum. sadece aradan bir tanesini almamissiniz. teessuf ederim. yaptiginiz ipnelik ama.

  • 25. mustafa kemal atatürk

    30 ağustos zafer bayramı'nın baş mimarı.
    kendisinden ve önderliğinde bir an bile düşünmeden şehadete koşan mehmetçiklerimizden, bize bu vatanı canı pahasına hediye edenlerden, allah razı olsun.

    kısa bir zaman önce andrew mango'dan atatürk'ü okumuştum, okurken aldığım notları bu önemli tarihte sizlerle paylaşmak istedim.

    8.sf) malazgirt muharebesi’nde bizanslıları yenilgiye uğratan selçuk türkleri yaşadığımız toprakları eline geçirdi. ellerine geçen topraklara rum/rumeli adını verdiler. osmanlı aynı şekilde balkanlara “rumeli” demeye devam etti. küçük asya için yunancada “doğu” anlamına gelen anatol sözcüğünden türetilen anadolu adı kullanılmaya başladı.

    9.sf) islam’a dönen transilvanyalı bir macar olan ibrahim müteferrika arap harfleri kullanan matbaayı açtı(1727) birkaç yıl sonra kapatıldı. (sebebi ise atalarımızın çok kitap okuması… tarihimiz sürekli ilk açılan matbaa diye anlatır. halbuki ilk kapatılan matbaa olarak anlatmak; günümüz ve geleceğimiz daha hayırlı olsa gerek. )

    13.sf) 1843’te yapılan sayımda ülkenin toplam nüfusu: 17 milyon(12.5 milyon müslüman, 2 milyon rum)

    17.sf) 23 aralık 1876 -ilk osmanlı yasası kanun-i esasi.
    19 mart 1872 - parlemento toplandı.
    14 şubat 1878 - ikinci abdülhamit parlementoyu kapadı.

    18.sf) 1878-1908 arasında istanbul hükümeti 18 kez el değiştirdi. anadolu’daki ermeni isyanlarına müslümanlar orantısız karşılık verdi.
    abdülhamit artık batı’nın gözünde ‘’kızıl sultan(le sultan rouge)”

    21.sf) abdülhamit’in en büyük başarısı osmanlı imparatorluğu’nu barış içinde uzunca bir süre yaşatmasıdır. 1879’daki yunan savaşı kesin zaferle sonuçlanan tek savaştı.

    29.sf) bir çift mavi göz 13 mart 1880/12 mart 1881 arasında doğdu.

    31.sf) ali rıza bey, zübeyde hanım’dan 20 yaş büyük. baba tarafının arnavut olduğu söylenir.

    32.sf) kardeşleri: fatma, ömer, ahmet, mustafa, makbule*, naciye

    34.sf) ali rıza efendi, işinin kötü gitmesi sonucu psikolojik olarak çok zor duruma girdi. gözle görülür bir şekilde eridi, gitti. içkinin de etkisiyle bağırsak iltihabı tanısı koyuldu. aile gelenekleri onu başarısız bir insan saymıştır.

    37.sf) kılıç ali, “mustafa daha küçükken giyimine çok düşkündü, yetişkin gibiydi.”
    zübeyde hanım, “ nazik, utangaç, herkes tarafından sevilen bir çocuk.”
    doktorlar, “ uykusuzluk, kabızlık, çeken utangaç bir insan.”

    38.sf) “ çocukluğumdan beri bir tabiatım vardır. oturduğum evde ne kız kardeş ne de ahbap ile beraber bulunmaktan hoşlandım. ben yalnız olmayı çocukluktan çıktığım zamandan itibaren diama tercih etmiş ve böyle yaşamışımdır.”

    39.sf) adı mustafa olan matematik öğretmeni, bu üstün yetenekli öğrencisine yakınlık duyuyor ve onu çok beğeniyordu. bir gün küçük mustafa’ya: “oğlum senin de ismin mustafa, benim de… bu böyle olmayacak. arada bir fark bulunmalı, bundan sonra adın mustafa kemal olsun” dedi. selânik askerî rüşdiyesi’ne mustafa adıyla giren zübeyde hanım’ın oğlu, 1895 yılında bu okulu başarılı olarak bitirdiği zaman, artık “mustafa kemal” olarak anılacaktır. (kemal: bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik)

    41.sf) zübeyde hanım, ragıp efendi ile evlenince gururuna yediremez evden ayırılır.

