sıfır enerji. kendime geleyim diye 13 saat uyudum. bi bokluk var ama hadi bakalım.
Sık geçen başlıklar
kendini nasıl hissediyorsun 12
ekşi'de göreğer istemeyle ölünseydi ben dun gece ölürdüm. o kadar istedim ki ölmeyi. eve nasıl geldim nasıl yattım hatırlamıyorum. vaden gelmeden ne istesen boş. ben mutluluğa hiç önem vermedim. hep olsa da olur olmasa da olurdu. ama hiç bu kadar uzulmedim. hayatımda hiç bu kadar uzulmedim. bugüne kadar hiçbir işim rast gitmedi neden ben demedim. bir şeyim bile kolaylıkla olmadı neden ben demedim. butun çocukluğum gençliğim ustume boca edilen sorumluluklarla kaygılarla geçti neden ben demedim. kanser oldum neden ben demedim. ama yureğim öyle eziliyor ki şimdi öyle kabul edemiyorum ki öyle uzgunum ki bana bu neden yapıldı diye bağırmak istiyorum. surekli gözlerim doluyor. neden ben be. allahım neden ben amına koyayım neden ben. ama bağıramıyorum da. kimseye anlatamıyorum. sesimi soluğumu da aldın benden. kendi içime çekildim kaldım. bağıra bağıra gerçekmiş sanıp yaşarken sır gibi saklamak zorunda kaldım seni. anca gelip yazabiliyorum. kafamdaki sesler susmuyor. öfkelenmek istedim sövmek sikmek istedim yok olmuyor. benim bitmek bilmeyen bir öfkem vardı nerede o bulamıyorum. ne yaptınız bana da ben çocuk gibi gibi kırıldım kaldım. kırıldım sadece paramparça oldum nefes aldıkça göğsume batıyor hepsi. kırılan inancım, salakça kendi kendime hiçbir şey bilmeden kurduğum yalandan hayallerim, umitlerim. umidim var dedim sana insanın umidi yalan olur mu. hayattan bu gune kadar bir şey istememiştim dedim istediğim yalan mıymış. nasıl izin verdin buna. ruyalarım çıkıyormuş. ermiş değil aptalmışım ama aptala da malum oluyormuş. ona da inanamadım ki yine geldim sana sordum sana inandım yine. inandırdın beni. haksızlık ettiğimi duşundum. bi de ona uzuldum saygısızlık olmasın diye. bir kere değil iki kere değil kaç kere oldu bu be. şimdiyse senin anlatıp da benim dinleyip uzulduğum sevindiğim meraklandığım endişe duyduğum kızdığım kıskandığım şeylerin hangisi doğruydu hangisi yalandı hangisi gerçekti diye dondum kaldım. yalan gerçek ayırt edemez oldum hiçbir şeyi. aklım izanım yureğim yerle bir oldu. seni kollarından tutup sarsmak istiyorum anlat hangileri yalandı hangileri doğru anlat diye en ufak detayına kadar anlat çunku ben en ufak detayına kadar hatırlıyorum dediğin her şeyi diye. bilsem ne olacak diyorum bi yandan da. bilsen ne olacak arif. ama gerçek olsun istiyorum bir şeyler de gerçek olsun ben butunuyle bir yalanı, olmayan birini sevmiş istemiş olamam bir şeyler gerçektir bu insan hakkında demek istiyorum ben konduramıyorum bunu yureğıme çunku. bu yureğime senin bunu yapmanı konduramıyorum. o kadar bencil olduğuna inanmak istemiyorum ya istemiyorum işte. o gözler yalandan parlamıyorsa o dudaklar bu kadar yalanı nasıl böyle rahat konuştu. sevdim ben seni be yalan oyun değildi bu sana söyledim herkese söyledim bak ben kimseyi sevmedim ama işte bu kadını seviyorum diye. şaka mı sandın. sen yalan dedin diye benimkileri de mi yalan sandın. bağıra bağıra sevdim seni. millete anlata anlata. sen de bir kere de demedin ki az sessiz ol be adam. bu kadar yuksek sesle sevme. ben yalanım. gerçek değilim ben. bu yaşadığımız şeyler senin sandığın gibi değil pek. destek verdiğim hayallerin yalan. planlarımız yalan. ben seni millete böyle böyle anlatıyorum, gizli saklı. senin bildiğin gibi değil o işler. demedin. aksine hoşuna gitti benim sesimin avaz avaz çıkması. yoksa o da mı yalandı. gelip deseydin ben sana kıyamıyorum bak böyle böyle deseydin. deseydin de azıcık kırılsaydı gözumde bu bencillik. deseydim yaptı ama yapamadı da. deseydim yureği el vermedi kendini bana böyle bağırta bağırta sevdirmeye. uzuldu halime. seviyormuş en azından kendi mutluluğunun da uzerinde. gerçekten bir yurek açıldı sana ardına kadar. demedin. mutlu olmak istedin. ben de mutlu olmanı istedim. ama ben bilmesem öğrenmesem senin mutluluğunun biteceği yere kadar mı gidecekti benim vadem ve senin yalanın