şu kadının tüm sgk hakları iptal edilmeli. hatta doktor döven, doktora saldıran, doktora saldırmakla övünen, şiddeti öven herkes o muhtaç oldukları doktorlardan yararlanmamalı. bu kadarı yüzsüzlük artık.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
kıyısından köşesinden akp'nin olduğu herhangi bir şeyden hayır gelmez.
hala gideceğine inanmayan ve hayal aleminde yaşayan erdoğan’ın açıklamasıdır.
karşısında balkon terliği, boş yoğurt kasesi, hatta alaturka tuvaletlerdeki necefli maşrapa bile olsa seçimi kazanamayacağının farkında değil… yazık
kaynak
karşısında balkon terliği, boş yoğurt kasesi, hatta alaturka tuvaletlerdeki necefli maşrapa bile olsa seçimi kazanamayacağının farkında değil… yazık
kaynak
istanbul'daki spotçulara ucuz ikinci el beyaz eşyalar düşmüş.
muhtemelen deprem bölgesinin malları.
krem reklamından mana bulup rahatsız olanların midesi bu genişlikte işte.
muhtemelen deprem bölgesinin malları.
krem reklamından mana bulup rahatsız olanların midesi bu genişlikte işte.
daha 6'lı masanın mutakabat metnini bile okumamış. 2500 madde yerine 2500 sayfa diyecek kadar bilgisiz.
gerçekten inanılmaz ya. okumadan bir de atıp tutuyor. tam bir akp'li işte.
daha komiği atatürk partisi biziz diye istismar yapıyor, chp atatürk çizgisi rörörö diyor, sadullah ergin rörörö diyor ama avukatı tescilli atatürk düşmanı fatih tezcan'la sarmas dolaş fotoğrafları var.
mahir ünal'la görüştüğünü dile getiriyor falan.
ya işte ben buna gülerim ya ahahahahaha.
diyoruz ya tam bir akp'li. tam bir ulusalcı.
++
güzel oluyor. ince sayesinde ulusalcılık, rte sayesinde siyasal islam tarih olacak. böylelikle ülkenin önü de, arkası da açılmış olacak. güzel günler şimdi olmasa bile yıllar sonra ülkemizi çok güzel bir şekilde kucaklayacak.
gerçekten inanılmaz ya. okumadan bir de atıp tutuyor. tam bir akp'li işte.
daha komiği atatürk partisi biziz diye istismar yapıyor, chp atatürk çizgisi rörörö diyor, sadullah ergin rörörö diyor ama avukatı tescilli atatürk düşmanı fatih tezcan'la sarmas dolaş fotoğrafları var.
mahir ünal'la görüştüğünü dile getiriyor falan.
ya işte ben buna gülerim ya ahahahahaha.
diyoruz ya tam bir akp'li. tam bir ulusalcı.
++
güzel oluyor. ince sayesinde ulusalcılık, rte sayesinde siyasal islam tarih olacak. böylelikle ülkenin önü de, arkası da açılmış olacak. güzel günler şimdi olmasa bile yıllar sonra ülkemizi çok güzel bir şekilde kucaklayacak.
70'lik iki johnny walker, bir 100'lük dimple, 400 gr lüks karışık çerez ve iki eskorta bağlanır bu iş.
trabzonlular sandığa gidip sike sike hüdapara oy verecekler daha dur.
depremde zorla yaptıkları bağışın parasını çıkarıyorlar.
eski iftiradır geçiniz https://www.diken.com.tr/…es-kaydi-cikarsa-ne-olur/
benzer iftirayı daha önce de imamoğlu'na üfürmüş ve ağzının payını almıştı
https://www.youtube.com/watch?v=t8xg_lt6w0s
sonra da osurup osurup ipe dizmişti
soylu, imamoğlu’nun ispat talebini yanıtladı: cenab’ı hakk’ın kayıtlarında
benzer iftirayı daha önce de imamoğlu'na üfürmüş ve ağzının payını almıştı
https://www.youtube.com/watch?v=t8xg_lt6w0s
sonra da osurup osurup ipe dizmişti
soylu, imamoğlu’nun ispat talebini yanıtladı: cenab’ı hakk’ın kayıtlarında
işte tam da bu yüzden, bu dilden kurtulmak için ilk turda bitirelim.
lol abi kendinizi hiç sevmiyor musunuz siz ya??? tek başına vakit geçirememek hep başkalarına bağlı kalmak daha büyük eziklik.
oğlum tayyip bitmediyse kimse bitmez bu ülkede.
edgar hoover 1924-1972 yılları arasında 48 yıl fbi başkanlığı yaptı. çalışma hayatı boyunca devleti eleştirenlere, komünistlere, grevcilere ve en çok da gay'lere aman vermedi. demirden bir yumruktu. özellikle tanınmış siyasetçi ve hollywood yıldızı lgbt bireylerini mahkemelerde yargılattı ve toplumsal lince uğrattı. birçok konuşmasında lgbt'lerin ahlaksız ve amerikan toplumunun dinamiti olduğunu söyledi.
öldükten sonra fbi başkanı edgar hoover'in gizli gay olduğu ortaya çıktı.
söyleyeceklerim bu kadar.
öldükten sonra fbi başkanı edgar hoover'in gizli gay olduğu ortaya çıktı.
söyleyeceklerim bu kadar.
linkte de belirtildiği üzere kuzu değil domuz çevirme o. kimsenin yediğine karışacak değiliz ama gerçek durum bu.
nasıl olacağını anlayamadığım gerçek? mesela ne yaparlar? darbe teşebbüsünde bulunan darbecilerin kardeşlerini bakan falan mı yaparlar?
düne kadar sinan oğan'a oy verecektim ama olaylar farklı gelişti ilk turda seçimi bitirmeliyiz.
ikinci tura kalırsa ne yaşanacağını bilemiyoruz karşımızda organize ve profesyonel kötülük var.
(bkz: sana söz yine baharlar gelecek)
ikinci tura kalırsa ne yaşanacağını bilemiyoruz karşımızda organize ve profesyonel kötülük var.