    43.sf) mustafa kemal şiire heveslendi, öğretmeni engelleyince edebi osmanlıca alanında kendini geliştirdi. sonraları kusursuzlaşacak hitabetinin temeli manastır’da atıldı.

    44.sf) mustafa kemal, fransızcaya büyük ilgi duydu. yaz tatilinde hristiyanların verdiği kurslara gitti. geç yaşta iyi seviyede konuşur oldu. fransızcayı avrupa’nın anahtarı olarak görüyordu.

    46.sf) mustafa kemal, harbiye’de sıklıkla yediği pilav ve kuru fasulye en sevdiği yemekti.

    47.sf) mustafa kemal, mevlevi tarikatlarında “hu!” çekmiş. aynı tatilde dans etmeyi ve vals öğrenmişti. arkadaşları ile sık sık beyoğlu’na giderdi.

    48.sf) “fakat ne yapayım ki içmeye mecburum; kafam çok ama çok beni mustarip edecek kadar çok hızlı çalışıyor… içmediğim zamanlar uyuyamıyorum; ıstırap içinde bunalıyorum.” (hasan ziya soyak’ın hatıraları)

    49.sf) mustafa kemal önceleri sadece bira içerken harbiye üçüncü sınıfta ali fuat cebesoy sayesinde büyük ada’da rakının tadına bakmıştır.

    50.sf) “harbiye senelerinde siyaset fikirleri baş gösterdi. “
    1889 ittihad-ı osmani, 1895’te ittihat ve terakki ismini aldı ve 1905’te başarılı bir darbe yaptılar.

    53.sf) mustafa kemal, ali fuat, ömer naci harbiye yıllarında gizli gizli gazete açıp, siyasi eleştirilerde bulundular.

    56.sf) siyasi işlere girdiği için sorgulandı. başarı sırasına göre balkanlara atanması gerekirken geçirdiği sorgulamadan dolayı şam’a bir süvari kıtasına memur oldu.

    62.sf) mustafa kemal, vatanın yıllardır süregelen çöküşünün son safhalarını yaşadıklarının farkındaydı. şam’da görev yapmasına rağmen aklı sürekli balkanlar, selanik ve istanbul’daydı. vatan ve hürriyet cemiyetini kurup, yafa ve kudüs’te örgütlenme çalışmalarında bulundu.

    64.sf) mustafa kemal sahte raporla selanik’e –aklı her daim orada- gidip cemiyetin orada örgütlenme çalışmalarını yönetti.

    66.sf) ali fuat paşa, suriye-filistin’de geçirdikleri vakit sonrası mustafa kemal’in araplarla hiç samimi olamadığını milliyetçiliğinin tohumlarının bu topraklarda atıldığını söyler.

    72.sf) mustafa kemal dostları ve tanıdıkları sayesinde 3.ordu komutanlığı kurmaylığına atanır. ittihat ve terraki cemiyeti’ne katılır.

    74.sf) mustafa kemal, cemal paşa’ya “eğer şunun bunun teveccühünden kuvvet almaya tenezzül ederseniz, halinizi bilmem fakat atiniz çürük olur.”

    78.sf) 23 temmuz 1908 resneli niyazi ordu komutanı osman paşa’yı kaçırdı. enver paşa, meşrutiyetin ilan edildiğini açıkladı.

    80.sf) 24 temmuz 1908 abdülhamit kanun-i esasi’yi yürürlüğe koydu.

    84.sf) “meşrutiyetten sonra bütün eshas meydana çıktı. o zamana kadar saf ve nezih çalışıyorduk. ben herkesi böyle biliyordum. şahsi nümayişleri çirkin buldum. bazı arkadaşların hareketlerini şayan-ı tenkit gördüm. tenkitten içtinap etmedim. bu fenalıkları bertaraf etmek için ilk düşündüğüm tedbir, ordunun siyasetten çekilmesi fikridir. bunu diğer arkadaşlar caiz görmüyorlardı.”