bu ihtimal bana öyle acımasızca geliyor ki bana bunu yapabilme ihtimalini kabul edemiyorum. benim seni sevişimi çok sevdin. ve gerçeği bilerek, gerçek gibi yaşayarak mutlu veya mutsuz olmaya layık görmedin beni başkaları gibi. ben onlardan çok sevmişim senin demene göre ama onlar kadar olamadım. ben o kadar değerli, saygıdeğer olamadım di mi. ben senin yalanına yakışabildim ancak. izin verseydin de aşk acısı neymiş bilseydim be sevgilim. beni ona layık görseydin keşke. ben bilmiyorum ki şu an ne yaşıyorum. neyin acısını çekiyorum ben. bu içimde yanan şey ne benim ne. sen hislerinin efendisisin ya söyle neymiş bu. var mı bunun da bir adı. ben bugune kadar hep bildiğim yerlerden yara almışım. alışkınmışım. ondanmış bu acı duymayan her şeyi çabucak geçiren halim. şimdi paramparça bir şeyle kaldım göğsumde. anlam vermeye çalışıyorum gözum dala dala. hiç buradan vurulmamıştım. şimdi birini çok seviyorum ama o kişi sen misin bilmiyorum. bu cumlenin ağırlığı belimi büküyor işte. hangi anlattığın, hangi hayalin gerçekti de ben onu sevdim. elimde olsa da hepsini bilsem keşke. hangi hareketi ne niyetle yaptın bilsem sorabilsem de baksam anlatabilecek misin. sesini duyunca da elim ayağım boşalıyor sinirden uzuntuden. şunu da soracağım diyorum ne soracağımı da unutuyorum konuşunca. allah belasını versin ki seviyorum. butun dunyayı karşıma alabilecek kadar sevdiğimi duşunurken hiçbir şeye yaramayan bir sevgiyle bıraktın beni. bu yalanın içinde sevgim de maharetini yitirdi. şimdi beni sevecek bir sebebin de kalmadı ki. çunku benim seni sevişim artık seni mutlu da edemez. ben ne yapacağım bu yaşadığımın adı ne benim ne
çok heyecanlıyım. büyük bir ihaleye teklif verdim eğer olursa yaklaşık 6 ay 24 saat çalıştıktan sonra özgür kalacağım.
sonra ver elini dünya turu , amerika'dan başlarım , sonra yavaş yavaş asya avusturya vs en son avrupa 8 10 sene gezerim
ayaklarım götüme vuruyor valla
sonra ver elini dünya turu , amerika'dan başlarım , sonra yavaş yavaş asya avusturya vs en son avrupa 8 10 sene gezerim
ayaklarım götüme vuruyor valla
bu kadar çaresiz olmamalıydım. hayatta bu kadar sıkışmamalıydım.
içtenlikle sorulmuş bir nasılsın sorusuna altı gün aralıksız ağlayacak kıvamdayım.
yorgunluk. heves ettiğim her şeyde hayal kırıklığı yaşamanın verdiği yorgunluk. çok çabalamama rağmen hayatın bana hiçbir şey vermemesi. sıkıldım. çok sıkıldım..
kendimi, kader filmindeki bekir'in pavyonda dayak yedikten sonra sigara içmeye gittiği sahilde, önünden boşluğa doğru uçan naylon poşet gibi hissediyorum.
şu an için umutsuz gelecek için umutlu. hayattaki sıramı bekliyorum. yalnız o fırsat gelmezse çok pis söverim.
1 haziran 1996.
olmaz olsaydım dediğim binlerce andan bir başkası. bir farkı var bu anın diğerlerinden ki, o fark ya sonum olacak, ya da önümdeki tüm engellerin sonu olacak.
depresyona girmeye bile hakkı olamayabiliyormuş insanın. keza depresyona girmek bir seçim değil. demek istediğim, bu bombok hali bile, bunu yaşamak bile nasipmiş. yataktan kalkasım yok. üstümdeki sosyal roller çok yordu beni. gülümsemeliyim yoksa düşüş hızımı sabitleyemem...
şükret.
anne karnına dönesim var. insanın evi neresidir? otogarlarda hissedilen o tekinsiz his ensemden içeri soluğunu veriyor. kimse kimseyi tanımıyor. ben kimim ki? gülmeliyim..
olmaz olsaydım dediğim binlerce andan bir başkası. bir farkı var bu anın diğerlerinden ki, o fark ya sonum olacak, ya da önümdeki tüm engellerin sonu olacak.
depresyona girmeye bile hakkı olamayabiliyormuş insanın. keza depresyona girmek bir seçim değil. demek istediğim, bu bombok hali bile, bunu yaşamak bile nasipmiş. yataktan kalkasım yok. üstümdeki sosyal roller çok yordu beni. gülümsemeliyim yoksa düşüş hızımı sabitleyemem...
şükret.
anne karnına dönesim var. insanın evi neresidir? otogarlarda hissedilen o tekinsiz his ensemden içeri soluğunu veriyor. kimse kimseyi tanımıyor. ben kimim ki? gülmeliyim..
her şey var hiçbir şey yok gibi.
huzur var , cehennem gibi.
huzur var , cehennem gibi.