(bkz: sana söz yine baharlar gelecek)
leş gibiden ziyade, benim etrafımda gördüğüm bir "hiçlik" var. ne demek istiyorum;
çocuk gelmiş 20-22-25 yaşına;
-napıyosun? diyorum
+hiç! diyor
-okuyo musun? diyorum
+yok! diyor
-çalışıyor musun? diyorum
+yok! diyor
-iş mi arıyorsun? diyorum
+yok! diyor
-sınava mı hazırlanıyorsun? diyorum
+yok! diyor
-askere mi gideceksin? diyorum
+yok! diyor
-ee napıyosun bütün gün madem? diyorum
+takılıyoruz abi ya, şimdilik falan fıstık, arkadaşlar markadaşlar diyor.
anneden, babadan, dededen 3-5 harçlık alıp kafelerde,avmlerde,sağda,solda bomboş dolaşan gençler görüyorum, "hiçlik" dediğim bu. kaldı ki sanayinin kalbi diyebileceğimiz ve iş imkanının bol, iş bulmanın kolay olduğu bir yerdeyiz.
bir kısım da var habire üniversite okuyor yalandan, inşaat mühendisliği kazandım diyor, yarıda bırakıp birkaç sene sonra iç mimarlığa geçtim diyor, onu da bıraktım şimdi başka şehirde makine mühendisliği okuyacağım diyor. 10 sene geçmiş liseyi bitireli adam, hala onu bıraktım, bunu okuyacağım, bu bölüme geçeceğim diyor.
çocuk gelmiş 20-22-25 yaşına;
-napıyosun? diyorum
+hiç! diyor
-okuyo musun? diyorum
+yok! diyor
-çalışıyor musun? diyorum
+yok! diyor
-iş mi arıyorsun? diyorum
+yok! diyor
-sınava mı hazırlanıyorsun? diyorum
+yok! diyor
-askere mi gideceksin? diyorum
+yok! diyor
-ee napıyosun bütün gün madem? diyorum
+takılıyoruz abi ya, şimdilik falan fıstık, arkadaşlar markadaşlar diyor.
anneden, babadan, dededen 3-5 harçlık alıp kafelerde,avmlerde,sağda,solda bomboş dolaşan gençler görüyorum, "hiçlik" dediğim bu. kaldı ki sanayinin kalbi diyebileceğimiz ve iş imkanının bol, iş bulmanın kolay olduğu bir yerdeyiz.
bir kısım da var habire üniversite okuyor yalandan, inşaat mühendisliği kazandım diyor, yarıda bırakıp birkaç sene sonra iç mimarlığa geçtim diyor, onu da bıraktım şimdi başka şehirde makine mühendisliği okuyacağım diyor. 10 sene geçmiş liseyi bitireli adam, hala onu bıraktım, bunu okuyacağım, bu bölüme geçeceğim diyor.
çok da bir anlamı kalmadı artık anketlerin
esas anket on gün sonra.
vay arkadaş bugün hiç gelmez sanmadik mi ya? bir çoğumuza göre seçim bile olmayacak gibiydi.
aslında şu an bir seçime şu veya bu şekilde gidiliyor olması bile iktidarın hakim bir ideoloji oturtamamis olduğunu gösteriyor.
çünkü baskıcı rejimlere baktığımızda çoğunun 2-3 seçim sonra demokrasiyi komple askıya aldığını görüyoruz.
bizde hala bak en iktidarci anket bile yok abi sen ilk turda kazanamiyorsun diyor. bak bunu putin'e yapamazsın mesela.
demokrasi ile türkiye aslında gecinemeyen iki sevgili gibi. birbirlerini çok yoruyorlar. bir arada olamıyorlar. ama bir şekilde de artık libido mu dersin aşk mı dersin yine birleşiyorlar.
böyle yazıyı da şu anket sonucu başlığında heba etmeseydim keşke. neyse :)
esas anket on gün sonra.
vay arkadaş bugün hiç gelmez sanmadik mi ya? bir çoğumuza göre seçim bile olmayacak gibiydi.
aslında şu an bir seçime şu veya bu şekilde gidiliyor olması bile iktidarın hakim bir ideoloji oturtamamis olduğunu gösteriyor.
çünkü baskıcı rejimlere baktığımızda çoğunun 2-3 seçim sonra demokrasiyi komple askıya aldığını görüyoruz.
bizde hala bak en iktidarci anket bile yok abi sen ilk turda kazanamiyorsun diyor. bak bunu putin'e yapamazsın mesela.
demokrasi ile türkiye aslında gecinemeyen iki sevgili gibi. birbirlerini çok yoruyorlar. bir arada olamıyorlar. ama bir şekilde de artık libido mu dersin aşk mı dersin yine birleşiyorlar.
böyle yazıyı da şu anket sonucu başlığında heba etmeseydim keşke. neyse :)
üst düzey bir keşiftir. reza ile arakladıkları altınları kayseri'ye sakladılarsa demek ki...
ilk araba benim için tartışmasız porsche 911 turbo s olurdu. bir kez binebilme fırsatım oldu, binmeden önce de bayılırdım fakat bindikten sonra aşık oldum. hem günlük hem sportif olarak acayip bir araba.
orta direk şaban.