    96.sf) mustafa kemal, 5. ordu komutanı hasan tahsin paşa’ya sunduğu ağır askeri eleştiriler sonucu istanbul’a çağrılır.
    hasan tahsin paşa bir sene sonra selanik’i yunanlılara teslim eder.
    mustafa kemal, doğduğu evi, doğduğu şehri bir daha göremez.
    mustafa kemal, trablusgarp’a atanır. trablusgarp yolcuğu başarılı olur.

    102.sf) enver binbaşı abdülhamit’in yeğeni naciye sultan ile nişanlanır.
    teşkilat-ı mahsusa kuruldu.

    103.sf) ittihat ve terakki kaybettiği seçimi fesh edip tekrar seçim (sopalı seçim) yapar, iktidara gelir.
    mustafa kemal “şerif” adında bir gazeteci olarak libya’ya gider.

    106.sf) mustafa kemal, ayn mansur kampı’ndaki çatışmalarda gözü mikrop kapar.
    arapların cephede para karşılığı savaşması yetmezmiş gibi daha çok para kazanmak için bilerek kötü savaşıp savaşı uzatma çabaları mustafa kemal’i çok sinirlendirir.

    110.sf) mustafa kemal, bingazi’de geçen bir yılda askeri becerilerini ve dehasını bir kez daha kanıtlamıştı. fakat parlamento’nun yayınladığı teşekkür listesinde adı yoktu. en başta enver paşa’nın ismi vardı.
    mustafa kemal “ben napolyon’u hiç sevmiyorum; çünkü napolyon her şeye kendi şahsını sokardı. mücadelesi muayyen bir dava için değildi; kendi davası içindi. işte bu cihette bu gibi adamlar için gayri kabil-i içtinap(kaçınılmaz) olan felakete uğrardı.’’ sözünü ettiği bu tip adamlar arasında enver’in bulunduğu açıkça belliydi.

    111.sf) 13 ekim 1912’de özerklik isteyen bulgaristan ve sırbistan osmanlıya ültimatom verdi.

    112.sf) 29 ekim-15 kasım arası balkan ittifakı(400 bin), osmanlı doğu ordusu’nu(112 bin) bozguna uğrattı. kaçınılmaz. osmanlı güçsüz, cevap veremiyor. –bir hikayeye göre bulgar ordu komutanı edirne’ye varınca kral’ına selimiye’yi yıkalım mı? diye sorar. kralın verdiği cevap eğer selimiye’yi yıkarsak tarih önünde asla cevap veremem-

    114.sf) mustafa kemal 21 kasım’da gelibolu yarımadası ile çanakkale boğazını korumak için bolayır’da toplanmış ‘bahr-i sedit boğazı kuvay-ı mürettebesi (akdeniz birleşik gücü) harekat şube müdürlüğüne getiriliyor.(ali fethi okyar sayesinde.)

    115.sf) 23 ocak 1913’te bab-ı ali baskını… yeni sadrazam mahmut şevket paşa.

    116.sf) yeni hükümet barışı reddetti, taarruza geçildi, başarısız olundu.

    117.sf) mustafa kemal ve ali fethi istifalarını verdi.

    119.sf) 11 haziran 1913 mahmut şevket paşa öldürüldü. sait halim paşa göreve getirildi.
    21 temmuz 1913 edirne’ye girildi. edirne’ye giren ilk birlik mustafa kemal’in tugayı olmasına rağmen enver ikinci fatih ilan edildi.

    122.sf) mustafa kemal 27 ekim 1913 tarihinde sofya’ya askeri ateşe olarak atandı.

    124.sf) talat paşa’nın isteğiyle enver harbiye nazırı atandı. padişah bunun gazeteden öğrendi.
    enver paşa 1000 subayı emekliye sevk etti.
    cemal paşa bahriye nazırlığına atandı.
    liman von sanders genelkurmayın ve harbiye nazırlığının yetkisini aldı.

    129.sf) mustafa kemal sofya’da ‘halkçılık’ ilkesinin temellerini benimsedi.

    131.sf) sait halim paşa önerisi ile 2 ağustos 1914’te almanya ile antlaşma imzalandı.

    132.sf) goeben ve breslau > yavuz ve midilli

    137.sf) mustafa kemal defalarca enver paşa ve cemal paşa’ya askeri görev için mektup yazar. enver paşa kafkasya’ya gidince vekili ismail hakkı 19.tümen komutasına mustafa kemali getirir.

    141.sf) yarbay mustafa kemal 19. tümen komutanlığı için bölgeye gider fakat hiçbir askeri kurum 19. tümen’i bilmez.
    mustafa kemal 57. alay ile maydos’a hareket eder.
    seddülbahir ‘de mehmet adlı bir çavuş tüfeği kitlenince yerden aldığı taşla ingiliz denizcisine saldırmıştır. mustafa kemal bu ismin ülke geneline yayılmasını sağlamıştır; “mehmetçik
    19.tümeni güçlendirmek için 72-74. alaylar ikmal edilir. mustafa kemal, arapları eğitimsiz olduğu için kabul etmez.

    142.sf) liman von sanders 5.orduya atanır.

    144.sf) mustafa kemal 9. tümenden geri çekilen askerler görür.

    niçin kaçıyorsunuz? dedim.
    -efendim düşman! dediler.
    düşmandan kaçılmaz.
    -cephanemiz kalmadı.
    cephaneniz yoksa süngünüz var!
    -mustafa kemal, 57. alaya ulaşınca “size ben taarruzu emretmiyorum ölmeyi emrediyorum. biz ölünceye kadar yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir.”
    -25 nisan’da mustafa kemal conkbayırı’nı elde tutmayı başarır. ertesi gece 77. alay(araplar) paniğe kapılıp kaçınca durum kritikleşir.

    mustafa kemal ‘imtiyaz’ nişanı alır. liman von sanders’in kurmay başkanı olarak atanır.

    145.sf) mustafa kemal, enver paşa’ya telgraf çeker, içeriği; liman paşa’yı eleştiren ağır yanlışlarını söyleyen telgraftır. bunun sonucunda mustafa kemal sağ kanadın kuzey komutanlığına getirilir.(kolordu)

    146.sf) 1 haziran’da mustafa kemal albay rütbesine terfi eder.

    149.sf) liman von sanders 11.tümenin komutasını verir. anafartalar grup komutanı albay mustafa kemal.

    151.sf) mustafa kemal elde ettiği büyük başarılar ardından enver paşa’nın gelibolu ziyareti sırasında kendisine ziyarette bulunmaması sonucu istifa eder.
    enver paşa, liman paşa’nın isteği doğrultusunda özür diler ama mustafa kemal kabul etmez. kendisi daha büyük fırsatları bekler. mustafa kemal alman subaylarla kavga eden türk subayını liman paşa’ya teslim etmez, araları bozulur. istanbul’a gider.

    156.sf) istanbul’a padişaha “gazi” unvan verildi. başarılı komutanların onore edildiği törende mustafa kemal’in ismi bir kez dahi geçmedi.

    158.sf) mustafa kemal’e 16.kolordu komutanlığı verildi. tuğgeneral rütbesine terfi etti.(ertelenmiş terfi)
    mustafa kemal paşa’nın birinci dünya savaşı’ndaki son rütbe.

    165.sf) mustafa kemal 7.ordu komutanlığına kabul etti. (falkenhayn’a engel olmak için)

    168.sf) enver paşa, falkenhayn tarafını tutunca mustafa kemal istifa ediyor.
    sina cephesi yarılıyor, kudüs düşüyor.

    171.sf) mustafa kemal veliaht mehmet vahdettin ile almanya ziyareti yaptı.

    176.sf) vahdettin, damadı enver paşa’yı genelkurmay başkanlığına getirir.
    mustafa kemal 7.orduya tekrar atanır.