öte yanda hizbullah katillerininserbest bırakıp yanina alan , haburda pkk lilari resmen affeden ( yargilamadan) ve iki kez cikarilan aflarda terör örgütü liderleri de aftannyararlansin diye onerge veren akp var.
yine de sen bilirsin.
makarna da var yersen.
yine de sen bilirsin.
makarna da var yersen.
boyle seyleri izlediginizde kendinize verdiginiz zarari tahmin bile edemezsiniz. yenin abicim su merakinizi cocuk musunuz siz?
bak siz degil bizi egiten bir ökk personeli komutanimiz vardi. ordu milli takiminin madalya sampiyonu. gogsunun sol tarafi patchden broveden dolayi yana sarkiyor. tek seferde 100 sinavi gulerek cekiyor. katildigi sadece sinirotesi operasyon sayisi 12. dagda yilan yakaladik. "ya valla ben acim ates falan yakamam bunda parazit olmaz zaten" diye kirp kirp yedi. "ali komutanim siz bi odaya girdiginizde ne dusunuyorsunuz ya?" diye sordum bi kere. refleks olarak kimi nasil, ne yontemle, kac saniyede oldurecegini hesaplarmia genelde.
beni bilen bilir. ergen efsanesi sallamak bir yana bu "telsiz kapattilarrr" konusunda gectigim tasak buradan amasya'ya yol olur. hic oyle gotunden alev cikardi tarzi kahramanlik hikayelerine inanmam ama ali komutan oyle adamdi.
simdi dusunuyorum su odaya girse, icerde benden bes tane olsa (ben: gunluk 2 km. kosu, 5 km yurume, 100 sinav, 2'ser dakika uc yone plank, 15 kiloluk bar × 100 tekrar) besimizi birden agzimiz burnumuz kirilana kadar dovme suresi, bakin yemin ediyorum belki 3 dakika falan surer o da sonuncu ben diger dordunun yedigi dayagi gorup kacmaya calisacagi icin. kanepenin altindan surukleyerek cikarmasi falan dahil.
kafanizda bir sey canlandi mi?
hah.
o adam bizim garnizon olarak kullandigimiz binada tek bir gece bile icerde yatmadi. ya gitti gun isiginda biz egitimdeyken 20 25 dakika uyudu, ya da geceleri bir cinar agacinin dibinde, calilarin arkasinda.
neden?
uyudugu zaman, her zaman degil ama bazen, ciglik atiyordu cunku. yani boyle ciglik gibi de degil. bogurme, hirildama, cok acayip, cok korkutucu sesler. bizi rahatsiz etmek istemezmis. biliyor cunku arada boyle bir sorunu oldugunu.
bigun yine bi calinin dibinde, iki elini yumruk yapip iki gozunu onlarin ustune oturtmus yuzustu uyurken bir arkadas uyandirmak istedi. yemin ederim su filmlerde uyandirilan adamin silah bicak cekmesi var ya aynen o sekilde kasatura cekti arkadasa. bi uc saniye falan oldurup oldurmemeyi dusundu. bi sure sonra bizim arkadas oldugunu anlayinca yuzu degisti. bundan once kapkati bir maske gibiydi. daha once hic insan olduren ya da biraz sonra oldurecek olan birinin yuzunu gordunuz mu? ben o zamana kadar gormemistim. baska biri gibiydi lan. hayatimda tanidigim en makara adam, bir eli arkadasimin boynunda, oburuyle tuttugu kasaturanin ucu tam diyaframina, yukari akcigerlerine basiyor... yazarken bile adrenalin geldi bi ince, oyle bir durum.
iste travma insana bunu yapar. o insana bunu yapan travma size ne yapar?
bak o merakinizi cidden yenin. gerek yok olm beyninize neden "blendarda parcalanan kedi goruntusu" ekliyorsunuz?
bunu kendinize yapmayin.
bu olayin erkeklikle, cesaretle virt zirtla ilgisi yok. insansiniz. carpilirsiniz.
not: gercek ismi tabii ki ali degil.
bak siz degil bizi egiten bir ökk personeli komutanimiz vardi. ordu milli takiminin madalya sampiyonu. gogsunun sol tarafi patchden broveden dolayi yana sarkiyor. tek seferde 100 sinavi gulerek cekiyor. katildigi sadece sinirotesi operasyon sayisi 12. dagda yilan yakaladik. "ya valla ben acim ates falan yakamam bunda parazit olmaz zaten" diye kirp kirp yedi. "ali komutanim siz bi odaya girdiginizde ne dusunuyorsunuz ya?" diye sordum bi kere. refleks olarak kimi nasil, ne yontemle, kac saniyede oldurecegini hesaplarmia genelde.
beni bilen bilir. ergen efsanesi sallamak bir yana bu "telsiz kapattilarrr" konusunda gectigim tasak buradan amasya'ya yol olur. hic oyle gotunden alev cikardi tarzi kahramanlik hikayelerine inanmam ama ali komutan oyle adamdi.
simdi dusunuyorum su odaya girse, icerde benden bes tane olsa (ben: gunluk 2 km. kosu, 5 km yurume, 100 sinav, 2'ser dakika uc yone plank, 15 kiloluk bar × 100 tekrar) besimizi birden agzimiz burnumuz kirilana kadar dovme suresi, bakin yemin ediyorum belki 3 dakika falan surer o da sonuncu ben diger dordunun yedigi dayagi gorup kacmaya calisacagi icin. kanepenin altindan surukleyerek cikarmasi falan dahil.
kafanizda bir sey canlandi mi?
hah.
o adam bizim garnizon olarak kullandigimiz binada tek bir gece bile icerde yatmadi. ya gitti gun isiginda biz egitimdeyken 20 25 dakika uyudu, ya da geceleri bir cinar agacinin dibinde, calilarin arkasinda.
neden?
uyudugu zaman, her zaman degil ama bazen, ciglik atiyordu cunku. yani boyle ciglik gibi de degil. bogurme, hirildama, cok acayip, cok korkutucu sesler. bizi rahatsiz etmek istemezmis. biliyor cunku arada boyle bir sorunu oldugunu.
bigun yine bi calinin dibinde, iki elini yumruk yapip iki gozunu onlarin ustune oturtmus yuzustu uyurken bir arkadas uyandirmak istedi. yemin ederim su filmlerde uyandirilan adamin silah bicak cekmesi var ya aynen o sekilde kasatura cekti arkadasa. bi uc saniye falan oldurup oldurmemeyi dusundu. bi sure sonra bizim arkadas oldugunu anlayinca yuzu degisti. bundan once kapkati bir maske gibiydi. daha once hic insan olduren ya da biraz sonra oldurecek olan birinin yuzunu gordunuz mu? ben o zamana kadar gormemistim. baska biri gibiydi lan. hayatimda tanidigim en makara adam, bir eli arkadasimin boynunda, oburuyle tuttugu kasaturanin ucu tam diyaframina, yukari akcigerlerine basiyor... yazarken bile adrenalin geldi bi ince, oyle bir durum.