    180.sf) bu cephede kararsız hareketlerden ve savaştan bıkan 300.000 asker kaçar.
    liman von sanders görevden alınır. yıldırım orduları komutanı mustafa kemal olur.
    mustafa kemal buna rağmen başarılar gösterir.
    30 ekim 1918’de mondros mütarekesi imzalanır.
    istanbul’dan geri çekil çağrısı gelmesi üzerine mustafa kemal “mondros teslimiyetini tanımam ateş açarım.” der. sonrasında görevden alınır.

    189.sf) 1 kasım 1918 enver, talat, cemal alman zırhlısı ile berlin’e kaçtı.

    190.sf) 8 kasım 1918 ingiltere musul’u işgal etti.
    devlet izin vermediği için mustafa kemal el altından silahla direniş gösterdi.

    191.sf) 21 aralık 1918 adana, fransızlar tarafından işgal edildi.

    193.sf) 13 kasım 1918 mustafa kemal haydarpaşa’dan boğaza bakar. 61 parçalık düşman donanmasını görür ve der “geldikleri gibi giderler.”
    196.sf) mustafa kemal finanse ettiği “minber” gazetesini çıkartır.
    vahdettin ile ilişkilerini ilerletir.
    mustafa kemal bütün vaktini teşkilatlanma için harcar. yakın çevresi yavaş yavaş oluşmaya başlamıştır.
    20. kolordu komutanı ali fuat paşa
    15. kolordu komutanı kazım karabekir
    jandarma komutanı refet bele

    204.sf) damat ferit 4 mart’ta ittihat ve terakkicilerden arındırılmış hükümet kurar.

    211.sf) mustafa kemal 9.ordu müfettişliğine geniş yetkilerle atandı.

    215.sf) bandırma limanından ayrılmadan evvel itilaf güçleri tarafından aranır. mustafa kemal “ahmaklar*! biz kaçak eşya veya silah götürmüyoruz. azim ve iman götürüyoruz. bunlar bir milletin istiklal aşkını ve mücadele azmini takdir edemezler. bütün güvendikleri maddi kuvvettir.” diye bağırır.

    216.sf) 1918 kasım’da bir röportajda “kuvvetli olmak, manen, ilmen, fennen, ve ahlaken kuvvetli olmak demektir. askeri kuvvet en sonda gelir.”

    221.sf) mustafa kemal, samsun’dan ayrılırken arabası bozulur ve yaya devam ederler. isveççe orijinal halinden şunu söylerler. “dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar, güneş ufuktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar. sesimizi yer, gök, su dinlesin, sert adımlarla her yer inlesin.” bu sözler istiklal savaşında çarpışan genç subayların marşı olur.

    224.sf) mustafa kemal 13 haziran’da havza’dan amasya’ya hareket eder.

    226.sf) 9 temmuz’da mustafa kemal 3.ordu müfettişi olarak son emrini verir. “padişah yanlısı telgrafhaneler askeri mahkemede yargılanacak.”

    232.sf) mustafa kemal istifa eder. 3.ordu’nun yeni müfettişi kazım karabekir rütbesi mustafa kemal’i üst rütbeli komutan gibi selamlar, emri altına girer.

    235.sf) erzurum kongresi 23 temmuz 1919’da gerçekleşir.

    241.sf) sivas kongresi 4 eylül 1919’da geçekleşir.

    247.sf) 30 eylül damat ferit istifa eder.

    böylece mustafa kemal dört ay içinde kendisini anadolu’ya göndermiş olan sadrazamın makamdan indirilmesini sağlamış olur.

    250.sf) mustafa kemal yeni hükümet için vahdettin’e teşekkür etti.

    251.sf) mustafa kemal bir toplantıda şu nazireyi okudu:
    “vatanın bağrına düşman dayadı hançerini
    yokimiş kurtaracak bahtı kara maderini!”
    sözlerinin devamına “ulusun yüreğinden başka bir kemal çıktı.” dedi ve ekledi.
    “vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
    bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!”

    259.sf) 1919 sonbahar seçimlerinde mustafa kemal erzurum mebusu seçildi.

    260.sf) 20 aralıkta istanbul hükümeti mustafa kemal’in ordudan uzaklaştırılması emrini kaldırdı, madalyalarını iade etti.