iste travma insana bunu yapar. o insana bunu yapan travma size ne yapar?
bak o merakinizi cidden yenin. gerek yok olm beyninize neden "blendarda parcalanan kedi goruntusu" ekliyorsunuz?
bunu kendinize yapmayin.
bu olayin erkeklikle, cesaretle virt zirtla ilgisi yok. insansiniz. carpilirsiniz.
not: gercek ismi tabii ki ali degil.
yağlı beslenme
genetik
ten rengi koyulastikca koku ağırlaşıyor genelde, bu da genetik faktörlere girebilir.
soğan, sarmısak, baharatlar gibi kokulu seylerin çok tüketilmesi
kişisel hijyene dikkat etmeme
aklıma gelen sebepler bunlar.
genetik
ten rengi koyulastikca koku ağırlaşıyor genelde, bu da genetik faktörlere girebilir.
soğan, sarmısak, baharatlar gibi kokulu seylerin çok tüketilmesi
kişisel hijyene dikkat etmeme
aklıma gelen sebepler bunlar.
hiç 40 yaşına gelmeyeceğini zanneden ilgi orospularının aklınca küçümsediği kadın.
siz gerisini biliyorsunuz kadınlar.
siz gerisini biliyorsunuz kadınlar.
kadın birini dövmeyi özgürlük olarak tanımlıyor. üstelik bir doktoru. işte bunun çocuğu da öğretmen dövmek normal sanıyor, komşunun cılız oğlunu dövmek normal sanıyor. babadan oğula nesil dedikleri bu işte.
gel de medeniyeti, özgürlüğün tanımı öğret.
gel de medeniyeti, özgürlüğün tanımı öğret.
çalışan insan mutsuz olmaz, rezil yerde çalışan insan mutsuz olur. diken üstünde çalışan, çalıştığı her an yetersiz hissettirilen, başkalarının önünde sürekli rencide edilen ve iş yükü altında ezilen insan mutsuz olur. işe giderken yollarda sürünmek, maaş ile ay sonunu zor getirmek default dertler, kederler. zaten istanbul'da yaşıyoruz diye saatleri yolda harcamak ya da alınan maaş ile ancak hayatta kalmak bir şekilde içselleştiriliyor. ama çalışanından elon musk performansı ve çalışma hırsı bekleyen, umduğunu bulmadığında insanlıktan çıkan patron ancak kadın ya da erkek bir mazoşist bireyi mutlu edebilir. istifa ettim kurtuldum. giderken keşke bir yarım saat daha uzakta olsaydı da biraz daha geç varsaydım bu cehenneme demeyeceğim bir işe başlamak için sabırsızlanıyorum.
zafer isareti yapmak teroristlik ise tum aktrolleri asagidaki fotografi aklamak uzere fazla mesaiye cagiriyorum.
tikla
tikla
maçı kaybetmekten daha çok kostas yavşağının sayıyı atar atmaz soyunma odasına kaçması üzdü. 2017'deki efsane kadronun ve 5 yıl oynadığın bu şubenin bir parçası olarak kaybettiğimiz hangi maçta seyircinin sahaya indiğini gördün de kaçıyorsun.
denize doğru koşmak genlerinizde var amk.
maç editi: bu başlığa yazmıştım, bu maçı kaybedip 4. maçı alacağız ve seri pire'de bitecek. orada artık allah kerim.
denize doğru koşmak genlerinizde var amk.
maç editi: bu başlığa yazmıştım, bu maçı kaybedip 4. maçı alacağız ve seri pire'de bitecek. orada artık allah kerim.
ooolum bunda ayırt edemeyecek ne var, polo delikli nane, golf de yeşillik * üzerinde oynanan bir spor!! bunları bilmeyen erkek biraz şeydir diyerek katıldığım erkek tipi.
edit: arkadaşlar tamam polo da golf gibi bir çeşit spordur. benim aklıma hala ilk delikli nane geliyor ısrarla mesaj atsanız da. buradan yazayım ki mesajda düzeltmeye zahmet etmeyin *
edit: arkadaşlar tamam polo da golf gibi bir çeşit spordur. benim aklıma hala ilk delikli nane geliyor ısrarla mesaj atsanız da. buradan yazayım ki mesajda düzeltmeye zahmet etmeyin *
bana göre türkiye'deki en iyi dry humor temsilcisidir. bu herkese hitap eden bir mizah türü değil, alıcısı için kıymetlidir. o yüzden beğenmeyene neden beğenmedin demek, beğenene nesini beğendin demek gereksiz ve faydasız.
ancak bu görece niş yapısı bile stand up'ını tam ve sansürsüz olarak youtube'a koymasını ve eleştirilere açık şekilde sosyal medyanın bahçesine atmasını çok değerli kılıyor. çünkü stand up emekçilerimiz genellikle gösterilerini sosyal medyaya herkese açık şekilde koymaya çekinirler, bunu bizzat kendilerinden duydum. kendilerince haklı çeşitli nedenleri de var, eleştirmiyorum bundan ötürü. ancak koyma cesareti göstereni de övmeden geçmeyelim.
tebrikler deniz göktaş, sana ayıracak vaktim var.
ancak bu görece niş yapısı bile stand up'ını tam ve sansürsüz olarak youtube'a koymasını ve eleştirilere açık şekilde sosyal medyanın bahçesine atmasını çok değerli kılıyor. çünkü stand up emekçilerimiz genellikle gösterilerini sosyal medyaya herkese açık şekilde koymaya çekinirler, bunu bizzat kendilerinden duydum. kendilerince haklı çeşitli nedenleri de var, eleştirmiyorum bundan ötürü. ancak koyma cesareti göstereni de övmeden geçmeyelim.
tebrikler deniz göktaş, sana ayıracak vaktim var.
(bkz: kim kazansın değil kim kaybetsin seçimi)
(bkz: ince ve kılıçdaroğlu seçmenini birbirine düşüren) trollerden uzak durun. sizi kullanıyorlar.