    264.sf) mustafa kemal’in desteğiyle 6 nisan 1920’de anadolu ajansı kuruldu.

    270.sf) mustafa kemal “sağlam bir örgüt kurulması için temelden tavana doğru gitmek gerektiğini ama başlangıçta yukarıdan doğru inmekten başka çare yoktur; çünkü bireyler kendi başlarına düşünmeyi öğreninceye kadar kitlelerin dışarıda etkilenebilir.”

    287.sf) tbmm’nin imzaladığı ilk antlaşma gümrü antlaşması.

    289.sf) 11 eylül 1920’de istiklal mahkemeleri* kuruldu.

    303.sf) inönü zaferinden sonra mustafa kemal “siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz.”

    306.sf) kütahya-eskişehir savaşında ordu mağlup olur.
    mustafa kemal bu mağlubiyete rağmen maarif kongresi’nin toplanmasına karar verir.
    meclisin taşınmasının düşünüldüğü bu zor dönemde maarif kongresi 21 temmuz’da toplanır.

    308.sf) 5 ağustos’ta mustafa kemal meclis tarafından üç aylığına başkumandanlığa atanır.

    311.sf) 11 ağustos’ta mustafa kemal yeni savunma prensibini açıkladı. “hatt-ı müdafaa yoktur sath-ı müdafaa vardır.”

    313.sf) sakarya savaşından sonra mustafa kemal’e “gazi” ve “mareşal” unvanları verildi.

    324.sf) 1 mart 1922 “türkiye’nin sahibi ve efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.”

    329.sf) gazeteler 26 ağustos’ta büyük bir çay partisinin olacağını ilan eder.

    331.sf) tarihler 30 ağustos’u gösterdiğinde yunanlılar arkalarına bakmadan kaçmaya çalışır.
    “ordular! ilk hedefiniz akdeniz’dir! ileri!”

    332.sf) trikoupis tüm cephelerin komutanlığına getirilmiş olduğu haberini esir tutulduğu vakit almıştı. kötü bir şaka.

    381.sf) gazi mareşal mustafa kemal paşaefendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.”

    "beni görmek demek behemahal yüzümü görmek demek değildir. beni ve fikirlerimi anlıyorsanız, bu kafidir."

    günümüzde atamıza ilişkin yapılan programlar onu yad etme ve hakkını teslim etme programları olması ve gerekirken saygı duymalı mıyız diye tartışıyorlar.
    çok yazık.

    ben atatürk'ü sevmeliyiz, okumalıyız, anlamalıyız ve en önemlisi anlatmalıyız diyorum.

    bilin ki atatürk'ü sevmeyen, saygı duymayan insanlar atatürk'ü tanımayan insanlardır.
    atatürk'ü, onun fikirlerini, tanıtmak bizim en birincil görevimiz olmalıdır.

    nice eş bir hiç için dul kalmadı.
    nice ana yavrusunu bir hiç için kınalayıp şehadete yollamadı.

    "iki mustafa kemal vardır: biri ben, et ve kemik, geçici mustafa kemal… ikinci mustafa kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! o, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. ben, onların rüyasını temsil ediyorum. benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. o mustafa kemal sizsiniz, hepinizsiniz. geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken mustafa kemal odur!"

  • 26. ateizmin her türlü sapkınlığı meşru kılması

    uzun uzun cevap verenleri görüyorum.

    verilecek tek cevap :

    "siktir lan ordan şam şeytanı kılıklı orospu çocuğu."

    olmalıdır.

    lütfen.