(bkz: cambridge analytica) belgeselini mutlaka izleyin.
oy vermenizi istemeyen trolleri arkanızdan güldürmeyin.
sandığa gidin oy verin.
(bkz: ince ve kılıçdaroğlu seçmenini birbirine düşüren) trollerden uzak durun. sizi kullanıyorlar.
(bkz: cambridge analytica) belgeselini mutlaka izleyin.
oy vermenizi istemeyen trolleri arkanızdan güldürmeyin.
sandığa gidin oy verin.
her şey var hiçbir şey yok gibi.
huzur var , cehennem gibi.
huzur var , cehennem gibi.
yaşlılıktan kafası bir gidip bir gelen ve kimin iktidarda olduğunu da komple unutan erdoğan’ın halka sorduğu sorudur.
--- spoiler ---
şimdi giresun'a gelmiş fındığa 4 dolar zam verecekmiş. ula bu kadar zaman neredeydiniz? niye bu güne kadar vermediniz
--- spoiler ---
rahmetli dedem de aynı böyleydi. sofradan kalkar, yemek yediğini unutup 5 dk sonra “bana yemek vermediniz aç bıraktınız” diye bağırırdı… bir süre sonra çişini tutamamaya başladı, çok geçmeden de öldü
kaynak
--- spoiler ---
şimdi giresun'a gelmiş fındığa 4 dolar zam verecekmiş. ula bu kadar zaman neredeydiniz? niye bu güne kadar vermediniz
--- spoiler ---
rahmetli dedem de aynı böyleydi. sofradan kalkar, yemek yediğini unutup 5 dk sonra “bana yemek vermediniz aç bıraktınız” diye bağırırdı… bir süre sonra çişini tutamamaya başladı, çok geçmeden de öldü
kaynak
bunu duyduysanız arkanıza bakmadan kaçın. bir arkadaşım var, efendi bir çocuktur. ailesi baya fakir bu arkadaşın, haliyle tüm masrafları kredi çekip kendisi karşıladı. kız arkadaşı cansu'nun düğününde şu da vardı, cansu'nun mobilyaları şu marka, cansu balayına şuraya gitti diye diye çocuğu inanılmaz masrafa soktu. arkadaş itiraz edecek ya da pazarlık edecek olsa bir kere evleniyorum çok mu görüyorsun cevabını aldı hep. bu arada cansu dediği de can ciğer kuzu sarması arkadaşı. yedikleri içtikleri ayrı gitmez ama birbirleriyle sidik yarıştırmaktan da geri durmazlar. nasıl bir arkadaşlıksa artık. neyse sonuç olarak her şey kızın istediği gibi oldu ve evlendiler. tabii çok geçmeden borç ödemekten doğru dürüst hiçbir şey yapamaz oldular. evde her gün kavga gürültü derken kız boşanmak istedi. kız borçlara ortak olmadı ama düğünde takılan altınların hepsini aldı. hatta sıfır ayarındaki eşyalarının çoğunu sattırdı arkadaşa ve ordan gelen paranın da bir kısmına çöktü. arkadaş kendini içkiye vurmuş durumda, el birliğiyle toplamaya çalışıyoruz çocuğu. resmen hayatı sikildi adamın, hem de bir kere evleniyorum diye şımardıkça şımaran, bir insanı sevdiği için değil de evlenmek için evlenen, açgözlü, vicdansız bir kezban yüzünden oldu hepsi. o yüzden bunu diyenden kaçın, orta yol bulmaya çalışmayandan, illa kendi istediğini dayatandan uzak durun. çünkü o sizinle evlenmekten ziyade evlenip millete nispet yapmak isteyen azılı bir kezbandır. hayatınızı siktiğinize değmez, gitsin kimle evleniyorsa evlensin, sizden uzak allah'a yakın olsun.
hala şeriat meriat deniyor.. var ya olayı hiç anlamamışsınız, size yaşatılan hayatın yabancısısınız..
biraz yardımcı olayım..
bak hazreti muhammed vergi hakkında ne diyor
"vergi alan cennet'e giremez."
bu.. bu yani islam dininin peygamberinin vergi hakkındaki görüşü bu..
şimdi bak bakalım etrafına, yaşadığın ülkeye 10 üzerinden kaç şeriat points veriyosun..
herkesin herkesle sikiştiği bir ülke mi özgürdür, hiçbir korku hissetmeden kendini ifade edebildiğin bir ülke mi?
özgürlüğünüzü sikiş sokuş üzerinden, alkol üzerinden falan tanımlamaya çalışıyorsunuz, tam da siyasal münafıkizmin sizi tutmak istediği noktadan ve her seferinde dayak yiyorsunuz..
hayır öyle de bi gür car car itirazlar.. gören de zannedecek sanki soka çıkara ilerliyo beyefendi... öyle de böyle de aynı abazan incel mincel hayatı yaşıyorsun işte.. neyin tatavasıdır bu..
biraz ayıkın yani.. meselelere daha hayatınızı doğrudan ilgilendiren açılardan bakın..
hatta gelmişken biraz daha ayıktırayım.. sen siyasal münafıklar zina yapmıyor mu sanıyorsun? sen siyasal münafıklar sulu kuru takılmıyor mu sanıyorsun? vah cınım benim yaa.. bu naiflikle sikerler seni. netekim skiolar..
biraz yardımcı olayım..
bak hazreti muhammed vergi hakkında ne diyor
"vergi alan cennet'e giremez."
bu.. bu yani islam dininin peygamberinin vergi hakkındaki görüşü bu..
şimdi bak bakalım etrafına, yaşadığın ülkeye 10 üzerinden kaç şeriat points veriyosun..
herkesin herkesle sikiştiği bir ülke mi özgürdür, hiçbir korku hissetmeden kendini ifade edebildiğin bir ülke mi?
özgürlüğünüzü sikiş sokuş üzerinden, alkol üzerinden falan tanımlamaya çalışıyorsunuz, tam da siyasal münafıkizmin sizi tutmak istediği noktadan ve her seferinde dayak yiyorsunuz..
hayır öyle de bi gür car car itirazlar.. gören de zannedecek sanki soka çıkara ilerliyo beyefendi... öyle de böyle de aynı abazan incel mincel hayatı yaşıyorsun işte.. neyin tatavasıdır bu..
biraz ayıkın yani.. meselelere daha hayatınızı doğrudan ilgilendiren açılardan bakın..
hatta gelmişken biraz daha ayıktırayım.. sen siyasal münafıklar zina yapmıyor mu sanıyorsun? sen siyasal münafıklar sulu kuru takılmıyor mu sanıyorsun? vah cınım benim yaa.. bu naiflikle sikerler seni. netekim skiolar..
yakışıklılık arasa suç zenginlik arasa suç, güç arasa ultra suç. bilgi birikimi ve zeka zaten ortalama bir erkekte yok. ne arayacak bu aqmun kadınları?
yukardaki salak da önce kıllarını alsın demiş.
sanki bana bradd pitt sanki bana hugh jackman amk. tipe gel.
yukardaki salak da önce kıllarını alsın demiş.
sanki bana bradd pitt sanki bana hugh jackman amk. tipe gel.
vebalı: işgalcileri denize dökmek uluslararası hukuka aykırı değil mi ya?
bahar feyzagil: ya bu dil çok sert değil mi? biz bundan sıkıldık, ne var yani işgalciler topraklarımızı işgal ettiyse? denize dökmek mi gerekirdi?
bahar feyzagil: ya bu dil çok sert değil mi? biz bundan sıkıldık, ne var yani işgalciler topraklarımızı işgal ettiyse? denize dökmek mi gerekirdi?
tüm evren bana girse yine bu kart bana çıkmaz.
noktayı yanlış yere koymuşsun ama yine de sen bilirsin.
başına sonuna herhangi bir yerine eklenmesi gereken "be amina kodum" cuk diye oturuyor.
2019'daki ilk ibb yenilgisinin ardından "14 bin oy farkla seçim kazanılmaz, bu halk rahat etmez" diyen erdoğan'ın sözcüsünün, samimiyetsiz beyanı.
"saygılı olacağız" demeyi bile lütuf gibi sunuyorlar, isterseniz saygılı olmamayı deneyin, halkın iradesi gitmenizi istiyor ve gideceksiniz. ayrıca, demokratik bir sonuca saygı duyup duymamak zaten sizin karar verebileceğiniz bir olay değil, çünkü türkiye cumhuriyeti akp'nin ve siyasal islamcıların değil, bizim yani bu vatan için gerçekten bir şeyler yapan/mücadele veren halkın.
her ne kadar bu gerçeği 21 yıldır kabullenemeseniz ve öğrenemeseniz de türkiye cumhuriyeti "toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."
ne şeriat ne de dikta rejimini koyun seçmenleriniz haricinde hiçbir vatandaşına kabul ettiremezsiniz, paşa paşa saygı duymak zorunda kalarak gideceksiniz, hak yemiş olan ve suça karışmış olanlarınız da yargılanacak, olay bu kadar basit. *
edit:ekleme
"saygılı olacağız" demeyi bile lütuf gibi sunuyorlar, isterseniz saygılı olmamayı deneyin, halkın iradesi gitmenizi istiyor ve gideceksiniz. ayrıca, demokratik bir sonuca saygı duyup duymamak zaten sizin karar verebileceğiniz bir olay değil, çünkü türkiye cumhuriyeti akp'nin ve siyasal islamcıların değil, bizim yani bu vatan için gerçekten bir şeyler yapan/mücadele veren halkın.
her ne kadar bu gerçeği 21 yıldır kabullenemeseniz ve öğrenemeseniz de türkiye cumhuriyeti "toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."
ne şeriat ne de dikta rejimini koyun seçmenleriniz haricinde hiçbir vatandaşına kabul ettiremezsiniz, paşa paşa saygı duymak zorunda kalarak gideceksiniz, hak yemiş olan ve suça karışmış olanlarınız da yargılanacak, olay bu kadar basit. *
edit:ekleme
sümer tabletlerinde geçen beş bin yıllık beddua:
“kaldığın yerlerin en hoşu kapının eşiği olsun.
hep yol kıyıları olsun barınağın.”
tutunamamak insanın başına gelebilecek en kötü şeymiş, hem de binlerce yıldır.
“kaldığın yerlerin en hoşu kapının eşiği olsun.
hep yol kıyıları olsun barınağın.”
tutunamamak insanın başına gelebilecek en kötü şeymiş, hem de binlerce yıldır.
twitter yeni güncellemelerden sonra fotoğraf değiştirildiğinde mavi tik'in gitmesi gibi saçma sapan buglar çıkartıyor, internette iki saniyelik bir araştırmayla yüzlerce örneğini görebilirsiniz. troller böyle saçma sapan şeylere başlık açacak kadar düştüler. çaresizler kıvranıyorlar. canlarım benim.
lan amk daha ortada dinler yokken insanlar ateşi bulmuş, tekerleği bulmuş, yazıyı bulmuş... bunlardan ala iyilik mi olur? sen tanrın için!yaptığın 3 kuruşluk iyiliği başımıza kakıyosun.
bugün itibarıyla tam 10 gün kalmış ve önemli bir çağrıda bulunacağım seçim. 10 gün boyunca sizlere bölgesel bazda nasıl oy kullanırsak avantaj olacağını anlatacağım. ancak bugün tamamen seçim sistemine ayırıyorum. yurt dışı kısmını da okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
ekşi sözlük'teki trolleri ayrı tutarsak neredeyse hepimizin muhalif olduğunu biliyorum. arkadaşlar bu seçim istiklal marşı'nı kağıttan okuyamayan binali yıldırım'ın tabiriyle işgalcilere karşı bir istiklal seçimidir.
o yüzden oldukça dikkatli oy kullanmalısınız. daha seçime 10 gün kala bile barajı aşamadığı net olarak görülen partiler var. tek nefeste hepsini sayayım. memleket partisi, zafer partisi, tkp, thp, sol parti, genç parti, vatan partisi. taşlanma uğruna yazıyorum, ittifakta olduğu halde oy vermeniz durumunda sisteme dayalı olarak negatif yönde etki yapacak tek parti ise; tip.
dhondt sistemini anlamamış arkadaşlarımız. çok anlaşılır bir şekilde anlatayım.
partiler en yüksek oy alandan en düşük oy alana kadar sıralanıyor. sonra oy oranları önce 1'e sonra 2'ye sonra da 3'e olmak üzere bölünüyor. ondan sonra en yüksek oydan başlanıp en düşük oya göre tekrar sıralanıyor. milletvekilleri sırayla alınıyor. konya özelinde örnekleyelim:
akp 60, iyi 20, chp 10, mhp 10 alsın.