  • 27. clublardan çıkmayan asgari ücretli tezgahtar kız

    (bkz: cartel dinle)
    25 yaşında 100 binlik araba
    nereden geldi bu para
    en iyisi sorma
    anlamazsan kafanı da yorma

  • 28. burak yılmaz

    hakkında en iyi yorum geçenlerde yapılmıştı, kendisi çok gol atsın diye takımın genel gol sayısı düşer. etrafına zerre faydası olmayan bir golcüdür burak. negredo mu burak mı desen 50 kere negredo derim ve takımımın taktiğini negredo'nun üstüne kurarım. negredo 10 gol atar belki ama 5-6 asist ve 5-6 da asistin asistini yapar. burak 18 atar ama başka hiçbir bok yapmaz.

    ayrıca ucuz desen değil, genç desen değil, üstüne bir de senelerce anasına sövmüş bir tribün için sindirmesi zor falan. ne bileyim, saçma bir hamle bence bu.

    her şeyden öte şenol güneş denen aksi ihtiyar durduk yere negredo'ya bu kadar takmasaydı beşiktaş forvet almaya değil sadece mevcutlardan göndermeye çalışıyor olurdu. asıl tartışılması gereken nokta bu.

    not: gs

  • 29. dolar artarken işyerlerinin son durumu

    doğuda büyük sayılacak bir firmadayım. son iki haftada 15 kişi işten çıkarıldı. sistem şuan önümde açık olduğu için çıkarılanlara bakıyorum hepsi de ortalamanın üstünde maaş alanlar. tahminimce en az 10 kişi daha çıkarılacak. çalışanlar az korkmuş gibi gözüküyor bunu hissedebiliyorum. ama korkup ürkmeleri o kadar hoşuma gidiyor ki anlatamam. seçim zamanı boğazım yırtıldı elinizi vicdanınıza koyun, yapmayın, etmeyin diye. seçimden sonraki gün hepsi nasıl koyduk ama diye bana sesleniyorlardı.

    geçen birisi odama geldi yahu sen bilirsin kimler çıkarılacak ben var mıyım diye sordu. ne oldu hani koymuştunuz lan dedim. ne alaka şimdi diyor. amk salağı nasıl ne alaka. koydunuz diye ekonomi bu halde işte. ben mühendisim. proje yazıyorum. absürd bir durum olmadığı sürece çıkarılmam tabi odada biriyle sevişmezsem. gerisi sikimde değil. siz kaşındınız amk.

    son olarak şirket küçülüyor ve küçülecek. çalışan sayısı 190 idi şimdi 175, 150 olmasını bekliyorum. dolar ne kadar artarsa çalışan sayısı da o kadar azalacak. koyduk mu diyenlere bir sözüm var: iş bulursanız ekime bulmazsanız sikime kadar yolunuz var.

  • 30. çita saldırısında çocuğunu ve karısını satan adam

    fırsat bu fırsat deyip aileyi yenilemek isteyen adamın çakallığıdır.

  • 31. izmir belediyesini akp'nin alması

  • 32. izmir bomba tatlısı

    izmirlilerin ülkenin geri kalanını "eşsiz bir lezzet, muhteşem bir gıda" şeklinde sikme kotası malesef boyoz ile doldu. aynı oyuna bir daha gelmez bu yüce millet.

  • 33. kızların uzun saçlı erkekten tiksinmesi

    tiksinirse ekime, tiksinmezse sikime kadar sloganıyla anlamsızlaşacak tiksinme.

  • 34. ögretmenlerin instagram'da verdiği pozlar

    çomar serzenişi.

    30 yaşına gelmiş yetişkin tc vatandaşı kadın sana mı soracak yaz tatilinde instagram'a ne atacağını?

  • 35. türk doktorlarının ortak özellikleri

    valla her şeyin başı sağlık götümüz sıkışınca koşuyoruz hastanelere çok şükür tedavi de oluyoruz . allah eksikliklerini vermesin . ortak özellik yazamadım galiba

  • 36. ekşi itiraf

    hayali evimin ikea markalı bahçe masasında alienware bir laptop duruyor. bahçede sokak kedileri, sokak köpekleri olacak. herkese mamalar benden!

    renkli bahçe fenerleri de var tabii, rüzgardan fışt fışt sallanıyorlar. bazılarını kediler yırtmış, olsun.

    bir de teleskop var bahçede, kocaman olanlardan. oyuna ara verince evrenin kalanı ne yapıyor diye bakıyorum, sonra oyuma devam ediyorum. yanımda tardis şeklinde soğutucu var, oradan bir bira alıp ciyuv ciyuv oyun oynuyorum. oh, hava da mis gibi. yarın iş bile yok, ne güzel.

    bu aralar gerçekler hakkında konuşmak istemiyorum, sadece hayaller...