şimdi sıralıyoruz:
akp: 60
iyi parti: 20
chp: 10
mhp: 10
şimdi sırayla 1, 2, 3, 4... şeklinde bölüyoruz:
akp: 60 (60/1), 30 (60/2), 20 (60/3), 15 (60/4), 12, 10, 8.57, 7.5, 6.67, 6, 5.45
iyi parti: 20, 10, 6,67, 5
chp: 10, 5, 3,34
mhp: 10, 5, 3,34
en yükseği 60 en düşüğü 3,34'e kadar olmak üzere sayıları sıralayın.
şimdi en yüksekten en düşüğe sıralıyoruz:
60 (akp)
30 (akp)
20 (akp)
20 (iyi parti)
15 (akp)
12 (akp)
10 (akp)
10 (iyi parti)
10 (chp)
10 (mhp)
8,57 (akp)
6,67 (akp)
6,67 (iyi parti)
6 (akp)
5.45 (akp)
görüldüğü üzere 15 vekillikten; 10 ak parti'ye, 3 iyi parti'ye, 1 chp'ye ve 1 tane de mhp'ye düştü. yani büyük parti kimse ona verdiğiniz takdirde vekil sayısı uçuyor. muhalifseniz iyi parti'de toplanmanız akp'den bir vekil daha koparmanızı sağlayabilir. mesela chp tabanı komple iyi parti'ye verse; hesapladığınızda sınırdan 1 vekil daha çıkarabilirsiniz.
gelelim tip mevzusuna: istanbul'da her 100.000 oya 1 vekil mottosuyla tip oy toplamaya çalışıyor ancak tip'in kazanacağı 1 vekil bu sebeple ysp'ye 2 vekile mal olabilir. hatta o bölgede akp birinciyse vekil ona gider.
diğer konu: yurtdışı oyları. bu oylar nasıl mı dağılıyor. biraz karmaşık ama çok basit anlatmaya çalışacağım.
şimdi mesela iyi parti yurt dışında yüzde 350.000 oy aldı diyelim. yurt içinde de 7.000.000 diyelim. yurt dışının yurt içine oranı 20'de 1. diyelim ki iyi parti konya'da 500.000 oy aldı. bunun 20'de biri 25.000. yani konya'da alınan toplam oy 525.000 olur. işte bu sayı vekil hesabını değiştirebilir. o nedenle yurt dışında tip'e verdiğiniz oy bir şehirde % 1'in içinde dağılıp tamamen yok olabilir.
bu sebeple yurt dışı seçmenlerinin büyük partilere vermesi daha kârlı.
ekşi sözlük'teki trolleri ayrı tutarsak neredeyse hepimizin muhalif olduğunu biliyorum. arkadaşlar bu seçim istiklal marşı'nı kağıttan okuyamayan binali yıldırım'ın tabiriyle işgalcilere karşı bir istiklal seçimidir.
o yüzden oldukça dikkatli oy kullanmalısınız. daha seçime 10 gün kala bile barajı aşamadığı net olarak görülen partiler var. tek nefeste hepsini sayayım. memleket partisi, zafer partisi, tkp, thp, sol parti, genç parti, vatan partisi. taşlanma uğruna yazıyorum, ittifakta olduğu halde oy vermeniz durumunda sisteme dayalı olarak negatif yönde etki yapacak tek parti ise; tip.
dhondt sistemini anlamamış arkadaşlarımız. çok anlaşılır bir şekilde anlatayım.
partiler en yüksek oy alandan en düşük oy alana kadar sıralanıyor. sonra oy oranları önce 1'e sonra 2'ye sonra da 3'e olmak üzere bölünüyor. ondan sonra en yüksek oydan başlanıp en düşük oya göre tekrar sıralanıyor. milletvekilleri sırayla alınıyor. konya özelinde örnekleyelim:
akp 60, iyi 20, chp 10, mhp 10 alsın.
şimdi sıralıyoruz:
akp: 60
iyi parti: 20
chp: 10
mhp: 10
şimdi sırayla 1, 2, 3, 4... şeklinde bölüyoruz:
akp: 60 (60/1), 30 (60/2), 20 (60/3), 15 (60/4), 12, 10, 8.57, 7.5, 6.67, 6, 5.45
iyi parti: 20, 10, 6,67, 5
chp: 10, 5, 3,34
mhp: 10, 5, 3,34
en yükseği 60 en düşüğü 3,34'e kadar olmak üzere sayıları sıralayın.
şimdi en yüksekten en düşüğe sıralıyoruz:
60 (akp)
30 (akp)
20 (akp)
20 (iyi parti)
15 (akp)
12 (akp)
10 (akp)
10 (iyi parti)
10 (chp)
10 (mhp)
8,57 (akp)
6,67 (akp)
6,67 (iyi parti)
6 (akp)
5.45 (akp)
görüldüğü üzere 15 vekillikten; 10 ak parti'ye, 3 iyi parti'ye, 1 chp'ye ve 1 tane de mhp'ye düştü. yani büyük parti kimse ona verdiğiniz takdirde vekil sayısı uçuyor. muhalifseniz iyi parti'de toplanmanız akp'den bir vekil daha koparmanızı sağlayabilir. mesela chp tabanı komple iyi parti'ye verse; hesapladığınızda sınırdan 1 vekil daha çıkarabilirsiniz.
gelelim tip mevzusuna: istanbul'da her 100.000 oya 1 vekil mottosuyla tip oy toplamaya çalışıyor ancak tip'in kazanacağı 1 vekil bu sebeple ysp'ye 2 vekile mal olabilir. hatta o bölgede akp birinciyse vekil ona gider.
diğer konu: yurtdışı oyları. bu oylar nasıl mı dağılıyor. biraz karmaşık ama çok basit anlatmaya çalışacağım.