  • 37. galatasaray

    gelin itiraf edin rahatlayın: günün birinde bir türk takımı şampiyonlar ligini kazanacaksa bu galatasaray olacak.

    bundan şüphe eden var mı?

  • 38. oğuzhan özyakup

    guzel sevindi. helal

    taraftarin isliklamaya hakki varsa, oguzhan'in da boyle sevinmeye hakki var.

    zorunuza gitmesin.

  • 39. yazarların favori savaş uçağı modeli

    f-16 block 50 m.
    oksijeni kendi ürettiği için konvertör değiştirme ihtiyacı olmuyor.
    genelde cft ( conformal fuel tank) ile uçtuğu için drop tank atalım , centerline yükleyelim derdi de yok.
    ara sıra phase bakım öncesi cft sökersiniz , o kadar da olsun artık.
    tam bir teknisyen dostudur kendileri.
    ne amk? mekanikerim olm ben, sektirmeyin su’larınızı mig’lerinizi...! bir

  • 40. jim carrey'nin birden bire piyasadan silinmesi

    adam ermek ile delirmek arasında gidip geliyor. film piyasası hakkında bir endişesi olduğunu sanmıyorum.

  • 41. dinden uzak yaşamanın kaybettirdikleri

    çocuğunun ve karının sakallı şalvarlı orospu çocukları tarafından tacize, tecavüz uğramaması.

  • 42. ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı

    sanal seks arayan erkek veri tabanı olarak daha çok işe yaracak hale gelmiş veri tabanıdır.

  • 43. rusça'daki ilginç ayrıntı

    ilginç ayrıntı olarak zikredilen olgu rus dilinin en temel gramer yapısıdır.
    rusça kursuna başlamışsın kardeş, hayırlı olsun.
    hele bir gittim ama tam gitmedim, gider gibi yaptım ama onda da geri döner gibi yaptım türünden detaylara gelince düzenlersin yazını. *

  • 44. kurban testislerini çocuğun boynuna dolayan adam

    (bkz: mümin latifesi)

  • 45. liselerde sınıf mevcudunun 48'e çıkarılması

    kaynak, görev yaptığım okul ;

    bu seneki yerleştirme rezaletinden sonra sınıf mevcutları önce 38'e sonra da 48'e çıkarıldı. görev yaptığım okulda normalde, aslında fiziki yeterlilik sebebiyle, 3 adet 9. sınıf açılırdı. 2018-2019 eğitim öğretim yılı için 4 sınıf açıldı (laboratuvar sizlere ömür) ve sınıf mevcutları 48.

    ekleme: genel bir mevcut artışı; artık anadolu liselerinde sııflar 48 kişilik olabilecek.
    geçen sene mevcutlar 34'ü geçemiyordu.

    yönetmelik eklemesi; sıkıntı şu hiçbir kaynakta bulamıyorsunuz, meb'ten gelen yazıyı. ama durum bu. ben de yazıyı paylaşıp mesleğimi tehlikeye atamam. zaten 2 hafta sonra görürsünüz durumu.

    suriyeli eklemesi; hiç suriyeli öğrencimiz yok.

    tam gün eklemesi; ikili eğitim ile mevcutların azaltılabileceği söylenmiş ancak ders yükü çok fazla, 16 saat dersi bir güne sığdırmanız gerekiyor, sonra da teneffüsler 5 dakikaya düşüyor, ders sabat 7.30 gibi başlıyor. tek çare okul yapılması.

  • 46. nerelisin diye sorulduğunda yerin dibine girmek

    insanlar birbirlerini tercih edemeyecekleri ögeler yüzünden neden sınıflandırır ya da yargılar anlamak mümkün değil bu da tam olarak onlardan biri.

    ailenizi seçebiliyor musunuz?
    dünyaya geleceğiniz coğrafya'yı önceden işaretleyebiliyor musunuz?
    ten renginiz hakkında bir görüş bildirebiliyor musunuz?

    -hayır! o zaman yargılamayı kes.