şimdi mesela iyi parti yurt dışında yüzde 350.000 oy aldı diyelim. yurt içinde de 7.000.000 diyelim. yurt dışının yurt içine oranı 20'de 1. diyelim ki iyi parti konya'da 500.000 oy aldı. bunun 20'de biri 25.000. yani konya'da alınan toplam oy 525.000 olur. işte bu sayı vekil hesabını değiştirebilir. o nedenle yurt dışında tip'e verdiğiniz oy bir şehirde % 1'in içinde dağılıp tamamen yok olabilir.
bu sebeple yurt dışı seçmenlerinin büyük partilere vermesi daha kârlı.
erdoğan 2018'te %52,59 oy aldı. o zamandan bu zamana en az 2.5 milyon çoğunlukla erdoğan seçmeni öldü. ve yine 5 milyon da çoğunlukla muhalefete oy verecek yeni seçmen geldi.
ölen 2.5 milyonun %80'ı erdoğancı olsa ve bu seçmenlerin %50'si oy vermeye gitmiş olsa bile, erdoğan 750bin fark buradan yiyor.
yeni 5 milyon seçmenin %80'i muhaleti desteklese ve bunların %80'si oy vermeye gitse buradan da 2.4 milyon fark yiyor.
yani toplam 3,15 milyon fark var erdoğan aleyhine.
2018'de 2.3 milyon ekstra oyu vardı. yani 2018'de kendisine oy vermiş ve yaşayan bir kişi bile oynunu değiştirmemiş olsa kabaca 850bin kişi geriden başlıyor.
bu geçen sürede enflasyon %100'lere geldi ve tüik yalanlarına rağmen bence hala oralarda. türkiye tarihinin en büyük depremi oldu ve afad/kızılay halen bugün olmuş depremzedelere tam manasıyla yardım edebilmiş değil ve ölen kişi sayısı gerçekçi değil. dolar 4 liralardan 20'lere geldi. covid sürecinde yaşanılan iş bilmezlikler de cabası. bunlar bir kişinin bile oyunu değiştirmemişse zaten kazansın erdoğan ama diyorum ki matematiksel olarak kazanabilmesi için önceki seçimlerde başkasına oy atmış kişilerin de kendisini desteklemesi gerekiyor.
tüm bunlara rağmen halen erdoğan seçimi *normal yollardan* kazanır diyen kim varsa da, onunla her türlü iddasına varım ki kazanamaz!
eğer yasal olmayan yollara tevessül ederse de, onda o cesaret varsa bizde de karşısına dikelecek cesaret var. bu ülkede demokrasi namına bir tek seçimler kaldı zaten. onu da, yok geçersiz oyları geçerli sayarak, yok seçim tekrarlatarak, yok seçim sistemini değiştirerek, yok kayyum atayarak, yok siyasi rakiplerini yasaklı yaparak, hapse attırarak, partilerini kapattırmaya çalışarak, yok devlet imkanlarıyla propaganda yaparak, yok paralı trolleri ile karalama yaparak, yok satılık medyası ile 7/24 kendi reklamını yaparak epey zedeledi zaten.
demokrasiyi tamamen kaldırmaya teşebbüs eden sonuçlarına katlanır.
ölen 2.5 milyonun %80'ı erdoğancı olsa ve bu seçmenlerin %50'si oy vermeye gitmiş olsa bile, erdoğan 750bin fark buradan yiyor.
yeni 5 milyon seçmenin %80'i muhaleti desteklese ve bunların %80'si oy vermeye gitse buradan da 2.4 milyon fark yiyor.
yani toplam 3,15 milyon fark var erdoğan aleyhine.
2018'de 2.3 milyon ekstra oyu vardı. yani 2018'de kendisine oy vermiş ve yaşayan bir kişi bile oynunu değiştirmemiş olsa kabaca 850bin kişi geriden başlıyor.
bu geçen sürede enflasyon %100'lere geldi ve tüik yalanlarına rağmen bence hala oralarda. türkiye tarihinin en büyük depremi oldu ve afad/kızılay halen bugün olmuş depremzedelere tam manasıyla yardım edebilmiş değil ve ölen kişi sayısı gerçekçi değil. dolar 4 liralardan 20'lere geldi. covid sürecinde yaşanılan iş bilmezlikler de cabası. bunlar bir kişinin bile oyunu değiştirmemişse zaten kazansın erdoğan ama diyorum ki matematiksel olarak kazanabilmesi için önceki seçimlerde başkasına oy atmış kişilerin de kendisini desteklemesi gerekiyor.
tüm bunlara rağmen halen erdoğan seçimi *normal yollardan* kazanır diyen kim varsa da, onunla her türlü iddasına varım ki kazanamaz!
eğer yasal olmayan yollara tevessül ederse de, onda o cesaret varsa bizde de karşısına dikelecek cesaret var. bu ülkede demokrasi namına bir tek seçimler kaldı zaten. onu da, yok geçersiz oyları geçerli sayarak, yok seçim tekrarlatarak, yok seçim sistemini değiştirerek, yok kayyum atayarak, yok siyasi rakiplerini yasaklı yaparak, hapse attırarak, partilerini kapattırmaya çalışarak, yok devlet imkanlarıyla propaganda yaparak, yok paralı trolleri ile karalama yaparak, yok satılık medyası ile 7/24 kendi reklamını yaparak epey zedeledi zaten.
demokrasiyi tamamen kaldırmaya teşebbüs eden sonuçlarına katlanır.